mahkeme 2021/390 E. 2023/721 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/390
2023/721
31 Mayıs 2023
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/390 Esas - 2023/721
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞI GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/390 Esas
KARAR NO : 2023/721
BAŞKAN :.....
ÜYE : ....
ÜYE : ...
KATİP : .....
ANA DAVA
DAVACI : ... BANKASI A.Ş.
Ostim Şubesi Yenimahalle/ ANKARA
VEKİLİ : Av. .....
DAVALILAR : 1- ... Esentepe Mah. Fatıh Sultan Mehmet Bulvarı Bulvarı No:96 İç Kapı No:5 Nilüfer/ BURSA
2- ... Zümrütevler Mh. Kavaklı Sk. N:11 Yıldırım/ BURSA
VEKİLİ : Av. ......
DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/10/2014
BİRLEŞTİRİLEN BURSA 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2014/1026 ESAS SAYILI DAVADA
DAVACI : ... - Esentepe Mah. Fatıh Sultan Mehmet Bulvarı Bulvarı No:96 İç Kapı No:5 Nilüfer/ BURSA
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... BANKASI A.Ş. - Ostim Şubesi Yenimahalle/ ANKARA
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : İtirazın iptali
DAVA TARİHİ : 08/06/2012
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 31/05/2023
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 31/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan), İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1422 Esas Sayılı Asıl Davada İstem ; Davacı Vekilinin 14/10/2014 kayıt tarihli dava dilekçesinde ; davalı ...'ın müvekkil bankanın Bursa Şube müdürü ... oğlu'nun ikinci müdür yardımcısı olarak görev yaptıkları Bursa Şubesinde yapılan teftişte davalıların müvekkili banka ile aralarında yapılan sözleşmeye ve bankacılık yasasına aykırı ağır kusurlu ve suç teşkil eden işlemleri sonucu kasa açığının çıkması üzerine 30/03/2010 tarihlerinde görevlerine son verildiğini, bundan sonra yapılan teftişlerde davalıların müşteri hesaplarındaki paraların usulsüz işlemlerle çekilmesi ve devri nedeniyle bankayı zarara uğratıklarından davalıların sebep oldukları zararın fazla talepleri saklı tutularak 2.500.000,00-TL'nin ödeme/zarar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1422 Esas Sayılı Asıl Davada Cevap; Davalı vekilinin 27/11/2014 kayıt tarihli cevap dilekçesinde; davacı banka tarafından 30/03/2010 tarihinde davacı banka ve davalılar arasında düzenlenen belge ile davalıların tazminatları verilerek sulh oldukları karşılıklı irade ile hiçbir alacak ve borcu kalmadığı konusunda anlaştıkları sonradan ileri sürülen usulsüz işlem ve zimmet iddialarını kabul etmediklerini, bu konuda açılan ceza davası bulunup Bursa 2. Ağır ceza mahkemesinin 2011/302 derdest bulunduğundan, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Birleştirilen Bursa 1.asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1026 Esas Sayılı Davada İstem; Davacı Vekilinin 08/06/2012 kayıt tarihli dava dilekçesinde ; Davacının davalı Bankanın çalışanı olup, Bursa şubesi üdür Yardımcısı iken 30/03/2010 tarihinde davalı banka tarafından iş akdine son verildiğini, davacının sattığı evin parasını çalıştığı bankada değerlendirdiğini, iş akdinin sona ermesinden sonra paraya ihkiyacı olduğunda , hesabındaki para için davalı bankaya müracaat ettiğinde hesabının bloke edildiğinin söylendiğini , bunun üzerine Bursa 8.Noterliğinin 11/01/2011 tarih ve 217 yevmiye numaralı ihtarnamesini göndererek hesabındaki paranının ödenmesini talep ettiğini, davalı bankanın da Beyoğlu 31.Noterliğinin 24/01/2011 tarih ve 4734 yevmiye numaralı cevabı ile davacının , davalı bankanın Bursa şubesindeki bir kısım usülsuz işlemleri nedeni ile banka tarafından alacaklarının tahsili amacıyla rehin takas hakkına dayalı olarak hesaplarına bloke konulduğunun beyan edildiğini,davacının Bursa 19.