Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/111
2025/131
13 Şubat 2025
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/111
KARAR NO : 2025/131
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/09/2024
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP:Davacı taraf sunduğu dava dilekçesind özetle; müvekkili şirket ile borçlu şirketin ticari ilişki içerisinde bulunan iki tacir olduğunu, müvekkili şirket tarafından kesilmiş bulunan ...... numaralı faturalar ile ve sair faturalardan dolayı davalıdan cari hesap alacağı bulunduğunu, bu alacak miktarı dava tarihi itibariyle 22.491,90-Euro olup davacı şirket tarafından söz konusu faturalardan kaynaklı cari hesap alacağı ile ilgili olarak Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ...... E sayılı icra dosyasıyla takip başlatılmış ise de bu kez davalı tarafın takibe haksız şekilde itiraz ettiğini, itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, tüm yargılama gideri mahkeme masrafı ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı taraf sunduğu cevap dilekçesinde özetle; açılan dava haksız ve dayanaksız olup reddinin gerektiğini, davaya dayanak icra takibinde kur farkı alacağının da dahil olduğu söz konusu alacaklar için takip euro cinsinden başlatılmış ise de, kur farkı alacağı ancak Türk lirası olarak talep edilebileceğinden ve Türk lirası alacağının dövize çevrilerek istenmesi mümkün olmadığından bu haliyle yapılan icra takibinin geçerli icra takibi olmadığını, dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davanın ...... numaralı fatura alacaklarından, dolayısıyla da kur farkından kaynaklandığını, ancak kur farkı alacağı döviz cinsinden talep edilemeyeceğinden, davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin sadece davacıdan fatura karşılığı mal satın aldığını, aldığı malların bedelini ödediğini, açıklanan nedenlerle davacının haksız davasının reddi ile takip konusu alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, tüm muhakeme giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen faturalar nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Küçükçekmece Arabuluculuk Dairesinin ,...... Numaralı dosyasında 23.08.2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Küçükçekmece İcra Dairesinin ...... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 35.962,95 Euro asıl alacak yönünden 04.07.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak fatura, ticari kayıt ve belgelere göre oluşan alacak olarak gösterildiği, davalı tarafından 09/07/2024 tarihinde borcun tamamına, ferilerine ve yetkiye itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı, davalı tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği görülmüştür.
Davacı; ticari ilişki kapsamında davalıya cari hesap nedeni ile alacaklı olduğu ileri sürmüş; davalı ise, öncelikle borcu bulunmadığını savunmuştur.
Uyuşmazlık, satım sözleşmesinin yabancı para üzerinden kurulup kurulmadığına ve satım nedeni ile ödemelerin, fatura ve ödeme tarihlerinde yabancı paraya çevrilerek bakiye alacağın tespit edilip edilemeyeceği, davacının cari hesap alacağını fatura bakiyelerinin eksik ödenmesinden kaynaklı olup olmadığı noktalarındadır.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 10.12.2024 tarihinde inceleme günü verilmiş olup tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmıştır.
İnceleme gününde dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; mahkeme tarafından verilen görevlendirme çerçevesinde dava dosyası ve tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan görevlendirme ile sınırlı incelemeler sonucunda; araflara ait 2022 , 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapıldığı, tarafların karşılıklı olarak 2022 Yılı'nda birbirlerine düzenledikleri faturaların Ba-Bs beyanlarında beyan edildiği ve fatura beyanlarının miktar ve tutar olarak uyumlu olduğu, yapılan incelemeler sonucunda döviz bazında davacının davalıdan takip tarihi itibariyle (davacı tarafın 2021'den devir rakamının kabulü halinde) 22.491,90 Euro alacaklı olduğu, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı konusunda takdirin mahkemede olduğu görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Faturaya konu malların tesliminden kaynaklı bakiye alacak miktarını davacı TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir.
HMK'nın 222.maddesine göre; ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu şartlara şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 99/2 fıkrası uyarınca; ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç ödeme günündeki rayiç değer üzerinden ülke parası ile ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme yada bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı,bu alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden ödenmesini isteyebilir." hükmünü haizdir.
TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre taraflar aynen ödeme kararlaştırılmadıkça vadesinde ödenen borçta seçim hakkı borçludadır.Dilerse yabancı para borcunu aynen, dilerse TL karşılığını öder.Vadede ödeme yapılmaması halinde seçim hakkı yine alacaklıya geçmektedir. Öncelikle kur farkının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır. (Yargıtay 19 HD’nin 10/04/2018 tarihli 2016/17240 E, 2018/1950 K. sayılı, 19/12/2017 tarihli 2016/12505 E, 2017/8069 K. sayılı kararı). Faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi, taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir (Yargıtay 19 HD'nin 05/12/2019 tarihli 2018/965 E, 2019/5447 K. sayılı kararı).
Dosya tüm deliller, yasa hükmü, içtihatlar ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki satım sözleşmesinin yabancı para üzerinden kuruduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacının iddiası yabancı para üzerinden düzenlenen fatura bedelleri TL olarak ödenirken yanlış kurun esas alınmasından ötürü bakiye alacağının kaldığı yönündedir. Davalı ise takibe konu faturaların kur farkı faturası olduğu ve yabancı para cinsinden incelenemeyeceği yönündedir. Davalının itirazı bakımından dosya incelendiğinde, Kur farkı alacağının, döviz cinsinden alacaklarda borcun doğumu tarihi ile vade/fiili ödeme tarihi arasında değişen kur nedeniyle oluşan farka dayalı ve ancak TL cinsinden talep edilebilecek türden bir alacak olduğuna şühe bulunmamaktadır. Ancak burada takibe konu fatura "kur farkı" faturası niteliğinde değildir. Burada takibe konu fatura satım sözleşmesine konu faturalar olup davacı her birinin yanlış kur farkı esas alınmasından ötürü eksik ödemeler olduğu iddiasındır. Bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi fatura ödemesinde davalının iddia ettiği döviz kurunun TCMB Döviz Kurları listesinde rastlanılmamış olup döviz bazında davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 22.491,90 Euro alacaklı olduğunun tespiti karşısında, davacının davasını ispatladığı, takibe konu faturalar nedeni ile davalının eksik ödemesinin olduğundan bahisle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması veya alacağın bir belgeye bağlanması koşulu aranmaz. Bu yasal koşullar yanı sıra takibe konu alacağın likit olması da gerekir. Bir alacağın likit olup olmadığı her olay özelliklerine göre değişmekle birlikte alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Buna göre, likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Böylece borçlunun borç miktarının tahkik ve tayin etmesine mümkün olması, başka bir anlatımla borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunun tespit edilebilir durumda olması gerekir. Borç ve borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacaktan söz edilebilir. Davacının alacağının faturalar ve ödemeler ile belirlenmiş olduğu, alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı Yargıtay ...... Hukuk Dairesinin 25.11.2021 tarih ve ...... Esas -...... Karar sayılı ilamı ile Yargıtay ...... Hukuk Dairesinin 13.03.1998 tarih ve ...... E- K.sayılı ilamında belirtildiği gibi takip tarihindeki kur karşılığı üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,
1-Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 22.491,90 EURO asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca yürütülecek temerrüt faizi ile birlikte ve tahsil tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının tahsili için takibin devamına,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takip tarihindeki kur karşılığı üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 169.256,20- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 57.809,45-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 14.452,37-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 43.357,08-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 14.452,37-TL peşin nispi harç, 60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 14.940,77-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 5.957,50 TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,
8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 130.479,34 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/02/2025
Katip ......
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.