mahkeme 2023/541 E. 2024/461 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/541
2024/461
4 Nisan 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/ Esas
KARAR NO : 2024/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI : ... ENERJİ SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ... FAKTORİNG ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/02/2021
KARAR TARİHİ : 04/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
-Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... 9. İcra Müdürlüğü’nün 2020/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi ile alacaklısı davalı tarafı olan dosya borçusunun hak ve alacaklarının tahsili için müvekkili şirkete haciz ihbarnameleri gönderildiğini, gönderilen ilk iki haciz ihbarnamesinden haberdar olmayan müvekkilinin 3. Haciz ihbarnamesine cevap yazarak dosya borçlularının hak ve alacağı bulunmadığını icra dairesine bildirdiğini, ancak 3. haciz ihbarnamesine karşı dava yoluna gidilmediğinden bahisle müvekkili şirketin icra dosyasına borçlu sıfatıyla eklendiğini, müvekkiline yapılan 1. Ve 2. haciz ihbarnamelerinin tebliğ edildiğinden 11/01/2021 tarihinde yapılan fiili haciz işlemi ile haberdar olduklarını, haciz baskısı ile müvekkilinin ... 9. İcra Müdürlüğü’nün 2020/... Esas sayılı dosya borcu olan 36.641,20 TL'yi ödemek zorunda kaldığını, icra dosyasında yapılan tebligatlar usulüne uygun olsa dahi müvekkilinin takip borçlularından hiçbirine borcu bulunmadığını, ticari defterleri incelendiğinde bu durumun ispatlanacağını, bu nedenle müvekkilinin davalı alacaklı ve icra dosyası borçlularına borçlu olmadığını tespitine, haciz baskısı altında ödenen 36.641,20 tl'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte istirdatına, Yargılama giderleri, arabuluculuk vekalet ücreti ve dava vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
-Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı alacaklı olduğu ... 9. İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı icra dosyasından düzenlenen haciz ihbarnameleri 01/02/2020 tarihinde 89/1, 20/02/2020 tarihinde 89/2 ve 13/03/2020 tarihinde 89/3 Haciz İhbarnamesi gönderilmesine rağmen 3. Şahıs şirket tarafından 3. Haciz İhbarnamesine 20/03/2020 tarihinde itiraz beyanı sunulduğunu, 89/3 haciz ihbarnamesinin tebliğinden sonra 3. Şahıs tarafından dava açılması gerekirken davacı şirket tarafından itiraz beyanı sunulduğunu, itiraz beyanının yasal işlemleri durdurmayacağını, yasa ve usule uygun olarak davacı tarafın borçlu olarak eklendiğini, üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren menfi tespit davası açılması için 15 günlük hak düşürücü süre tanınmış olduğunu, fakat somut olayda kanunda belirtilen 15 günlük yasal hak düşürücü süreden çok sonra 24.02.2021 tarihinde dava açıldığını, davacı borçlu tarafından tarafları aynı olan bir başka icra dosyasından yapılan iik 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğine ilişkin açılan "usulsüz tebligat şikayeti" nin reddedildiğini, ayrıca davacı tarafın icra dosyasına yaptığı ödemeleri iyiniyetli takip alacaklısından geri isteyemeyeceğinden ve icra dosyasına ödediği bedeli takip borçlularından genel hükümler uyarınca sebepsiz zenginleşme esaslarına göre talep etmesi gerektiğini belirterek tüm bu hususlar göz önünde bulundurularak haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine, davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretine mahkûmiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, beyan dilekçeleri, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Eldeki Dava 2004 sayılı İ.İ.K.’nun 89/III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasıdır.
Mahkememizce yapılan yargılamada davacı ile davalı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı, uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanmakta olduğu ve bu sebeple görevli mahkemenin Asliye Hukuk mahkemesi olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Mahkememizden verilen 10/06/2021 tarih ve 2021/... Esas 2021/ sayılı görevsizlik kararı ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23/09/2021 tarih ve 2021/... Esas 2021/ Karar sayılı karşı görevsizlik kararı ile dosya ... Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi Başkanlığının 24/04/2023 tarih 2023/... esas 2023/... sayılı kararı ile Yargı Yeri Belirleme olarak ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kararıyla dosya mahkememiz esas numarasına kaydedilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi Başkanlığının 24/04/2023 tarih 2023/... esas 2023/... sayılı kararı ile " Haciz ihbarnamesinin gönderildiği takip, alacaklı tarafından borçluya karşı çeke dayalı olarak yapılan takip olup, yine ikisi de tacir olan davalı alacaklı ile dava dışı borçlu arasındaki ticari ilişkiye dayanan bir takiptir. Bu itibarla ticari iş niteliğindeki takip dosyasından gönderilen haciz ihbarnamesine karşı açılan menfi tespit davasında ticaret mahkemesi görevlidir." görüşüne yer verilmiştir.
