Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/762
2024/1193
2 Aralık 2024
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/762 Esas
KARAR NO : 2024/1193
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/08/2022
KARAR TARİHİ : 02/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki kapsamında müvekkili şirketin, davalı şirketten cari hesap alacağı bulunduğunu, davalı şirket, müvekkili şirketin yazılı ve sözlü tüm uyarılarına rağmen borcunu bugüne kadar müvekkili şirkete ödemediğini, bu nedenle müvekkili şirket alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının takibe, borca ve ferilere itiraz etti, davalının itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu, yapılacak inceleme neticesinde müvekkili şirketin davalıdan alacaklı olduğunun anlaşılacağını, uyuşmazlığın çözümü için Bakırköy arabuluculuk bürosu'nun ..... büro dosya nolu ve ...... arabuluculuk dosya numarası ile arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmek üzere iş bu davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu, belirterek, davalının borca yaptığı itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri, masraf ve ücreti vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mevcut mevzuat hükümleri uyarınca davacı tarafın taleplerinin zaman aşımına uğramış olduğundan açık şekilde zaman aşımı itirazını ileri sürdüklerini davacı yanın dilekçesinde belirttiği şekilde, müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını, mutabık olunmayan başlatılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, doğal olarak müvekkili şirket, mutabık kalmadığı bedelden dolayı başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, davacı yanın iddia ettiği şekilde bir borç bulunmadığını, tarafların ticari defterleri incelendiğinde, açıklanan uyuşmazlığın daha net anlaşılacağını, ayrıca hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte mutabık kalınmış bir alacağın söz konusu olmadığını, dolayısıyla likit olduğundan bahisle icra inkar tazminatının istenmesinin de mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle, işbu davayı kabul etmediklerini ve reddini talep ettiklerini, konuya ilişkin olarak düzenlenmiş olan belge ve evrakların bilahare sunulacağını, uyuşmazlığın daha net olarak belirlenmesi için bilirkişi incelemesi talepleri bulunduğunu, taraflara ait ticari kayıtlar incelendikten sonra uyuşmazlık konusunun daha net ortaya çıkacağını, müvekkilin e-defter kullanıyor olması nedeniyle kayıtlarını herhangi bir yere taşımasının mümkün olmadığından, yerinde inceleme talebi doğrultusunda inceleme yapılmasını talep ettiklerini, bu hususta mahal mahkemesine talimat yazılmasını ve bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi hususunda gereğini talep ettiklerini, belirterek, huzurdaki davanın usulden reddine, huzurdaki davanın esastan reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarata tahmiline karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER : (Kapatılan)Küçükçekmece ...... İcra Dairesi ’nün ...... esas sayılı dosyası, Küçükçekmece Vergi Dairesi, Yenice Kaymakamlığı yazısı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, Taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklı alacağın tahsiline yönelik başlatılan Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
(Kapatılan)Küçükçekmece ..... İcra Dairesi’nün ..... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 177.388,92 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi 19.07/2023 tarihli raporunda; 2018 yılında ...... Yevymive Maddesi Açılış Kaydı ile 26.06.2018 tarihinde Açılış Tasdiki Yapılmış Ve 27.06.2019 tarihinde ..... Yevmiye No ile Kapanış kaydı yapılmıştır. 2018 yılında Defteri-Kebir 26.06.2018 tarihinde ...... Yevmiye No ile Açılış Tasdiki yapılmıştır. 2019 yılı yevmiye defteri Yevmiye No ..... no ile açılış tasdiki yapılmış ve 30 Haziran 2020 tarihinde ..... Yevmiye No ile 2019 yılı kapanış tasdiki yapılmıştır. 2019 yılında Defteri Kehir ...... Yevmiye Madde No ile 31.12.2018 tarihinde Açılış Tasdiki Yapılmıştır. 2020 yılında yevmiye değieri 27.12.2019 tarihinde Yevmiye No ..... olan Yevmiye Defterinin açılış Kaydı ve 29.12.2021 tarihinde ...... Yevmiye Madde No ile kapanış kaydı yapılmıştır. 2020 yılında Defteri Kehir ...... Yevmiye Madde No ile Açılış tasdiki yapılmıştır. 2021 yılından itibarcı V1/K hükümlerine göre Elektronik Defter uygulamasına geçilmiştir. VUK'na ve TTK'na pöre tutulması gereken defterler yıllara göre usulüne uygun olarak açılış ve kapanış kayıtları yapılmıştır. 3. Vergi matrahlarının mükelleflerce beyanını esas alan vergi sistemimizde kayıt zamanı VUK'un 219.maddesinde aşağıdaki gibi belirtilmiştir:
İşlemlerin ticari defterlere 10 gün içinde kaydedilmesi gerekir.
Kayıtlarını devamlı olarak muhasebe fişleri ya da imzalı evraklara dayanarak yürüten kuruluşlarda, işlemlerin bunlara lenmesi, deftere işlenmesi hükmündedir, Ancak işlemlerin esas defterlere aktarılması 45 günü aşmamalıdır.
Serbest meslek kazanç defterine ise işlemler günü gününe kaydedilir. Halen günü gününe tutulması Zorunlu bulunan tek ticari defter serbest meslek kazanç defteridir.
Yasal defierler incelendiğinde ...... Ürünleri İthalat İhracat Tarım Gıda Sanayi Tic, A.Ş muhasebe Kayıtları usulüne uygun süresine uygun olarak yasal defterlere işlenmiştir.
4. HMK 222 ve TTK 83. madde hükümlerinde göre dava konusu ile ilgili tüm ticari defterler ve belgeler Bilirkişi incelemesi yapmak üzere davalı şirket tarafından tebliğ tarihinden itibaren 2 haflalık kesin süre İçinde mahkemeye sunulmaması nedeniyle HMK 94/1-3 maddeleri gereği defter deliline dayanmaktan Vazgeçmiş sayılacağından; usulüne uygun olarak tutulan defterlerde 2023 yılında ......... Su Ürünleri İthalat İhracat Tarım Gıda Sanayi Tic. A.Ş'nin alacağı 157.704,00 TL. Dir. Usulüne uygun olarak tutulan defterlerden ......... Su Ürünleri İthalat İhracat Tarım Gıda Sanayi Tic. A.Ş'nin 2023 yılımda mevcut alacağı 157.704,00 TL olduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi 19.01.2024 tarihli raporunda; Davacı tarafça davalı aleyhine 30.12.2021 tarihinde 157.704.-TL asıl alacak ve 19.684,92.-TL işlemiş faiz talebi ile icra takibinde bulunduğu, Davacı yasal defterlerinde talimat dosyası ile bilirkişi ....... tarafından hazırlanan raporda davacı tarafın yasal defterlerinde davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 157.704,00.-TL alacaklı olarak göründüğünün belirtildiği, Davalı tarafça yasal defter ve dayanak belgelerin incelemeye ibraz edilmediği, bu nedenle davalı tarafın yasal defterleri üzerinde dava konusu olaylar yönünden herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılamadığı, Taraflar arasında süresinde ödenmeyen alacaklarla ilgili olarak faiz talep edileceği konusunda taraflar arasında düzenlenmiş herhangi bir sözleşme veya taraflar arasında bu konuda oluşmuş bir teamül de bulunmadığı, davacı tarafın davalı tarafı takip tarihine kadar temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, dolayısıyla davacının takip talebine kadar işlemiş faiz talep edemeyeceğini bildirmiştir.
Bilirkişi 19.09.2024 tarihli raporunda; Davalı taraf yasal defter ve dayanak belgeleri incelemeye ibraz etmemiştir. Davalı vekilinin ..... tr; ......tr; mail adreslerine 01.09.2024 tarihinde inceleme için gerekli evrakların hazırlanması hususunda mail atılmıştır. Daha sonra gönderilen mailin ulaşıp ulaşmadığı hususunda telefonda irtibata geçilerek mailin ulaşmadığı, internet sitelerindeki maillerin kullanılmadığı belirtilmiş olup mailin ......@gmail.com; mail adresine yönlendirilmesi talep edilmiş ve 02.09.2024 tarihinde inceleme evrakları ......com mail adresine iletilmiş ve ulaştığına dair telefonda teyit alınmıştır. Mailde belgelerin hazırlanması için 06.09.2024 tarihine kadar süre verilmiştir. Ancak davalı vekilince iş bu rapor tarihine kadar herhangi bir geri dönüş olmamış, yasal defter ve dayanak belgeler incelemeye ibraz edilmemiştir. Bu nedenle davalı tarafın yasal defterleri üzerinde dava konusu olaylar yönünden herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılamamıştır.
