mahkeme 2025/359 E. 2025/699 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/359
2025/699
8 Eylül 2025
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/359 Esas
KARAR NO : 2025/699
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 29/04/2025
KARAR TARİHİ : 08/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak tarafların anlaşamadığını, dava konusu icra takibinin,müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişkiye dayanan fatura alacaklarından kaynaklandığını, müvekkili şirketin özellikle yurt dışı başta olmak üzere lojistik sektöründe faaliyet gösteren ve müşterilerine platform hizmeti sunan bir tüzel kişi olduğunu, bu kapsamda, sağladığı yazılım ile, gönderici ile taşıyıcıyı bir araya getirmekte, taşımacılık faaliyetlerine aracılık etmekte olan taşıma işleri organizatörü sıfatını haiz olduğunu, excel listesinde yer verilen ve davacıya ait olan emtialar, müvekkili şirketten alınan hizmet aracılığıyla, davacının ticari faaliyetleri neticesinde başta Amerika Birleşik Devletleri, Avusturya, İspanya, İsviçre, Kanada, Fransa, İtalya ve İngiltere gibi bir çok ülkeye ihraç edildiğini,farklı tarihlerde verile taşıma hizmetlerine karşılık faturaların bir kısmı ödenmişse de, özellikle 26.09.2023 tarihinden sonra kesilen faturaların bedelleri davalı tarafça ödenmediğini, müvekkili şirket'e ait ticari defterler incelendiğinde de açıkça görüleceğini, alacakların tahsili için başlatılan icra takibine de haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, davalının müvekkili şirkete olan borcu likit olup, itirazı haksız ve kötü niyetli olduğu için davalı tarafın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesini Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygı ile talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın icra takibine ve eldeki davaya dayanak olarak sunduğu alacağın, taraflar arasındaki taşıma hizmetlerinden kaynaklandığını iddia ettiğini, b kapsamda düzenlenmiş çok sayıda e-faturayı delil olarak sunduğunu , söz konusu ticari ilişkiye esas teşkil eden herhangi bir yazılı taşıma sözleşmesi, hizmet protokolü, sipariş formu, onaylı iş emri ya da benzeri nitelikte bir belge sunulmadığını, Ticaret hukuku bakımından bir borç ilişkisine dayanarak hak talep eden taraf, bu hakkın dayanağını açık, belirli ve somut bir biçimde ortaya koymakla yükümlüdür. Bu çerçevede, taşıma hizmeti sunulduğu ve bu hizmet karşılığında belirli bir ücretin talep edildiği iddia ediliyorsa; bu hizmetin kapsamını, süresini, ücretlendirme sistematiğini ve taraflar arasında ne şekilde kararlaştırıldığını gösteren hukuki dayanaklı bir sözleşmenin varlığı zaruri olduğunu, navlun bedeli gibi karmaşık hesaplamalara konu olan taşıma ilişkilerinde, hangi güzergahlar için ne tür lojistik hizmetler sağlandığı, bunların kim tarafından ne şekilde talep edildiği, teslim alındığı ve onaylandığı hususlarının net biçimde ortaya konulması gerektiğini, mevcut dosyada yalnızca tek taraflı düzenlenmiş e-faturalar bulunduğunu ,bu faturaların TTK m.21/2 uyarınca ancak ticari nitelik taşıyan bir ilişkinin tarafı olan ve tacir sıfatı taşıyan kişilere yönelik olarak itiraz edilmediğinde kabul edilmiş sayılabileceğini, müvekkilinin bu tür bir tacir sıfatı bulunmadığını, sözleşme olmaksızın düzenlenmiş faturaların tek başına borç doğurucu etkisi olmadığını ,davacı taraf tarafından sunulan fatura toplamları farklı tarihlerde, farklı miktarlarda, bazen iade içeren çelişkili kayıtlarla sunulduğunu, borcun açık ve belirli (likit) olmadığını gösterdiğini, itirazın iptali davası açılamayacağı, yalnızca menfi tespit davası açılmasının mümkün olduğunu, davanın reddini, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davacının haksız ve dayanaksız icra inkar tazminatı talebinin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
HMK'nın 114/1. maddesinde dava şartları tahdidi olarak sayıldıktan sonra anılan maddenin ikinci fıkrasında "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü ile diğer kanunlarda dava şartlarına ilişkin düzenlemelerinde dikkate alınması gerekliliğine vurgu yapılmıştır.
Sözü geçen Kanun'un 115. maddesi hükmü de;
"Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder."
şeklinde olup buna göre Mahkeme'nin dava şartı noksanlığı hâlinde yapacağı işlemler düzenlenmiştir.
7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesinde Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülecek olan bazı davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı hâline getirilmiştir.
Yine 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi hukmü ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
şeklinde olup madde ile arabulucuya başvuruyu dava şartı olarak kabul edilen davalarda, arabulucuya başvurmadan dava açılması hâlinde yapılacak işlem düzenlenmiştir.
Dosyada ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Huzurda görülen dava konusunun tazminat davası olması nedeni ile davanın açıldığı 29/04/2025 tarihinde davanın araculuculuğa tabi olması ilgili yasa hükmü gereğidir. Davacı tarafından dava dilekçesinde arabulucuya başvurulduğuna ilişkin beyanda bulunduğu, bunun üzerine mahkememizce tensip zaptı ara kararı gereğince arabuluculuk tutanağı aslını veya onaylı örneğini sunması için davacıya 1 haftalık kesin süre verildiği, tensip zaptının davacıya tebliğ ediliği fakat 1 haftalık süre geçmiş olmasına rağmen duruşma tarihi itibariyle de bu eksikliğin giderilmediği anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi ekinde arabuluculuk tutanağının sunulmamış olması nedenleri ile arabuluculuğa ilişkin dava şartının, tamamlanabilir dava şartlarından olmadığı gözetilerek huzurda görülen davanın, 7155 Sayılı yasa ile değişik 6102 Sayılı TTK'nun 5/A ve aynı sayılı yasa ile değişik 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Açılan davanın arabuluculuğa ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 2.939,24-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.323,84-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine
3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT 7/2.maddesi gereğince takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine,
6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi.08/09/2025
Katip ...
¸E-imza
Hakim ....
¸E-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.