Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/854

Karar No

2025/129

Karar Tarihi

10 Şubat 2025

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/854 Esas
KARAR NO : 2025/129
Bakırköy .... İcra Dairesi : ...

DAVA : İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan),
DAVA TARİHİ : 18/02/2022
BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN .... ESAS SAYILI
DOSYASINDA

DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)26/09/2022
DAVA TARİHİ : 26/09/2022
KARAR TARİHİ : 10/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin elinde bulunan ...bank .... Bankası .... Şubesine ait keşidecisi davalı ... olan ... nolu ve 25.12.2016 keşide tarihli 40.000,00 TL meblağlı çekin yıkanmak suretiyle zayi olduğunu, çekin okunmayacak derece tahrip olması nedeniyle zayi nedeniyle çekin iptaline karar verilmesi amacıyla Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurulduğunu, mahkemece 13.03.2017 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı karar ile çekin iptaline karar verildiğini, iş bu karar ile birlikte davalı çek keşidecisine Bakırköy .... Noterliğinin 17.05.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile çek bedelinin ödenmesi için davalıya ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamenin bizzat davalıya tebliğ edildiği halde davalı çek bedelini yine de ödemediğini, davalının çek bedelini ödememesi üzerine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış borçlu davalıya ödeme emri tebliğ edilerek dosya kesinleştiğini, ancak davalının Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 28.02.2019 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile "tebligatın usulsüz olduğunun tespiti ile ıttıla tarihinin 09/10/2017 tarihi olarak belirlenmesi" yönünde karar alındığını, bu karar üzerine davalının icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin bir adet çek yaprağının iş yerinden taşınma esnasında imzalanmamış iken kaybolduğunu, söz konusu kayıp nedeniyle, müvekkilinin bankanın ilgili şubesine başvurduğunu, durumu ilgili bankaya da bildirdiğini, müvekkilin davalı karşı taraf ile herhangi bir alış verişi ve ticaretinin olmadığını, anılan çek ile ilgili davalı karşı tarafça her ne kadar Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ... Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açılmış ve hüküm kurulmuş ise de müvekkilinin iş bu davadan haberdar edilmediğini, akabinde müvekkili aleyhine Bakırköy ....İcra Dairesi Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, iş bu takibe karşı müvekkilinin 09.10.2017 tarihinde takibe karşı yasal süresinde takip alacaklısı tarafa borcu olmadığını itiraz ettiğini, müvekkilinin davalı tarafa anılan çeki keşide ederek vermediğini ve hiç bir şekilde borcu bulunmadığını, tarafların ticari kayıtları incelendiğinde bahse konu çekten kaynaklı müvekkilin borcu olmadığı, davalı karşı tarafında alacağı olmadığı yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacağını, netice itibarıyla anılan çek sureti incelendiğinde davalı karşı taraf ...'nın ilk ciranta olduğunun görüleceğini, ancak alış veriş ve 40.000 TL bedelde alacağı olmadığının anlaşılacağını, tüm bu nedenlerle müvekkilinin Bakırköy ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine konu çek sebebiyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı karşı davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce açılan itirazın iptali davasında ...'ya usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip zaptı ile duruşma tarihini bildirir çağrı kağıdının tebliğ edildiğini, buna rağmen 8 ay sonra süreci sürüncemede bırakmak için iş bu menfi tespit davasını açtığını, alacaklının itirazın iptali davası açmasından sonra, borçlu tarafından menfi tespit davası açılamayacağını, bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerek doktrinde ve gerekse uygulamada tereddütsüz kabul edildiğini, Yargıtay’ın farklı daireleri çeşitli kararlarında “hukuki yararın dava şartı olduğunu (HMK'nın 114/1-h maddesi), itirazın iptali davası devam ederken borçlu tarafından açılmış olan menfi tespit davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini’’ belirtildiğini, Öncelikle dosyanın Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyaları arasında hukuki irtibat bulunduğundan mahkemenize ait dosyanın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini aksi kanaatte huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından açılan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan menfi tespit davası Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
DELİLLER : Bakırköy .... İcra Dairesi ’nün ...esas sayılı dosyası, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, hakkında zayi nedeni ile iptal kararı olan çekten kaynaklı olarak davalının sebepsiz zenginleştiği iddiası ile başlatılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Karşı Dava, Bakırköy .... İcra müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibinden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilinin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Bakırköy ... İcra Dairesi’nin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 40.000,00 TL asıl alacak, 216,99 TL gecikmiş gün faizi olmak üzere toplam 40.216,99 TL ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde davacısının ... olduğu, dava konusunun ...bank ... Şubesinden verilen 25/12/2016 keşide tarihli, 40.000,00 TL bedelli, ... çek nolu, çekin iptaline ilişkin olduğu, dava sonucunda çekin zayi nedeni ile iptaline karar verildiği ve kararın 01/06/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkememizden verilen 11/10/2022 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Yargıtay, (Kapatılan).... Hukuk Dairesi'nin tarih ve Esas Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Somut olayda; Davaya ve takibe konu çekin süresi içerisinde bankaya ibraz edildiği, ancak okunaksız olması nedeniyle kambiyo senedi olma vasfını yitirdiğinden işleme alınmadığı, bu sebeple davacı tarafından davalı aleyhine ilamsız takiplere mahsus takip yolu başlatıldığı, davacı kambiyo senetlerine mahsus takip yapmadığından alacağın varlığını ispat yükünü üzerinde taşıdığı, davalı-birleşen davada davacının asıl davaya süresinde cevap vermemiş olmasının HMK’nun 128. maddesi uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü tüm vakıaları inkar ettiği sonucunu doğurduğu, bu nedenle davacının alacağını ispat etmesi gerektiği, çek fotokopisi ve çekin iptaline ilişkin mahkeme kararı dışında dosyaya bir delil sunulmadığı, davacının delilleri arasında kendisine ve davalıya ait ticari kayıtların yer almadığı, ancak yemin deliline dayandığı, mahkememizce davacıya davalı tarafa davaya konu ettiği alacakla ilgili yemin teklifinde bulunma hakkı hatırlatıldığı, yemin delilini kullanmadığı anlaşılmakla ispatlanmayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan karşı dava yönünden; davanın HMK'nun 106. Maddesinde düzenlenen tespit davası ve İİK. 72. Maddesinde düzenlenen menfi tespit davası niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
İtirazın iptali davasının, mahkememizde açılan menfi tespit davasından daha önce açılmış olması, itirazın iptali davası kapsamında yapılacak yargılama neticesinde alacaklı ve borçlunun icra takibi yönünden haklılık durumlarının ortaya konulacağı, her iki davanın da borçlunun alacaklıya borçlu olup olmadığı hususuna ilişkin olduğu, itirazın iptali davasında davalı olarak borçlu olmadığını savunma imkanına sahip olduğu anlaşılmakla, sayılan nedenlerle itirazın iptali davasından sonra açılan eldeki menfi tespit davasında davacının hukuki yararının bulunduğundan bahsedilemez.
HMK m.114/1-h bendi gereğince davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunması bir dava şartıdır. Dava şartlarının mevcut olup olmadığı yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından resen incelenir. Mahkememizce karşı dava davacısının hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
ASIL DAVA YÖNÜNDEN
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafça yatırılan 485,73 TL harçtan mahsubuyla bakiye 129,67 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 163,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine,
8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN
1- Davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE
2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafça yatırılan 686,81 TL harçtan mahsubuyla bakiye 71,41‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine,
6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/02/2025

Katip ...
¸

Hakim ...
¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim