Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/864
2024/941
1 Ekim 2024
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/864 Esas
KARAR NO : 2024/941
DAVA : Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 11/09/2023
KARAR TARİHİ : 01/10/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; 10/05/2019 tarihinde davacı ile davalı arasında ... Projesinde yer alan 1 adet dükkan vasıflı Gayrimenkul için Beyoğlu .... Noterliğinin .... yevmiye numarası ile düzenleme şeklinde Ön Ödemeli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığını, 09/12/2021 tarihinde davacının alıcısı .... Ltd. Şti. İle satıcısı davalı olan aynı projede yer alan 1 adet ofis niteliğinde gayrimenkul için Beyoğlu .... Noterliğinin ... yevmiye numarası ile düzenleme şeklinde Ön Ödemeli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesini Beyoğlu .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile bütün hak ve hukuki vecibeleri ile birlikte devri ve temlik aldığını, sözleşme gereği belirtilen şartlar dahilince alıcı olan davacıya satışı ve tesliminin yapılacağının belirtildiği, davacının sözleşme gereği yükümlülüğünü yerine getirdiğini, dava konusu bağımsız bölümler için davacının kira alacağı hakkının olduğunu belirterek, davanın kabulüne, kira kaybından kaynaklı 10.000,00-TL belirsiz alacağın, dava tarihinden itibaren en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davalının ... nezdinde ... projesi kapsamında onlarca dükkan, mağaza ve rezidansın satışını gerçekleştirdiğini, davacıya dava konusu bir adet ofis ve bir adet dükkandan oluşan gayrimenkullerin satışını gerçekleştirdiğini, dava konusunun Asliye Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girdiğini, devredilen sözleşmeye konu taşınmazların inşası sırasında taraflar arasındaki sözleşmeler uyarınca mücbir sebep ve geçici ifa imkansızlığı olarak kabul edilebilecek gelişmelerin yaşanmasına rağmen davacı tarafından gecikme tazminatı talebinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Dava, davalı tarafından, sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmemesinden kaynaklı olarak davacının kira kaybından kaynaklı 10.000,00-TL belirsiz alacağın, dava tarihinden itibaren en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili isteminden ibarettir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018)
Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; 10/05/2019 tarihinde davacı ile davalı arasında ...Projesinde yer alan 1 adet dükkan, 1 adet ofis bütün hak ve hukuki vecibeleri ile birlikte devri ve temlik aldığını, sözleşme gereği belirtilen şartlar dahilince alıcı olan davacıya satışı ve tesliminin yapılacağının belirtildiği, davacının sözleşme gereği yükümlülüğünü yerine getirdiğini, dava konusu bağımsız bölümler için davacının kira alacağı hakkının olduğunu belirterek, davanın kabulüne talep etmiş ise de, gelen yazı cevapları ile davacının gerçek kişi tacir olmadığı, uyuşmazlığın mutlak ticari dava da olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın anlatımının detayı gereği dava dilekçesi göz önüne alındığında uyuşmazlığın ticari uyuşmazlık olarak nitelendirilemeyeceği ve uyuşmazlığın çözümünde genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/10/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.