mahkeme 2022/1107 E. 2025/177 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1107
2025/177
11 Şubat 2025
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/
KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/09/2022
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
KARAR : KISMEN KABUL
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davanın 9 adet ticari fatura nedeniyle ile oluşan ticari alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptaline ve takibin aynen devamı istemine ilişkin olduğu, tarafların her ikisini de tacir olduğu ve borçlunun takibe itiraz ettiğini, icra dosyasına peşin olarak yatırdıkları harcın dava harcından mahsup edilmesini talep ettiklerini, takip açılışında alacaklı tarafça 1359,43 TL peşin harç yatırıldığından yatırılan harcın mahkemece hesaplanacak harca mahsup edilmesini talep ettiklerini, borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında . ... 2. İcra Dairesi 2022/... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla takip yapıldığını, akabinde davalıların borca haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, ticari uyuşmazlık ile alakalı olarak arabulucuya başvurulduğunu, davalının arabuluculuk sürecinin ilk ve hiç bir görüşmesine katılmadığını, mazeret de sunmadığını, ilk toplantıya katılmayan tarafın daha sonra açılacak davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulacağını, davalı ile davacı arasında davanıza ve icra takibine konu borcun dayanağının ticari satımdan kaynaklanan ticari alacak olduğunu, alacaklarının hiçbir teminata da bağlı bulunmadığını, borçlunun borçlarını vadesinde ödemediği gibi; alacaklı tarafından haricen tahsil için defalarca irtibat kurulmasına rağmen, borçluların borçlarını ödemeyi reddettiğini, yapılan satım sözleşmesinin bütün edimlerini davacının yerine getirmesine rağmen tahakkuk eden alacağının davalı tarafından ödenmediğini, davacının takip tarihine kadar sürekli olarak karşı tarafa bildirimde bulunduğunu, borçlu ile yapılan Ticari satım Sözleşmesine aykırılık ilişkisi neticesinde oluşan ve ödenmeyen ve takibe konu olan borca borçlu tarafın haksız olarak itiraz ettiğini, takip sürecinde davalının iş yerini başka bir adrese taşıdığı bilgileri taraflarına ulaştığını, borçluya da telefonla bile ulaşamadıklarından mal varlığını kaçırmasından endişe ettiklerinden Mahkemenizce uygun görülecek teminat karşılığı; borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi ve menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz talep etme zarureti doğduğunu, davalının icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiğini, icra dairesine yatırılan peşin harcın dava harcından mahsubunu, alacaklarını tahsil edememe riskiyle karşılaşmamaları için; davalının borçlarına yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile banka mevduatları ve 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının tercihen teminatsız aksi halde uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine karar verilmesini, davalının akdedilen sözleşmeye aykırılığından kaynaklı olarak meydana gelen ve takip dosyasında belirtilen takip tarihindeki kesinleşen miktarı 271.886,68 TL Alacaklarının tespiti için dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesini, davalarının kabulünü, icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin aynen devamını, davalının kötüniyetli itirazı neticesinde icra takibi durmuş olduğundan, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, tarafların zorunlu arabuluculuk kapsamında arabuluculuk faaliyetinde bulundukları, davalı tarafın mazeret bildirmeksizin arabuluculuk toplantısına katılmadığı ve sürecin bu nedenle sona erdiği son tutanakla sabit olduğundan yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, arz ve talep etmektedir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davayı kabul etmemek kaydıyla zamanaşımı definde bulunduklarını, davayı kabul etmemek kaydıyla, davacı tarafa davalı şirketin yaptığı ödemelerin mahsup edilmesini talep ederek mahsup definde bulunduklarını, davalı şirketin davacı tarafa icra takibine ve daya konu faturalardan kaynaklı