Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1023

Karar No

2024/1190

Karar Tarihi

2 Aralık 2024

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/1023 Esas
KARAR NO : 2024/1190

DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 26/10/2023
KARAR TARİHİ : 02/12/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili, 2004 yılından bugüne kadar ...’nin ortaklarından biri olup, aynı zamanda Yönetim Kurulu Üyelerinden Biri olduğu, Şirketin yönetim kurulunun müvekkilinin katılımı olmaksızın 13.09.2023 tarihinde gerçekleştirildiği, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde .... tarihinde yayımlanan “Genel Kurul Toplantıya Çağrı” ilanından öğrenildiği, söz konusu Yönetim Kurulu Toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların usule ve hukuka aykırı olduğunu, 31.05.2023 tarihli ihtarnamesi ile yönetim kurulu toplantısının 19 Haziran Pazartesi saat 14:00’da yapılacağının ...’a bildirildiği, müvekkilinin Mayıs ayının sonu ve Haziran ayının başında olmak üzere iki büyük ameliyat geçirmiş olması nedeniyle, ekinde sağlık raporu olan 06.06.2023 tarihli cevabi ihtarnamesi keşide edildiği, bunun üzerine, 29.08.2023 tarihli bildirim yazısı ile 13 Eylül 2023 Çarşamba, saat 14:00'te, şirket merkezinde yönetim kurulu toplantısı yapılacağının bildirildiği, müvekkilinin geçirmiş olduğu büyük ameliyatlar dolayısıyla sağlığının elvermemesi nedeniyle, söz konusu yönetim kurulu toplantısına katılması mümkün olmamış, ekinde sağlık raporu olan 05.09.2023 tarihli cevabi ihtarnamesi keşide edildiği, müvekkilinin sağlık durumunun defalarca açıklanmış olmasına ve buna ilişkin geçerli bir sağlık mazereti bildirilmesine rağmen, 13.09.2023 tarihinde müvekkilinin yokluğunda yönetim kurulu toplantısının gerçekleştirilmesi Türk Ticaret Kanunu’na aykırı olduğu, söz konusu yönetim kurulu toplantısının Müvekkilinin geçerli mazeretine rağmen yokluğunda yapılmasının kötü niyetli olduğu, Türk Ticaret Kanunu’na ve TMK m. 2 ve m. 3 kapsamında düzenlenen “dürüst davranma” ve “iyi niyet” ilkelerine aykırı olduğu, bu nedenle, toplantı ve karar nisabı sağlanmaksızın yapılan ve TTK 391nci maddesindeki “a” ve “c” bentlerine açık aykırı durum olduğundan, ihtilaf konusu Yönetim Kurulu Kararında alınan kararların tamamının batıl olduğu, 13.09.2023 tarihli yönetim kurulu toplantısında alınan kararların tamamının öncelikle batıl olduğunun tespitine, bu talep kabul edilmez ise söz konusu kararların tamamının hükümsüz olduğunun tespitine, bu talep de kabul edilmez ise söz konusu kararların tamamının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ..., davalı ...nin ortaklarından biri olup aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olduğu, Davacı, 12.05.2023 tarihli ihtarnamesiyle Şirketten bilgi alma ve inceleme ve yönetim kurulu toplantısı yapılması talebinde bulunduğu, bu ihtarnameye cevaben müvekkili, 30.05.2023 tarihli ihtarname ile yönetim kurulu başkanlığının şirket Yönetim Kurulunu toplayacağını ve bu hususa ilişkin çağrının muhataba da yapılacağını bildirdiği, 31.05.2023 ihtarnamesi ile yönetim kurulu toplantısının “2021 ve 2022 yılına ilişkin olarak yapılacak Olağan Genel Kurul toplantı gündeminin ve yapılacağı tarihi belirlenmesi” gündem maddesi başta olmak üzere, yönetim kurulu üyelerinin Türk Ticaret Kanunu ve hukuka uygun taleplerini görüşmek üzere, 19 Haziran 2023 Pazartesi saat 14.00'da toplantının yapılacağı adreste, davacıya bildirildiği, Davacı 6.6.2023 tarihinde ihtarname göndererek yönetim kurulu toplantısı yapılmasına itiraz ederek, sağlık sorunu nedeniyle yönetim kurulu toplantısına katılmayacağını bildirerek ihtarname ekine, herhangi bir tam teşekküllü hastaneden alınmamış, sadece doktor kaşe ve imzasını havi, 3 ay boyunca evde bakım desteği ihtiyacı bulunduğunu belirten bir doktor yazısı ekleyerek şirkete gönderdiğini, Bunun üzerine Şirket yönetim kurulu 19.06.2023 tarihli toplantısında, 6.6.2023 tarihli ihtarnamede ileri sürülen hususların kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, söz konusu rapor dikkate alınarak 29.08.2023 tarihli ihtarname ile yönetim kurulu toplantısının 13 Eylül 2023 Çarşamba saat 14.00'da Şirket merkezinde yapılacağı müvekkili Şirket tarafından davacıya