mahkeme 2025/609 E. 2025/732 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/609
2025/732
15 Eylül 2025
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/609 Esas
KARAR NO : 2025/732
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/07/2025
KARAR TARİHİ : 15/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçeside; Müvekkilinin ...... Anonim Şirketi (KÜLTÜR A.Ş.) ..... tarafından 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 26.Maddesinde verilen yetkiye dayanılarak Türk Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında kurulmuş bir sermaye şirketi olduğunu, müvekkili ...... A.Ş. bu nedenle hukuken yaptığı ve yapacağı tüm iş ve işlemlerde TBK ve TTK hükümlerinin yanı sıra 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu, 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu ve sair mevzuat hükümlerine tabi olduğunu, 30.11.2007 Tarih 2860 Sayılı ...... meclis kararı ile mülkiyeti ...... ye ait olan çiçek satış büfelerinin işletme ve tasarruf yetkisi elde edilerek gelirin %50'sinin ...... 'ye ödenmesi şartı ile 10 yıl süre ile müvekkil ... A.Ş.'ye verildiğini, müvekkili şirketin ...... meclis kararı ile verilen işbu tasarruf yetkisi kapsamında çiçek büfelerini işletmeye başladığını, davalı borçlu ile 01.12.2016 tarihinde ..... No'lu ..... Büfesi İşletme Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 5.maddesine göre sözleşme 01.12.2016 tarihi ile 30.11.2017 tarihleri arasında geçerli, dolayısıyla 30.11.2017 tarihinde sözleşme süresi sona erdiğini , sözleşmenin süre sonunda devam edeceğine ilişkin ..... Büfesi İşletme Sözleşmesi'nde hüküm de bulunmamasına rağmen davalı borçlu büfeyi tahliye etmeksizin haksız işgal suretiyle kullanmaya devam ettiğini, 30.11.2017 Tarihli 2860 Sayılı....... meclis kararı ile müvekkil şirkete verilen çiçek büfelerini işletme ve tasarruf yetkisi bu tarih itibariyle sona erdiğini, müvekkili şirketin meclis kararının yenilenmesi için.......'ye başvuru yaptığını , dava konusu edilen tarihler arasında müvekkilinin bu yerle ilgili tasarruf yetkisi mevcut olmadığını, müvekkili şirketin çiçek büfeleri üzerindeki tasarruf yetkisi 5 yıl süre ile uzatıldığını, 30.11.2017 Tarihli 2860 Sayılı....... Meclis kararı ile müvekkil şirkete verilen ...... Büfesi İşletmesi ve tasarruf yetkisi 30.11.2022 tarihine kadar devam ettiğinden ve büfeler üzerindeki hak ve tasarruf yetkisi mevcudiyetini korumuş olduğunu davalı borçlu işletmecisinin cari hesap borcunu ödenmesini talep ettiğini, işgalci konumuna düşen işletmelerin birikmiş kullanım borcunun tahsil edilmesi yükümlülüğünün Meclis Kararı ile müvekkil şirkete verildiğini, ...... 'nin 17.07.2020 Tarihli ..... Numaralı meclis kararında; Müvekkil Şirketin ...... büfeleri üzerindeki tasarruf yetkisi 30.11.2017 Tarihinden itibaren 5 yıl süre ile uzatılmış olup....... meclisinin vermiş olduğu bu tasarruf yetkisi kapsamında davalı borçlunun haksız işgalle işletmekte olduğu ..... büfesinin kullanım bedellerine ilişkin 21.10.2022 Tarihli 4.932,28 TL bedelli, 31.10.2022 Tarihli 4.932,28 TL bedelli ve 30.11.2022 Tarihli 4.932,28 TL bedelli faturalar düzenlenerek davalı borçluya tebliğ edildiğini, davalı borçlunun kullanım bedeline ilişkin düzenlenen bu faturalara süresinde itiraz etmediğini, borçlu işletmeci TTK md 21/2 düzenlemesine göre fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağını, davalının tebliğ edilen faturalara itiraz etmemesi ve ödeme de yapılmaması üzerine müvekkili şirket tarafından davalı borçluya ilk olarak İstanbul ..... Noterliği 10.02.2023 Tarih ...... Yevmiye Numaralı ihtarname gönderildiğini, müvekkili şirketin bu ihtarname ile ''30.11.2017 tarihi itibariyle davalı borçlu ile çiçek büfelerinn işletilmesine lişkin doğrudan veya dolaylı olarak hukuki ilişkinin mevcut olmadığını, davalı borçlunun bu tarihten itibaren işgalci konumunda olduğu ve ilgili çiçek büfesinin tahliyesi ve işgalci konumunda işletmeye devam eden işgalci konumuna düşen işletmelerin birikmiş kullanım borcunun tahsil edilmesi yükümlülüğü de Meclis Kararı ile müvekkili şirkete verilmiş olduğu ve 31.01.2023 Tarihi itibariyle cari hesap borcu 14.796,84TL'nin ödenmesi gerektiği davalıya ihtar edildiğini, herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, sonuç olarak davanın kabulüne ve davalı borçlununı Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ....... Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ve takibin devamını, alacağa takipten sonra Ticari Faiz işletilmesine ve takibe haksız ve kötü niyetli itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere İcra İnkar Tazminatı'na hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizce davalı Mecbure Karagöz'ün tacir araştırmasının yapılması için Sultanbeyli Vergi Dairesi, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
HMK'nın 2. maddesine göre;
"(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir."
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar sayılmış olup, uyuşmazlık konusunun TTK'nın 4. maddesi kapsamında sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, yapılan araştırma neticesinde taraflardan hepsinin tacir olmaması (davalının tacir olmadığı anlaşıldığından) nedeniyle uyuşmazlığın nispi ticari dava türüne girdiği de söylenemeyecektir. Dolayısıyla HMK'nın 2. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu kanaati ile kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevli olmasının HMK'nın 114/1-c maddesinde dava şartı olarak düzenlenmesi, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna,
2- Taraflardan birinin,6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince ,
-Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden ,
-Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten,
-Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren
2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına,
5- Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine dair,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. 15/09/2025
Katip ......
¸E-imza
Hakim .....
¸E-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.