mahkeme 2025/745 E. 2025/688 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/745
2025/688
4 Eylül 2025
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/745 Esas
KARAR NO : 2025/688 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 03/09/2025
KARAR TARİHİ : 04/09/2025
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 04/09/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket nezdinde .... nolu Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ....’ ın malik olduğu .... plakalı aracı, 18.06.2024 tarihinde, ... Mahallesi ... Sk. No:43 önüne park ettiği sırada, davalı/borçlu .... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. Sorumluluğunda olan, 43 numaralı bina yıkımında önlem alınmaması nedeniyle bina kalıntılarının sigortalı araca düşmesi sonucu maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, müvekkili şirkete vaki hasar ihbarına müteakip hazırlatılan ekspertiz raporuna istinaden sigortalı araçta meydana gelen hasar sonrası aracın onarım bedeli olan 124.069,00-TL maddi hasar tazminatı 21.08.2024 tarihinde muhatabına ödendiğini, işbu tazminat ödemesi için müvekkili sigorta şirketinin, TTK m.1472 hükmü gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu, kaza sonucu sigortalıya ait araçta meydana gelen zarar ile ilgili müvekkili şirket tarafından tanzim ettirilen ekspertiz raporu incelendiği taktirde .... İnşaat Malzemeleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti. Hasarın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunu, rücuen tazminat alacakları olan 124.069,00-TL'lik hasar tazminatının ödeme tarihi olan 21.08.2024 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili amacıyla davalı/borçlu aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun yasal süresi içinde borca, faize ve tüm fer’ilerine itiraz ettiğini, davalıların/borçluların itirazlarının haksız ve alacağı geciktirmeye yönelik olduğunu, işbu itirazın iptali için dava sürecine geçilmek istendiğini ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinin “konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmü gereğince 19.08.2025 tarihinde Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numarası ile arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, neticede Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı dosyasında haksız olarak yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, arabuluculuk vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
6100 sayılı HMK madde 138 uyarınca; dava şartları ve ilk itirazlar dosya üzerinden karar verilebileceği dikkate alınarak, mahkememizce öncelikle dava şartları incelenmiştir.
Dava, davacının dava dışı sifortalısına ödediği paranın halefiyet esasınca rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Dava konusu; davacı sigorta şirketine genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan ve ...'ın maliki olduğu ... plakalı araçta 18/06/2024 tarihinde bina yıkımında önlem alınmaması nedeniyle bina kalıntılarının düşmesi sonucu oluşan hasarın, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına ödenmesi sonucunda rücuen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Başkasına ait bir borç nedeniyle alacaklıyı tatmin eden kişinin, onun haklarını kanunda belirtilen durumda ve tatmin ettiği oranda kendiliğinden elde etmesine ardıllık (halefiyet) denir. Dönme (rücu) hakkı ise, başkasına ait borcu yerine getiren kişinin malvarlığında vücut bulan kaybı gidermeyi amaçlayan tazminat niteliğinde bir istem hakkıdır.
Bir borcu yerine getiren kimsenin alacaklının haklarına halef olabilmesi için halefiyetin kanunda açıkça öngörülmüş bulunması gerekir. Kanunda açıkça öngörülmediği sürece bir halefiyetin doğması mümkün değildir. Halefiyet kanunda belirtilmiş belirli durumlarda doğar. Kanunda açıkça öngörülmediği sürece bir halefiyetin doğması mümkün değildir. Halefiyette, rücu hakkını kullanan kişi alacaklının yerine geçer ve aynen alacaklının konumuna sahip olur.
TTK.m.1472 hükmü; "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." şeklindedir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.3.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. Sayılı ilamında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.
Somut olayda: Davacı tarafın davalıya rücu hakkının doğduğu ve zarar görenin haklarına halef olduğu; halefiyet ilkesi gereği halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı, netice itibariyle dava dışı sigortalının ne hakkı varsa bunların davacı şirkete geçmesiyle davacı şirketin de hukuken dava dışı sigortalı yerine geçtiği; uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklı oluşan hasardan kaynaklı dava dışı sigortalıya ödenen bedelin davalıdan rücuen tazmin talebine ilişkin olduğu ve halefiyete bağlı açılan davalarda görev hususunun davacının haklarına halef olduğu kişi ile davalı arasındaki ilişki baz alınarak değerlendirileceği; bununla birlikte davanın mutlak ticari dava olmadığı gibi davacının haklarına halef olduğu dava dışı sigortalı ...'ın gerçek kişi olduğu, potansiyel vergi mükellefi olup, tacir olmadığı ve yine sigortalı aracın da hususi kullanım amaçlı olduğu da dosya içerisindeki sicil kayıtlarından anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK' nın 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır ve aynı kanunun 115.maddesine göre mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Bu durumda davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine ve Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine,
4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına)
5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine,
6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 04/09/2025
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.