bildirildiği, bunun üzerine davacının 5.09.2023 tarihli ihtarname ile yeniden yönetim kurulu toplantısı yapılmasına itiraz ederek, sağlık sorununun devam etmesi nedeniyle yönetim kurulu toplantısına katılmayacağını bildirmiş 1 ay fizik tedavi ihtiyacı bulunduğunu belirten, hasta isteği üzerine verildiği beyan edilen bir doktor yazısı ekleyerek davalı şirkete gönderdiği, davacı, sağlık mazereti bildirmesine rağmen, 13.09.2023 tarihinde davacının yokluğunda yönetim kurulu gerçekleştirilmesinin kötü niyetli ve Türk Ticaret Kanununa aykırı olduğunu iddia etttiğini, davacı yönetim kurulu toplantılarına usulüne uygun olarak çağrıldığı ve tüm toplantılardan haberdar olduğu, müvekkili şirketin durumun gereklerine göre kendisinden beklenen azami özeni gösterdiği, davacının sağlık sebebi mazeretini kullanarak bütün toplantılara katılmaktan imtina ettiğini, Olağan Genel Kurullarda hangi konuların görüşüleceği TTK 408 ve 409’da belirlendiği, bunların Genel Kurulun devredilmeyen görev ve yetkileri olduğu, nitekim 13.09.2023 tarihli yönetim kurulunda, Şirketin 2021 ve 2022 yılları hesap dönemlerine ilişkin Olağan Genel kurulunun 25.10.2023 tarihinde saat 14:00’de TTK da sayılan Gündem ile TTK’nun 410 maddesi uyarınca çağrılı olarak şirket merkezinde yapılmasına karar verildiği, davacı .... vekaleten temsil edildiği, TTK 420 maddesi gereğince Genel kurulun ertelenmesi yönünde talebine istinaden Olağan Genel Kurul 28.11. 2023 saat 14:00’e ertelendiği, dolayısıyla davacı Genel Kurul’da temsil edilmek suretiyle dava konusu yönetim kurulunu da karardaki gündemi de kabul ettiği, davacı yan, 13.09.2023 tarihli yönetim kurulunda alınan kararların batıl olduğunun tespitine, bu talebi kabul edilmezse hükümsüz olduğunun tespitine bu talebi de kabul edilmezse kararın iptaline karar verilmesini istemekte olup, davacı bu terditli taleplerde bulunmakla birlikte dayandığı gerekçeleri (TTK 391 (a) ve (c) bentleri) ortaya koyup ispatlayamadığı, zira, yönetim kararının batıl olmasını dayandıracağı hiçbir gerekçe olmadığı, yönetim Kurulu çağrısının tüm üyelere, Genel Kurul çağrısının tüm ortaklara usulüne uygun olarak yapıldığı, alınan kararlar söz konusu maddeleri ihlal edecek herhangi bir unsur içermediği, yönetim kurulu kararlarına karşı TTK sistematiğinde kural olarak iptal edilebilirlik yaptırımı da yer almadığı, hükümsüzlük ise tüm bu geçersizlik hallerini içeren bir üst kavram olup, bu kapsamda, davacı yanın iddialarının tamamı gerçeğe ve hukuka aykırı olmakla birlikte kötü niyetli olduğu, yönetim kurulunun usulüne uygun toplandığı ve bu kurulda usulüne uygun karar alındığı, dolayısıyla dava konusu Yönetim Kurulu kararının geçerli bir karar olduğundan, haksız ve dayanaksız davanın reddini istemiştir.
DELİLLER : Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları, Beşiktaş ... Noterliği, Beşiktaş ... Noterliği, Beşiktaş .... Noterliği ihtarnamesi, İTO sicil kayıtları, Davalı şirket 13/09/2023 tarihli Yönetim Kurulu Kararı, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davalı şirketin 13.09.2023 Tarihli Yönetim Kurulunda Alınan Kararların Tamamının Batıl Olduğunun Tespitine, bu talebin kabul edilmemesi halinde kararların tamamının hükümsüzlüğüne, bu talebinde kabul edilmemesi halinde söz konusu yönetim kurulu kararlarının tamamının iptali istemine ilişkindir.
TTK'nın 339/2-h maddesinde genel kurul toplantısına çağrının şekli esas sözleşmede belirtilmesi gereken unsurlar arasında sayılmış, TTK'nın 414/1.maddesinde genel kurul toplantısına çağrının şekline ilişkin asgari standartlar belirlenmişken yönetim kurulu toplantısına çağrının şekli için böyle bir zorunluluk öngörülmemiştir. TTK'nın 413/2 maddesinde anonim şirket genel kurul toplantılarında gündeme bağlılık ilkesi benimsenmişken yönetim kurulu toplantılarında bu ilke benimsenmemiştir.
TTK'nın 390. maddesi uyarınca yönetim kurulu kararları, özel nisap gerektirmeyen ve oy çokluğu ile alınabilecek kararlardan olup, TTK'nın 391. maddesinde eşit işlem ilkesine aykırı, şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren ya da diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin yönetim kurulu kararlarının batıl olduğu düzenlenmiştir.
