mahkeme 2025/673 E. 2025/661 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/673

Karar No

2025/661

Karar Tarihi

13 Ağustos 2025

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/673 Esas
KARAR NO : 2025/661 Karar

DAVA : İtirazın İptali

DAVA TARİHİ : 07/08/2025
KARAR TARİHİ : 13/08/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/08/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında waffle malzemesi ve hammadde alım-satım ilişkisinden kaynaklanan ve tanzim edilen ... nolu ve .... nolu faturalar ile sabit bakiye kalan 24.349,65-TL asıl alacak, 4.101,27-TL işlemiş faiz bedelli borçların tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan ilamsız icra takibinde ödeme emrinin usulüne uygun şekilde davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafından yapılan haksız itiraz sonucu takibin durdurulduğunu, davalı borçlu, tanzim edilen faturalar ile sabit bakiye kalan borcunu ödemediğinden hakkında icra takibi başlatıldığını, borçlunun kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, müvekkili ile davalı arasında waffle malzemesi alım-satımdan kaynaklanan ticari iş ilişkisi olduğunu, müvekkilinin teslim ettiği malların (sos, malzeme, vb.) irsaliyeli elektronik faturalarını süresi içerisinde düzenlemiş ve davalıya göndermiş olduğunu, davalının almış olduğu malların bedelini belli aralıklarla müvekkilinin bildirdiği banka hesabına ödemekte olduğunu, taraflar arasında daha önce defalarca kez faturalı mal alışverişi yapılmış ise de davacı müvekkilinin son ticari işlemden sonra .... nolu ve ... nolu fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine davalıdan ödeme yapmasını istemiş ise de sonuç alamadığını, davalının borçları ödemekten kaçındığını, davalının, müvekkilinin düzenlediği, kendisine gönderdiği ve beyan ettiği irsaliyeli faturalara ilişkin itirazı olmadığını, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk şartı olması sebebiyle Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosu .... başvuru numarası ile başvurulmuş olup, yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafın, tanzim edilen faturalar ve banka hesap hareketlerinden de sabit olan, bakiye kalan borçların tahsiline ilişkin açılan icra takibine alacaklarını sürüncemede bırakmak amacıyla haksız olarak itiraz ettiğini, davalının kötüniyetli olarak yapmış olduğu itiraz sebebiyle, faturaya dayalı likit alacak yönünden %20′ den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek, davanın kabulü ile ilgili Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... Esas icra dosyasındaki itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalının haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne, Bakırköy ve Başakşehir Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, cari hesap alacağının tahsiline yönelik başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Küçükçekmece Arabuluculuk Dairesinin ... Numaralı dosyasında 04/12/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Küçükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 28.450,92-TL toplam alacak yönünden 23/09/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından 16/10/2024 tarihinde ödeme emrine, borca, faize, faiz oranına ve takibin tüm ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.

6100 Sayılı HMK nın 1. Maddesi, aynı yasanın 114/1-c bendi ile 115/1. Hükmü nedeni ile öncelikli olarak görev hususunda inceleme yapılmıştır.
Görev konusundaki uyuşmazlığın çözümü için; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. öncelikle başta TTK olmak üzere, 21.07.2007 tarihli, 26589 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin Karar" ve VUK'un ilgili maddeleri uyarınca davacının tacir mi yoksa esnaf mı olduğunun belirlenmesi gerekir.
TTK'nın 11. maddesinin ikinci fıkrası "(2) Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir." hükmünü amirdir. İlgili fıkrada her ne kadar ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınırın Cumhurbaşkanı kararıyla belirleneceği ifade edilmişse de söz konusu fıkranın 2/7/2018 tarihli değişiklikten önceki halinde sınırın Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterileceği ifade edilmekteydi. Nitekim 21 Temmuz 2007 tarihli, 26589 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile söz konusu ayrımın ne şekilde yapılacağı açıklığa kavuşturulduğundan ve sonrasında Cumhurbaşkanlığı kararıyla bu hususta yeni bir düzenleme yapılmadığından, halen geçerliliğini koruyan Bakanlar Kurulu kararı doğrultusunda değerlendirme yapılmalıdır.
Anılan Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, esnaf ve tacir ayrımı, esnaf faaliyetinin türüne göre 213 sayılı VUK’nun 177. maddesindeki parasal sınırlar esas alınarak belirlenir. Anılan Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, sadece ikinci sınıf tacirlerin esnaf olarak kabulü söz konusu olabilir. Yani birinci sınıf tacirler hiç bir koşulda esnaf olarak kabul edilemez.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 176. maddesine göre tüccarlar, birinci sınıf ve ikinci sınıf olmak üzere ikiye ayrılır. Birinci sınıf tüccarlar, bilanço esasına göre defter tutanlardır. İkinci sınıf tüccarların ise işletme hesabına göre defter tutanlardır. VUK'nun 177. maddesinde ise kimlerin birinci sınıf tüccar olduğu açıklanmış olup birinci aşamada gelir esasına göre bir ayrım yapılmış, maddenin son fıkrasında ise tacirin gelirine hiç bakılmaksızın, ihtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih eden tacirlerin de birinci sınıf tacir oldukları kabul edilmiştir. Bu yasal düzenlemelere göre, kanun gereği birinci sınıf tacir sayılan bir tacirin esnaf olarak kabulü mümkün değildir. Salt ticari işletmenin ticaret siciline kayıtlı olmaması, esnaf odasına kayıtlı olması, bu işletme sahibinin tacir sayılmamasını gerektirmez.
2025 yılı için geçerli olmak üzere esnaf ve sanatkar sayılma hadleri; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan Nakdi limitlerin yarısı ( Fıkra 1 - Mal Alım Tutarı: 1.000.000,00 TL, Mal Satış Tutarı: 1.400.000,00 TL ),( Fıkra 3 - Satış Tutarı: 1.000.000,00 TL ) (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamıdır ( Gayri Safi İş Hasılatı : 990.000 TL ) şeklinde belirlenmiştir.
"...Davalının ticaret siciline kaydı veyahut vergi mükellefiyet kaydı olmaması , tacir olmadığını, esnaf olduğunu göstermediği gibi işletme hesabına göre defter tutuyor olması da esnaf olduğunu göstermemektedir. DavaLının esnaf sayılabilmesi için kazanç unsuru yanında, iktisadi faaliyetlerinin nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmalarına dayanması, kazançlarının ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olması ve esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil(berber, terzi gibi) olması gerekmektedir. Dosya kapsamında, işletme esasına göre defter tutan davalının ticaret sicil kaydı bulunmadığı gibi iş yerinin, TTK anlamında ticari işletme mahiyetinde olduğuna dair dosya kapsamında bir bilgi ve belge bulunmamakta olup, tacir sıfatını destekleyen yeterli delilin de bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca davalının VUK 177 maddesi gereğince faturanın düzenlediği yıl itibari ile gelirinin esnaflar için belirlenen sınırı aşmadığı, faaliyet konusu itibari ile iktisadi faaliyetlerinin nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmalarına dayandığı kabul edilmektedir. Davalının tacir olarak kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Bu durumda nisbi ticari dava niteliğinde olmayan davaya bakmak görevi İstanbul Anadolu .... Asliye Hukuk Mahkemesine ait bulunmaktadır..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, .... Esas, ... Karar, 21/10/2024 Tarih.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; Davacı takibe konu cari hesaba konu faturalar nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasını açmıştır. Dava konusu itibari ile mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Nispi ticari dava olup olmadığına ilişkin davacı ve davalının gerçek kişi olması nedeni ile tacir araştırması yapılmıştır. İstanbul Esnaf ve Sanatklar Odasına, İstanbul Esnaf ve Sanatklar Odasına, Bakırköy ile Başakşehir Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevaplarından anlaşılacağı üzere davacının bilanço esasına göre defter tuttuğu tacir olduğu, davalının ise nın tacir kaydı olmayıp, işletme defteri tuttuğu, davalının beyannameler incelendiğinde, tacir sayılabilmesi için yıllık alım ve satımlarının VUK 177.madde 1 bent dahilinde belirlenen miktarların yarısını aşması gerektiği, ancak davalının ise bu tutarların yarısını aşmadığı , davalının tacir bulunmaması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeni ile mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna,
2- Taraflardan birinin, 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince,
-Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden,
-Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten,
-Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına,
5- Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 13/08/2025

Katip ...
¸e-imzalı

Hakim ...
¸e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim