Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/91
2024/1114
12 Kasım 2024
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/91 Esas
KARAR NO : 2024/1114
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/01/2024
KARAR TARİHİ : 12/11/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilin dava dilekçesinde özetle, Davalı şirket yetkilisi ...... ’in, 03.10.2022 tarihinde davacı şirketle irtibata geçerek iş yeri kiralama talebini müvekkile ilettiği ve bu hususta kendisine aracılık edilmesini talep ettiğini, davacının kiralık iş yeri bulunması için kendisinden talepte bulunulmasının ardından, üzerine düşen edimi yerine getirmek adına davalının talebine uygun olan işyerlerini davalı şirket yetkililerine gösterdiğini, bu doğrultuda davacının "..... Cad. No 22 ..... Binaları A Blok Kat 3 Güneşli Bağcılar/İstanbul" adresindeki 6.000 m2 iş yerini de davalıya sunduğunu, davalının burayı görmek istemesi üzerine davacı şirketin yetkilisi ....... ’in, bu taşınmazın bulunduğu ...... Binaları'nın yetkilileri ve çalışanlarıyla iletişime geçtiğini, söz konusu taşınmazı görmek için, davalılar ile ...... Binaları'na gelecekleri yönünde bilgi verdiği ve randevu aldığını, tarafların 13.10.2022 tarihinde davalı şirketin ofisinde yüz yüze görüştüğünü, davalı şirketin davacının aracılık faaliyeti neticesinde mezkur iş yerini kiraladığını, davalı şirketin burayı kullandığınu, davalı şirketin bu doğrultuda, binanın dış cephesine tabelalarını da astığını, mezkûr taşınmazın, davalı şirket mal sahibi ile kira sözleşmesini akdetmeden evvel davacı şirket tarafından ...... ilan numarasıyla sahibinden sitesine ilana konulduğunu, taşınmazın kiralık ilanı her ne kadar 400.000 TL'ye yayınlanmış olsa da ilanın açıklamasında "4.000 m2'den 6100 m2'ye kadar" şeklinde ifade edildiği üzere m2'nin artması durumunda kira bedelinin de arttığını, Zira söz konusu taşınmazda iş yeri bölümlerinin büyüklüğünün ayarlanabildiğini, davalı şirket tarafından mezkûr taşınmazın 6.000 m2'sinin 500.000 TL'ye kiralandığını, davalı şirketin, tarafların başlangıçta kararlaştırdığı emlak danışmanlığı hizmet ücretini vermediğini, davacının hak kazandığı bu alacak dolayısıyla işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğu, kira sözleşmesinin kurulmasına aracılık eden davacının, bu edimi karşılığında söz konusu taşınmazın bir aylık kirası tutarında ücrete hak kazandığı, davalının, davacıya bu tutarda ödeme yapması gerektiğini, davalı şirketin davaya konu ....... Binaları'ndaki 6.000 m2 iş yerini aylık 500.000 TL kira bedeli karşılığında kiraladığını, davacının da, bu kiralama işlemine aracılık etmesinin karşılığında, 600.000 TL (500.000 TL + KDV) ücrete hak kazandığını, davaya konu taşınmazın 2022 yılının Ekim ayında davalı şirkete kiralanması ile davacının ücrete hak kazandığını, bu tarihte davacının alacağının muaccel hale geldiği, davalı şirket bir yılı aşkın süredir davacıdan kiralanmasında aracılık ettiği bu taşınmazı kullanmasına rağmen, davacıya ücretini ödemediği belirterek, davanın kabulünü, taraflar arasındaki taşınmaz komisyonculuk sözleşmesine dayalı şimdilik 5.000,00-TL komisyon alacağının muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsilini, davalı şirkete verdiği hizmet karşılığında, şimdilik 5.000,00-TL'nin muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsili, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilin cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafla yapılan bir sözleşme bulunmadığını, bu sebeple komisyon alacağının bulunmadığını, ortada bir danışmanlık faaliyetinin bulunmadığını, davalının 6.000 m2 yeri 500.000,00-TL kiraladığını iddia etmişse de müvekkilinin kira sözleşmesi incelendiğinde müvekkilinin kiraladığı yere 632.000,00-TL'ye kiralandığını, davacının davalı şirkete danışmanlık verdiği iddiasının asılsız olduğunu, davacının davalı şirketten ücret talep edebilmesi için bir iş yapmış olması gerektiğini, davacının kötü niyetli olarak davalı şirketten kazanç sağlamaya çalıştığını belirterek, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Dava, Taraflar arasındaki taşınmaz komisyonculuk sözleşmesine dayalı olarak şimdilik 5.000,00-TL komisyon alacağının ve davalı şirkete davacı tarafça sağlanan hizmet karşılığında şimdilik 5.000,00-TL'nin muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsili isteminden ibarettir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nun Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir.
TBK m.520 vd.maddeleri gereğince simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan davalar TTK m.4 'te sayılan mutlak ticari davalardan değildir.
Somut olayda, her ne kadar taraflar ticari şirket olup tüzel kişilikleri bulunuyor ise de dava konusunun ticari işletmeleriyle ilgili olmadığı ve bu anlamda ticari iş tanımıa uymadığı bu doğrultuda davanın nispi ticari dava da olmadığı yine simsarlık ilişkisinden kaynaklı davanın mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği taraflar arasındaki simsarlık işinin ticari nitelikte olması da iş bu davayı ticari dava haline getirmeyeceğinden ve görevli mahkemenin kira alacağına dayalı talep konusu bakımından Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/11/2024
Katip ......
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.