Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/565

Karar No

2024/1192

Karar Tarihi

2 Aralık 2024

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/565 Esas
KARAR NO : 2024/1192

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/06/2024
KARAR TARİHİ : 02/12/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında 10/10/2019 tarihinde ....... referans numaralı sözleşme gerçekleştirildiğini, sözleşme konusu ürünlerin bedeli davalıya ödendiğini, davalı tarafından ürünlerin müvekkiline 10/05/2020 tarihinde gönderildiği ve ürünlerin müvekkili tarafından süresinde ayıp kontrolü yapıldığını, kontrol sonucunda ürünlerin ayıplı olduğunun anlaşıldığı ve e-mail aracılığıyla davalı şirkete ayıp bildirimi yapıldığı, Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı dosyasıyla icra takibine gidildiğini, davalı tarafınca 13.06.2023 tarihli itirazla takibin durduğu, bu nedenlerle İcra ve İflâs Kanunu (“İİK.”) m. 67 uyarınca itirazın iptali ve takibin devamı ile itirazın iptali ve takibin devamı ile takibe haksız surette itiraz eden davalının takibe konu alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde davacı tarafın ürünleri 10/05/2020 tarihinde teslim aldığını iddia etmişse de bu beyan gerçeğe aykırı bir beyan olduğunu, davacı tarafın ürünleri 09/04/2020 tarihinde teslim aldığını, bu hususun davacı feyza bayçelebi ile müvekkili şirket yetkilisi muhammet emin demirel arasında yapılan ...... yazışmalarında da sabit olduğunu, müvekkilinin sözleşme şartlarına uygun şekilde herhangi bir defo olmaksızın ve süresinde teslim ettiği ürünlerde ayıp ihbarı süresinde yapılmadığını, davacının soyut iddiası dışında ürünlerin ayıplı olduğunu ispat edebilecek hiçbir delil olmadığını, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmayan davacı ürünlerin kendisine ulaştığı tarihi 10/05/2020 olarak gerçeğe aykırı bir şekilde beyan ettiğini, ayrıca dava dilekçesinde ayıp bildirimi akabinde ürünlerin müvekkiline geri iade edildiği iddia edilmişse de bu husus da gerçeğe aykırı bir beyan olup davacı tarafından yapılacak ispata muhtaç olduğundan, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.
DELİLLER : Büyükçekmece ...... İcra Dairesi 'nin ...... esas sayılı dosyası, İlgili Vergi Daireleri, Beyoğlu ....... Noterliği, ..... bank A.Ş, ....bank A.Ş, ...... Bankası A.Ş, İstanbul ve Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Vergi Dairesine yazılan yazı cevapları tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
Dava; Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı dosyasında başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018)
Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabında davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, Vergi Dairesi yazı cevabında da davacının mükellefiyet kaydının olmadığı, davacının tacir sıfatına sahip olmadığı, davanın nispi ticari dava olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında;, davanın mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği, TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmakla, Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/12/2024

Katip
Hakim ......

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim