mahkeme 2022/884 E. 2024/328 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/884
2024/328
19 Mart 2024
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/884 Esas
KARAR NO : 2024/328
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/10/2022
KARAR TARİHİ : 19/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ : 18/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, yolcu servis taşımacılığı işine ilişkin alacak davasıdır.
Davacı, dava dilekçesi ile özetle; davalı ile aralarında 28.07.2019 tarihinde taşımacılık sözleşmesi kurulduğunu, 2019 -2020 yılı için hizmet vermeye başladıklarını, sözleşmenin davalının sürüncemede bırakması sebebiyle imzalanamadığını, okulların açıldığı 09.09.2019 tarihinden itibaren 2 hafta sonra okulun ek dersleri için cumartesi günü de servis hizmeti verilmeye başlandığını, söz konusu ekstra hizmet bedelinin nasıl ödeneceğinin davalıdan sorulduğunu, öğrencilerin mağdur olmaması için hizmet verilmeye devam edildiğini, 2019 Eylül ayının sonuna doğru söz konusu hizmetin ücretsiz verilmeyeceğinin bildirilmesi sonunda davalının verilen hizmete son verdiği, Eylül ayına ilişkin ücretlerini alamadıklarını, .... ring hattı, evden okula verilen servis hizmeti, adliye ring servisi, 3 adet sosyal faaliyet için verilen hizmet bedeli olarak toplam 26.592,50-TL’nin ödenmediğini iddia ederek, söz konusu alacağın şimdilik 1.000-TL’sinin avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi ile özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacı ile öğrenci taşımacılığı işi için şifahi olarak anlaşıldığını, dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmenin kendilerine teslim edildiğini, bu sözleşmenin 5.maddesine uygun hareket edilmediğini, personelinden kaynaklı olarak okulun saygınlığının etkilendiğini, şirket çalışanlarının velileri rahatsız ettiğini, dava dilekçesinde sunulan sözleşme feshine delil gösterilen mesajın ekstra olarak alınması planlanan hizmete ilişkin olduğunu, davacının cumartesi günü ekstra servis hizmeti vermesi hususunun değerlendirildiğini ve bu hizmetin alınmayacağı hususunun davacıya bildirildiğini, şirketin kendisinin hizmet vermeye son verdiğini, dava dilekçesinde belirtilen tutarların gerçeği yansıtmadığını, dava dilekçesinde belirtilen tutarların tahsil edildiğini ve ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememiz görevine itirazın incelenmesinde; taraflar arasında ticari bir taşımacılık hizmet alım sözleşmesinin bulunduğu, tarafların tacir tüzel kişi olduğu bu halde davanın nispi ticari davalardan olduğu değerlendirildiğinden, görev itirazının reddine karar verildi. Tefhimle açık duruşmaya devam olundu.
Mahkememiz yetkisine itirazın incelenmesinde; genel yetkili mahkemelerin davalının yerleşim yeri mahkemesi olması, davamız davalısının Zeytinburnu ilçesinde merkez sahibi olması dolayısıyla mahkememizin yetkili mahkeme olduğu değerlendirildiğinden yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davanın kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı yönündeki itirazın incelenmesinde; alacağın para alacağı olduğu, niteliği itibariyle bölünebilir nitelikte olduğu ve HMK hükmü gereğince kısmi dava olarak davanın açılmasında hukuki yararın bulunduğu değerlendirildiğinden yerinde görülmeyen itirazın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının davalıya verdiği servis taşımacılığı işine ilişkin olarak bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, talep edilen ödemelerin davacıya yapılıp yapılmadığı hususlarına ilişkindir.
Somut olayda; davacının, davalı öğrenci ve öğretmenlerine servis taşımacılığı hizmeti verdiği hususunda anlaşıldığı yönünde bir ihtilaf yoktur. Davalı, dava dilekçesinde bahsi geçen tutarların tahsil edildiğini savunmuştur.
Bilirkişilerce tarafların ticar defterleri incelenmiş, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını ve taraflar arasındaki ticari ilişkiye dair herhangi bir kaydın, her iki taraf defterlerin de de yer almadığını tespit etmiştir. Davacı şirketin banka hesap dökümlerinin tamamı celp edilmiş olup, alınan bilirkişi raporu ile davacıya listesi verilen veliler tarafından ödeme yapıldığı yönünde herhangi bir delile rastlanmamıştır. Bu kapsamda, söz konusu bedellerin ödendiği iddiasının ispat yükü davalıya aittir. Bu iddiaya rağmen, davalı ödemeyi ispata yarar herhangi bir delili dosyaya sunmamış olup, davalı banka hesaplarının incelenmesinde de herhangi bir ödeme kaydına rastlanmamış olup, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı her ne kadar arabuluculuk tarihi itibariyle alacağa faiz işletilmesini talep etmişse de, tacirlerin temerrüde düşürülmesi TTK.nın 18/3 maddesinde belirlenen usullerin uygulanması gerektiğinden, 1.000-TL yönünden dava tarihinden itibaren, kalan kısım yönünden ise ıslah tarihinden itibaren olmak üzere ve taraflar tacir olduğundan alacağa avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
Davacının sabit görülen alacağının 1.000-TL’sinin, dava tarihi 04.10.2022 tarihinden itibaren, bakiye 25.592,50-TL alacağının ise ıslah tarihi olan 20.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.816,53.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 80,70.-TL peşin harcın ve 438,00 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 1.297,83.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70.-TL başvurma harcı ve 80,70.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 2.381,75.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
Dair, huzurda bulunan davalı vekilinin ve e duruşma aracılığı ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın 2024 yılı istinaf yasa yolu kesinlik sınırı olan 28.250 TL nin altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/03/2024 10:24:12
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.