Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/123
2025/133
13 Şubat 2025
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/123
KARAR NO : 2025/133
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
DAVA TARİHİ : 10/02/2025
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP:Davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin lehtarı olduğu Keşidecisi ...., lehtarı ... olan, Türkiye .... Bankası ... Şubesindeki TR.... numaralı hesaptan ödenecek olan, ... seri numaralı, 35.000.-TL’lik çekin müvekkil tarafından kaybolduğunu, yapılan tüm aramalara rağmen bulunamadığını, dava konusu çek hakkında ödeme yasağı verilmesini yargılama sonucunda çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; TTK'nın 818/1-s maddesi atfıyla aynı yasanın 757 ve takip eden maddelerine göre açılan zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkin çekişmesiz yargı işidir.
HMK'nun 115/1 maddesindeki "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmü karşısında mahkeme dava dilekçesi üzerine dava şartları arasında sayılan yetki hususunu inceleyip yetkisiz olduğu kanaatine varması halinde kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermesi usül ekonomisi bakımından da elzemdir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun dava şartlarını düzenleyen 114/1. Maddesinin ç bendinde "Yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili olması", dava şartlarının incelenmesini düzenleyen 115/1. Maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." ile 115/2 maddesindeki ""Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." hükümleri bir arada değerlendirildiğinde işbu davada HMK'nın 114/ç maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığının bulunduğu ve bu noksanlığın giderilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 757/1. maddesine göre;
"İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir."
Söz konusu maddede düzenlenen yetki kuralı kesin yetki kuralı olup mahkemece resen dikkate alınması gerekir.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar davacı vekili tarafından çek iptali istemli işbu davayı mahkememizde ikame ederek dava konusu çek bedeli üzerine ödeme yasağı konularak iptalini istemiş ise de; TTK'nın ilgili düzenlemeleri gereği çek iptali davalarında çekin ödeme yeri veya hamilin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemelerinin kesin yetkili olması, kamu düzenine ilişkin bu yetki kuralının mahkemece re'sen nazara alınmasının gerekmektedir.
Türk Medeni Kanun m. 19/f.2 uyarınca bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz. Yerleşim yerinin tekliği olarak ifade edilen bu ilkeyi düzenleyen emredici hüküm niteliğindedir. Hukuk güvenliği ve kamu düzeni bakımından yerleşim yerinin tekliği ilkesi önemli faydalar sağlamaktadır. Yerleşim yeri kavramının oldukça geniş bir uygulama alanı bulmuş olduğu nazara alındığında, teklik ilkesinin hukukumuzda kabul edilmiş olması isabetli görülmektedir.
Somut uyuşmazlıkta ise, UYAP ekranından yapılan sorgulamada davacının 03/07/2018 tarihli Nüfus Müdürlüğüne vermiş olduğu beyanında sürekli kalma niyeti ile oturduğu yer olarak beyan ettiği, mernis adresinin ".... Mah.... Sk. No:2 CG Arnavuköy/İstanbul"dur. Dava dilekçesinde davacı yerleşim yeri adresi olarak ".... Cad. .... İş Merkezi 9/3 Bahçelievler/İSTANBUL" gösterilmiştir. Davacının dava dilekçesinde beyan ettiği adres incelendiğinde, iş merkezi olarak yazdığı, oysa ki kişinin doğduğu yer, iş yerinin bulunduğu yer, kişinin sürekli ilişkisinin bulunduğu yerler olmakla birlikte, yerleşim yerini belirlemeye yeterli olamaz (Prof. Dr. Zevkliler, Medeni Hukuk, 5. Bası, s. 371 ve devamı; Prof. Dr. Aytekin Ataay, Şahıslar Hukuk, 1978, s. 233; Prof. Dr. B. Köprülü, Medeni Hukuk, 1984, s. 355). Şu halde ikametgâhın belirlenmesi için fiilen oturulan yer yanında, davacının sürekli oturma amacını belirlemek gerekmekte olup davacının yerleşiminin sürekli kalma niyeti ile oturduğu yer olarak beyan ettiği "Arnavuköy/İstanbul" adresinin kabulü gerekmekte olup yargı sınırlarımız dışında kalmaktadır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 757/1. maddesine göre çek iptali davalarında diğer bir yetkili mahkeme dava konusu çek hesabının bağlı olduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesi olup, dava konu çek incelendiğinde şubenin "...." adresinde olduğu yargı sınırlarımızın dışında kaldığı anlaşılmaktadır.
Neticeten, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 757/1. maddesine göre mahkememizin işbu dava yönünden yetkisiz olduğu, çek hesabının bağlı olduğu yer olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılarak başkaca hususlar incelenmeksizin mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın HMK'nın 114/1-ç ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİ ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL ANADOLU NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne tevzi edilmek üzere İSTANBUL ANADOLU HUKUK MAHKEMELERİ TEVZİ MÜDÜRLÜĞÜ’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafın yokluğunda karar verildi. 13/02/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.