Tarafların Ba-Bs bildirimlerinin incelenmesinde, Davacı şirket vergi dairesi olan Yenice Mal Müdürlüğü tarafından huzurdaki davaya gönderilen 01.09.2022 tarihli yazı ekinde davacı şirkete ait 2020 ve 2021 yılları BA-BS form bildirimleri bulunduğu görülmüştür. Davacı şirket vergi dairesi olan Küçükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından huzurdaki davaya gönderilen 01.09.2022 tarihli yazı ekinde davalı şirkete ait 2020 ve 2021 yılları BA-BS form bildirimleri bulunduğu görülmüştür. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim" ile "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim"i vermek zorundadırlar. Mal ve hizmet alımlarına ilişkin bildirim, "Form Ba"; mal ve hizmet satışlarına ilişkin bildirim ise "Form Bs" olarak ayrıca düzenlenmiştir. Bilindiği üzere BA Formu bir vergi mükellefinin mal ya da hizmet aldığı şirketlerden yapmış olduğu alımları, kaç adet fatura karşılığı aldığı ve bu faturaların tutarlarının (KDV hariç tutarlarının) toplamının aylık olarak bildirildi esastan olmak üzere VUK 381 seri nolu genel tebliği uyarında herhangi bir tacirden yapılan alımlar 5.000.- TL yi aştığında alıcı taraf bu alımlarını bağlı bulunduğu vergi dairesine KDV hariç tutarlarını bildirmek mecburiyetindedirler. BS formu ise bir vergi mükellefinin mal ya da hizmet sattığı şirketlere yapmış olduğu satışları, kaç adet fatura karşılığı sattığı ve bu faturaların KDV hariç tutarlarının toplamının aylık olarak bildirildiği bir bildirimdir Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde (396 nolu) 25.01.2021 tarihinde değişiklik yapılarak 2021 yılı Temmuz ayından itibaren e-fatura ve e-arşiv faturaların BA/BS formlarında bildirilme zorunluluğu kaldırılmıştır. Katma Değer Vergisi mükelleflerinin beyanlarının oto-kontrolüne imkan verecek şekilde düzenlenen Ba-Bs formları sayesinde mükelleflerin mal alım ve satımları ile KDV beyanları Maliye İdaresi tarafından çapraz kontrole tabi tutulmakta farklılık olduğunda sebebinin izahı istenmektedir. Davacı Tarafın vergi dairesinden gelen BA-BS Formlarında 2020 yılında davacı tarafça davalıya düzenlenen faturalar 21 adet 673.342,00.-TL olarak BS formunda bildirildiği, davalı tarafça davacıya düzenlenen faturaların ise 18 adet 400.643,00.-TL olarak BA formunda bildirildiği görülmüştür. 2021 yılında ise davacı tarafın davalıya düzenlediği 6 adet 208.300,00.-TL olarak BS formunda bildirildiği, davalı tarafça davacıya düzenlenen faturaların ise 1 adet 34.500,00.-TL olarak BA formunda bildirildiği görülmüştür. Davalı Tarafın vergi dairesinden gelen BA-BS Formlarında 2020 yılında davacı tarafça davalıya düzenlenen faturalar 17 adet 588.073,00.-TL olarak BA formunda bildirildiği, davalı tarafça davacıya düzenlenen faturaların ise 18 adet 400.645,00.-TL olarak BS formunda bildirildiği görülmüştür. 2021 yılında ise davacı tarafın davalıya düzenlediği 6 adet 208.300,00.-TL olarak BA formunda bildirildiği, davalı tarafça davacıya düzenlenen faturaların ise 1 adet 34.500,00.-TL olarak BS formunda bildirildiği görülmüştür.
Netice itibariyle davacı ile davalı tarafın BA-BS formları karşılaştırıldığında davacı tarafın davalıya düzenlediği 4 adet toplam 85.269,00.-TL faturanın 2020 yılında davalı tarafça BA formunda bildirilmediği, bunun dışında 2020 yılı davalı tarafça davacıya düzenlenen faturaların bildiriminde davacı ile davalı beyanları arasında fatura adeti olarak aynı sayıda fatura bildirildiği ancak fatura toplamında 2,00.-TL fark bulunduğu, 2021 yılında tarafların BA-BS form bildirimlerinin örtüştüğü tespit edildiğini bildirmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı)
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu ve ek raporları içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olduğu, ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, incelenen ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 157.704,00 TL alacaklı olduğu , tarafların 2021 yılı BA-BS form bildirimlerinin örtüştüğü anlaşılmış olup, ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu edilen alacak yönünden davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği sonuç ve kanaati ile davanın ispat edilen ana para bedeli olan 157.704,00 TL yönüyle davanın kabulüne, davalı usulüne uygun temerrüde düşürülmediğinden faiz talebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir.
Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile; 157.704,00 TL asıl alacak yönünden davalının Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden aynı koşullarda devamına,
2-İşlemiş faize ilişkin istemin reddine,
3-Asıl alacağın %20'sine tekabül eden 31.540,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Alınması gerekli 10.772,76 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 2.142,42 TL harcın mahsubuyla bakiye 8.630,34 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 2.142,42 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.223,12 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 4.958,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 4.407,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 19.684,92 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
9-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin 1.386,89 TL'sinin davalıdan, 173,11 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
10-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine,
11-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne davalı vekilinin yokluğundan açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/12/2024
Katip ......
Hakim.....
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.