mahkeme 2025/293 E. 2025/292 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/293
2025/292
8 Nisan 2025
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/293 Esas
KARAR NO : 2025/292 Karar
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 26/03/2025
KARAR TARİHİ : 08/04/2025
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 08/04/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin, eski sevgilisi ...tarafından kandırıldığını, menfaat sağlamak amacıyla müvekkilinin adına ... Tic. San. Ltd. Şirketi unvanlı şirket kurduğunu, şirketin kurulması, faturalar, para transferleri ve hür türlü işlemi, ...ve arkadaşları tarafından yapıldığını ya da müvekkiline yönlendirildiğini, müvekkilinin hangi işlemleri yaptığını bilmediğini, vergi dairesince şirketin incelenmeye alınması ile haberdar olduğunu, vergi müfettişleri tarafından defter beyanı istendiğini, usulsüz işlemler nedeniyle bilgi talep edildiğini, müvekkilinin şirketle ilgili bir bilgisinin olmaması nedeniyle zor durumda kaldığını, müvekkilinin aleyhinde, dava açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, ...müvekkilinin güvenini kötüye kullanarak kurulan şirket üzerinden menfaat sağladığını, müvekkilinin vergi ve SGK borcu altında kaldığını, şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, bu nedenle şirketin feshini, TTK 636 maddesi gereği hakimin haklı sebebin bulunması halinde şirketin feshine karar verebileceği kabul edildiğini, şirketin feshi kararı ile birlikte tasfiyesi amacıyla gerekli işlemlerin yapılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 03/04/2025 Tarih, ... Esas, .... Karar sayılı gönderme kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş olduğu görülmüştür.
Davalı şirkete ait Ticaret Sicil kayıtları celp edilmiştir.
Dava dilekçesi, ticaret sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava; 6102 sayılı TTK'nun m. 636/3 hükmü uyarınca limited şirketin haklı sebeple feshi istemine ilişkindir.
Davalı şirkete ait İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü Kayıtları incelendiğinde; .... sicil numarasında kayıtlı ...nin adresinin, ... Mah. .... Sk. ... Blok No: 2 İç Kapı No: 73 Esenyurt / İSTANBUL olduğu görülmüştür.
Davalı şirketin merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6100 sayılı HMK' nın 14/2. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır.
Dava konusu, 6102 sayılı TTK' nın 4/1-a ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görev alanına girmektedir.
Davalı şirkete ait İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinde; Davacı ...'nin davalı şirketin (%100) tek ortağı olduğu görülmüştür.
Öncelikle mahkememizce dava şartları açısından dosyanın incelenmesi gerekmiştir.
a) Hukuki yarar yönünden değerlendirme:
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 18.02.2022 Tarih ve 2019/5 E. - 2022/1 K. Sayılı ilamında da belirttiği üzere; davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli değildir. Bundan başka, davacının dava açmakta hukukî bir yararının bulunması gerekir; yani, dava hakkı hukukî yarar ile sınırlıdır. Buna hukukî korunma (himaye) ihtiyacı da denir. Yani davacının mahkemeden hukukî korunma istemesinde, korunmaya değer bir yararı olmalıdır, aksi hâlde devletin mahkemelerini (davası ile) gereksiz yere uğraştıramaz.
Hukukî yarar dava açıldığı anda var olmalıdır; ilerideki (müstakbel) bir yarar yeterli değildir. Bu nedenle, muaccel olmayan (müeccel) alacak için dava açılamaz; açılırsa, dava hukukî yarar yokluğundan (usulden) reddedilir. Fakat bu, alacağın muaccel hâle gelmesinden sonra yeniden dava edilmesine engel değildir. Aynı şekilde, açıldığı sırada belli olmayan, şüpheli veya ileride doğacağı beklenen bir yarar da hukukî yarar sayılmaz (Kuru/Arslan,/Yılmaz, s. 244; Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukuku, Cilt I, Ankara 2016, s. 456).
Davanın açıldığı sırada var olmayan “hukukî yararın” dava sırasında tamamlanması, mahkemenin “hukukî yarar” eksikliğinin tamamlanmasını beklemesi söz konusu olamaz. Çünkü, hukukî yarar dava şartı eksikliği ilgili tarafa belli bir süre verilerek taraf eylemi ile tamamlanabilecek bir dava şartı değildir. (Pekcanıtez, Hakan Atalay, Oğuz/ Özekes, Muhammet: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2015, s. 250-251; Pekcanıtez, Hakan: Medeni Usul Hukuku, Ciltli, İstanbul 2017, s. 948).
Hukukî yararın bulunması dava şartı, sadece dava açılırken değil, nihai karar verilinceye kadar mevcudiyetim devam ettirmelidir. (Arslan, Ramazan Yılmaz, Ejder/Ayvaz Taşpınar, Sema/ Hanağası, Emel: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2020, s. 316; Budak, Ali Cem/ Karaaslan, Varol: Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2021, s. 176; Postacıoğlu, İlhan: Medeni Usul Hukuku, İstanbul 1975, s. 204; Karslı, Abdurrahim: Medeni Muhakeme Hukuku, İstanbul 2012, s. 466; Alangoya, Yavuz: Medeni Usul Hukuku Esasları, İstanbul 2000, s. 170-178).
6102 sayılı TTK' nın 636/3 maddesi; “Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda; Davacı ...'nin davalı ...nin tek ortağı olduğu sicil kayıtlarından anlaşılmış olup ve bu durumda davacının yazılı olarak alacağı bir genel kurul kararı ile şirketi feshedebileceği bir hakkı varken ve yine fesih kararı aldıktan sonra fesih işlemlerini kendisinin yürütmesi gerekirken, limited şirketin feshi davası açamayacağı; bu haliyle davacının hukuki yararının olmadığı tespit edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 11.01.2014 Tarih ve 2021/773 E. - 2024/44 K. Sayılı ilamı)
6100 sayılı HMK 320. maddesi gereğince dava şartı eksikliği nedeniyle taraflar davet edilmeden de dosya üzerinden karar verilebileceği anlaşıldığından, davacının davasının dava şartı olan hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-h ve 115/2 hükümleri gereğince hukuki yarar dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafça yatırılan ve yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden oy birliğiyle karar verildi. 08/04/2025
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.