Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/676
2026/110
4 Şubat 2026
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2026/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVACI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR:1-
2-
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/07/2024
KARAR TARİHİ : 04/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde : Davacının davalı borçlu firmadan toplam 130 ton demir alınması konusunda anlaştığını, bu kapsamda davalıya öncelikle 78 ton demir bedeli olan 100.000,00-TL peşin olarak ödediğini, geri kalan 52 ton demir bedeli olan 65.000,00-TL'nin de davalı şirket hesabına gönderildiğini, davacının davalı ile anlaştıkları 130 ton demir bedelinin tamamını ödemesine karşılık davalı borçludan hiç demir alamadığını, davacının alması gereken demiri alamadığı gibi piyasanın çok hareketlenmesi sebebiyle demirin birim fiyatının 24.000,00TL olduğunu, bu kapsamda davacının mevcut zararının 130 ton demir için toplam 3.120.000,00TL olduğunu, davalının anlaşma kapsamındaki demirleri davacı tarafa göndermediğini, davacının yapmış olduğu ödemeleri de iade etmediğini, davalı borçlu şirket yetkilisinin üzerine kayıtlı tüm taşınmazları muvazaalı olarak başka kişilere devrettiğini, davacı tarafça davalıya yönelik olarak icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafça takibe itiraz edildiğini, itirazın haksız olarak yapıldığını ileri sürerek davalı tarafından ... 1. Genel İcra Dairesi 2024/... E. Sayılı icra takibi dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibe itiraz haksız ve kötüniyetli, alacak da likit olduğundan müvekkil lehine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle : Davalı ... ...'in ... Demir Çelik Ltd. Şti. hükmi şahsiyet adına imza attığını, şahsını borçlandırıcı herhangi bir sorumluluk altında olmadığını, ... ... bakımından husumet yönünden itiraz ettiklerini, ... ...'in ne de ... Demir Çelik Ltd. Şti.'nin davacıya borcu bulunmadığını, Davacının davasını kısmi olarak açtığını ancak başlattığı takibe yapılan itirazın tamamının iptalini istediğini bu durumun usule aykırı olduğunu, kısmen iptal davası açılamayacağını, buna muvafakatlerinin bulunmadığını, davacının iddialarının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini, öğrenme tarihinden itibaren iki yıl içerisinde davasını açması gerektiğini, davanın zamanaşımı süresinden sonra açıldığını, Harçlar Kanunu 32. maddeye göre itirazın tamamının iptali istendiğinden harç tutarının tamamının yatırılmasının gerektiğini, davalılardan ... Demir Çelik Ltd. Şti.'ne aradan yıllar geçmesine rağmen ihtar çekilmediğini, demiri almayan ve temerrüde düşen karşı taraf olduğunu, yapılan ödemelerin avans ödemesi değil demir bedeli ödemesi olduğunu, bu hususun da dekontlardan anlaşıldığını, davacı tarafından dosyaya sunulan el yazılı belgede de demirin ton bedeli olarak yazıldığını, faiz istemine yönelik ihtarname olmadığı için faiz talebinin hukuka uygun olmadığını, davacının iddialarının tamamının mesnetsiz olduğunu, isteminin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir.
Birleştirilen Mahkememizin 2024/... Esas sayılı dava dosyasında;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ..., ... Demir Çelik Ltd. Şti. hükmi şahsiyet için ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/... E.sayılı dava dosyası ile mükerrer takip yapıp dava açtıklarıı, davalı taraf davaya konu ... 2.Genel İcra Dairesi 2024/... sayılı dosyası ile davacı ... ... hakkında haksız ve mesnetsiz olarak ilamsız icra takibi yaptığını, yazlıkta olan müvekkil bu tebligattan haberi olamayacağı için takip kesileşmiş davacı müvekkil hiçbir alakası olmayan bir şekilde borçlu olmadığı halde müsnet borçla karşı karşıya kaldığını, mezkur icra dosyasına dayanak olarak sunulan evraklar müvekkil ... ulubeyi borçlu kılacak nitelik ve yasal unsurları taşımamakta olup senet olarak konulan evrak da başka bir kişiye ümit aydemir,... ... adlı kişiye ait ve zamanaşımına uğramış icradan işlem görüp iade alınmış, bedelsiz kalmış senetle alakalı olduğu, davacının neden borçlu olduğu dahi anlaşılamadığını, ortada kefillik de olmadığını, aynı zamanda dayanak belgeye dair yazılan yazıların da sonradan yazıldığı açık olup sahtecilik iddiasında bulunduğunu bu konuda savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını, davalı tarafın icra dosyasına yansıyan talepleri müvekkil ... ...'i hiçbir şekilde bağlamadığını ve de diğer davada adı geçen ... Demir Çelik Ltd. Şti. İle ilgili olduğunu, yine davalının icra dosyasına yansıyan iddialarını kabul etmediklerini, tekrarla yapılan ödemelerin avans ödemesi değil demir bedeli olduğu dekontlardan da anlaşılmadığını, bu sebeple de icra dosyasında iddia edilen alacak için zamanaşımı süresi dolduğunu, davalı tarafın icra dosyasına sunduğu evrak sahte olup bir an için sahte olmadığı dahi kabul edilecek olsa borç doğurucu bir özelliği bulunmadığını, yine karşı tarafın kefalet iddiası da yerinde olmayıp ortada yasal unsurları taşıyan kefalet sözleşmesi bulunmadığını, davalının icra dosyasına yansıyan iddialarının tamamı mesnetsiz olduğu, davalının istemi kötüniyetlidir. %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin şuan ki yetkilisi ... Aydemir olup ticari ilişkinin başladığı 2015 yılında şirket yetkilisi Ümit Aydemir olduğu, Müvekkil şirket o dönem ki şirket yetkilisi Ümit Aydemir ile davacı ... ...'in Babası ... ... ( ... Demir Çelik ve Yapı Mal. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi) ilk olarak 2015 yılında davaya konu olayla ilgili sözleşeme yaptığı ve alacak borç ilişkisi doğduğunu, 2015 yılında Müvekkil, dava dışı ... ... ile toplam 130 ton demir alınması konusunda anlaştıklarını, Müvekkil, dava dışı ... ...'e öncelikle 78 ton demir bedeli olan 100.000,00-TL ön avans ödemesini peşin olarak elden ödediğini, bu ödemeye ilişkin olarak da borçlu şirket yetkilisi kendi el yazısı ile bu bedeli aldığını yazdığı, Müvekkil geri kalan 52 ton demir bedeli olan 65.000,00-TL ön avans bedelini de davacınında dava dışı babası ile yetkili olduğu ... Demir Çelik ve Yapı Mal. San. Tic. Ltd. Şti. şirket hesabına gönderildiğini, Taraflar arasında yapılan 18.06.2016 tarihli sözleşmede açıkça '' 16.02.2015 tarihinde ... ...'e elden ödenen 100.000,00TL 78 ton inşaat demir bedeli için ön avans ödemesi ayrıca 17.02.2015 tarihinde ... ...'in şirketin hesabına 65.000,00TL 52 Ton inşaat demir için yapılan ön avans ödemesidir.'' diyerek açıkça müvekkilin yapmış ödemelerin ön avans ödemesi olduğu ve buna ilişkin olarak demirleri almadığı, taraflar arasında 130 ton demir verilmesi konusunda anlaşıldığı, ayrıca müvekkil tarafından yapılan ön avans ödemelerine ilişkin olarak sözleşmede açıkça belirtildiği üzere '' Toplam ... ...'in elden nakit ve banka hesabına gönderilen 130 ton inşaat demir ön avans bedellerinden kefil ve sorumlu olacağını ... ...'in oğlu ... ... kabul ve beyan ettiğini bunun üzerine fotokopisi çekilen senedin aslını ödeme hiçbir şekilde alınmadan imza karşılığı ... ...'e teslim edildiği, ... ... kefilliği ve inşaat demiri 130 ton dan sorumlu olacağını beyanı doğrultusunda senet teslim edilmiştir ( 30.07.2015 tarihli 350.000TK senet iade edildi.) '' denilerek ... ...'in 130 ton demir teslim etmekten kefil ve sorumlu olduğu, senedin müvekkil tarafından tahsil edilmeden davacıya teslim edildiğinin sabit olduğu, davacının iddialarını kesinlikle kabul etmemekle birlikte senet şartları TTK 776. maddede açıkça düzenlenmiş olup, senet zaman aşım süresi de TTK 749. maddede senetin zaman aşımı süresi düzenlendiğini, kanunen senet vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanlaşımına uğrayacağının sabit olduğu, Davacı (Borçlu) taraf sadece takibi durdurmak ve tahsilatı geciktirmek amacıyla kötü niyetli olarak iş bu davayı açmış olup davanın açıklanan nedenlerle reddi ile müvekkil şirket lehine % 20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Ana dava itirazın iptali birleşen dava menfi tespit istemine ilişkindir.Her iki davanın da konusu davacının 130 ton demir alınması hususunda yapılan anlaşma çerçevesinde avans ödemesi olarak yaptığı ileri sürdüğü ödemelerin geri iadesinden kaynaklanmaktadır. Ana davaya konu ... 1. Genel İcra Müdürlüğünü 2024/... esas sayılı takip dosyasında davacı davalı şirketten aldığı 16/02/2015 tarihli belgeye ve banka ödeme dekontuna dayanmış, birleşen menfi tespit davasına konu ... 