Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/963

Karar No

2025/151

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/963 Esas
KARAR NO : 2025/151

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/10/2022
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2025
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili özetle; davacı ve davalı arasında, 20/11/2017 tarihinde başlayıp devam eden görüşmeler neticesinde 11 adet ... (... Mikro Terazi), 11 adet .... Veri Yazıcı, 11 adet ... Dokümanı, 11 adet ... Tartım Masası Boyu siparişi konusunda, sipariş teslim tarihi 18/06/2018 olmak üzere anlaşma sağlandığını, anlaşmayı gösteren e-postaları dilekçeleri ekinde sunduklarını, iş bu görüşmelerde teklif verildiğini ve ardından 20.02.2018 tarihinde tekrar görüşme sağlanarak teklif takibi yapıldığını, taraflar arasında 01.06.2018 tarihinde peşin ödeme karşılığında 10 adet 6 haneli ve 1 adet 5 haneli olmak üzere 11 adet terazi konusunda anlaşma sağlandığını, anlaşmaya göre 2 adet 6 haneli, 1 adet 5 haneli terazinin 2018 yılının Ağustos ayında teslim edilmesi gerektiğinden söz konusu ürünlerin davacı şirket tarafından ilgili tedarikçi firmadan temin edildiğini, davalı şirketin, 11 adet üretim hattı kuracağından bahisle davacıdan 11 adet terazi talep ettiğini, Başlangıçta 11 adet ürün için özel fiyatlandırma çalışması yapıldığını, 11.06.2018 tarihinde davalı şirketten 2 adet 6 haneli, 1 adet 5 haneli terazinin ücretinin peşin ödenmesi halinde kalan ürünlerin de işleme alınması yönünde talep geldiğini, 12.06.2018 tarihinde ise 2 adet 6 haneli, 1 adet 5 haneli terazinin ücretinin ödemesinin bir kısmının sipariş avansı olarak ilk teslimatta alındığını, kalanının da teslim edilmeden hemen önce alındığını, davalı şirketin geriye kalan 8 ürün için öncelikle avans ödemeyi türlü bahanelerle reddettiğini, sürece avans alınmadan devam edilmesini talep ettiğini, geriye kalan 8 terazinin ödemelerinin teslimatta alınacağı yönünde anlaşma sağlandığını, davacının bu süreçte, aksamaya sebebiyet verilmemesi adına geri kalan ürünleri tedarik etmeye devam ettiğini ve sonucunda ürünleri hazır ettiğini, 21.06.2018 tarihinde davalı şirketin, 100.000 Euro avans karşılığı teminat istediğini, aynı tarihte teyit verildiğini, 26.06.2018 tarihinde ise davalı şirketten sipariş yazısı geldiğini, işbu siparişi gösteren, Purchase Order/ Satınalma Siparişinin ekte sunulduğunu, 13.07.2018 tarihinde 50.000 euro avans teklifinin, Ağustos tesliminde 70000 euro ödeme beyanının; 19.07.2018'de ise avans ödemesi olarak 278400 TL geldiğini, 18.09.2018 tarihinde ilk teslimat hazırlandığını, ancak davalı şirketin iş yerlerinde inşaatın devam ettiğini öne sürerek ilk teslimat tarihini Kasım'a ve geriye kalan 10 terazinin teslimatını da 2019 yılına ertelediğini, 25.09.2018 tarihinde davalı şirket 50000 euro avansa ek 18152 euro ödeyerek malları alma ve kalan terazileri Ocak, Şubart, Mart 2019 da ödeyerek teslim alma talebinde bulunduğunu, 26.09.2018'de davacı şirketin 19727 euro fark ödemesi ile son teslimata kadar tutulmak üzere kasımda ödenecek 50000 euro avans ödemesi ile teslimata onay verdiğini, sürecin başlangıcında ... San. Ve Dış Tic. A.Ş. Satın alma müdürü "..." olduğunu, devamında değişerek yerini "...." ve "..."'in aldığını, ...'ın ile başlayan oyalama ve erteleme süreci ... ile akabinde 2021 yılında da .... ile devam ettiğini, 18.12.2018 tarihinde ... ile yapılan görüşmelerde ...'