Yönetim kurulu toplantısına katılma, yönetim kurulu üyeleri için hem hak hem de bir yükümlülük teşkil etmekte olup, toplantılarda gündeme bağlılık ilkesinin uygulanmaması sebebiyle her konunun görüşülmesi imkanı bulunduğundan her üyenin mutlaka toplantıdan haberdar edilmesi gerekir. ( Kılıç Akyıldız, s. 2305)
TTK'nın 390/1. maddesi gereğince esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır. TTK'nın 390/4. maddesi gereğince, üyelerden hiçbiri toplantı yapılması isteminde bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu kararları kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda yaptığı karar şeklinde yazılmış önerisine en az üye tam sayısının çoğunluğunun yazılı onayı alınmak suretiyle verilebilir. Aynı önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması bu yolla alınacak kararın geçerlilik şartıdır. TTK’nın bu hükmüne göre çağrısız yönetim kurulu toplantısı yapılması mümkün ise de, önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılması alınacak kararın geçerlilik şartıdır.
6102 s. TTK'nın 391. maddesine göre de, "(1) Yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilir. Özellikle; a) Eşit işlem ilkesine aykırı olan, b) Anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, c) Pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren, d) Diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin, kararlar batıldır."
Yargıtay .... HD’nin 18/01/2018 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre de, "kural olarak yönetim kurulu kararlarının iptali istenemez ise de doğrudan üyeyi ilgilendiren konularda iptal davası açmak mümkün olduğundan bu kararlar bakımından da işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekir."
Yargıtay HGK'nun 02/04/2014 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre de, "Hükümsüzlük halleri, yokluk ve butlan olarak iki alt kategoride ela alınabilir.
Kavram olarak yokluk; bir hukuki işlemin doğabilmesi için öngörülen ve kurucu nitelikte olan emredici hükümlere aykırılık halidir. Bu aykırılık, işlemin unsurlarında eksikliğe yol açar ve işlemi "yokluk" ile sakat hale getirir. Yok sayılan işlem, şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluk, bunu ileri sürme konusunda hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir ve tespit ettirilebilir, hâkim tarafından da re’sen dikkate alınır. Mahkemenin vereceği tespit hükmü, bu durumu açıklayıcı niteliktedir.
Şirketler hukukundaki emredici hükümlere göre, genel kurul kararlarının oluşabilmesi için iki kurucu unsur gereklidir: Birincisi genel kurul toplantısı yapılması, ikincisi toplantıda karar alınmasıdır. Bunların birisindeki eksiklik halinde, işlem (karar) hiç doğmamış sayılır; yani baştan itibaren yoktur. Örneğin, karar alınmadığı halde alınmış gibi gösterilirse veya Bakanlık temsilcisinin toplantıda bulunmaması halinde işlem, yoklukla sakat olacaktır.
Butlan ise; bir işlemin, konusuna ilişkin emredici hükümlere aykırı olması halidir. Eş söyleyişle, bir işlemin konusu; kanuna, ahlaka, adaba, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı ya da, imkânsız ise, bu işlem batıldır. Yokluktaki gibi, butlanda da kesin geçersizlik söz konusudur; hâkim bunu re’sen göz önünde bulundurur ve herkes bu geçersizliği, iptal davasında öngörülen üç aylık süreyle bağlı olmaksızın ileri sürebilir ve tespit ettirebilir. Yokluk ve butlan arasında sonuçları değil, sebepleri bakımından farklılık bulunmaktadır (Fatih Bilgili, Ertan Demirkapı, Şirketler Hukuku, 2012, 2. Baskı, s.190)...
İptal edilebilir kararlarda ise; genel kurul kararının geçersizlik halini oluşturan nedenin, işlemin, baştan itibaren geçersiz olması sonucunu doğuracak nitelikte olmaması hali söz konusudur...
Eş söyleyişle; mutlak butlanla batıl kararlar, baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlilik kazanma olanağı olmayan, emredici kurallara, kamu düzenine veya ahlaka ve adaba aykırı veyahut konusu olanaksız olan kararlardır. Bu tür kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler ve mahkemece, re’sen üzerinde durulması da gerekir...
Yokluk ve butlan hallerinin re’sen göz önünde bulundurulacağı ve herkesin bu geçersizliği, 6762 Sayılı TTK’nun 381. maddesinde düzenlenen koşullara tabi olmaksızın ileri sürebileceği Hukuk Genel Kurulu’nun 12.3.2008 gün ve ... E., .... K. sayılı ilamında da benimsenmiştir.