İcra Müdürlüğünün 2012/4034 esas sayılı dosyası ile ile alacakları için icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali iile takibin devamına %40 icra iinkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen Bursa 1.asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1026 Esas Sayılı Davada Cevap; Davalı vekilinin 14/08/2012 kayıt tarihli cevap dilekçesinde ; öncelikle icra dairesinin yetkisine itiraz ettiklerini ayrıca davacının davalı bankanın Bursa şubesinde 2.Müdür olerek görev yaptığını yönetim hatası ve basiretsizliğinden ve ağır kusurundan dolayı davalı bankayı zarara uğrattığını belirterek davacı hesabının bloke edildiğini ve davanın reddini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
Asıl Davada:
Davalı ...'ın, davacı bankanın Bursa Şube müdürü, davalı ...'nun şube ikinci müdürü ve müdür yardımcısı oldukları, davalıların, davacı bankanın Bursa şubesinde görev yaptıkları dönemde şubede yapılan teftiş sonucu davalıların banka ile aralarındaki sözleşmeye ve bankacılık yasasına aykırı ağır kusurlu işlemleri sonucu kasa açığına sebep oldukları, 30/03/2010 tarihinde bu nedenle görevlerine son verildiği, sonradan yapılan teftişlerde davalıların, banka müşterilerinin hesaplarındaki paraların usulsüz işlemlerle çekilmesi sebebiyle bankayı zarara uğrattıklarından, davalıların sebep oldukları zararın fazlaya ait talep ve haklar saklı tutularak şimdilik 2.500.000,00 TL'nin ödeme ve zarar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili talep ve dava edilmiştir.
Birleşen Mahkememizin 2014/1026 Esas Sayılı Davada:
Davacı ..., davalı bankada Bursa Şube Müdür Yardımcısı olarak çalıştığını, 30/03/2010 tarihinde iş akdine son verildiğini, kendisine ait sattığı evin parasını ve birikimlerini çalıştığı bankada değerlendirip, parasını davacı bankanın Bursa Şubesine yatırdığını, iş akdinini sona ermesinden sonra parayı çekmek istediğinde hesabının bloke edildiğini, bu nedenle hesabından kendisine para verilmediğinden, davacı bankadan 161.150,45 TL alacaklı olduğundan, ihtara rağmen alacak ödenmediğinden, davalı hakkında Bursa 19.İcra Müdürlüğünün 2012/4034 esas sayılı takip dosyasında 161.150,45 TL asıl alacak, 31.662,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 192.813,20 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Birleşen dava; davacı tarafından davalı hakkında yürütülen icra takibine itiraz nedeniyle icra takibinin durması üzerine, davacı alacaklının alacağını genel hükümlere göre kanıtlamak amacıyla açılmış itirazın iptali davasıdır. (İİK.m.67)
Asıl ve birleşen davalalar yönünden kanıt ve belgeler getirtilerek, özellikle davacı bankanın teftiş raporları, açılan ceza dosyası nedeniyle Bursa C.Başsavcılığına sunulan 29/03/2011 tarihli rapor ve taraflarca ileri sürülen tüm kanıt ve belgeler getirtilerek, davacı bankanın Bursa Şubesinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak konusunda uzman bilirkişilerden 09/09/2015 tarihli kök rapor ile 29/03/2016 tarihli ek rapor alınmıştır.
