mahkeme 2024/534 E. 2025/871 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/534
2025/871
2 Eylül 2025
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : .
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/05/2024
KARAR TARİHİ : 02/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı araca, davalı nezdinde ZMMS kapsamında ... poliçe numaralı ve kasko poliçesi kapsamında ... kasko numaralı ... Sigorta A.Ş. ile sigortalı olan ... plakalı araç, 26.05.2022 tarihinde maddi hasar verdiğini, müvekkilinin sahibi bulunduğu ... plakalı araca hasar veren ... plaka sayılı aracın hem zorunlu trafik sigortacısı hem de kasko sigortacısı davalı firma olduğunu, trafik kazası tespit tutanağında, eksper raporunda ve ilgili sigorta şirketi anlaşmalarından görüleceği üzere ... plakalı araç tereddütsüz kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, kusur durumuyla alakalı uyuşmazlık bulunmadığını, müvekkilinin bu kazadan dolayı meydana gelen değer kaybı zararını gidermekle yükümlü olan sigorta şirketine 16.06.2022 tarihinde terditli olarak başvuru yapıldığını ve başvurumuza 15 iş günü yasal süre içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, gerekli ödemeler yapılmaması nedeniyle ...'na başvuru yapıldığını, ... nezdinde görülen dosyamızda ise, Sayın Hakem tarafından terditli olarak açılan davanın anlaşılamadığını ve dosyamıza ilişkin gerekli ve nitelikli incelemeler yapılmadığını, kasko poliçesi kapsamında gerekli başvuruların yapılabilmesi için öncelikle ZMMS poliçe limitlerinin tüketilmesi gerektiğini, araçta meydana gelen değer kaybının sigorta şirketinin sorumluluğu altında olduğu hususunda mevzuat açık olduğunu, müvekkiline ait araçta oluşan gerçek değer kaybı zararının belirlenmesi gerektiğini, oluşan değer kaybı bedelinin kesin tutarı, taraflar arasında tartışmalı veya likit olmayan yani açıkça belli olmadığını, ancak yargılama sırasında toplanan kanıtlara ve akabinde yapılacak olan bilirkişi hesaplaması sonucu belirlendiğini, HMK 107. Maddesi uyarınca açtığımız bu terditli belirsiz alacak davasında, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla talebi, değer kaybı bedeli olarak şimdilik 40.000,00-TL olduğunu, beyanla davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 31/10/2021 - 31/10/2022 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, Poliçe teminat limiti araç başına 50.000-TL olup müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, dava konusu kaza ölüm veya yaralanma ile sonuçlanmayan bir kaza olduğunu, talebin yalnızca araca ilişkin maddi tazminat talebini içerdiğini zamanaşımı süresi 2 yıl olup zamanaşımı süresi sona erdiğinden davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafa ait aracın işbu davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgede hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, davacı yana ait aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması veya araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağını, davacıya ait aracın km bilgisinin sorgulanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde açılan işbu dava 26/05/2022 tarihli trafik kazasından kaynaklı değer kaybı talebine ilişkindir.Kusur durumunun tespiti amacıyla dosya trafik bilirkişisine tevdi edilmiş ve rapor düzenlenmiştir. Düzenlenen 19/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda "... Plaka Sayılı Otomobil Sürücüsü ...’ün: Karayolları Trafik Kanunu'nun (52/b) ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin (101/b) maddesini ihlal ettiğinden % 100 oranında kusurlu olduğu, ... Plaka Sayılı Otomobilin Park Eden Sürücü/Sahibinin: Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin herhangi bir maddesini ihlal etmediğinden % 0 oranında kusursuz olduğu, ... Plaka Sayılı Otomobili Park Eden Sürücü/Sahibinin: Karayolları Trafik Kanunu
ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin herhangi bir maddesini ihlal etmediğinden % 0 oranında kusursuz olduğu" rapor edilmiştir. Değer kaybı tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor düzenlenmiştir. Düzenlenen 12/04/2025 tarihli raporda "Dava konusu ... plakalı , ... model olup, piyasa rayiç değerinin 1.640.000,00 TL olduğu yaptığım piyasa araştırmasından tespit edildiğini, Tamir ve onarımı tamamlandıktan sonra piyasa rayiç değeri 1.555.000.00 TL olduğu, DEĞER KAYBInın 1.640.000.00 TL ( aracın olay tarihinden bir gün önceki piyasa rayiç değeri ) – 1.555.000.00 TL ( tamir ve onarımı tamamlandıktan sonraki piyasa rayiç değeri ) = 85.000.00 TL olduğunu, Dava konusu aracın tamir ve onarımı tamamlandıktan sonra rayiç değerini tespit etmek için , üç adet yerden fiyat araştırması yapıldığında 1.565.000,00 TL , 1. 560.000.00 TL ve 1.550.000.00 TL üç fiyat temin edilerek 1.555.000.00 TL bedel uygun bulunduğunu, Dava konusu araç satılmak amacıyla pazara götürüldüğünde emsallerine göre 85.000.00 TL değer kaybı hesap edildiği" rapor edilmiştir. 19/11/2024 tarihli kusur raporu incelendiğinde, kusur raporunda trafik kaza tespit tutanağında yer alan açıklamaların ve krokilerin değerlendirildiği, ayrıca aynı kazaya ilişkin daha önce alınan tramer kusur raporlarının da değerlendirildiği, bilirkişi raporundaki kusur değerlendirmeleri ile tramer kusur raporu arasında da çelişki meydana gelmediğinden iş bu bilirkişi raporuna itibar etmek gerekmiştir.12/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu aracın onarılan ve değişen parçaları hem tablo ile hem de görsel olarak gösterilmiş, dava aracın kasko bedeli, emsal araçların değerleri raporda tartışılmış ve bu hususların değerlendirilmesi ile sonuca gidilmiş olmakla iş bu bilirkişi raporuna itibar etmek gerekmiştir.Alınan kusur raporu ile hasar raporu birlikte değerlendirildiğinde davacının kusuruna göre karşılanması gereken zararının 85.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı sigorta şirketi her ne kadar ZMMS poliçe limitlerinin tükenmesi sebebi ile davanın reddini talep etmiş ise de, davacıya ait aracın davalı sigorta şirketi tarafından hem ZMMS poliçesi hem de kasko poliçesi ile sigortalandığı, davalı vekilinin 17/07/2025 tarihli mahkeme ara kararına istinaden verdiği cevapta, sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi kapsamında 50.000,00 TL ödeyerek poliçe limitinin tükendiğini, kasko poliçesinin sınırsız olduğu, kasko-İMMS poliçesi kapsamında 46.232,32 TL ödeme yapıldığı belirtilmiştir.Davacı dava dilekçesinde terditli olarak talepte bulunmuş ilk talebi ile zararın poliçe limitinden karşılanmasını, terditli talebi ile bu limit tükenmiş ise zararın kasko-İMMS poliçesinden karşılanmasını talep etmiştir. ZMMS poliçe limiti tüken ancak İMMS poliçesi tükenmemiş olduğundan davacının terditli talebi doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, zaman aşımı iddiası yönünden ise kazanın 26/05/2022 tarihinde gerçekleştiği, haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarında zaman aşımı süresinin 2 yıl olduğu, bu sürenin 26/05/2024 tarihinde dolduğu, bu günün pazar gününe denk gelmesi sebebi ile 27/05/2024 pazartesi tarihinde zaman aşımı süresinin dolacağı anlaşılmakla, davanın açılış tarihi de 27/05/2024 tarihi olduğundan zaman aşımı define itibar edilmemiş, yukarıda açıklanan gerekçeler ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.(Arabuluculuk giderinden tarafların sorumluluğu yönünden ise ... 4. Hukuk Dairesinin 2022/ E, 2024/ K sayılı ilamında ''...Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir...'' şekli ile belirtildiği üzere trafik kazalarından doğan tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanmayacağı, bu sebeple dava kabul edilmiş olsa dahi bu bedelden davalının sorumluluğu olmayacağı gerekçesi ile arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu tutulmasıan karar vermek gerekmiştir.)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile 85.000,00 TL araç değer kaybı zararının davalıdan 29/06/2022 tarihinden (sigortaya başvurunun ulaştığı 16/06/2022 tarihinden 8 iş günü sonrası-temerrüt tarihi) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 5.982,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 5.806,35 TL karar harcından peşin alınan 683,10 TL ve 768,49 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 4.354,76 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Peşin harç 683,10 TL ve ıslah harcı 768,49 TL ve 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.879,19 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 02/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.