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... sayılı takipte ise ana davaya konu borç için davacı ... ... ile yapılan 18/10/2016 tarihli kefalet sözleşmesine dayanmıştır. Ana davada davacı alacak isterken birleşen davada kefalet sözleşmesinin borçlusu olduğu ileri sürülen ... ... menfi tespit istemli dava açmıştır.Taraflar arasındaki alacağı doğuran temel sözleşme satım sözleşmesi olduğuna göre TBK m. 207/2 hükmü gereği, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.Ancak davalı şirket tarafından imzalanan 16/02/2015 tarihli belgeden 78 ton karşılığı olarak 100.000,00TL ödemenin avans ödemesi olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı şirket 78 ton demir bedelini iade ettiğini, yahut demirleri teslim ettiğini ispatlamalıdır.Aynı durum davacının dayandığı ödeme dekontu bakımından geçerlidir. Ödeme dekontundan ödemenin avans ödemesi olarak yapıldığı anlaşılmamaktadır. Gerek TBK'nın 207/2 maddesi düzenlemesindeki aynı anda ifa kuralı ve karinesi gerekse havaleye ilişkin TBK'nın ... Maddesindeki düzenlemenin sonucu olarak havalenin muaccel bir borcun ödenmesine karine teşkil ettiğine yönelik ilke dikkate alındığında 65.000,00 TL ödemeye yönelik işlemin avans ödemesi niteliğinde olduğunu kabul etmek mümkün değildir, bunun avans ödemesi olduğunu davacı ispatlamalıdır. Her ne kadar birleşen davaya konu kefalet sözleşmesinde 65.000,00 TL'nin avans ödemesi olduğu belirtilmişse de bu sözleşmede davalı şirketin ve davalı ... ...'in imzası bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu belgedeki belirtilen bu durumun ana dosya davalıları bakımından sonuç yaratması düşünülemez. Bu sebeple 65.000,00TL'lik banka ödemesinin avans ödemesi olduğu kabul edilmemiştir. Ayrıca gerek 65.000,00 TL'lik avans ödemesi iddiası bakımından gerekse 78 ton karşılığı demir bedeli olarak 100.000,00 TL avans ödemesinin karşılığında demirlerin davacıya teslim edilip edilmediği bakımından tarafların ticari defterlerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, bilirkişi incelemesine davalı şirket ticari defter ve kayıtlarını getirmemiş, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında 65.000,00 TL'nin giden havale olarak kaydedildiği, 100.000,00 TL'nin ise sipariş avansları hesabına kaydedildiği, 65.000,00 TL'nin dekontunda havalenin ... Ltd. Şti.'ne yapıldığını, ancak ticari defter ve kayıtlara havale açıklamasıyla ... ... hesabına kaydedildiği görülmektedir. Ticari defter ve kayıtların incelenmesinden de 65.000,00 TL havalenin avans ödemesi olduğu ispatlanabilmiş değildir. 100.000,00 TL'lik ödemenin davacı ticari defter ve kayıtlarında avans ödemesi olarak kaydedildiği davalı şirket tarafından düzenlenen 16/02/2015 tarihli belgede de 100.000,00 TL'nin 78 ton demir bedelinin avans ödemesi olarak yapıldığı belirlendiği davalı şirket tarafından da avans ödemesi karşılığı olan 78 ton demirin davacıya teslim edildiği ispatlanamadığından davacının 78 ton demir bedeli kadar alacağı bulunduğu kabul edilmiştir.Mali müşavir bilirkişiye inşaat mühendisi de eklenerek demirlerin dava tarihindeki karşılığı belirlenmesi istenmiş, bir ton demirin 25.000,00 TL olduğu 130 ton demirin 3.250.000,00 TL olduğu ispatlanmıştır. Ancak davacı taraf dava dilekçesinde bir ton demir bedelini 24.000,00 TL olarak talep etmiş ve alacak istemini de ton başına 24.000,00 TL'den hesaplayarak 78 ton karşılığı olan 1.872.000,00TL üzerinden kısmi dava açmıştır. Dava dilekçesinde netice talep kısmında itirazın iptali talep edilmiş, takip miktarı da takip talebinde 3.120.000,00 TL üzerinden bildirmişse de dava dilekçesinde açıkça fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak dava açıldığından davanın kısmi dava olduğu kabul edilmiştir. İtirazın iptali davası kısmi dava olarak da açılabilmektedir. Ana davada 16/02/2015 tarihli belgede davalı şirket tarafından belge düzenlenmiştir. Şirket yetkisi ... ... yetkili sıfatıyla imza koymuştur. Bu sebeple sözleşmelerin nispiliği ilkesi uyarınca 1.872.000,00 TL alacaktan davalı şirketin sorumluluğun bulunduğu, ... ...'in bir sorumluluğunun bulunmadığı kabul edilmiştir. Ana dava davalı şirket yönünden kabul edilerek ... ... yönünden reddedilmiştir. Alacak likit olduğundan davalı şirket yönünden %20 oranında icra inkar tazminatına da hükmolunmuştur.Birleşen davada davacı ... ... menfi tespit isteminde bulunmuştur, menfi tespit iddiasına konu takip talebinin taraflar arasında düzenlenen 18/10/2016 tarihli kefalet sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır.
TBK madde 583- Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz.Davaya konu kefalet sözleşmesinin el yazısı ile düzenlendiği, alacaklı şirket yetkilisinin duruşmadaki beyanlarından yazıların davacı ... ...'e ait olmadığına, düzenlendiği tarihte ... ...'in arkadaşı tarafından yazıldığının, yalnızca son paragrafının ... ... tarafından yazıldığının beyan edilmiş olması karşısında ve ayrıca kefalet sözleşmesinde kefilin 130 ton demirden sorumlu olduğunu belirtilmesi dikkate alındığında gerek kefilin el yazısının bulunmayışı gerekse zorunluluğun azami miktarının belli olmaması bakımından kefalet sözleşmesi TBK'nın 583.maddesindeki zorunlu şekle uygun düzenlenmemiştir. Bu sebeple kefalet sözleşmesi geçerli değildir. Birleşen davanın kabulü gerekmektedir. Birleşen davada davacı taraf kötü niyet tazminatı talep etmiştir. Kötü niyet tazminatına hükmolunabilmesi için alacaklının takipte açıkça kötü niyetli olması şarttır. Alacaklı kefalet sözleşmesine dayanarak alacak isteminde bulunduğundan davanın reddi de kefaletin şekle aykırılığından kaynaklandığından davacıyı takipte kötü niyetli saymak mümkün değildir. Bu sebeple davacının kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Ana davada
1-Davacının davalı ... ...'e yönelik davasının REDDİNE;
2-Diğer davalı şirkete yönelik davasının KABULÜ ile; ... 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra dosyasında davalı ... DEMİR ÇELİK LTD. ŞTİ.'nin ödeme emrine itirazının iptali ile takibin 1.872.000,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki kayıtlarla birlikte devamına, -1.872.000,00'nin %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalı ... DEMİR ÇELİK LTD. ŞTİ.'nden tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 127.876,32 TL harçtan başlangıçta alınan 16.369,08 TL peşin harcın, icra veznesine yatırılan 15.600,00 TL peşin harcın ve 23.532,80 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 72.374,44 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 16.369,08 TL peşin harç, 23.532,80 TL ıslah harcı toplamı 40.329,48 TL'nin davalı ... DEMİR ÇELİK LTD. ŞTİ.'den tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 7.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.840,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 9.340,00 TL yargılama giderinin davalı ... DEMİR ÇELİK LTD. ŞTİ.'den tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesap ve takdir edilen 280.080,00 TL vekalet ücretinin davalı ... DEMİR ÇELİK LTD. ŞTİ.'den tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davalı ... ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesap ve takdir edilen 280.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından arabulucuya ödenen 3.800,00 TL'nin davalı ... DEMİR ÇELİK LTD. ŞTİ.'den tahsili ile hazineye irat kaydına,
Birleşen Mahkememizin 2024/... Esas sayılı dosyası bakımından
9-Davanın KABULÜ ile; ... 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
10-Davalı alacaklının takipte açıkça kötü niyetli olduğu sabit olmadığından davacının kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,
11-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 213.127,20 TL, harçtan başlangıçta alınan 53.281,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 159.845,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
12-Davacı tarafça yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 53.281,80 TL peşin harç toplamı 53.709,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
13-Davacı tarafça yapılan 575,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
14-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesap ve takdir edilen 447.600,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
15-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından arabulucuya ödenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
16-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin ve şirket yetkilisinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya Mahkememize ulaştırılmak üzere aynı nitelikteki başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde kullanılabilecek ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 04/02/2026
Başkan
E-imzalı
Üye
E-imzalı
Üye
E-imzalı
Katip
E-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.