mahkeme 2024/268 E. 2025/1042 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/268
2025/1042
7 Ekim 2025
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR:1-
2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA İHBAR OLUNAN :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/03/2024
KARAR TARİHİ : 07/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ; Müvekkillerinin oğlu ..., 15/10/2023 tarihinde davalı şirketin sigortalısı, mülkiyeti ...'a ait ve ... sevk ve idaresinde olan ... plakalı araçta yolcu iken aracın Kale mahallesi mevkiinde elektrik direğine çarpmasıyla gerçekleşen tek taraflı trafik kazası sebebiyle hayatını kaybettiğini, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın alkollü olduğu, asli ve tam kusurlu olduğu, Vefat ettiğinde 22 yaşında olan ...'un geriye, 52 yaşındaki babası ... ve 44 yaşındaki annesi ... kaldığını, müteveffanın anne ve babasının ... uyarınca destekten yoksun kaldıkları, vefat tarihinde müteveffanın ortalama aylık kazancının net 20.000,00-TL civarında olduğu, ... kayıtlarında müteveffanın kazancı asgari ücretten görünse de işverenlerin sigorta primleri düşük göstermek için işçilerin sigortasını asgari ücret üzerinden yatırmaları adet haline geldiğinden bu hususta gerçek ücretin tespiti için emsal ücret araştırması talep edildiği, Davalı sigorta şirketine 05/12/2023 tarihinde yapılan başvurunun karşılıksız kaldığı, bu nedenle ...'un ölümü ile müvekkillerini uğramış oldukları zararların giderilmesini işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, trafik kazasında oğullarını kaybeden davacılar lehine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili ... için 100,00 TL, müvekkili ... için 100.00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 05/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek faiz ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça sigorta şirketine başvuru şartının usule uygun olarak yerine getirilmediğini bu nedenle davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kaza tespit tutanağı ile belirlenen kusur durumunu kabul etmediklerini, ATK'dan kusura ilişkin rapor alınması gerektiğini, cenaze ve defin giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, müteveffanın kaza yapan araçta hatır taşımacılığı kapsamında bulunduğu, bu nedenle hatır taşımacılığı indirimi yapılması gerektiği, müteveffanın kaza anında emniyet kemerinin takılı olmadığını, usule uygun bir sigorta başvurusu bulunmadığından davalı müvekkili temerrüte düşürülmediğinden kabul anlamına gelmemek kaydıyla faizin dava tarihinden itibaren başlaması gerektiğini, davanın araç maliki ...'a ihbarını taleple açılan davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/... esas sayılı dosyası, kaza fotoğrafları, trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası celp edilip incelenmiştir.Kusura ilişkin olarak ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/... esas sayılı dosyasında bulunan 27/02/2024 tarihli ATK raporu celb edilip incelenmiş hüküm kurmaya elverişli olduğundan usul ekonomisi ilkesi gereği taraflara tebliğ edilerek bu hususta yeniden rapor almaya gerek görülmemiştir. İşbu raporda " kazaya karışan sürücünün meydana gelen kazanın oluşumunda tek ASLI KUSURLU olduğu; Yolcular ..., ise; Meydana gelen bu kazanın oluşumunda dosyada bulunan mevcut deliller kapsamında her hangi bir KUSURLARININ OLMADIĞI" görüş ve kanaatine varılmıştır.Davacılar yönünden ayrı ayrı destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesi için aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi tarafından sunulan 03/09/2025 tarihli ek raporda; "müteveffanın askerlik görevini yerine getirmiş olması sebebiyle bu yönde yeni bir hesaplama yapılmadığı,... kararları gereği hesaplamada, TRH 2010 yaşam tablosunun ve 2025 yılı asgari ücret verilerinin esas alındığı, müteveffanın gelirinin dosya kapsamına göre asgari ücretin 1,228 katı olduğu, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ZMMS poliçesinin davalı ... Sigorta AŞ tarafından yapıldığı, 13.04.2023-2024 tarihleri ve kaza dönemini kapsadığı, kaza tarihinde teminat limitlerinin kişi başına vefat/sakatlık teminatının 1.200.000 TL olduğu, kaza öncesi bir ödeme yapılmadığı, dosya içine alınan Savcılık dosyasında alınan 24/10/2023 tarihli kusur raporu ile ceza dosyasında ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 27/02/2024 tarihli kusur raporda, dava dışı ...’ın asli decede kusurlu olduğu, müteveffanın kusurunun bulunmadığının tespit edilmesi sebebiyle hesaplanacak tazminattan kusur indirimi yapılmayarak ZMMS sorumluluk kapsamında davacı baba İsmail Karataş'ın 440.126,62 TL, davacı anne ... ise 759.873,38 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Davacı vekilinin 15/07/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; davacılar bakımından ayrı ayrı 100,00'er TL olan destekten yoksun kalma taleplerini davacı ... yönünden 764.204,43 TL arttırarak 764.304.43 TL'ye, davacı ... yönünden 435.595,57 TL arttırarak 435.595,57 TL'ye yükseltmiş ve toplam dava değeri 1.200.000,00 TL'ye artırılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan ... plakalı aracın 15/10/2023 tarihinde elektrik direğine çarpması neticesinde araçta yolcu bulunan davacıların oğlu ...'ın vefat ettiği, davacılar vekili tarafından; müteveffanın annesi ve babası olan davacıların destekten yoksun kaldığı iddiasıyla maddi tazminat istemiyle eldeki davayı açtığı görülmüştür. Trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat taleplerinde tazminat alacağından söz edilebilmesi için, hukuka aykırı eylem, kusur, zarar ve bu kusurlu eylem ile zarar arasında bir illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut duruma bakıldığında, meydana gelen trafik kazasında kazaya karışanların kusur durumunun tespiti için ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/... esas sayılı dosyasında bulunan 27/02/2024 tarihli ATK raporu esas alınmış ve raporda davacıların oğlu Müteveffa ...'ın gerçekleşen trafik kazasında kusurunun bulunmadığı, ... plakalı araç sürücüsü olan dava dışı ...'ın tam kusurlu olduğu belirtilmiş olup, alınan rapordaki kusur oranı saptaması, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu, raporda kazanın oluşumunu tüm etkenlerle irdelediği ve doğru sonuçlara vardığı anlaşıldığından hükme esas alınarak bu rapordaki kusur oranı mahkememizce de kabul edilmiştir. Davacılar yönünden ayrı ayrı destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesi için Aktüerya bilirkişisinden raporlar alınmış olup, müteveffanın askerlik yapıp yapmadığı hususunun değerlendirilmesi ve kök rapordaki hesap hatalarının giderilmesi amacıyla dosya ek rapora gönderilmiş ve ek raporda müteveffanın askerlik durumu değerlendirilmiş ve hesap hataları giderilerek yeni hesaplama yapılmıştır. Bu kapsamda alınan 25/08/2025 tarihli ek raporda, davacı anne ...'ın zararının 2.112.655,97-TL, davacı baba İsmail Karakaş'ın zararının ise, 1.223.672,47 TL olduğu, poliçe limitinin şahıs başına 1.200.000,00 TL olması sebebiyle garameten hesaplama yapılması gerektiği bu kapsamda davacı annenin talep edebileceği miktarın 759.873,38-TL, davacı babanın ise talep edebileceği miktarın 440.126,62TL olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda, TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant yöntemi kullanılarak 2025 yılı asgari ücret artış miktarı göre ve ... ilke ve uygulamalarına göre hesaplama yapıldığından bu haliyle alınan raporun denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva ettiği, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak raporda gösterdiği anlaşıldığından hükme esas alınmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde, müteveffanın alkollü olduğunu bildiği kişinin aracına bindiği ve emniyet kemerini takmadığından müterafik kusurunun bulunduğu ve taşımanın hatır taşıması olduğu için tazminattan ayrı ayrı indirim yapılması gerektiğini belirtmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesine göre zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Emniyet kemerinin takılmamış olması ve alkollü sürücünün aracına sürücünün alkollü olduğunu bilerek binmek müterafik kusur sayılan hallerdendir.Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde 6098 sayılı ... 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, öğreti ve ... uygulamalarıyla da benimsenmiştir. Müterafik kusura ilişkin savunma, bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir (... 4 HD 2021/ E- 2021/ K sayılı ilam).Somut olayda, ceza dosyası kapsamında aracı kullanan kişinin alkollü olduğu, müteveffanın da alkollü olduğunu bildiği kişinin aracına bindiğinin sabit olduğu karşısında ....nun 52. maddesi uyarınca zarar görenin müterafik kusurlu kabul etmek gerektiğinden davacıların talep edebileceği tazminattan % 20 oranında indirim yapılması gerekmektedir. Öte yandan, 2918 Sayılı KTK 87/1 maddesi; "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir" şeklinde düzenlenmiştir. Aracın hatır için verildiği ya da hatır için taşıma yapılan durumda oluşacak zararlarla ilgili değerlendirmenin genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir. Hatır taşıması; bir kimseyi ücretsiz olarak, bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Başka bir ifadeyle hatır için taşımada, taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Hatır taşıması, sigorta teminatı kapsamında ise de, hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı ... 51 maddesi (818 sayılı BK 43 maddesi) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse ... içtihatlarında benimsenmiştir. Somut olayda, davacıların murisinin, araçta yolcu olarak seyahat ederken kazanın meydana geldiği, müteveffa ile davalı dava dışı sürücünün arkadaş oldukları ve birlikte alkol aldıkları, taşımanın taşınanın menfaatine olduğu ve cevap dilekçesinde hatır taşıması savunmasının ileri sürüldüğü anlaşılmakla davacıların tazminatından % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerekmektedir. Bu itibarla, müteveffa ...'