bir borcu bulunmadığını, bununla birlikte taraflar arasında bir satım sözleşmesi de bulunmadığını, faturada belirtilen ürünlerindavalı şirkete teslim edilmediğini, bu nedenle icra takibine itiraz edildiğini, faturada belirtilen ürünlerindavalı şirkete teslim edilmediği için huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, icra takibine konu edilen faturalarla davaya konu edilen faturaların farklı olduğu, icra takibine konu edilmeyen faturaların huzurdaki davaya konu edilmesinin mümkün olmadığını, bununla beraber gerek icra dosyasına gerekse dava dosyasına, icra takibine ve davaya konu edilen fatura suretlerinin tam olarak sunulmadığını, bu nedenle, davacı tarafın alacağını somut ispata yarar şekilde ortaya koyamadığını, bu hususun özellikle dikkate alınmasını talep ettiklerini, davacı tarafın davalı şirketten alacaklı olduğu hususunun yargılamayı gerektirdiğini, yargılamayı gerektiren olası alacaklarda ihtiyati haciz verilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirketin ticari faaliyetlerini devam ettirdiğini, dolayısı ile mal kaçırma vb durumun söz konusu olmadığını, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddinin gerektiğini, davacının alacağının likit olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davanın kabulüne karar verilmesi durumunda, davacı tarafın muayyen, bilinebilir yani likid bir alacağı olmadığı için icra inkâr tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacı tarafın talep ettiği faiz miktarına ve faiz türüne, icra takibinde bulunan tüm fer'ilere itirazları söz konusu olup, davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafın haksız ve kötü niyetle icra takibi başlattığını, davanın reddini, takip miktarının %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davacıdan tahsilini, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini savunmaktadır.
HUKUKİ DELİLLER:
... 2. İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı dosyası, ... Vergi Dairesi Başkanlığından ve ... ... Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan tarafların 2021-2022 yıllarına ait BA formlarının celp edildiği, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, beyan dilekçeleri, ödeme emri, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı incelenmiş, tarafların ticari defter, belge ve kayıtlarının incelenmesi adına defter inceleme günü verilmek suretiyle SMM bilirkişi marifetiyle rapor aldırıldığı görüldü.
Mali müşavir bilirkişinin 22/05/2023 tarihli raporunda özetle: "Davacı tarafın incelemeye sunduğu 2019-2020-2021-2022 yılları defterlerinin, açılış/kapanış tasdiklerinin ve beratlarının 13/12/2011 tarihli ve sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektronik Defter Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslar dahilinde, T.T.K. nun 69 ile 213 sayılı V.U.K. nun 220 ve 222 nci maddelerinde öngörülmüş hükümlere uygun olarak yaptırıldığı. Kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama genel tebliğine ve Muhasebe İlke ve kurallarına uygun olarak tutulduğu. Davalı tarafın incelemeye sunduğu 2021 yılları defterlerinin, açılış kaydının T.T.K. nun 69 ile 213 sayılı V.U.K. nun 220 ve 222 nci maddelerinde öngörülmüş hükümlere uygun olarak yaptırıldığı fakat kapanış kaydının yaptırılmadığı, kanıt niteliğinin olup olmadığı konusunda takdir sayın mahkemenindir. 2022 yılları defterlerinin, açılış kaydının T.T.K. nun 69 ile 213 sayılı V.U.K. nun 220 ve 222 nci maddelerinde öngörülmüş hükümlere uygun olarak yaptırıldığı, kapanış tasdiklerinin kanuni süresinin henüz gelmediği. 16.03.2022 tarihi itibariyle davacının davalıdan 250.384,14 TL cari alacaklı göründüğü.
31.03.2022 tarihi itibariyle davalının davacıya 125.998,98 TL borçlu göründüğü. Mart 2022 tarihinden sonra taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmadığı.Davacı ile davalı arasındaki 124.385,16 TL mutabakatsizliğin sebebi 2021 yılından öncesine dayandığı, taraflar arasında mutabakat yapılmadığı için karşılıklı ödeme ve tahsilatların taraf defterlerinde eksik olduğu, istenen evrak ve belgelerin dosyaya sunulması halinde bakiye alacak veya borcun net hesaplanabileceği.
Davacının ticari defterlerindeki 30.03.2021 tarihli yevmiye numaralı 3.500,00 TL muhasebe kaydının evrakını ve 20.03.2021 tarih ve 1365 yevmiye defter kaydında 15.01.2021 vadeli 45.000,00 TL tutarlı senedi davalıya iade ettiğine dair iade evrakını ve 10.01.2022 tarihli 95 numaralı yevmiye kaydındaki … seri numaralı 289,93 TL tutarlı satış faturasını mahkemeye sunması halinde ek rapor düzenlenebileceği. Davalı tarafın 2021 yılı öncesi defterlerini incelemeye sunması gerektiği, bunun haricinde 31.07.2021 tarih ve 151 yevmiye numaralı defter kaydında 45.000,00 TL nakit ödemeyi davacıya ödediğine dair evrakı ve 10.10.2021 tarihli 212 yevmiye numaralı defter kaydındaki LDA2021…868 seri numaralı 691,20 TL tutarlı alış-iade faturasını mahkemeye sunması halinde ek rapor düzenlenebileceği. Taraflar arasında yapılmış bir sözleşmenin dosyaya sunulmamış olmasına rağmen davalının ticari ilişkiye doğrudan itiraz etmemiş olması, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde mal alım satım konusunda bir ticari ilişkinin mevcut olduğu. Davalının itiraz ettiği faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki dava konusu faturaların BA/BS bildirimlerini yaptıkları. Davalının temerrüte düşürüldüğüne dair bir belge sunulmamış olması nedeniyle tarafımdan faiz hesaplaması yapılmamıştır. " hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir.Dosya itirazlar üzerine bilirkişiye tevdi edilerek alınan 19/10/2023 tarihli ek raporda kök rapordaki kanaati değişmediğini bildirmiştir. Dosyamız yeniden Mali müşavir bilirkişinin 19.03.2024 tarihli raporunda özetle: "Davacının incelenen defter kayıtlarına göre ; Davacının davalıya toplam 706.985,95TL tutarında fatura düzenlediği, (Davalıya 45.000,00TL iade senet kaydının olduğu, 3.500,00TL ödeme kaydının olduğu,) davacının davalıdan (505.101,80TL48.500)=456.601,80 Tutarında tahsilat kaydının olduğu davacının davalıdan 250.384,15TL tutarında alacaklı göründüğü, Davalının incelenen muavin hesap özetlerine göre: Davalının davacıdan 704.888,26TL tutarında Fatura aldığı, 45.00TLdavalının davacıya alacak kayıt ettiği, 394.000,00TL ödeme kaydının olduğu, 691,20 TL davacının faturasını ters kayıt işlemi yaptığı, davalının davacıya 310.242,06TL borçlu göründüğü, kayıtlar arası bakiye farkı: (310.242,06-250.384,15) = 59.857,91TL olduğu, Davacının 2. İCRA DAİRESİ 2022/... ESAS Sayılı dosyası ile 255.712,15TL asıl Alacak, 16.174,53 TL takip öncesi işlemiş faiz talebi ile 15.06.2022 tarihinde icra takibi başlattığı, Kayıtlar arasındaki fark davalının kayıt noksanlığından kaynaklandığı, Sayın Mahkemenizce de kabulü durumunda; davacının davalıdan 250.384,15TL alacaklı olduğu, TBK.m.117 uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ihtar ile temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Davacının davalıyı takip öncesi temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasında bilgi ve belge tespit edilememiştir. Ancak Sayın Mahkemeniz tarafından TTK 1530 maddesine göre davacının faiz talebinin kabulü durumunda 13.787,58- TL ticari temerrüt faizi hesaplandığı" hususlarında tespit edildiğini bildirmiştir. Dosya itirazlar üzerine bilirkişiye tevdi edilerek alınan 08/01/2025 tarihli ek raporda kök rapordaki kanaati değişmediğini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafından davalı aleyhinde fatura alacağına dayalı olarak ... 2. Genel İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı icra dosyasında başlatılan icra takibine borçlu tarafından yapılan itirazın İİK. 67 ve devamı maddeleri uyarınca iptali istemine ilişkindir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olacağı da hüküm altına alınmıştır. (HMK 222/4).Yukarıdaki açıklamalar ile birlikte tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,davacı alacaklı davalı borçlu aleyhine mal satımından kaynaklanan faturalara dayalı alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlattığı, borçlu davalı; davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek süresinde takibe itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı taraf her ne kadar cevap dilekçesinde zamanaşımı defisinde bulunmuşsa da, TBK m.146'nın açık hükmü gereğince sözleşmeye dayalı borç ilişkilerinde zamanaşımının 10 yıl olup, davacı tarafın davaya konu iddia edilen alacak açısından davanın zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından davalının zamanaşımı defisine itibar edilmeyerek işin esasına geçilmiştir. Mahkememizce yargılama sırasında taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan dönem için tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış alınan bilirkişi raporlarından takibe konu nolu ve 3.434,00 TL, nolu ve 10.165,00 TL, nolu ve 108.668,00TL, nolu ve 118.537,00 TL, nolu ve 5.855,00 TL, nolu ve 3.849,96TL, nolu ve 1.454,94TL, nolu ve 1.940,49TL nolu faturaların her iki tarafında ticari defterinde kayıtlı olduğu, 03/12/2021 tarihli nolu ve 1.807,76 TLfaturanın ise davacının ticari defterinde kayıtlı olmasına rağmen davalının ticari defterinde kayıtlı olmadığı, davalının 2021 yılı yevmiye defterinin kapanışının yapılmadığı, yine davalı şirketin son rapor sunan bilirkişi olan ...'e fiziki olarak ticari defterlerinin sunmadığı, davalının muhasebecisi tarafından her zaman düzenlenebilen ve sonradan değiştirilecek evrak niteliğinde olan muavin hesap özetini bilirkişiye sunduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle, her ne kadar davalının 2021 yılına ait ticari defterinin kapanış onayı yoksa da, ticari defter kayıtları aleyhine delil olacaktır. Davalı yukarıda belirtilen faturaları ticari defterine kaydettiğinden bu faturalarında davacının ticari defterinde kayıtlı olmasından dolayı davacının faturalara konu malları yazılı belge ile davalıya teslim ettiğini ispatlamış olduğu, artık faturaya konu malların bedelinin ödendiğinin ispat yükünün davalı tarafa düştüğü, davacının ticari defterine göre davalının davacıya 250.384,15 TL alacaklı olduğu görülmekle bu hususlar dikkate alındığında faturaların bedellerinin ödenmediği, dolayısı ile davalının yapmış olduğu itirazının haksız olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Diğer taraftan, davalının temerrüte düşürüldüğüne ilişkin dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığından davacının takip talebindeki işlemiş faiz taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bununla birlikte, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı ve alacağın likit olması nedeniyle İİK 67/2 maddesi uyarınca davacı yararına asıl alacağın %20'si olan 50.076,83-TL icra inkar tazminat bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın reddedilen miktarı yönünden ise, davacının kötü niyetli olarak takip yaptığı hususu ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Son olarak ise, davacı takip öncesi için ve takip sonrası için 6102 sayılı yasanın 1530/7.maddesi uyarınca faiz talep etmiş ise de; anılan faizin talep edilebilmesi için tedarik sözleşmesi yani ana üreticiye belli bir süre mal veya hizmet temininin sağlanması, bu hususta taraflar arasında bir sözleşmenin bulunması gerekmektedir. Eldeki dava, taraflar arasında mal alım sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğundan TTK'nın 1530.maddesi mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup olayda uygulama yeri bulunmadığından takipten sonra avans faizine hükmedilmesi karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; davalının ... 2. Genel İcra Dairesinin 2023/... esas (eski ... 2. İcra Dairesinin 2022/... esas ) sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin toplam 250.384,15-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlardaki avans faiz uygulanmasına,
2-Fazlaya dair istemin REDDİNE,
3-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile; asıl alacağın (250.384,15-TL) %20'sine tekabül eden 50.076,83-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
5-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 17.103,74-TL harçtan başlangıçta alınan 80,70-TL peşin harç ile 4.178,83-TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 12.844,21-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 80,70-TL peşin harç ile 4.178,83-TL tamamlama harcın toplamı olan 4.259,53-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvuru harcı, 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 270,00-TL tebligat posta masrafı olmak üzere toplam 3.850,70-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre hesaplanan (%92,09) 3.546,10-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 40.061,46-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 21.502,53-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
11-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden ödendiği anlaşılan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul oranına göre hesaplanan (%92,09) 1.436,60-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, red oranına göre (%7,91) 123,39 TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
12-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.