Uzman bilirkişilerce düzenlenen kök ve ek rapora göre "....davalılar ... ve ...'nun gerek şifrelerini başka kişilere vermelerinde, gerekse kontrol yapmadan onay vermiş olmalarında ihmallerinin bulunduğu, davalıların ihmal derecesinde kusurlu oldukları, ihmal derecesinde sorumluluk dahi şube müdürü ve ikinci müdür olan şahısların doğan zararlardan ötürü hukuki ve tazminat sorumluluklarını gerektirdiği, davalıların şifre sahibinin şifresini özenle saklamak ve hiçbir personel ile paylaşmamak gibi yükümlülüklerinin bulunduğu, ne var ki somut olayda davalıların şifrelerini Vedat YAŞBEY adlı şefe verdiklerine ilişkin davalıların beyanları ile banka teftiş kurulu raporları ile anlaşıldığı, davalılar ... ve ...'nun işe başladıkları tarihten işlerine son verildiği tarih olan 30/03/2010 tarihleri arasında kendilerine tahsis edilen şifrenin ve bu şifrenin nasıl kullanılması gerektiğinin davalıların sorumluluğunda bulunduğu, bu nedenle davalıların oluşan zarardan tümüyle sorumlu oldukları, davacı bankanın ise müterafik kusurunun bulunmadığı; buna göre yapılan hesaplama sonucunda, davalıların 2.047.396,23 TL ana para asıl alacaktan, 1.605.737,61 TL işlemiş faizden sorumlu oldukları, birleşen dosyadaki 161.150,45 TL ...'na ait mevduat alacağının borç hesaplamasına dahil edildiği ve ana para borçtan düşülerek hesaplama yapıldığı...." belirtilmiştir.
Dosyadaki kanıt ve belgelere, bilirkişi kurulu raporuna, Bursa C.Başsavcılığınca alınan 29/03/2011 tarihli rapora, davacı bankanın teftiş kurulu raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre davalıların, davacı bankanın Bursa Şubesinde şube müdürü ve şube ikinci müdürü ve müdür yardımcısı olarak görev yaptıkları, görev yaptıkları dönemde davacı bankanın iç yönetmeliğine ve iç işleyişine göre sırf kendilerinin kullanılması için verilen şifreleri üçüncü kişilere verdikleri, aynı bankada şube şefi olarak çalışan kişiye verdikleri, böylece verdikleri şifreler ile banka şubesindeki müşterilerin hesaplarına girilerek müşteri hesaplarından usulsüz para çekildiği, bu nedenle bankanın zarara uğratıldığı, yapılan hesaplamalara göre davalılar tarafından olay tarihinden sonra yapılan ödemeler ve birleşen dosyadaki dava konusu yapılan davalının mevduat alacağı düşüldükten sonra yapılan hesaplama sonucunda, davacı bankanın 2.047.396,23 TL ana para asıl alacak ve 1.605.737,61 TL işlemiş faiz tutarında zarara uğramış olduğu hesaplanmış olduğundan, davanın bu miktarlar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında 2.500.000,00 TL asıl alacak ile hesaplardan para çekilme ve zarar tarihinden dava tarihine kadar işleyecek işlemiş faiz talebinde bulunmuştur.
Buna göre davacı vekili hesaptan para çekilme tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için işlemiş faizi davada, dava konusu yapmıştır.