Bu itibarla, anonim şirket kararının iptali için yukarıda açıklanan hükümsüzlük hallerine dayanılmadığı durumlarda iptal davası açılabilmesi için, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 381. maddesinde (benzer düzenleme 6102 Sayılı TTK, 445 ve 446. maddelerinde mevcuttur) düzenlenen koşulların oluşması gerekir. Anılan yasa hükmü aynen;
“Aşağıda yazılı kimseler, kanun veya esas mukavele hükümlerine ve bilhassa afaki iyi niyet esaslarına aykırı olan umumi heyet kararları aleyhine, tarihlerinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye müracaatla iptal davası açabilirler:
1. Toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten veya reyini kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya davetin usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut umumi heyet toplantısına iştirake salahiyetli olmıyan kimselerin karara iştirak etmiş bulunduklarını iddia eden pay sahipleri;
2. İdare meclisi;
3. Kararların infazı idare meclisi azalariyle murakıpların şahsi mesuliyetlerini mucip olduğu takdirde bunların her biri.
İptal davasının açılması keyfiyetiyle duruşmanın yapılacağı gün, idare heyeti tarafından usulen ilan olunur.
Birinci fıkrada yazılı üç aylık hak düşüren müddetin sona ermesinden önce duruşmaya başlanamaz. Birden fazla iptal davası açıldığı takdirde, davalar birleştirilerek görülür.
Mahkeme şirketin talebi üzerine şirketin muhtemel zararına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir. Teminatın mahiyet ve miktarını tayin mahkemeye aittir.” şeklindedir.
Madde metninden de anlaşılacağı üzere, hükümsüzlük hallerinin bulunmadığı genel kurul kararlarının iptalini isteyebilmek için, toplantıda hazır olan ortağın, alınan kararlara muhalif kaldığını toplantı tutanağına yazdırması (muhalefet şerhi) ve üç aylık hak düşürücü sürede dava açılması gerekmektedir. Aksi halde, iptal edilebilir kararlar açısından dava hakkı söz konusu olmaz....
6102 Sayılı TTK’da yönetim kurulu kararlarının iptali yönünde bir düzenlemeye yer verilmemiş olup, 6102 sayılı TTK 391. maddesinde, kararın batıl olduğunun tespitinin istenebileceği hüküm altına alınmıştır. Bu yasa değişikliğinden önce de uygulamada, anonim şirket yönetim kurulu kararlarının batıl olduğunun mahkeme kararıyla tespit edilebileceği kabul edilmekteydi.
Mutlak butlan halleri ile şahsi hakları ihlal eden anonim şirket yönetim kurulu kararları aleyhine, şirket genel kuruluna başvuru yapılmadan ilgilisi tarafından dava açılabilir..."
Somut olayda, davalı şirket yönetim kurulu tarafından “yönetim kurulu üyelerinin Türk Ticaret Kanunu ve hukuka uygun taleplerini görüşmek üzere ve 2021 ve 2022 yılına ilişkin olarak yapılacak olağan genel kurul toplantı gündeminin ve yapılacağı tarihin belirlenmesi"ne ilişkin çağrının davacıya bildirilerek davacının toplantıdan haberdar edilmesinin ardından 13.09.2023 tarihli toplantıda davacı katılımı olmaksızın 2021 ve 2022 yılları hesap dönemlerine ilişkin Olağan Genel kurulunun 25.10.2023 tarihinde yapılmasına ilişkin karar alındığı ve 25.10.2023 tarihli şirket Olağan Genel Kurulu toplantısına ise davacıyı temsilen Av....'un katıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yazılı Yargıtay emsal içtihatlarında da belirtildiği üzere, yönetim kurulu kararlarının iptalinin istenilmesi kural olarak mümkün olmayıp ancak, yokluğunun veya batıl olduğunun tespiti istenebilir. Bu yönetim kurulu kararında kararın içeriği itibariyle yokluk veya butlan sebepleri görülmemiş, davacıyı doğrudan ilgilendiren yönetim kurulu kararlarının iptali istenebilecek ise de, alınan kararların içeriğinde özellikle kanuna, anasözleşmeye veya iyiniyet kurallarına bir aykırılık tespit edilememiş, alınan kararların genel kurulun onayına sunulmasına karar verilmesi karşısında, bu yönetim kurulunda alınan kararların, yokluk veya butlan sebepleri ya da iptali sebepleri görülmediğinden davacının ispat edilemeyen davasının reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 269,85 TL harcın mahsubuyla bakiye 157,75‬ TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/12/2024

Katip ...
Hakim ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim