mahkeme 2024/936 E. 2025/732 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/936
2025/732
16 Eylül 2025
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/936 Esas
KARAR NO : 2025/732
DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 21/11/2024
KARAR TARİHİ : 16/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; tarafların ... San. Tic. A.Ş.'nin ve ... Tic. Ltd. Şti'nin ortakları olduğunu, Tekirdağ/Süleymanpaşa ... sitelerini toplam 400 daire ve 8 dükkan yaptıklarını, davacılar ve davalılar ile dava dışı ... ile birlikte .... Ltd. Şti'yi kurtuklarını ve ... Ltd'yi devraldıklarını, taraflar arasında şirket yönetme ve ticaret anlayışı yönünden derin görüş ayrılıkları bulunduğunu, davacılardan ... ve ...'in ... A.Ş. Ve ... Ltd. Şti'ndeki hisselerini ..., ... ve ...'a devrettiklerini, ... firmasındaki hisselerini de ..., ... ve ..., ..., ... ve ...'ye devrettiklerini, ... Ltd'de ise ortaklıkların devam ettiğini, tarafların bir araya gelerek şirketlerin alacak, borç ve yapılması gereken listesini çıkartarak imza altına aldıklarını, sözleşme ve tutanaklarla davacıların hisse oranları eşit olduğundan davacıların davalılardan alacak miktarından icradan tahsil edilen kısmın %40'nın davacılara ödenmesi ve kalan alacağın tahsili için iş bu davayı açtıklarını belirtmekle, davanın kabulünü, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın hisse devirleri nedeniyle davalıların edimlerini yerine getirmediği iddiasının gerçek dışı olduğunu, iddiaların yöneltildiği tarihlerde şirketlerin Yönetim Kurulu Başkanının davacı ... olduğunu, sürecin tamamından haberdar olduğunu, satışların zayıfladığı dönemlerde ortakların finansal destek sağladığını, ödeme farklarını dengelemek adına her ortağa 3 daire dağıtıldığı ve sonrasında bu dairelerin çek ile satıldığı, davalıların bu satışlardan zarar gördüğü ve şirkete KDV iadeleriyle zarar ettirildiğinin iddia edildiği, malzeme alımı ve sözleşmelerin yönetim kurulu kararıyla yapıldığı ... firmasına yapılan ödemelerin kayıt altına alındığı ve yasal takibin sürdüğü, kredili işlem yapılmadığı ve ... muhasebe kayıtlarında da böyle bir işlem bulunmadığı, hisse devirlerinde hisse devirlerinde şirket değerinin döviz cinsinden hesaplandığı, ancak TL alacak ve borçlardan sonra dövize çevrilmesinin anlam taşımadığı, jeneratör ve yol gibi kalemlerin sorumluluğunun devir alan taraflara ait olduğu kaldı ki yol altyapısının yapıldığı, jeneratör siparişinin de verildiği, şirketin alacaklarının enflasyon karşısında değer kaybettiği ve tahsilat yapılamadığı için zararın oluştuğunu belirterek, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememize 12/05/2025 tarihinde ibraz edilen bilirkişi raporunda özetle,
Taraflar arasında düzenlenen 05/04/2022 tarihli tutanak ve 19/04/2022 tarihli sözleşmenin geçerli olduğu, karşılıklı edimlerin bağlayıcı olduğu,
Davacıların, radar cevizliği hariç olmak üzere, icra tahsilatına bağlı 992.836,00-TL ve teminat senedi karşılığı 40.000-USD tutarındaki alacak bakımından haklı olmasına hükmedilmesi için iddialar dışında somut delillere ihtiyaç olduğu,
Davalıların mahsup, ibra ve kusur iddialarının belgelerle yeterince desteklenmediğinden, bu iddiaların dikkate alınmasının mümkün görülmediğinden bahisle,
Taraflar arsındaki mali ve sözleşmesel ilişkilerin büyük kısmı teknik olarak kayıt altına alınmış olmakla birlikte, ödeme yükümlülüklerinin tam ifa edilmediği ve davacının belirli alacak taleplerinin hukuken yerinde olabileceği ancak taraflardan iddialarını destekleyecek delillerin talep edilmesi gerektiği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
DELİLLER : İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, taraflar arasında gerçekleşen hisse devri alacağı taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplandığı görüldü.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususuna ise ispat yükü denir.
İspat yükü üzerine düşen taraf ispat etmesi gereken hususu ispat edemediği durumda ispatsızlık durumu söz konusu olacaktır. Hâkim bir husus ispatsız kalmış olsa dahi medeni yargılamada karar vermek durumundadır. TMK 6. Maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
İddia veya savunmanın haklılığı, bu olay ve hukuki işlemlerin varlığının ispatlanmasına bağlıdır.