ın işten ayrıldığı bildirilerek 2019 teslimat planı teyit edildiğini ve teslimatta ödeme ile satın alma isteği geldiğini, avans durumunun ise Ocak 2019 da belli olacağı yönünde dönüş sağlandığını, davacı şirketin ise 19.12.2018 tarihli cevap yazısında 25000 euro avans ile ilerlenebileceğini bildirdiğini, 07.01.2019 tarihinde davacı şirketin 6 adet Ocak-Şubat, 2 adet Mart 2019'da teslim edilecek şekilde değişiklik talebinde bulunmuş davalı şirket tarafından da teyit alındığını, 12.03.2019'da davacı şirket tarafından davalı şirkete terazilerin hazır olduğu bilgisi verildiğini, 18.03.2019 tarihinde ay sonuna kadar teslimat için bilgi verileceği yönünde dönüş alındığını, davacının ödeme hususunda sunduğu 22/04/2019 tarihli teklifin sonuçsuz kaldığını, 09/07/2019'da davalı şirket satın alma müdürü ...'nin Temmuz ayında 2 adet, Eylül-Ekim 1 adet olacak şekilde kalan 5 adetin ise 2020'de ödemesinin yapılması ve teslim alınması yönünde talep sunulduğunu, ancak ürün satış ve teslim aşamalarının tamamlanamadığını, satın alma müdürü ....'nin ayrılışının, kendilerine yeni satın alma müdürü ... tarafından bildirildiği, ancak sürecin ilerlemediğini, 2022 yılında gönderilen ihtar sonrasında ise iletişimin kesildiğini, keşide edilen ihtarnameleri dilekçeleri ekinde sunduklarını, e-sözleşmenin ve e-posta yazışmalarının belge olarak kabulüne ilişkin emsal Yargıtay kararları bulunduğunu, irade beyanlarının online bir görüşmede veya e-posta yolu ile de açıklanabileceğini, davacı şirket yetkilisi ile davalı şirket satın alma müdürü arasında şirket resmi mail adresinden gerçekleşen görüşmelerde bir sözleşmenin kurulması için gerekli tüm aşamaların tamamlandığını, davalı tarafından sipariş edilen ürünlerden kalan ürünlerin teslim alınmadığını, sözleşmeye konu ürünlerin temini için banka kredisi kullanıldığını, buna ilişkin yüksel faiz ödendiğini malların stok maliyetinin çok yüksek olduğunu ve her geçen gün arttığını, şirketin bu nedenle zararının devamlı arttığını, Teslim alınmayan 7 adet .... (.... Mikro Terazi), 7 adet ... Veri Yazıcı, 7 adet ... Dokümanı, 7 adet ....Tartım Masası Boyu'nun ödemelerinin yapılmadığını ve teslim alınmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama olarak sonuçlandığını, yaklaşık 4 yıldır teslim alınmayan ürünler nedeniyle müvekkilinin oluşan zararlarına istinaden şimdilik 50.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:
Taraflar arasında yapılan yazışmalara dayanılarak email yazışmalarına istinaden hak talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının iddialarının salt mail yazışmalarına ve delil listeleri ekinde yer alan sipariş formuna dayansa bile, bu durumun HUMK 202 maddesi uyarınca senet ile ispat edilmesi gerektiğini, sipariş formunda şirket kaşesi ve imzası bulunmadığını, sipariş teyit yazısında sadece davacının imzasının bulunduğunu, davalının kabulüne ilişkin herhangi bir imza veya kayıt içermediğini, sipariş formu incelendiğinde ödeme şeklinin 100.000,00 Euro olduğunu, 19/07/2018 tarihinde avans ödemesi olarak 50.000,00 Euro karşılığı olarak 278.400,00 TL ödeme yapıldığını, tarafların irade beyanlarının değiştiğinin açık bir göstergesi olduğunu, müvekkilinden 11 adet terazi bedelinin talep edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkiline ödemesi yapılan tüm terazilerin ödemesinin yapıldığını, e-mail yazışmalarına göre hüküm tesis edilmesinin Yargıtay içtihatları uyarınca mümkün olmadığını, TBK 125 uyarınca hem menfi hem müspet zararın aynı anda talep edilemeyeceğini, davacının hem sözleşmedeki ifa menfaatinin sağlanmasını, diğer yandan da ifa menfaatini talep ettiği sözleşme hiç gündeme gelmeseydi yapmayacak olduğu masraflar ile kaçırmayacağı tekliflerin tazminini isteyemeyeceğini, davacının seçimlik hangi hakkı kullanmak istediğinin açık olmadığını, BK 105 uyarınca munzam zararın, temerrüt faizini aşan ve kusur sorumluluğu kurallarına bağlı bir zarar şeklinde tanımlanabileceğini, munzam zarar sorumluluğunun alacağın geç veya hiç ifa edilmemesinden dolayı temerrüt faizi ile karşılanmayan zararın, zarar ile borçlu arasındaki uygun illiyet bağını ispat yükünün davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, dava ve delil dilekçeleriyle bunu ispata yarar kesin kayıt bilgi ve belge sunulmadığını, davacı tarafın yurt dışından tedarik ettiğini iddia ettiği ürünlerin bedellerinin davalıdan tahsilini talep etmesi ile basiretli tacir kavramı ile örtüşmediğini, beyanla, tüm hakları saklı kalmak kaydı ile davanın usul ve esas yönünden reddine, yargılama kararları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Üsküdar Vergi Dairesi'nden celp edilen BA-BS formları,
Büyükçekmece Vergi Dairesi'nden celp edilen BA-BS formları,
Mahkememizce aldırılan 31/05/2023 tarihli ve 28/09/2023 tarihli kök raporlar, 03/04/2024 ve 12/17/2024 tarihli ek raporlar,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın davalının, davacı ile kurduğu ticari ilişki kapsamında, anlaşmaya aykırı hareket etmesi ve davacıdan sipariş etmiş olduğu dava konusu edilen ürünleri teslim almaması sonucu, dava konusu ürünlerin teslim alınarak bedellerinin ödenmesi ve davacının uğradığı menfi müspet ve munzam zararlar taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılarak dava sonuçlandırılmıştır.

Mahkememizce aldırılan 31/05/2023 tarihli ve 28/09/2023 tarihli kök raporlar, 03/04/2024 ve 12/17/2024 tarihli ek raporlar bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle birlikte değerlendirilerek hükme esas alınmıştır.
Dava konusu olan teraziler (mikro teraziler), ilaç sektörü için olup mikro gram tartmaktadırlar. (Kuyumcu terazilerinden bile çok daha hassas.) Tartım kapasitesi azami 6,1gr olup, tartım hassasiyeti 0,001 gr’dır. Aşağıdaki görsellerde talebim üzerine, plastik naylon bağlama telinin tartım sonucu görülmektedir . Okunan değer : ~ 1 gramın 4’de birini (1/4) ifade etmektedir.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişilerce davaya konu mallar üzerinde yerinde inceleme yapılmış, mahkememizce aldırılan 31/05/2023 tarihli bilirkişi raporuyla; ... model numaralı ..., ..., .... seri numaralı 3 adet ... yazıcı yazıcı, Şubat 2019 imal tarihli, ... model numaralı ..,..,..,... seri numaralı, 7 adet .... Mikro Terazinin davacı firma adresinde bulunduğu, terazilerin orjinal ambalajında olduğu, açılmamış olduğu, terazilerden bir adet micro terazinin firma çalışanlarından kurulumunun talep edildiği ve çalıştığı, tespit edilmiştir.
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mahkememizce görevlendirilen bilirkişi aracılığıyla yapılan tespitlerde tarafların davaya konu yıllara ilişkin ticari kayıt ve defterlerinin kendi lehlerine delil olma özelliğine sahip olduğu tespit edilmiştir.
