mahkeme 2022/730 E. 2024/773 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/730
2024/773
16 Temmuz 2024
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/730 Esas
KARAR NO : 2024/773
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/08/2022
KARAR TARİHİ : 16/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacı şirket aleyhine davalı tarafından Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı şirket çalışanının covid olması sebebiyle, yapılan tebligata süresi içerisinde itiraz edilemediğini, davacının davalıyı tanımadığını, davacı ile davalı arasında hiç bir borç ilişkisinin bulunmadığını, davalı ... tarafından faturanın tanzim edildiğini, davacıya faturanın iletilmediğini itiraz etmesine imkan tanınmadığını, iş bu faturaya dayanarak icra takibine başlanığını belirterek, davalının davacıdan alacaklı olmadığının tespitine, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinin iptaline, davalının takip tutarının %20 sinden az olmamak kaydıyla ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, dava dışı ....'ün davacı şirketin ... Fabrikasında yapacağı Beton düzeltme/beton kazıma işi için numune yapılması hususunda tarafların anlaştığını, dava dışı ....'ün yapılacak beton düzeltme numune işini ....'ın yapcağını davacıya söylediğini, takiben davalı ile işçilerin çalışarak beton düzeltme işinin numunesini yaptıklarını, işi davacı şirkette çalışan ....'a teslim ettiklerini, 2021 yılının Kasım ayı içerisinde yapılan işin üzerinden zaman geçmesine rağmen davacı yetkililerin davalı tarafa ödeme yapmadığını belirterek, davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER : Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası, Pamukkale Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, Mahkememizin .... değişik iş sayılı dosyası, esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası celbedilerek incelendiğinde, davalı/alacaklının, davacı/borçlu aleyhine 21/06/2022 tarihli fatura nedeniyle toplam 17.700,00-TL üzerinden takip başlattığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi tarafından 03/04/2024 tarihinde mahkememize ibraz edilen raporda özetle,
Davalının 2022 yılı ticari defter açılış ve kapanış tasdiklerini süresi içerisinde yaptığı, tutulan defterlerin usule uygun olduğu, ticari defterlerin birbirini teyit eder nitelikte olduğu ve lehe delil teşkil edebilecek güce sahip olduğu,
Davalı ... ticari defterlerine göre, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, takibe ve davaya konu edilen faturanın davalı ... ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle davalı ... davacı ... 17.700,00-TL alacaklı olduğu,
Takibe ve davaya konu edilen faturanın e-arşiv fatura olduğu, e-arşiv faturanın Gelir İdaresi Başkanlığı üzerinden davacının sistemine düşmesinin teknik olarak mümkün olmadığı, ilgili faturanın davacıya tebliğ edildiğine dair somut bir evraka rastlanılmadığı bu hususun takdirin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatini bildirdiği görülmüştür.
Davanın konusu İİK 72. maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.
Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı (Kuru-El Kitabı), Ankara 2013, s. 346).
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.
Diğer bir deyişle; kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6).Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).
Eldeki somut uyuşmazlık bakımından; davalının davacı aleyhine fatura alacağına dayalı olarak başlattığı icra takibine karşı davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davacının hukuki ilişkiyi inkar ettiği, bu nedenle davalıya borçlu olmadığı iddia ettiği görülmekle yukarıda yapılan doktrin ve uygulamaya dair açıklamalar doğrultusunda ispat yükünün davalı üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Bu doğrultuda davacının da delil olarak dayandığı tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmiştir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır ( HMK 222/2 ). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur ( HMK 222/4 ).
Tarafların ticari defter ve belgelerinin incelendiği, davacının ticari defterlerinde davalı adına bir kayda rastlanmadığı, davalının ticari defter ve kayıtlarının bulunmadığı görülmüş olup, ticari defter ve kayıtların delil olarak değerlendirilemeyeceği tespit edilmiş ve davalının dayandığı yemin delili davalıya hatırlatılmıştır.
Yemin delili 6100 Sayılı HMK'nın 225 ve devamı maddelerde düzenlenmiştir. Yemin kesin delillerdendir. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması sebebiyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden mahkeme, yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek sahibine hatırlatmakla yükümlüdür. İddia veya savunmasını ispat edemeyen tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılabilmesi için açıkça yemin deliline dayanılmış olması da gerekir. Davalı vekiline yemin deliline dayanıp dayanmayacağı hususunda süre verilmiştir. Davalı vekilince yemin deliline dayanılacağı bildirilmiş olup yemin metni mahkemeyi ibraz edilmiştir. Yemin metni davacı şirket yetkilisine tebliğe çıkartılmıştır. Yemin metni yemin için belirlenen duruşmada tarihinde davacı şirket yetkilisinin hazır olmadığı görülmüştür.
Yemin 6100 Sayılı HMK gereğince iddiayı ispat eden, kesin taraf delili olmakla, HMK 225. maddesi uyarınca yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları uyarınca iddiasını HMK'da belirtilen usulle ve mevcut delillerle kanıtlayamayan taraf yemin delili ile iddiasını ispatlayabilir. Mevcut davada ispat külfeti davalı tarafta olduğu, davacı şirket yetkilisinin de yemin için belirlenen duruşmada hazır bulunmadığı ve yemine konu hususları ikrar ettiği sabit görülerek yukarıdaki gerekçeler doğrultusunda davalının takibe konu hukuki ilişki ve alacağı ispat ettiği anlaşılmakla davanın reddine e dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın Reddine,
2-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 302,28-TL harcın mahsubuyla bakiye 125,32-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça posta/tebligat gideri olarak 206,00-TL, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.706,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-AAÜT gereğince hesap edilen 17.700,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine,
7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair,6100 sayılı HMK'nun ilgili maddeleri gereğince dava değerinin istinaf/temyiz sınırının altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar davalı vekilinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.