mahkeme 2024/487 E. 2025/302 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/487
2025/302
8 Nisan 2025
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/487 Esas
KARAR NO : 2025/302
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 25/09/2024
KARAR TARİHİ : 08/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ...... numaralı “Trafik Sigorta Poliçesi” ile trafik sigortalı bulunan ...... plaka sayılı aracın 07.05.2023 tarihinde dava dışı ..... 'ın maliki olduğu ..... plaka sayılı park halindeki araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, hasarın müvekkili şirkete ihbarı üzerine, gerekli tahkikatın başlatıldığını ve Sigortacılık Kanunu 22. maddesi uyarınca hasar ve kusur durumunun tespiti için bağımsız ve uzman eksper tayin edildiğini, 24.07.2023 tarihinde 30.000,00-TL toplam hasar bedeli olarak ..... plakalı aracın malikinin vekiline ödendiğini, müvekkili şirket tarafından, davaya konu hasar sebebiyle ödenen bedelin davalıya rücusu kapsamında davalıya 03.08.2023 tarihinde ihtarname gönderilmişse de herhangi bir cevap verilmediğini, tazminattan; %100 oranında davalının sorumlu olduğunu, davaya konu sigorta hasarının müvekkili şirketçe ödenmiş olduğunu, anılan hasardan sorumlu olan davalı hakkında yasal süre içerisinde Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini, davalı tarafın Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptalini, takibin devamını, davalının haksız itirazından dolayı %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kazaya konu aracı kaza tarihinden önce sattığından davacının işbu kazayla ilgili rücu hakkı olmadığını, husumet itirazında bulunduğunu, davaya konu aracın 02/05/2023 tarihinde satıldığını, kazanın ise 07/05/2024 tarihinde gerçekleştiğini, bu nedenle söz konusu kaza sebebiyle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin işleten, malik, sürücü sıfatı olmadığını, müvekkili şirkete husumetin yöneltilemeyeceğini, sigorta şirketinin müvekkili şirkete rücu edebilme şartlarının oluşmadığını, davanın araç malikine ihbarını, müvekkilinin kaza tarihinden önce aracı dava dışı .....'e sattığını, kaza tespit tutanağında kusur oranlarının belirtilmediğini, sigortacının rücu tutarının kusur oranıyla sınırlı olduğunu, ödemesi yapılan hasar miktarının fahiş olduğunu, bu nedenlerle öncelikle davanın görevsiz mahkemede açıldığından görevsizlik nedeniyle davanın reddi kararı verilmesini, davanın husumet yokluğu, aksi halde esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE:
Dava, olay yeri terk sebebine dayalı rücu alacağı nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının .....Sigorta Anonim Şirketi olduğu, borçlusunun .... Çevre Sağlığı Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, 30.000,00 TL asıl alacak ve 2.380,28 TL diğer faiz olmak üzere toplam 32.380,28 TL üzerinden icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun 27/11/2023 tarihinde borca itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
İhbar olunan .....'in maliki olduğu ..... plakalı aracın davacı sigorta şirketi nezdinde 30/12/2022-30/12/2023 tarihleri arasında ..... poliçe numarası ile ZMMS Poliçesi bulunduğu, ihbar olunan ......'in Bakırköy ...... Noterliği'nden dava konusu aracı 02/05/2023 davalı şirketten satın aldığı, trafik kaydına tescil edildiği, dava konusu trafik kazasının aracın satışının yapıldığı günden 5 gün sonra 07/05/2023 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS Genel Şartları C.4 maddesinde ise; "sigorta sözleşmesi, sözleşmeye taraf olan araç işletenini takip eder. İşleten, sahip olduğu yeni araca ilişkin bilgileri sigortacıya bildirir. Araç grubunda herhangi bir değişiklik meydana gelmesi halinde, C.3 maddesi hükümleri kıyasen uygulanır. Ancak, sözleşme süresi içinde işletenin değişmesi halinde sigorta sözleşmesi, işletenin değiştiği tarihten itibaren 10 gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeni işleten içinde geçerli olur. Araç değişikliği nedeniyle yeni bir sigorta yaptırılması durumunda, sigortacının işletenin değiştiği tarihe kadar hak kazandığı prim gün esasına göre tespit edilir ve fazlası sigorta ettirene geri verilir" hükmü düzenlenmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94. maddesinin 3. fıkrasındaki "Sigortacı, sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde feshedebilir” düzenlemesi ile 4. fıkrasındaki “Sigorta, fesih tarihinden onbeş gün sonrasına kadar geçerlidir” düzenlemesi, Anayasa Mahkemesinin 23.01.2024 tarih, .... Esas ve .....Karar sayılı kararıyla Anayasaya aykırı olduğundan iptallerine ve iptal hükümlerinin kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından (05.03.2024) başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine (05.12.2024) karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmi Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve bu durumun da bozma kararına uyulmakla meydana gelen usuli müktesep hakkın istisnası olduğu ve uyuşmazlığa dair iptal kararının diğer mahkemelerde derdest olan davalar bakımından da uygulanması gerektiği anlaşıldığından Anayasa Mahkemesinin 23.01.2024 tarih, ..... Esas ve ..... Karar sayılı iptal kararının bağlayıcı olduğunun, somut norm denetimi içerdiğinden somut uyuşmazlık bakımından da uygulanması gerektiğinin kabulü gerekir. (Yargıtay HGK'nun 16.05.2018 tarih, 2017/20-1121 E. ve 2018/1104 K. sayılı kararı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 24.06.2020 tarih, 2020/1029 E. ve 2020/6255 K. sayılı kararı).
