Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/141

Karar No

2025/127

Karar Tarihi

10 Şubat 2025

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/141 Esas
KARAR NO : 2025/127

DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/02/2024
KARAR TARİHİ : 10/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında Esenyurt mevkiinde bulunan .... Cafe Restaurant işletmesi üzerinde bulunan ortaklığı 16.03.2019 tarihinde sona erdirildiğini, ortaklığın sona erdirilmesi üzerine müvekkilinin davalıyla protokol düzenlediğini, düzenlenen protokol ile ve şahitlerin de huzurunda müvekkilinin davalıya bir tanesi Silivri'de olmak üzere birden fazla taşınmaz vererek aralarındaki borç ilişkisini sonlandırdığını, müvekkilinin davalıya karşı sorumluluğunun bitmesine rağmen davalının kötü niyetli bir şekilde sona ermiş borçtan kaynaklı icra takibi başlattığını, müvekkilinin davalı ile arasındaki ilişkiye dayanarak müvekkilinin adına çalışanı .... tarafından İstanbul/Silivri .... Mah. ...da 10 Parsel A Blok 1. Kat 5 no'lu taşınmazın davalının oğlu ...'a devredildiğini, tarafların arasındaki bu devir işleminin müvekkil ile davalının aralarındaki borç ilişkisinden kaynaklanarak gerçekleştirildiğini, müvekkilinin ödeme emrine mazeretsiz olarak süresini kaçırdığı için itiraz edemediğini, bu durumun müvekkilin borcu ikrar ettiğine karine teşkil etmeyeceğini, müvekkilinin borçlu olduğu daha belge ile net bir şekilde ortaya konulmadan hakkında güncel olarak 454.113,36-TL'lik borç üzerinden sorumlu tutulmasının bu miktarın yüksekliğinin icra dosyası üzerindeki hacizlerden kaynaklı bankalarda kötü bir izlenimin oluşmasının ve ticari olarak faaliyet gösteren birinin bu şekilde kredi notu dahil bankalardaki itibarının ticaretini de olumsuz etkileyeceğini, bu durumun ekonomik ve manevi olarak müvekkilini zarara uğratacağını beyan ederek; talebin kabulü ile davalı ... ile müvekkili arasında mevcut ve geçerli bir borç ilişkisinin bulunmadığının tespitini, mahkememizce teminatsız olarak veya takdir edilecek teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesini, Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla başlatılmış icra takibinin durdurulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava sebebiyle uğramış oldukları zararın yasa gereği alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER : Büyükçekmece .. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası, tapu kayıtları, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Davacı vekili mahkememizin 13/02/2024 tarihli ara kararıyla reddedilen ihtiyati tedbir kararı talebini, istinaf etmiş olup; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar numaralı 19/03/2024 tarihli kararı ile "İİK 72/3 md gereğince, Davacının tedbir talebinin kabulüne, iş bu kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde, davacı tarafça dava konusu 454.113,36 TL'nin icra dosyasına, % 15 oranındaki teminatın mahkeme veznesine yatırılması halinde, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmesinin dava sonuna kadar tedbiren önlenmesine" karar verilmiştir.
Bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bonoyu düzenleyen, asıl borçlu durumundadır (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 779/1).
Bu aşamada, menfi tespit konulu eldeki davada, ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72.maddesi gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında, borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.
Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Kambiyo senetlerine dayalı davada ise ispat yükü davacı borçludadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir.
Aynı ilkeler, HGK’nun 17.12.2003 gün ve 2003/19-781 E., 2003/768 K. sayılı ilamında da benimsenmiştir.
6100 Sayılı HMK m. 201 gereğince; yazılı bir belgeye (senede) bağlanmış olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen hususların yazılı delillerle ispatlanması gerekir.
Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/19-821 E. 2019/58 K. )
Kambiyo senedinin bedelsizliğine dayalı menfi tespit davasında davacı, senet temel borç ilişkisindeki bir nedenden dolayı bedelsiz kaldığı için kambiyo borcunu ödemek zorunda olmadığını ileri sürmektedir. Bu durumda bir kambiyo ilişkisinin varlığı esasen davacı tarafından kabul edilmektedir. Davalının kambiyo alacağını ayrıca başka delillerle ispat etmesine gerek yoktur. Bedelsizlik davacının öne sürdüğü bir vakıa olduğuna göre bunu ispat yükü de davacıya aittir. Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası açan borçlu temel alacağın mevcut olmadığını, karinenin aksini öne sürmektedir. Davacı, hem temel ilişkiyi, hem de temel ilişkideki bir nedenle senedin bedelsiz olduğunu ispat edecektir.
Davacı taraf iddiaları, celp edilen deliller ile tüm dosya münderecatına göre; Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine konu 30.11.2019 vade tarihli 266.667,00 TL tutarlı borçlusu ..., alacaklısı ... olan senet nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti istenilmiş ise de, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda ispat yükü üzerinde bulunan davacı, davaya konu senedin davalıya veriliş amacı ve ödemesinin yapılıp yapılmadığı hususlarında iddialarını ispata yarar delil ibraz etmediği ve davacı tarafından bildirilen tanıklara ihzar edilmelerine rağmen ulaşılamadığı, mahkemece ibraz edilen delillerin değerlendirilmesinde, dava konusu kambiyo senetlerinin davacı tarafından davalı adına düzenlenme sebebine dair bilgi içermediği, açıkça yemin deliline dayanılmadığı, böylelikle davacının davasını ispat edemediği sonuç ve kanaati ile davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40-TL harcın davacı tarafça yatırılan 7.755,13-TL harcın mahsubuyla bakiye 7.139,73-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-AAÜT gereğince hesap edilen 72.117,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
5-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/02/2025 11:59:39

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim