Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1135
2024/1238
10 Aralık 2024
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1135 Esas
KARAR NO : 2024/1238
DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ : 16/12/2022
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı şirket aleyhine 08/02/2022 tarihinde Bakırköy Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü ....... esas sayılı dosya ile takip başlatıldığı, söz konusu hükme göre dava konusu takipte borçlu olmadıklarını talep ettiklerini belirterek, dava konusu takip dosyasına borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunmadığı, katıldığı duruşmada davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER : Bakırköy Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ...... esas sayılı dosyası, Beyoğlu ..... Noterliği yazı cevabı, Denizli...... Noterliği yazı cevabı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı yazı cevabı, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan faturaya dayalı icra takibinden ve fatura borcundan dolayı davacının borçlu olup olmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatı taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü.
Bakırköy Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ...... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı şirketin davalı aleyhine 6.097,48-TL üzerinden takip başlattığı görülmüştür.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen 22/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle,
Taraflar arasında 06/07/2021 tarihli ...... Hizmetleri Kurumsal Tip Abonelik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme içeriğine davacı şirket ile irtibat kurulacak yetkili kişi olarak ...... isminin kayıtlara geçtiğini, sözleşmede davacı şirket kaşesi ve yetkili imzası kullanıldığını,
Sözleşme eki Kurumsal İşte Süper Kampanya Taahhütname kayıtlarında, davacı şirket kaşe ve imzası bulunduğu, sözleşme eki Taahhütname içeriğinde davacı tarafça 12 fatura dönemi ...... 'de kalma taahhüdü verildiğini,
9 Kasım 2021 son ödeme tarihli fatura içeriğinden, fatura öncesinde abonelik ve taahhütnamenin 14 EYlül itibariyle feshedildiği,
Davacı adına 4 adet fatura düzenlendiği, faturaların sözleşme ve eki taahhütname içeriğine uygun düzenlenmiş olduğu görüş ve kanaatlerini bildirdiği görülmüştür.
Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen 22/01/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle,
Her bir fatura için son ödeme tarihi ile takip tarihi arasındaki süreler il sözleşme dahilinde belirlenen faiz oranı gözetilerek toplam 5.142,10-TL asıl alacak, 801,44-TL işlemiş faiz ve 144,26-TL faiz KDV'si olmak üzere toplam 6.087,80-TL takip alacağının hesap edildiği bildirilmiştir.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Yazı veya imza inkârı” başlıklı 208. maddesi;
“(1) Taraflardan biri, kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen bir belgedeki yazı veya imzayı inkâr etmek isterse, sahtelik iddiasında bulunmalıdır; aksi hâlde belge, aleyhine delil olarak kullanılır.
(2) Bir belgenin sahteliği iddia edildiğinde, belgenin mahkemeye verildiği tarih yazılıp mühürlenerek, saklanması için mahkemece gerekli tedbirler alınır.
(3) Bir belgenin sahteliğini iddia eden kimse, bunu aynı mahkemede ön sorun şeklinde ileri sürebileceği gibi, bu konuda ayrı bir dava da açabilir.
(4) Resmî bir senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir. Asıl davaya bakan hâkim, gerekirse bu konuda imza veya yazıyı inkâr eden tarafa, dava açması için iki haftalık kesin bir süre verir”
Aynı Kanun’un “Yazı veya imza inkârının sonucu” başlıklı 209. maddesi;
“(1) Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz.
(2) Resmî senetlerdeki yazı veya imza inkâr edildiğinde, senetteki yazı veya imzanın sahteliği, ancak mahkeme kararıyla sabit olursa, bu senet herhangi bir işleme esas alınamaz.
(3) Senede dayanılarak verilmiş olan ihtiyati tedbir, o senet hakkındaki sahtelik iddiasından etkilenmez ve gerektiğinde senet sahibi haklarının korunması için yeni tedbirler talep edebilir”
HMK’nın “Sahtelik incelemesi” başlıklı 211. maddesi ise;
“ (1) Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir:
a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir.
b) (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir”. şeklinde düzenlemeler içermektedir.
Gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekârlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”,“senedin zamanaşımına uğramış bulunması” gibi def'iler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def'i olarak kabul edilmektedir.
Dava konusu somut olayda, davalı tarafından davacı şirket aleyhine 08/02/2022 tarihinde Bakırköy Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü ...... esas sayılı dosya ile takip başlatıldığı, takip konusu bir borçlarının bulunmadığını ve dava konusu takipte borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiş ise de, öncelikle davacının, davalı ile davaya konu alacağı doğuran bir abonelik sözleşmesi imzalamadığı yönündeki iddiası kapsamında mahkememizce kurulan ara kararlar gereği sözleşmedeki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususundaki uyuşmazlığı giderilmesine yönelik davacı şirket yetkilisinin imza örneği vermesi istenilmiş olup, gerekli imza örneklerinin verilmediği görülmekle davacının bu iddiasını ispat edemediği ve takibe konu fatura alacağının dayandığı sözleşmedeki imzanın davacıdan sadır sayılması gerektiği hususu ile alanında uzman bilirkişi tarafından, davalının takibe konu faturadan kaynaklı davacıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş olup davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 237,13-TL harcın mahsubuyla bakiye 190,47-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-AAÜT gereğince hesap edilen 6.097,48-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair,6100 sayılı HMK'nun ilgili maddeleri gereğince dava değerinin istinaf/temyiz sınırının altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/12/2024
Katip .......
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.