Anayasa Mahkemesinin 23.01.2024 tarih, .....Esas ve .... Karar sayılı iptal kararı gerekçesinde "iptal edilen fıkraların, sigortalının, aracı devrettiğini sigorta şirketine bildirmesi durumunda sigortacıya takdir yetkisi tanınmasının belirsizlik oluşturması ve belirli bir süre aralarındaki sözleşmenin hüküm ve sonuç doğuracağının kabul edilmesinin Anayasa’nın 48. maddesinde güvence altına alınan sözleşme özgürlüğünü sınırlandırdığı" belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır" hükmü iptal kararı dışında tutulduğundan halen yürürlükte olup taraflar için bağlayıcıdır. Bu nedenle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94/2. maddesi gereğince aracını devreden sigortalının, aracı devrettiğini sigortacıya bildirme yükümlülüğü devam etmektedir.
TTK'nın 1484/2.maddesinde sigortacının zarar görenle ilişkide ifa yükümlülüğünün belirlenmesi bakımından "Sigorta ilişkisinin sona ermesi, zarar görene karşı ancak, sigortacının sözleşmenin sona erdiğini veya ereceğini yetkili mercilere bildirmesinden bir ay sonra hüküm doğurur." düzenlemesine yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesi kararı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94. maddesinin 3. ve 4. fıkraları iptal edilmiş ise de sigorta şirketinin TTK'nın 1484/2.maddesinden doğan ifa sorumluluğu devam etmektedir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nda sigortacının rücu hakkı, KTK'nın 95/2.maddesi ile ZMSS poliçesi genel şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur.
2918 sayılı KTK'nın 95/2.maddesi uyarınca sigortacı; tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3. kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirenine karşı defi hakkı bulunan sigortacı bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmektedir.
Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın rücuya ilişkin B-4. maddesinin (f) bendinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması" hali rücu sebebi olarak düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme ile araç sürücüsünün ister maddi, ister yaralamalı ve ölümlü kaza olsun ",olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde" sigortanın, sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiş, ancak bedeni hasara neden olan bir kazada, sigortalının yahut eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, can güvenliği nedeniyle olay yerinden uzaklaşması gibi zorunlu haller rücu hakkının istisnası olarak belirtilmiştir.
Somut olayda; kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamından davalının maliki olduğu ...... plakalı aracın sola manevra yapmak için dönüş aldığı esnada aracının sol kısmıyla sokak üzerinde park halinde bulunan ..... plakalı aracın sol ön çamurluk kısımlarına çarparak akabinde aynı sokak üzerinde park halinde bulunan ..... plakalı aracın sol arka köşe kısımlarına aracın sağ kısmı ile sürterek çarpması sonucu çok taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, .... plakalı aracın sürücüsünün tespit edilemediği ve sürücünün araçla olay yerinden firar ettiği anlaşılmaktadır.