İspat hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde bir temel hak olarak garanti altına alınmıştır. Anayasal dayanağı olan ispat hakkını, usûl hukukunda taraflar, kanunda belirtilen süre ve usûle uygun olarak kullanırlar. Bu hak yalnızca kanunla sınırlanabilir.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususuna ise ispat yükü denir.
İspat yükü üzerine düşen taraf ispat etmesi gereken hususu ispat edemediği durumda ispatsızlık durumu söz konusu olacaktır. Hâkim bir husus ispatsız kalmış olsa dahi medeni yargılamada karar vermek durumundadır. TMK 6. Maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
HMK m.190’da ispat yükü, “ İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” Buna göre, bir vakıayı kimin ileri sürdüğü değil, kimin bundan lehine bir hak çıkardığı önemlidir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişlerse, bu durumda hâkimin ispat yükünün kime düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. İlk olarak hâkim tarafların göstermiş oldukları delilleri incelemekle yükümlüdür. Tarafların göstermiş oldukları delillerle çekişmeli vakıalar ispat edilmişse bu durumda da ispat yükünün hangi tarafta olduğunun araştırılmasına gerek yoktur. Delil ikamesi, bir davada tarafların kendi vakıa iddialarının doğru olduğu veya karşı taraf iddialarının doğru olmadığı hususunda ispat sonucuna ulaşabilmek ve kendi lehine karar verilmesini sağlayabilmek amacıyla çekişmeli vakıalar hakkında deliller sunarak gerçekleştirdikleri usûli bir faaliyettir. Delil ikame etmemenin veya delil ikame faaliyetinin başarısız kalmasının yaptırımı, bu faaliyet için zorlanmak değil, sadece ulaşılmak istenen usuli hedefe ulaşamamak ya da aleyhte sonuçlara katlanmaktır.Bu bakımdan ispat yükü ile delil gösterme yükü, aynı kavramlar değildir. Nitekim ispat yükü, olayın ispat edilmeme riskinin kime ait olduğunu belirlerken; delil gösterme, ispat yükünün yerine getirilmesinin biçimi ve yöntemi ile ilgilidir. Delil ikame yüküyle ilgili kurallar, ispatın biçimini ve yöntemini belirleyen kurallar olduğu için usul hukukuna ilişkindir ve bir vakıanın ispat edilememiş olmasının sonuçlarına yönelikken, delil ikame yükü, bir vakıa hakkında kendi iddiasının doğruluğu veya karşı tarafın iddialarının asılsızlığı hususunda hâkimde kanaat oluşmasını sağlamaya yönelik olup yargılamanın ilerleyişine ve hâkimin takdirine göre, taraf değiştirebilir.
Çoğu kez ispat yükü taşıyan taraf delil gösterme yükünü de taşır fakat bu her zaman böyle değildir. Zira ispat yükünün sabit olmasına rağmen delil ikame yükü, taraf değiştirir. Üzerinde delil ikame yükü bulunmayan taraf, karşı tarafın iddia ve savunmalarının haklılığı bağlamında, delil göstermesini beklemeden, asılsızlığı ortaya koymak maksadıyla delil gösterebilir. Bu halde karşı delilden söz edilir. Karşı delil göstermiş olan taraf, bu davranışı nedeniyle ispat yükünü üzerine almış sayılmayacaktır (HMK m.191,c.2)
Dava konusu somut olayda, Tarafların ortak olduğu şirket hisselerinin, davacılarca hisselerin, davalılara devrine istinaden, davalıların edimlerini yerine getirmemesi iddiasıyla, davacıların alacaklarının tahsili amacıyla eldeki dava ikame edilmiş ise de, tüm dosya kapsamı, celp ve ibraz edilen deliller, iddia ve savunma beyanları, alınan bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan hususlar dahilinde ispat yükünün, ödeme, ibra ve mahsup gibi savunma beyanları kapsamında davalı üzerinde olması karşısında davalının bu iddialarını somutlaştıramadığı ve iddialarının ispata muhtaç kaldığı görülmekle bu defa davacının davaya konu ettiği iddialar kapsamında ispat yükünün üzerinde olduğu anlaşılmakla, davacının da, davalılar ile olan ticari ilişkileri sonucu imzalanan protokoller gereği edimlerini gereği gibi ifa etmediği ve neticeten edimlerin ne kadarının yerine getirildiği ne kadarının yerine getirilmediği ve davacıların hisse devir bedellerinden dolayı davalılardan alacaklı olduğu iddiaları da ispata muhtaç kalmış olup açıklanan nedenler ile davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 853,88-TL harcın mahsubuyla, fazlaca yatırılan 238,48-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yargılama gideri harcanmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00-TL'nin davacılardan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/09/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.