ın trafik kazasına nedeniyle vefat ettiği, davalı tarafından ZMM poliçesi ile sigortalanan araç sürücüsün tam kusurlu olduğu, yolcu konumunda olan müteveffaya ise kusur izafe edilemeyeceği, davacı annenin 2.112.655,97-TL, davacı babasının ise, 1.223.672,47 TL olan destekten yoksun kalma zararı olduğu, davalının bu zararlardan poliçedeki şahıs başına limit olan 1.200.000,00 TL kadar sorumlu olduğu, garameten hesap yapıldığında ise, davacı annenin talep edebileceği miktarın 759.873,38-TL, davacı babanın ise talep edebileceği miktarın 440.126,62TL olduğu, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapıldığında dahi matematiksel olarak davacıların talep edebileceği miktarların değişmediği görülmüştür. Davacı tarafça 15/07/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... yönünden 764.304,43 TL, davacı ... yönünden 435.695,57 TL üzerinde ıslah yapılmış ise de davacı vekilinin ıslah dilekçesinden sonra müteveffanın askerlik yapıp yapmadığı hususunun değerlendirilmesi ve kök rapordaki hesap hatalarının giderilmesi amacıyla dosya ek rapora gönderildiğinden ve ek raporda müteveffanın askerlik durumu değerlendirilmiş ve hesap hataları giderilerek yeni hesaplama yapılmıştır. İşbu hesaplamanın ... içtihatları ve somut durumla uyumlu olduğu anlaşılmakla bu değerlendirme yönünden rapora itibar etmek gerekmiş, her ne kadar ek raporda hesaplanan miktar ile davacı vekili tarafından gönderilen ıslah dilekçesi arasında miktar farkı bulunmuş olsa da; davacı vekil tarafından ek rapor itirazlarının değerlendirilmesi beklenmeden ve ıslah için kendisine süre verilmeden kendiliğinden ıslah dilekçesi sunduğundan bilirkişi ek raporunda belirlenen tazminat bedeli doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Bununla birlikte, davacılar tarafından davalı sigorta şirketine 05/12/2023 tarihinde e-mail yoluyla başvuruda bulunulduğu, başvuruda 15 günlük süre verildiği, başvuru tebliğ tarihinden itibaren 15 gün sonrasına tekabül eden tarihin 21/12/2023 olduğu anlaşıldığından bu tarihten itibaren -davalı aracın da kullanım amacının hususi olması dikkate alındığında- yasal faize hükmedilmiştir.Son olarak ise, ... 4. Hukuk Dairesinin 09/09/2024 tarih ve 2022/ esas, 2024/ karar sayılı ilamında: "Tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. " şeklinde olup, bu haliyle dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yükletilmesi mümkün bulunmadığı vurgulanmıştır. Eldeki davada davacı tarafça KTK 97. Maddesi gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle artık davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerektiğinden zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davacı ... tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE; 759.873,38- TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 21/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair istemin REDDİNE,
2-Davacı ... tarafından açılan davanın KABULÜ İLE; 435.695,57 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 21/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
3-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 81.669,31-TL nispi karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harç ile ile ıslah harcı olan 20.493,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 60.748,71-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 427,60-TL peşin harç ile ile 20.493,00-TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacılara müştereken ve müteselsilen verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti, 737,50-TL tebligat posta masrafı olmak üzere toplam 5.665,10-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre (%99,63 kabul - %0,37 ret) 5.643,57-TL'sinin davalıdan alınarak davacılara müştereken ve müteselsilen verilmesine, kalan miktarın davacılar üzerine bırakılmasına,
6-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirmekle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 117.981,01 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine,
7-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirmekle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 69.354,34 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmekle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.431,05-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalıya verilmesine
9- Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden ödendiği anlaşılan 3.800,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
11-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/10/2025
Katip
✍E-Imzalıdır
Hakim
✍E-Imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.