Davacının açtığı neviden rücu davasında ispat yükü davalı tarafta olup, gerek davalı tarafça gerekse ihbar olunan tarafından kaza tespit tutanağında tespit edilmiş olan olay yerini terk olgusunun aksini ispat edecek nitelikte ya da sigorta şirketinin rücu hakkının istisnası olarak sayılan hallerden birinin gerçekleştiğine ilişkin bir delil ortaya konulamadığı görülmekle davacı sigorta şirketinin sigortalısına rücu koşullarının oluştuğunun kabulü gerekmektedir. Mahkememizce dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak aldırılan 13/02/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; "....... plakalı aracın sürücüsü olay yerinden aracıyla firar eden sürücünün olay yeri incelemesi ve buradaki otel kamera kayıtları ve park halindeki araç sahiplerinin beyanları ile kaza yeri tespit tutanak bilgilerine bağlı kalarak, gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde ..... plakalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, ..... plakalı aracın sürücüsüne atfedilecek bir kusur bulunmadığı, işbu trafik kazasının oluş şekli ile aracın gördüğü hasar durumunun uyumlu olduğu, hasarın giderilme bedelinin KDV dahil 41.376,70-TL olduğu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4 Maddesinin F bendine göre Sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesinin rücu sebebi olduğu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları C.4 Maddesine göre satış sonrası yeni poliçe yapılana kadar 15 gün boyunca eski poliçenin geçerli olduğu , kaza tarihi itibari ile geçerli olan ilgili mevzuat hükmünün 2024 aralık ayı itibari ile iptal edildiği..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, denetime elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı sigorta şirketinin rücu talebine konu kazanın 07/05/2023 tarihinde meydana geldiği, sigortalı aracın, davalı sigortalı ..... Çevre Sağlığı Hiz. San.ve Tic. Ltd. Şti tarafından ihbar olunan .....'e 02/05/2023 tarihinde, yani kazadan 5 gün önce satıldığı, davalının aracı devrettiğini aracın satışından itibaren 15 gün içerisinde ve kaza tarihinden önce bildirmediği, davalı sigortalının ihbar sorumluluğunu yerine getirmediği, bu durumda taraflar arasındaki poliçenin iptal edilmediği, sözleşmenin tarafı olan davalının sigorta şirketine devri bildirmediğinden kendi davranışından lehine sonuç çıkaramayacağı, TTK'nın 1484/2. maddesinde öngörülen fesihten sonraki sorumluluk süresi henüz dolmadan tazminata konu trafik kazası gerçekleştiği anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin sorumluluğu devam edeceğinden davacı sigortacının, davalı ile aralarındaki sigorta sözleşmesine dayanarak davalıdan rücuen talepte bulunabileceğinin kabulünün gerektiği(İstanbul BAM 9. HD'nin 2024/126 Esas, 2024/2298 Karar sayılı ilamı), Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın rücuya ilişkin B-4. maddesinin (f) bendi uyarınca araç sürücüsünün ister maddi, ister yaralamalı ve ölümlü kaza olsun "olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde" sigortanın, sigortalısına rücu edebileceğinin kabul edildiği, somut olayda davacı sigorta şirketi rücu isteminde bulunurken olay yerini terk olgusuna dayanmış olup, işbu davada ispat yükü davalı tarafta olduğu halde gerek davalı tarafça gerekse yeni malik olan ihbar olunan tarafından kaza tespit tutanağında tespit edilen olan olay yerini terk olgusunun aksini ispat edecek nitelikte ya da sigorta şirketinin rücu hakkının istisnası olarak sayılan hallerden birinin gerçekleştiğine ilişkin bir delil ortaya konulamadığı, bu halde davacı sigorta şirketinin sigortalısına rücu koşullarının oluştuğunun kabulü gerektiği, yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacı sigorta şirketince dava dışı zarar görene yapılmış olan ödemenin hasar ile uyumlu olduğunun tespit edildiği görülmekle, davacının icra takip tutarı kadar davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmış ve davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de; dava konusu edilen bedelin davalı tarafından bilinmesinin ve hesaplanmasının beklenemeyeceği, zarar miktarının bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiği ve dolayısıyla likit olmadığı, bu durumda davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı (İstanbul BAM 14 HD 2021/1708 Esas, 2024/1975 Karar sayılı ilamı) anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş, netice itibari ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 30.000,00-TL asıl alacak, 2.380,28-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.380,28-TL üzerinden İPTALİNE, asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 2.049,30-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.621,70-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 427,60- TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 916,00- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 9.807,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/04/2025
Katip .....
¸e-imza
Hakim .....
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.