Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1009
2024/306
3 Aralık 2024
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1009 Esas
KARAR NO : 2024/306
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/09/2024
KARAR TARİHİ : 03/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde özetle; 10.06.2024 tarihinde müvekkili ...... kendi üzerine kayıtlı bulunan ..... plaka sayılı aracı ile İstanbul Silivri ..... Mahallesi ..... Caddesi üzerinde seyir halinde iken, tali yoldan ana yola çıkmak için manevra yapan ...... kontrolündeki ..... plakalı araç ile çarpışmıştıklarını, kaza sonucunda hem yaralamalı hem de maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,kaza sonrasında ..... plaka sayılı müvekkilinin aracının ön ve sol ön kaporta kısmında hasar meydana geldiğini, yolcu olarak bulunan ..... ve ..... yaralanarak sağlık ekipleri tarafından hastaneye sevk edildiğini, tutulan kaza tespit tutanağında karşı araç sürücüsü ..... 'a KTK m.57/1-b kuralını ihlal ettiğinden bahisle asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin söz konusu aracı ticari faaliyetleri sebebi ile kullandığını, o dönemde düzenli olarak ..... Taşımacılık ve Ticaret A.Ş'ne bağlı olarak bölgedeki firmalara taşımacılık hizmeti verdiğini, aracın motor ve kaporta gibi önemli aksamlarından hasarlanmış olması sebebi ile müvekkilinin aracının 37 gün tamirde beklediğini, bu süre boyunca müvekkilinin zararının önünde geçmek amacı ile yeni bir servis aracı daha satın aldığını, ticari plakasını bu aracın üzerine taktığını, aynı gün taşımacılık firması müvekkil ile arasındaki sözleşmeyi feshettiğini, sonrasında yaklaşık bir ay işsiz kaldığını, yeni anlaştığı ..... Taşımacılık firması ile 23 Temmuz itibari ile taşımacılık faaliyetlerine yeniden devam ettiğini, hasarlı araç teslim alındıktan kısa bir süre sonra başka bir kişiye satıldığını, bu süreçte araçlar arasındaki plaka değişikliği sebebi ile noterlikte yürüttüğü resmi işlemler için 1.140TL harcama yaptığını, trafik sigortası ve şehir içi koltuk ferdi kaza sigortası için toplam 23.475,98 TL bedel ödediğini, değişiklik sonrası hasarlı aracın plakasının ...... olduğunu, yeni alınan ...... ile ..... plakalı araçların sigorta poliçelerinin, taşımacılık yaptığı önceki firması ..... Taşımacılık ve Ticaret A.Ş'ne ait hizmet faturalarının dilekçe ekine sunduklarını, ilgili eksper raporunda aracın hasar bedelinin 130.000TL olduğu tespit edildiğini, müvekkilin kusurunun yüzde 25 davalıların araç sürücüsüne yüzde 75 oranında kusur atfedildiğini, mahkemece yeni alınacak kusur raporunda müvekkilinin daha az kusurlu bulunması halinde ödenen fazla hasar bedelinin karşı taraf davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesini, kaza sonrasında davalı aracın zorunlu trafik sigortası ..... Sigorta A.Ş'ne yazılı olarak başvuruda bulunulduğunu, sigorta şirketi tarafından 9.000 TL değer kaybı bedeli ödendiğini, bu bedelin düşük olduğunu ve itiraz ettiklerini, kaza sebebi ile müvekkilinin uhdesinde gerçekleşen ticari gelir kaybı, araçtan mahrumiyet bedeli ve kaza sebebi ile yapılan zorunlu masraf kalemlerinin bu davada talep konusu edildiğini, davalılardan ..... Sigorta A.Ş tarafından tarafımıza ödenen 9.000TL bedelin haricinde bilirkişi hesaplaması sonucu belirlendikten sonra arttırılmak üzere şimdilik 100TL bakiye değer kaybı bedelinin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin aracının tamirde kaldığı süre boyunca oluşan bilirkişi hesaplaması sonucu belirlendikten sonra arttırılmak üzere şimdilik 100 TL ticari kazanç kaybının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faizi ile birlikte davalılardan ..... A.Ş'den tahsilini, hasarlı araç tamirdeyken yeni bir araç alma zaruriyeti doğmuş olduğunu bunun için yapılan zorunlu masrafları fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdlilik 1.500TL'sinin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faizi ile birlikte davalılardan .... A.Ş'den tahsiline, kazaya ilişkin kusur oranının, fazla ödenen hasar bedelinin de haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..... Teşkilatı A.Ş vekili tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız fiil hükümlerine göre talepte bulunduğunu, müvekkilinin yerleşim yerinin Ankara'da olduğunu, yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesini,