Buna göre; mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde 2.047.396,23 TL ana para asıl alacak hesaplanmış olup, hesaplardan para çekilme tarihinden dava tarihinde kadar ise 1.605.737,61 TL işlemiş faiz hesaplamıştır. Bu nedenle hesaplanan asıl alacak 2.500.000,00 TL dava talep değerinden düşük olduğundan ve bu yönden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Birleşen dosyada davacı ... tarafından ilamsız takip konusu yapılan 161.150,45 TL yapılan hesaplamada davalının borcundan düşülmüş olduğundan, ayrıca davalıların görevine son verildiği tarihte kasa açığı tespit edilmekle, davalının hesabına bloke konulması bankacılık yasasına ve ilgili yönetmeliklere uygun olduğundan, birleşen dava yönünden davalı-davacı ...'nun herhangi bir alacak hakkı bulunmadığından, itirazın iptali davasının reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce önceki yargılama süreci sırasında Bursa 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/302 esas sayılı dosyasının sonucunun beklenmesine ve bekletici sorun yapılmasına karar verilmiş ise de; Bursa 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/302 esas sayılı dosyası UYAP üzerinden iddianame örneği ile birlikte alınarak yeniden yapılan incelemede, davalılar ... ve ... hakkında Bankacılık Kanununa aykırılık suçundan dava açılmış ise de, bu davada verilecek mahkumiyet veya beraat kararı dosyada toplanan kanıt ve belgelere ve bilirkişi raporuna göre mahkememizce verilen karara etkili olmayacağı anlaşıldığından, Ağır Ceza Mahkemesi dosyasının belketici sorun yapılmasına yer olmadığına ve bu konudaki verilen ara kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Birleşen dosya yönünden davanın reddine karar verilmiş olup, davacının, davalı banka hakkında ilamsız icra takibi yapmasında kötü niyetli olduğu iddia ve kanıtlanmadığından, bu nedenle yasal şartları bulunmadığından, birleşen dosya yönünden haksız takip tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Birleşen dosyada icra takip talebinde asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 192.813,20 TL talep edilmiş ise de, dava dilekçesinde 161.150,45 TL asıl alacak dava konusu yapıldığından, bu tutar esas alınarak vekalet ücreti hesaplanmıştır.
Mahkememizce verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiş olup ilgili Yargıtay Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25/10/2018 tarih ve 2019/1267 esas - 2021/841 karar sayılı kararı ile; "Davalılardan ... banka şube müdürü, davalı ... ise bu şubede ikinci müdür yardımcısı olup, davalılardan ...'ın icracı müdür olduğu tartışmasız ise de, davalı ...'nun icracı müdür niteliğinde olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Mahkemece davalı ...'nun icracı müdür olup olmadığı araştırılarak, icracı müdür olması durumunda anılan her iki davalı hakkında banka zararından dolayı genel kurulun sorumluluk davası açılması yönünde karar alması gerektiğinden, bu konuda alınan kararın ibrazı eğer genel kurulca bir karar verilmemiş ise bu hususun yargılama sırasında tamamlanabileceği göz önüne alınarak, genel kurulun bu yönde karar alması için mehil verilmesi neticesine göre hüküm tesis edilmesi gerekmektedir. Davalı ...'nun icracı müdür olmadığı sonucuna ulaşılması halinde ise, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi gereğince, İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayalı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde İş Mahkemeleri görevlidir. Davalılardan ... şube müdürü olup, 6762 sayılı TTK'nın 342. maddesi (6102 sayılı TTK'nın 367) gereğince icracı müdür olmakla, sorumluluğunun aynı Yasa'nın yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin hükümleri uyarınca değerlendirilmesi gerekir ise de, iş mahkemelerinin, ticaret mahkemelerine göre daha özel yetkili mahkemeler olması davalı ... hakkındaki davanın da, diğer davalıya bağlı olarak özel yetkili mahkemede görülmesi gerektiği ve davanın birlikte görülmesinde yarar da bulunduğu, uyuşmazlığın çözümünde ihtisas mahkemesi olan iş mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, davalı ... hakkındaki dava tefrik edilmeksizin her iki davalı yönünden açılan davada görevsizlik kararı verilmesi gerektiği" belirtilerek mahkememiz kararı bozulmuş ve 2021/390 esas numarasına kaydı yapılmıştır.
Bozma kararı sonrası Ana davanın davacısı ... Bankası A.Ş'ye müzekkere yazılarak davalı ...'nun icracı müdür sıfatının bulunup bulunmadığı, görevlendirilmesine ilişkin varsa davacı anonim şirketin almış olduğu tüm kararlar görevlendirme yazıları ve tüm belgeler celp edilmiştir.
Davacı vekiline temyiz dilekçesinde TL alacağın dışında yabancı para alacağının bulunduğu, bu sebeple dava konusu edilen 2.500.000,00 TL'yi aşan bir alacağın bulunduğu iddia edilmiş ise de davanın belirsiz bir alacak davası olarak açılıp 2.500.000,00 TL üzerinden açıldığı, alacağın belirli hale getirilmediği, 2.500.000,00 TL'nin içerisinde yabancı paranın bir kura göre TL'ye çevrilerek talebinin sözkonusu olup olmadığı açıklamaya muhtaç olduğundan davacı vekiline bu konuda beyanda ve açıklamada bulunması istenilmiştir.
Ceza dava dosyasında aldırılmış olan bilirkişi raporları mahkememize celp edilmiştir.
Davalı ... ' nun bankadaki statüsü, çalışma biçimi, buna ilişkin olarak bankanın almış olduğu tüm kararlar ile görevlendirme yazıları ve çalışma ilişkisine esas tüm belgeler yerinde incelenmek suretiyle davalı ... ' nun icracı müdür sıfatının bulunup bulunmadığı ve ayrıca davacının müteselsil sorumluluk esasına dayanmış olması, dava dışı müteselsil sorumlular tarafından ödeme yapılmış olması dikkate alındığında dava tarihine kadar dava dışı kişilerce ne miktarda ödeme yapıldığı, davacı bankanın bakiye ne miktarda alacağı kaldığı, dava tarihinden sonra ne miktarda ödeme yapıldığı konusunda talimat mahkemesinden bilirkişi heyet raporu aldırılmıştır.
Rapora göre; Davalı ...’nun çalıştığı Banka Şubesinde icracı personel konumunda bulunduğu, bu nedenle yaptığı iş ve işlemlerle bankayı temsil ve ilzama da yetkili olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle yargılamada mahkememizin görevli olduğu kabul edilmiştir.
Yöneticinin sorumluluğundan kaynaklı tazminat davalarında şirketin dava açabilmesi için öncelikle genel kurulda karar alması gerekmektedir. Bu bir dava şartıdır. Bu dava şartı davanın açıldığı tarihte bulunması gerekirse de; dava tarihinden sonra da bu hususta süre verilerek dava şartı tamamlanabilir. Yerleşik uygulamada bu yöndedir. Davacı tarafa sorumluluk davası açılması hususunda genel kurul kararını sunmak üzere kesin süre verilmiş ve davacının banka olması dolayısıyla makul sayılabilecek bir süre de verilmiştir. Bu süre içerisinde davacı banka tarafından genel kurul yapılmış ancak verilen kesin süreye rağmen gündeme bu yönde bir madde ilave edilmemiş ve genel kurulda da bu yönde bir karar alınmamıştır.
Davacı taraf kesin süreye rağmen dava şartını yerine getirmemiştir.
Davacı taraf davalıların icracı müdür olmadığını ileri sürmüşse de; dosya kapsamında yapılan araştırma ve incelemede de Yargıtay ilamında da belirtildiği üzere davalı ...'ın icracı müdür olduğu, yine alınan bilirkişi heyet raporuna göre diğer davalı ...'nun da icracı müdür olduğu anlaşılmakla ana dava ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Ana davanın ve birleşen mahkememize ait 2014/1026 esas sayılı dosyasındaki davanın ayrı ayrı REDDİNE,
Ana dava yönünden;
1-Harçlar yasası gereğince alınması gerekli 179,90 TL harçtan başlangıçta alınan 42.693,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 42.513,85 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı ... Bankası A.Ş'ne iadesine,
2-Ana davada davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Ana davada davalılar kendilerini vekaletnameli vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesap ve takdir edilen 224.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ... Bankası A.Ş.'den tahsili ile davalılara ödenmesine,
4-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine
Birleşen mahkememiz 2014/1026 esas sayılı dava dosyası yönünden;
1-Harçlar yasası gereğince alınması gerekli 179,90 TL harçtan başlangıçta alınan 1.429,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.249,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı ...'na iadesine,
2-Birleşen davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Birleşen davada davalılar kendilerini vekaletnameli vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesap ve takdir edilen 25.172,57 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı ... Bankası A.Ş.'ye ödenmesine,
4-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yargı Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.31/05/2023
Başkan ....
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.