mahkeme 2025/611 E. 2025/667 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/611
2025/667
15 Ağustos 2025
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/611 Esas
KARAR NO : 2025/667 Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 21/07/2025
KARAR TARİHİ : 15/08/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/08/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ... Anonim Şirketi (..... A.Ş.) ... Belediyesi (...) tarafından 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 26.Maddesinde verilen yetkiye dayanılarak Türk Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında kurulmuş bir sermaye şirketi olduğunu, müvekkili .... A.Ş. bu nedenle hukuken yaptığı ve yapacağı tüm iş ve işlemlerde TBK ve TTK hükümlerinin yanı sıra 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu, 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu ve sair mevzuat hükümlerine de tabi bulunduğunu, 30.11.2007 Tarih 2860 Sayılı ... meclis kararı ile mülkiyeti ...'ye ait olan çiçek satış büfelerinin işletme ve tasarruf yetkisi elde edilerek gelirin %50'sinin ...'ye ödenmesi şartı ile 10 yıl süre ile müvekkili .... A.Ş.'ye verilmiş, müvekkil şirketin, ... meclis kararı ile verilen işbu tasarruf yetkisi kapsamında çiçek büfelerini işletmeye başlamış olduğunu, bu kapsamda davalı borçlu ile 01.12.2016 tarihinde 9 No'lu .... Büfesi İşletme Sözleşmesi imzalanmış, sözleşmenin 5.maddesine göre sözleşme 01.12.2016 tarihi ile 30.11.2017 tarihleri arasında geçerli, dolayısıyla 30.11.2017 tarihinde sözleşme süresi sona ermekte olup, sözleşmenin süre sonunda devam edeceğine ilişkin .... Büfesi İşletme Sözleşmesi'nde hüküm de bulunmamasına rağmen davalı borçlu büfeyi tahliye etmeksizin haksız işgal suretiyle kullanmaya devam etmiş olduğunu, 30.11.2017 Tarihli .... Sayılı ... meclis kararı ile müvekkil şirkete verilen çiçek büfelerini işletme ve tasarruf yetkisi bu tarih itibariyle sona ermiş olup müvekkili şirketin meclis kararının yenilenmesi için ...'ye başvuru yapmış olduğunu, dolayısıyla dava konusu edilen tarihler arasında müvekkilinin de bu yerle ilgili tasarruf yetkisi mevcut olmadığını, bunun üzerine ... meclisinin 17.07.2020 Tarihli 606 Numaralı meclis kararında aynen ''Meclis kararının yenilenmesi talep edilen çiçek Satış Büfelerinin, 30.11.2017 Tarihli ve ... Sayılı Meclis kararı çerçevesinde İşletme hakkı ... Ticaret A.Ş.'ye verilen ve 30.11.2017 Tarihine kadar konumlu olanlarının işletme hakkı süresinin 30.11.2017 tarihinden itibaren 5 yıl süreyle uzatılması, bunlardan üçüncü kişilere kiraya verilenlerin kira gelirinin %50'si ... Ticaret A.Ş. Tarafından işletenlerin ise cirosunun %7+KDV'sinin Belediye'ye ödenmesi kaydıyla 5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu'nun 26.maddesi uyarınca KABULÜ...'' şeklinde olup bu karar ile müvekkili şirketin çiçek büfeleri üzerindeki tasarruf yetkisinin 5 yıl süre ile uzatıldığını, 30.11.2017 Tarihli 2860 Sayılı ... Meclis kararı ile Müvekkil Şirkete verilen .... Büfesi İşletmesi ve tasarruf yetkisi 30.11.2022 tarihine kadar devam ettiğinden ve büfeler üzerindeki hak ve tasarruf yetkisi mevcudiyetini korumuş olduğundan davalı borçlu işletmecisinin cari hesap borcunu ödenmesinin talep edilmesinin zaruretinin hasıl olduğunu, zira işgalci konumuna düşen işletmelerin birikmiş kullanım borcunun tahsil edilmesi yükümlülüğü de Meclis Kararı ile müvekkili şirkete verildiğini, davalı borçlu ile müvekkili şirket arasındaki 01.12.2016 Tarihli ve 9 No'lu .... Büfesi İşletmesi Sözleşmesinin süresi dolmuş olmasına rağmen davalı borçlunun ... Büfesini Hukuki İlişkiye dayanmaksızın Kullanmaya devam etmiş olup Füzul'i Şagil olduğunu, borçlunun haksız işgalle kullanımından kaynaklı kullanım bedelini de ihtar sonrası müvekkili şirkete ödemediğini, davalının tebliğ edilen faturalara itiraz etmemesi ve ödeme de yapılmaması üzerine müvekkili şirket tarafından davalı borçluya ilk olarak İstanbul ... Noterliği 10.02.2023 Tarih .... Yevmiye Numaralı ihtarname gönderilmiş, müvekkili şirket ve bu ihtarname ile ''30.11.2017 tarihi itibariyle davalı borçlu ile çiçek büfelerinn işletilmesine lişkin doğrudan veya dolaylı olarak hukuki ilişkinin mevcut olmadığı, davalı borçlunun bu tarihten itibaren işgalci konumunda olduğu ve ilgili çiçek büfesinin tahliyesi ve işgalci konumunda işletmeye devam eden işgalci konumuna düşen işletmelerin birikmiş kullanım borcunun tahsil edilmesi yükümlülüğü de Meclis Kararı ile müvekkili şirkete verilmiş olduğu ve 31.01.2023 Tarihi itibariyle cari hesap borcu 14.796,84TL'nin ödenmesi gerektiğinin davalıya ihtar edildiğini, müvekkili şirket tarafından gönderilen ihtarname tarihinde davalı borçlu tarafından tebliğ edilmiş olsa da herhangi bir ödeme yapılmamış olduğundan davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, Bakırköy ... İcra Dairesi ... E. sayılı icra dosyası kapsamında davalı borçlu vekili tarafından dosyadaki asıl alacağın tümüne 25.04.2023 tarihinde itiraz edilmiş, hukuka aykırı ve haksız itiraz sonucunda takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, söz konusu itiraz ve kararın tarafların tebliğ edilmediğini, her ne kadar davalı vekili itirazından müvekkili şirkete ödeme yapıldığı ancak iade edildiği iddiasında bulunmuşsa da bu iddia, yapılan itiraz ve içeriği gerçek dışı, açıkça kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğundan işbu likit alacak bedeli üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi taleplerinin olduğunu, ödeme emrine itiraz dilekçesinde davalı borçlu tarafından borca ve ferilerine itiraz etmiş olup ayrıca faize de itiraz edilmiş olduğunu, 30.06.2017 tarihli imzalanan sözleşme süresi dolması akabinde müvekkili Şirketin ödeme bedellerini güncellemesiyle Şirkete fatura ile bildirilen bedelleri ödemediğini, bu kapsamda, davalı borçlu tarafından kullanılan alacak için endeks güncellemesi yapılmış ve yeni sözleşme bedelleri uygulanmış ve fatura davalı borçluya gönderilmiş, çiçek bedellerinin işletme bedellerine yapılan zamlar hukuka ve yasalara uygun, TÜİK artış oranlarına uygun endekslemelerle TÜFE oranına göre hesaplama yapılmış, bu zamların mesnetsiz itirazın kabul edilmesinin mümkün olmadığını, talep edilen alacağın haksız işgal tazminatı olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin bir kira ilişkisi değil ve imzalanan sözleşmenin kira sözleşmesi olmadığını, ihtarname ile davalının temerrüde düşürüldüğünü, dava şartı olan ticari arabuluculuk görüşmeleri kapsamında borçlu ile anlaşılamadığını beyan ederek, davanın kabulüne ve dava borçlunun Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ve takibin devamına, alacağa takipten sonra ticari faiz işletilmesine ve takibe haksız ve kötü niyetli itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne, Beşiktaş Vergi Dairesi Müdürlüğüne, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, davalı borçlunun işletimine verilen .... Büfesinin davalı tarafından haksız işgaline dayalı olarak başlatılmış icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... Numaralı dosyasında 18/11/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 14.796,84-TL asıl alacak, 148,17-TL işlemiş faiz, 14.945,01-TL toplam alacak yönünden alacağın tahsili tarihine kadar %10,75 faizi masraf ve vekalet ücreti ile tahsili, kısmi ödemelerde BK.100e göre yapılması talebiyle 06/04/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından 25/04/2023 tarihinde yetkiye, vekalet ücretine, faize, ferilerine, ödeme emrine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
6100 Sayılı HMK nın 1. Maddesi, aynı yasanın 114/1-c bendi ile 115/1. Hükmü nedeni ile öncelikli olarak görev hususunda inceleme yapılmıştır.