Delil Başlangıcı hususunun değerlendirilmesi ;
Elektronik Sözleşme, elektronik ortamda internet araçları kullanılarak yapılan sözleşmeler olarak ifade edilebilir. Elektronik sözleşme kavramında yer alan elektronik deyimi, sözleşmenin kuruluşu ve/ veya ifasında kullanılan araçları ifade eder. Borçlar Hukuku’nda yer alan, sözleşmelerin kuruluşuna, geçerliliğine ve ifasına ilişkin hükümler niteliğine uygun düştüğü ölçüde elektronik sözleşmelere de uygulanabilecektir. Borçlar Kanunu md. 1’de sözleşmenin tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulacağını, irade açıklamalarının ise açık veya örtülü olabileceği düzenlenmiştir. Öneri, bir sözleşmeyi meydana getirmek amacıyla yapılan, bir kişinin teklifini içeren ve karşı tarafa yöneltilen irade beyanıdır. Kabul, yapılan bir öneriye karşılık olarak, muhatap tarafından önerene yöneltilen ve sözleşmeyi öneriye uygun olarak kurma isteğini kesin olarak ifade eden irade beyanıdır. Öneri internet aracılığı ile yapılabileceği gibi elektronik posta ile de yapılabilir.
Yazılı Delil Başlangıcı; Hukuk Muhakemeleri Kanunu Md. 202/1, senele ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunur ise tanık dinlenebileceğini düzenlemiş devamında ise delil başlangıcının, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belge olarak tanımlamıştır. Kanun metninde yer alan gönderilmiş belge ifadesi ile taraflar arasındaki elektronik posta yazışmalarının da delil başlangıcı olarak kabul edileceği sonucu çıkmaktadır.
Munzam Zarar-Müspet Zarar değerlendirilmesi:
Davacının davadaki taleplerinin davalı tarafından borcun ifa edilmemesinden kaynaklanan zarara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Türk Borçlar Kanunu’ nun 112. maddesine göre; Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Kanunun 12.5 maddesine göre; “1)Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. 2)Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.3)Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.”
Esas itibariyle zarar, mal varlığında meydana gelen eksilmedir; fakat bu eksilme sahibinin iradesi dışında veya hiç olmazsa rızası bulunmaksızın meydana gelmiş olmadıkça zarar sayılmaz (Türk Hukuk Lûgatı: Türk Hukuk Kurumu, ... 2021, C. I, s. 1247
Türk Borçlar Kanunu’nun 112 nci maddesi kapsamında tazmini istenilen yani sözleşmeden doğan zarar, müspet yahut menfi zarar olabilir.
Müspet zarar; borçlu, edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır (..., Türk Mesuliyet Hukuku, ... 2010, s. 426-427; Ejder Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, Genişletilmiş 5. Baskı, s. 591). Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi hâlinde söz konusu olur; alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı almaktadır.
Menfi zarar ise; uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Başka bir anlatımla, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar (Tandoğan, s. 427). Burada alacaklının sözleşmenin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararının tazmini söz konusudur. Çünkü sözleşme fesih edilerek hükümsüz olduktan sonra tekrar sözleşmeye dayanarak borcun ifa edilmemesinden doğan zarardan söz edilemez; istenilecek zarar menfi zarardır. Başka bir anlatımla, genel olarak menfi zarar, sözleşmenin kurulmamasından veya geçerli olmamasından; müspet zarar ise, ifa edilmemesinden doğan zararı ifade eder (..., Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 12. Baskı, ... 2010, s. 482).
Bu hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 22.03.2023 tarihli ve 2021/874 Esas, 2023/118 Karar sayılı ve Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2022 tarihli ve 2020/3-688 Esas, 2022/846 Karar sayılı kararlarında da değinilmiştir.
Davacı vekili tarafından davalı tarafa gönderilen Bakırköy .... Noterliğinden keşide edilen 04.07.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davalı şirket tarafından teslim alınmayan ürünlerin toplam bedeli olan 195.055 Euro’nun ödenmesi, aksi halde zararlarının tazminin talep edileceği ihtar edilmiştir.
Davacı vekilinin 18/11/2024 tarihli dilekçesi ile bedel arttırım dilekçesini sunduğu görülmüştür.
Tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen tüm deliller mahkememizce aldırılan kök ve ek bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına binaen,
somut olayda; taraflar arasında yazılı ve taraf yetkililerince imzalanmış bir sözleşmeye rastlanmadığı, dava konusu ürünlerle ilgili, gerek ürünlerin adedi gerekse teslim ve ödeme planı taraflar arasında elektronik posta yazışmaları ile defalarca değiştirildiği, ancak söz konusu yazışmalar incelendiğinde verilen siparişin tamamen iptaline ilişkin açık bir irade beyanının dosyada bulunmadığı, davacı tarafından kullanılan krediler incelendiğinde, dava dışı şirket tarafından davacı şirkete kesilen faturaların tarihleri ile kredilerin kullanım tarihlerinin uyumlu olduğu, taraflar arasındaki mail yazışmalarının ticari defterler ve kayıtların da incelenmesi neticesinde taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisinin kurulduğunun anlaşıldığı, söz konusu ürün ve bedel ile birlikte teslim tarihleri ve avans tutarlarının belirilendiği, e-posta yazışmalarına istinaden sipariş teyit formunun düzenlendiği ve buna istinaden ödenen avansa karşılık davacı tarafından teminat mektubu verildiği ve davalı tarafça da siparişe onay verilerek bir kısım ödemelerin yapıldığı, taraflar arasındaki e-posta aracılığı ile yapılan irade beyanının hazır olmayanlar arasındaki yapılmış bir irade beyanı olduğunu, TBK 2. Maddesine göre tarafların sözleşmenin esas noktalarında uyuşmuşlarsa, ikinci derecedeki noktalar üzerinde duurlmamış olsa bile sözleşmenin kurulmuş sayılacağı, TBK 11. Maddesine göre; hazır olmayanlar arasında kurulan sözleşmeler kabulün gönderildiği andan başlayarak hüküm doğuracağı, kural olarak satış sözleşmesinin herhangi bir geçerlilik şartına tabi olmadığı, taraflar arasında sözleşmenin esaslı unsurlarına ilişkin hususların e-posta yazışmaları ile belirlenmiş olduğu ve bunun geçerli bir sözleşme ilişkisi olduğunun görüldüğü, davacı tarafından kullanılan kredi tarihleri ile davacıya kesilen faturaların uyumlu olduğu, davaya konu ürünler sebebiyle kredilerin teslim alındığı ve krediler nedeniyle, 46.216,94 TL faiz ödemesi yapıldığının mahkememizce aldırılan 03/04/2024 tarihli bilirkişi ek raporluyla da tespitinin yapıldığı anlaşıldığından, davacı vekilinin 18/11/2024 tarihli bedel arttırım dilekçesi doğrultusunda mail yazışmaları, yapılan ödemeler ve ticari defter kayıtları karşısında sözleşmenin geçerli olduğunun anlaşılması nedeniyle,davalının sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirilmediği anlaşılmakla, satıma konu ürünlerin bedeli olan 192.255 Euro'nun ıslah tarihindeki efektif satış değeri üzerinden hesap edilen 6.996.159,00 TL'nin ve satıma konu ürünlerin temini için çekilen kredi bedellerine istinaden ödemiş olduğu 46.216,94 TL'nin toplamı 7.042.376,00 TL yönünden davanın kabulüne İİK’nın 24. Maddesi gereğince 7 adet ... (.... Mikro Terazi), 7adet ... (.... Terazi), 7 adet .... Dokümanı, 7 adet ... Tartım Masasından ibaret olan satıma konu ürünlerin, masrafı davalıya ait olmak üzere davalıya teslimi ile, 7.042.376,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile;
İİK’nın 24. Maddesi gereğince 7 adet ... (.... Mikro Terazi), 7adet ... (... Terazi), 7 adet ... Dokümanı, 7 adet .... Tartım Masasından ibaret olan satıma konu ürünlerin, masrafı davalıya ait olmak üzere davalıya teslimi ile, 7.042.376,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 481.064,71 TL harcın peşin ve tamamlama harcı olarak alınan ‭121.853,88‬ TL harcın mahsubu ile eksik ‭359.210,83‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan ‭ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 4.672‬,00 TL posta masrafı, bilirkişi ücreti vb. Masraflar ile toplam harç gideri ‭121.934,58‬ TL olmak üzere toplam ‭126.606,58‬ TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 615.271,28 TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine,
7-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/02/2025

Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim