mahkeme 2024/1244 E. 2025/1020 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1244
2025/1020
7 Ekim 2025
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/12/2024
KARAR TARİHİ : 07/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen, ... Kasko Poliçeli, ... plakalı otomobil ile müvekkiline ait ... plakalı otomobil, 03.04.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, söz konusu ... plakalı araç sürücüsü %100 kusurlu bulunduğunu, müvekkiline ait ... plaka sayılı araç 03.04.2024 tarihinde karıştığı kazada Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi (ZMMS) ... Sigorta A.Ş. tarafından ... hasar dosyasında çekme belgeli pert olarak işlem gördüğünü, kaza neticesi müvekkiline ait ... plakalı araç için Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi (ZMMS) ... Sigorta A.Ş. tarafından 270.000,00-TL rayiç bedel hesaplandığını ve müvekkiline Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi (ZMMS) limitinin kaza tarihinde 200.000,00-TL olması sebebiyle, 206.000,00-TL ödeme (6.000,00-TL sovtaj değeri + 200.000,00-TL hasar bedeli) yapıldığını, yapılan inceleme neticesinde müvekkiline ait aracın rayiç değerinin ortalama 400.000,00-TL değerinde olduğu anlaşıldığını, trafik sigortası tarafından belirlenen rayiç değer (270.000,00 TL) üzerinden bir hesaplama yapılacak olsa da müvekkilinin yine 64.000,00 TL'lik karşılanmayan zararı söz konusu olduğunu, müvekkilinin aracının piyasa rayiç değeri 400.000,00 TL olduğunu, zorunlu trafik sigortası tarafından ödenen 200.000,00-TL hasar, 6.000,00-TL sovtaj değeri mahsup edildiğinde müvekkilinin bakiye 194.000,00-TL zararı mevcut olduğunu, Zorunlu trafik sigortası limitinin dolması sebebiyle pert farkından kalan tutarın tarafımıza ödenmesi gerektiğini beyanla davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Sigorta poliçesi hazırlanış tarihi itibari ile sigortalının maddi araç başına ZMM sigorta limiti 200.000,00 TL olduğunu, davacının işbu davayı kısmi/belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinde hukuki menfaati bulunmadığını, davaya konu tazminat talepleri öncelikle ZMMS poliçesinden karşılanması gerektiğini, kaza tarihindeki ZMM poliçesi teminatı 200.000,00 TL olduğunu, 200.000,00 TL üzerindeki miktarlarda müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalının kusuru oranında sorumluluğu doğacağını, değer kaybı hesabında ZMMS hükümlerine dikkat edilmesi gerektiğini, hasar bedeli hesaplanırken iskontonun uygulanması gerektiğini, beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde açılan işbu dava haksız fiilden kaynaklı maddi zararın tazmini talebine ilişkindir. Kusur durumunun ve alacağın varlığının tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 20/06/2025 tarihli raporda "Otomobilin, 03.04.2024 Tarihindeki Trafik Kazası nedeniyle pert edildiği, hasar tarihi itibariyle, davacıya ait aracın perte ayrılması sonucunda ödenen, davacı vekilinin dava dilekçesinde de belirtmiş olduğu 206.000,00 TL bedelin, uygun olmadığı, tarafların yukarıda adli trafik bilirkişisi tarafından belirlenen kusur durumu (... Plakalı Otomobilin sürücüsü ...’ın ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında kural ihlali tespit edilemediğinden kusursuz olduğu) da değerlendirilerek sigorta tarafından ödenmesi gereken bedelin : 270.000,00 TL – 206.000,00 TL = 64.000,00 TL olduğu" tespit edilmiştir. Usul ve yasaya uygun görülen rapor doğrultusunda davacı taraf davasını ıslah ederek bakiye harcı tamamlamıştır. Dava konusu trafik kazasından tarafların kusur durumu ve zarar miktarına yönelik olarak mahkememizce alınan 20/06/2025 tarihli bilirkişi raporu değerlendirildiğinde, tarafların kusur durumunun tespiti için trafik kazasının canlandırılması yapılmış, olay yeri uydu fotoğrafları ve farklı açılarla çekilmiş fotoğraflarının ve kaza tespit tutanağı ile tespit edilen hususların değerlendirildiği ve kusur durumu konusunda gerekçeleri ile değerlendirme yapıldığı anlaşılmış olup, belirlenen kusur durumuna bu sebeple itibar edilmiş, zarara ilişkin değerlendirmede ise dava konusu aracın hasarlı fotoğraflarının, araçta yapılan işlemlerin ve aracın emsal araçlarla mukayesesinin yapılarak sonuç zarar bedeli hesap edilmiş olmakla zarara ilişkin yönü ile de rapora itibar etmek gerekmiştir. Davacı tarafça bilirkişi raporu doğrultusunda sunulan ıslah dilekçesi dava dilekçesi ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, her ne kadar davacı tarafça sigorta şirketine başvuruya ilişkin bir takım belgeler sunulmuş ise de, başvurunun kargo gönderisi yolu ile yapıldığı, davalı sigorta şirketinin başvuru yapılmadığı yönündeki yazı cevabı ve davalının cevap dilekçesinde bir takım evrak eksikliği nedeni ödeme yapılmadığına yönelik beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafça başvurunun davalıya ne zaman ulaştığı ve davalının temerrüde düşme tarihi hususunda davacının tam ispatı sağlayamadığı anlaşılmakla, davalının arabuluculuk son tutanağı tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile faiz başlangıç tarihi bu tarih olarak belirlenmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Arabuluculuk giderinden tarafların sorumluluğu yönünden ise ... 4. Hukuk Dairesinin 2022/ E, 2024/ K sayılı ilamında ''...Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir...'' şekli ile belirtildiği üzere trafik kazalarından doğan tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanmayacağı, bu sebeple dava kabul edilmiş olsa dahi bu bedelden davalının sorumluluğu olmayacağı gerekçesi ile arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu tutulmasıan karar vermek gerekmiştir.)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile 64.000,00 TL hasar bedelinin davalıdan 13/11/2024 tarihinden (arabuluculuk son tutanak tarihi-temerrüt tarihi) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 8.748,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 4.371,84 TL karar harcından peşin alınan 853,88 TL ve 240,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 3.277,96 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Peşin harç 853,88 TL ve ıslah harcı 240,00 TL ve 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.521,48 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 07/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.