Görev konusundaki uyuşmazlığın çözümü için; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Kira alacağı talebi ile ecrimisil talebi davanın sebebi yönünden ayrı mahiyettedirler. Kira alacağı sözleşmeye göre belirlenirken, ecrimisil rayice göre hesaplanacağından verilen kararların birbirlerine karşı kesin hüküm dahi teşkil edemeyecekleri düşünüldüğünde aynı dava olduklarından bahsedilemez. Bu durumda davacı vekili kira sözleşmesine dayanmadığından anılan bu isteğin 4721 sayılı Kanun hükümlerinden kaynaklandığı ve uyuşmazlığın çözümünün 6100 sayılı Kanun'un 2/1 inci maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinin görevinde bulunduğunun kabulü gerekir. ( YHGK 2023/1-235 E. 2024/195 K.)
"...Somut olay değerlendirildiğinde, davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile imzalanan 01/12/2016 tarihli 19 nolu çiçek büfesi sözleşmesinin süresinin sona ermesine rağmen davalının sözleşmeye konu büfeyi haksız işgal suretiyle kullanmaya devam ettiğini, davalının fuzuli şagil olduğunu, haksız işgalden doğan kullanım bedelini ödemediğini iddia etmektedir. Görüleceği üzere dava dilekçesinde açıkça haksız fiile dayanıldığı gibi hukuki nitelendirme de davacı tarafından bu iddiaya uygun olarak yapılmış ve açık bir şekilde ecrimisil istenilmiştir. Dosyada bulunan belgelerden davalının tacir olmadığı anlaşılmaktadır. Eldeki davanın da mutlak ticari davalardan olmaması sebebiyle haksız kullanımdan kaynaklı alacağa dair davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu sebeple Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken Sulh Hukuk mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi hatalı olduğundan kararın kaldırılması gerekmiştir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .. Hukuk Dairesi, .. Esas, ... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; Davacı, takibe konu, davalı borçlunun işletimine verilen ... Büfesinin davalı tarafından haksız işgaline dayalı olarak başlatılmış icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali davasını açmıştır. Dava konusu itibari ile mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Nispi ticari dava olup olmadığına ilişkin davalının gerçek kişi olması nedeni ile tacir araştırması yapılmıştır. İstanbul Esnaf ve Sanatklar Odasına, İstanbul Esnaf ve Sanatklar Odasına, Beşiktaş Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevaplarından anlaşılacağı üzere davalının tacir kaydı olmayıp, işletme defteri tuttuğu, davalının beyannameler incelendiğinde, tacir sayılabilmesi için yıllık alım ve satımlarının VUK 177.madde 1 bent dahilinde belirlenen miktarların yarısını aşması gerektiği, ancak davalının ise bu tutarların yarısını aşmadığı, davalının tacir bulunmaması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeni ile mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna,
2- Taraflardan birinin, 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince,
-Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden,
-Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten,
-Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına,
5- Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 15/08/2025
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.