..... plakalı aracın ruhsat sahibi ve işleteni ..... Lojistik A.Ş.'dir. Bu Şirket müvekkilden bağımsız bir tüzel kişi olduğunu, müvekkilinin ruhsat sahibi olmadığını, husumet sahibi olmadığını, davanın reddini, aracın sürücüsünün de müvekkilinin çalışanı olmadığını, davacının hasar bedelinin talebine yönelik arabulucuya başvurmadığını, davacının iş bu talebinin dava şartı yokluğundan reddedilmesini, davacı talep ettiği ticari kazanç kaybının ne olduğunu açıklamadığını, ticari kazanç kaybının dolaylı zarar olduğunu, zarar ile kaza arasında illiyet bağı olmadığını, ticari kazanç kaybı olarak talep ettiği miktardan giderleri düşmediğini, sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verecek şekilde talepte bulunduğunu, davacının diğer tazminat istemlerinin fahiş olduğunu, değer kaybı ve hasar bedelinin sigorta tarafından karşılandığını, eksper raporunda sürücü ..... yüklenen kusur oranının fahiş olduğunu, kusur raporu alınmasını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle tefriki ile tümden reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı yandan alınmasını talep etmiştir.
Yargılama sırasında davalı ..... AŞ'nin husumet itirazı üzerine bu davalı yönünden talep tefrik edilerek işbu esasa kaydedilmiştir.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;
Öncelikle mahkememizce dava şartları açısından dosyanın incelenmiş dava şartı olarak eksiklik bulunmadığı fakat husumet hususunda itiraz bulunması nedeniyle öncelikle bu sorunun çözümlenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Taraf sıfatı (husumet) maddi hukuka göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Taraf ehliyeti; davada taraf olabilme, usulî hukuki ilişkinin süjesi olabilme ehliyetidir. Taraf ehliyetine sahip olan kişi, davada davacı veya davalı olabilecektir. Bu nedenle, taraf ehliyeti usûli bir kavramdır. Taraf ehliyetine sahip olabilmek için medeni hukuktaki hak ehliyetine sahip olmak gerekir. HMK'nın 50. maddesine göre, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, taraf ehliyetine de sahiptir. Buna göre tüm insanlar, hak ehliyetine ve dolayısıyla taraf ehliyetine sahiptir. Dava ehliyeti ise, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir. (HMK md. 51) Fiil ehliyetine sahip olan kişi, dava ehliyetine de sahiptir ve davayı yürütebilir, usûl işlemlerini yapabilir. Reşit olan ve temyiz kudretine sahip olan kişiler fiil ehliyetine sahiptir.
Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve dava takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Davacı tarafta yer alan taraf için aktif taraf sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa, dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur.
Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re'sen gözönünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet sıfatının) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet sıfatı yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davalı veya davacı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi davalı veya davacı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def'i de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re'sen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur.
Bu açıklamalardan sonra somut olayımıza dönecek olur isek, davacının sorumlu olarak ....... A.Ş.'ye davasını yönelttiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamı arasına celp edilen araç sahiplik bilgileri incelendiğinde söz konusu ....... plakalı aracın dava dışı ....... Lojistik A.Ş. adına kayıtlı olduğu, ....... A.Ş. ile dava dışı ....... Lojistik A.Ş.'nin farklı tüzel kişilikleri haiz oldukları, davacının davasını ....... plakalı araç malikine yöneltmesi gerektiği fakat davacının davasını yanlış kişiye yönlendirdiği, davalı ....... A.Ş.'nin işbu davada pasif husumet sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla tefrik edilen talep hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
3-Davacı tarafça yatırılan ve yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya İADESİNE,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan (AAÜT 6. maddesi dikkate alınarak, ön inceleme duruşmasında karar verildiğinden 1/2 oranında) 15.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davalı tarafça yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.03/12/2024
Katip .....
¸E-imza
Hakim .....
¸E-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.