Mahkememizce ... Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi Başkanlığının 24/04/2023 tarih 2023/ esas 2023/ sayılı kararı ile Yargı Yeri Belirleme kararı karşısında dosya işbu esasa kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Somut olayda, davalı taraf ... 9. İcra Müdürlüğünün 2020/... sayılı icra takip dosyasında dava dışı borçlular hakkında kambiyo senetlerine mahsus usul ile icra takibi yapmış, bu arada davacıya İİK 89/1,2, ve 3. haciz ihbarnamelerini göndermiştir.
Haciz ihbarnamelerine davacı tarafından süresi içinde cevap verilmediğinden haciz işlemi uygulandığı ve davacı tarafından haciz baskısı altında icra dosya borcunun ödendiğini borçlu olmadığını iddia ederek eldeki istirdat davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle İİK 89/5. Maddesine göre istirdat istemine ilişkindir.
Davalı tarafından hak düşürücü süreye yönelik itirazı yönünden İİK'nın 89/5. maddesi uyarınca hak düşürücü süreye tabi olmadan istirdat davası açılabileceği yasal olarak bir sürenin belirlenmediğinden itirazın reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere İİK 89/5. maddesi yasa hükmü: "...Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mâni sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. Her halde, üçüncü şahsın genel hükümlere göre borçluya karşı müracaat ve tazminat hakkı saklıdır. (Değişik son cümle: 4949 - 17.7.2003 / m.22) Her halde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir..." şeklindedir.
Bu durumda davacı tarafından ödenen bedelin istirdadının talep edilebilmesi için icra takip alacaklısının, İİK 89/5’e göre kötü niyetli olduğunun ispat edilmesi zorunludur ( 4. Hukuk Dairesinin 2021/ Esas ve 2021/ Karar sayılı Kararda vurgulandığı üzere).
Davacı ve borçluların defterleri üzerinde inceleme yapıldığı ancak davalının kötü niyetli olduğu, kötü niyetli hareket ettiğine dair bir kaydın bulunmadığı, davalı alacaklının birden fazla gerçek veya tüzel kişiye haciz ihbarnamesi göndermesinin kötü niyetli hareket ettiğini göstermediği yasal bir engel olmadığından davacının bu iddialarına itibar edilmeyerek davalının kötü niyetli olduğunun sabit olmadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Mahkememiz yargılama esnasında 22/02/2024 tarihli celsede Davacıdan İİK 89/5 maddesine göre icra takip alacaklısının kötü niyetli olma şartı aranacağından davacıdan davalının kötü niyetli olduğu ispata yarar delil ve olgularını sunması için bir sonraki celseye kadar süre verilmesine karar verilerek davacı tarafa ihtarat yapılmış olup, davacı vekilinin celse arasında beyan dilekçesi sunmuş olduğu anlaşıldı.
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; İcra ve İflas Kanunu 89/5 maddesinin ikinci cümlesine göre; “..Her hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir.” hükmü yer almaktadır. Şu durumda; icra takip alacaklısının, İİK 89/5’e göre kötü niyetli olma koşulu aranacaktır, ancak dava konusu olayda davalının kötü niyetli olduğu, kötü niyetli hareket ettiğine dair bir kaydın bulunmadığı, davalı alacaklının birden fazla gerçek veya tüzel kişiye haciz ihbarnamesi göndermesinin kötü niyetli hareket ettiğini göstermeyeceği, davacının bu iddialarına itibar edilmeyerek davalının kötü niyetli olduğunun sabit olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 625,75 TL'den mahsubu ile bakiye 198,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/04/2024
Katip
¸e-imzalıdır.
Hakim
¸e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.