Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1072
2024/1195
2 Aralık 2024
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1072 Esas
KARAR NO : 2024/1195
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/04/2020
KARAR TARİHİ : 02/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalıya vermiş olduğu araç bakım onarım hizmeti karşılığında 09.01.2018 tarihli ...... numaralı,12.01.2018 tarihli ...... numaralı, 07.02.2018 tarihli ........ numaralı, 16.02.2018 tarihli ....... numaralı, 21.02.2018 tarihli ...... numaralı, 23.02.2018 tarihli ....... numaralı, 23.02.2018 tarihli ...... numaralı, 24.02.2018 tarihli ..... numaralı, 27.02.2018 tarihli ..... numaralı, 05.03.2018 tarihli ..... numaralı, 08.03.2018 tarihli ...... numaralı, 08.03.2018 tarihli ...... numaralı, 08.03.2018 tarihli ..... numaralı faturaları düzenlediğini, fatura bedellerinden bakiye 32.175,42 TL'nin müvekkili şirkete ödenmediğini, davalı borçlu aleyhine Ankara ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası tahtında icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun haksız ve mesnetsiz olarak takibe 21.02.2020 tarihinde itiraz ettiğini, itiraz neticesinde arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşmazlık ile sonuçlandığını, yapılan itirazın tamamen haksız, mesnetsiz ve yalnızca vakit kazanmaya yönelik olduğunu, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davalı borçlunun haksız itirazının iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, davalının haksız ve kötü niyetli iddiaları neticesinde takibin durmuş olması sebebiyle davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu davaya konu icra takibinin Ankara ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası olduğunu, icra takibinin yapıldığı yer Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gereken davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, HMK. gereğince genel yetki kuralları dikkate alınacak olsa dahi müvekkil şirketin adresinin Ankara olduğunu, yetki itirazlarının kabulü dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, bunun mümkün olmaması halinde yetkisizlik kararı ile dosyanın yetkili Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, müvekkilinin davacı tarafa böyle bir borcu bulunmadığını, alacak iddiasına dayanak yapılan faturaların sonradan tek taraflı olarak hazırlamış olan ve hukuki delil mahiyeti bulunmayan faturalar olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkiline iş bu faturaların usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediğini, faturaları ve içeriğini kabul etmelerinin mümkün olmadığını, iş bu dosyaya sunulan faturalara ve içeriklerine de ayrıca itiraz ettiklerini, davacının dosyaya sunmuş olduğu cari hesap ekstresinin kabulünün de mümkün olmadığını, alacak iddiasına dayanak yapılan faturalara ilişkin ve cari hesapta göründüğü iddia edilen alacağa ilişkin müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, ortada taraflarca hazırlanan bir cari hesap sözleşmesinin de bulunmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunun açıkça ortada olduğunu, iş bu dayanak yapılan faturalar ve belirtilen cari hesap sözleşmesinin sonradan düzenlemiş olan fatura ve sözleşmeler olduğunu, müvekkilinin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, bu sebeple iş bu davada işlemiş faizden bahsedilemeyeceğini, davanın kabulüne hükmedilecek ise davacının tek taraflı olarak müvekkili aleyhine işletmiş olduğu faiz ve faiz oranının hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini, bilirkişi incelemesinde bu hususların göz ardı edilmemesi gerektiğini, davacının dosyaya sunmuş olduğu bilgi belge ve evrakların tek taraflı ve sonradan düzenlenen evraklar olduğunu, davada delil olarak gösterilmesinin mümkün olmadığını, davacının haksız ve dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, yetki itirazlarının kabulü ile dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, bunun mümkün olmaması halinde yetkisizlik kararı ile dosyanın yetkili Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibi ve akabinde açılan iş bu itirazın iptali davası haksız maddi ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Elmadağ İcra Dairesinin ...... Esas sayılı dosyası, İkitelli Vergi Dairesi, Başakşehir Sosyal Günelik Kurumu, Küçükçekmece Sosyal Günelik Kurumu, Şişli Sosyal Günelik Kurumu, Arnavutköy Sosyal Günelik Kurumu, Pendik Sosyal Günelik Kurumu yazı cevabı, Ankara ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, taraflar arasındaki muhtelif faturalardan kaynaklı alacağın tahsiline yönelik başlatılan Ankara ...... İcra müdürlüğünün ..... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı icra dosyasına yapmış olduğu itirazında müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Ankara ..... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 32.175,42 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren %19,50 yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizden verilen 30/01/2023 tarih ve ...... Esas .... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin 02/11/2023 tarih ve ...... Esas ..... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava 10/11/2023 tarihinde mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin 02/11/2023 tarih ve ...... Esas ...... Karar sayılı ilamında; "Yemin davaya son veren işlem olduğundan ,mahkemece davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile dava reddedilmiş isede,yargılama sırasında davacının onarım faturalarına ait iş emirlerinin ve cari hesap alacağına konu edilen faturaların işlem ve fatura tarihinde kadri maruf olup olmadıklarının araştırılmadığı,bu konuda makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmadan,cari hesap alacağı yönünden sadece ticari defterlerin mali müşavir bilirkişi tarafından incelenerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca davacının delil olarak bildirdiği onarım ve bakıma konu araçları teslim eden şoför isimleri iş emirlerinde belirli ise bu kişilerin davalı çalışanı olup olmadığının da araştırılması gereklidir.
Bu nedenle iddiaya konu faturalara dair herbir iş emirleri tüm kayıtları ile gerekirse eksik olan kayıtlarda celp edilerek ,faturalardaki bedellerin yapılan iş karşısında kadri maruf olup olmadığı hususunda makina mühendisi bilirkişiden rapor alınması gerektiğinden, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, tarafların istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1a-6.madde gereği kaldırılarak dosyanın mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir." denilerek mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişiler 11.08.2024 havale tarihli raporunda; Dosya kapsamında bulunan dava konusu ...... Otomotiv Sanayi Ticaret Anonim Şirketi antetli, ..... Petrol İnşaat Nakliye Mak. San. ve Tic. A.Ş. adına düzenlenmiş 13 adet faturadaki parça-malzeme kalemleri ve işçilik kalemlerinin şekli-niteliği, raporlar, tutanaklar ve diğer tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu 13 adet faturada belirtilen parça-malzeme kalemlerinin parça kodu ile de belirtildiği, orijinal kodu bulunan parça/malzeme ve işçilik kalemleri toplamının KDV dahil 33.175,43 TL hesaplandığı, 33.175,43 TL hasar tutarlı dökümü yapılan yedek parça ve işçilik ile ilgili hesaplanan tutarın faturaların düzenleme tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarında kabul edilebilir makul fiyat aralığında, günün rayicine ve dosya kapsamına uygun olabileceği, değerlendirilmiştir. Takdim edilen açıklamalar çerçevesinde, hukuki değerlendirme, delillerin takdiri ve nihai karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, mevcut dosya kapsamına göre tarafımıza verilen görev çerçevesinde yapılan incelemede; Dava konusu 13 adet faturadaki parça malzeme kalemlerinin parça kodu ile de belirtildiği, orijinal parça/malzeme kalemleri ve işçilik kalemleri toplamının KDV dahil 33.175,43 TL hesaplandığı, 33.175,43 TL hasar tutarlı dökümü yapılan yedek parça ve işçilik ile ilgili yukarıda detaylıca hesaplanan tutarın faturaların düzenleme tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarında kabul edilebilir makul fiyat aralığında, günün rayicine ve dosya kapsamına ve uygun olabileceği, Ancak, gerek davacı gerekse de davalı ...... kayıtlarında “iş emirlerinde” yer alan şoför ya da ustaların isimlerine ait tespit yapılamadığını bildirmiştir.
İddia veya savunmanın haklılığı, bu olay ve hukuki işlemlerin varlığının ispatlanmasına bağlıdır.
İspat hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde bir temel hak olarak garanti altına alınmıştır. Anayasal dayanağı olan ispat hakkını, usûl hukukunda taraflar, kanunda belirtilen süre ve usûle uygun olarak kullanırlar. Bu hak yalnızca kanunla sınırlanabilir.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususuna ise ispat yükü denir.
İspat yükü üzerine düşen taraf ispat etmesi gereken hususu ispat edemediği durumda ispatsızlık durumu söz konusu olacaktır. Hâkim bir husus ispatsız kalmış olsa dahi medeni yargılamada karar vermek durumundadır. TMK 6. Maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu ve ek raporu içeriğine göre; davacı tarafça davalıya vermiş olduğu araç bakım onarım hizmeti karşılığına dayalı düzenlenen fatura alacağının tahsili talebiyle takip yapıldığı, davaya konu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen, davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, ba formu ile bildirilmediği, davalı şirket yetkilisinin hizmet alınmadığı yönünden yemin ettiği, bozma sonrası davacı tarafa iş emirlerinin tamamını eksiksiz olarak sunmak üzere süre verilmiş, bu doğrultuda iş emirlerindeki araçları teslim eden şoför ismi bulunan kişilerin davalı tarafın çalışanları olup olmadığı hususunda SGK ya müzekkere yazılmış ve gelen cevabi yazı sonrası mali müşavir ve makine mühendisi bilirkişisinden rapor alınmasına karar verilmiş, dava konusu 13 adet faturada belirtilen parça-malzeme kalemlerinin parça kodu ile de belirtildiğinin, orijinal kodu bulunan parça/malzeme ve işçilik kalemleri toplamının KDV dahil 33.175,43 TL hesaplandığının, 33.175,43 TL hasar tutarlı dökümü yapılan yedek parça ve işçilik ile ilgili hesaplanan tutarın faturaların düzenleme tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarında kabul edilebilir makul fiyat aralığında, günün rayicine ve dosya kapsamına uygun olabileceğinin ancak, gerek davacı gerekse de davalı ...... kayıtlarında “iş emirlerinde” yer alan şoför ya da ustaların isimlerine ait tespit yapılamadığının mahkememizce alınan ve hükme esas alınabilecek teknik içeriği barındıran bilirkişi raporu ile tespit olunduğu bu haliyle davacının taleplerini ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 388,60 TL harcın mahsubuyla bakiye 39,00 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine,
7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/12/2024
Katip .....
Hakim ......
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.