mahkeme 2022/709 E. 2023/881 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/709
2023/881
12 Ekim 2023
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/709 Esas
KARAR NO : 2023/881
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/08/2022
KARAR TARİHİ : 12/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkil davacı/alacaklı........ Grup Orman Ürünleri İnş. İşleri İnş. Malz. İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı/borçlu ........ Taşımacılık Lojistik A.Ş. aleyhine, 778.596,90 TL asıl alacak üzerinden cari hesap ve fatura alacağına dayalı olarak öncelikle Sakarya ....... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı dosyası kapsamında, söz konusu takip yönünden yetki itirazında bulunulmasının ardından ise bu kez Büyükçekmece ....... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu vekilince 20/06/2022 tarihinde borca itiraz edildiği ve yapılan itiraz üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, müvekkil davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunmakta olup, bu ticari ilişki kapsamında davalı taraf müvekkil davacı şirketten, takip konusu faturada yer alan malzemeleri ve yine bu fatura kapsamında gösterilen hizmetleri, satın aldığını, davalı tarafça satın alınan hizmetlerin konusunu ise müvekkil davacı tarafından üretilerek montajı gerçekleştirilecek olan ahşap dolap vb. ve buna bağlı diğer ürünler ile işçilik hizmetleri oluşturduğunu, bu satın almaya bağlı olarak da taraflar arasında satın alınan ürünlerin ve hizmetlerin tesliminin zamana yayılacak olması sebebiyle, kararlaştırılan satış bedelinin bir kısmının önceden avans olarak verilmesi ve geri kalan satış bedelinin ise ürünlerin tesliminin gerçekleştirildiği zamanda toplam satış bedeli üzerinden düzenlenecek olan fatura karşılığında ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu kapsamda da satın alınan mal ve hizmetlere ilişkin olarak davalı tarafça muhtelif tarihlerde müvekkil şirkete toplam 250.000,00 TL tutarında avans verildiğini, devam eden süreçte ise fatura konusu mal ve hizmetler müvekkil davacı şirketçe yerine getirilmiş ve davalı tarafa gerekli teslimatlar gerçekleştirildiğini, davalı/borçlu şirketçe satın alınan mal ve hizmetlere ilişkin olarak da, önceden verilen avans bedeli dahil olmak üzere toplam 1.028.596,90 TL tutarındaki satış bedeli davalı/borçlu şirkete 05.05.2022 tarihinde fatura edildiğini, takip eden süreçte ise ticari satıma ilişkin olarak düzenlenilen fatura yönünden müvekkil davacıya herhangi bir ödeme yapılmamış olup, ödeme yapılmaması üzerine davalı/ borçlu taraf aleyhine fatura alacağına ve cari hesap alacağına dayalı olarak, satış konusu mal ve hizmetler için daha önceden ödenilen 250.000,00 TL tutarındaki avans miktarı düşülmek suretiyle toplam 778.596,90 TL asıl alacak miktarı üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını Davalı borçlu hakkında cari hesap ve fatura alacağına ilişkin olarak başlatılan icra takibi yönünden de, davalı tarafça fatura konusu mal ve hizmetlere ilişkin olarak daha önceden avans niteliğinde ödeme yapılmış olduğu halde, fatura bedelinden geriye kalan tutar yönünden haksız bir şekilde itirazda bulunulduğunu, oysa ki takip konusu yapılan alacak miktarı, müvekkil şirket ile davalı şirketin ticari defterlerinde de kayıtlı olan bir alacak olduğunu, keza fatura konusu mal ve hizmetlere ilişkin olarak gerekli teslimatların gerçekleştirildiği hususu taraflar arasındaki ticari kayıtlarda yer almakta olup, gerektiğinde müvekkil davacının ...... Mah. ........ Cad. ...... Orman Ürünleri No:14/14 Adapazarı/Sakarya adresinde ticari defterler üzerinde yerinde inceleme yapılması halinde de, faturaya ve cari hesap ilişkisine dayalı alacağın varlığı sabit hale geleceğini, ancak buna rağmen davalı tarafça, söz konusu fatura alacağına ilişkin olarak başlatılan icra takibine itiraz edilmesi hukuki dayanaktan yoksun olup, yapılacak yargılama sonucunda vaki itirazların iptaline karar verilmesi gerektiğini, davanın kabulü ile Büyükçekmece ........ icra Müdürlüğü’nün ........ esas sayılı dosyasındaki vaki itirazın iptaline, Büyükçekmece ,....... İcra Müdürlüğü'nün ........ Esas sayılı dosyası kapsamında başlatılan icra takibinin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz eden davalı/borçlu aleyhine, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, dava sonucunda verilecek kararın infaz kabiliyetinin sağlanması adına, davalı ........ Taşımacılık Lojistik A.Ş. adına kayıtlı olduğu tespit edilecek menkul ve gayrimenkul mal varlığı değerleri ile davalı adına kayıtlı banka hesapları ve üçüncü şahıslar nezdindeki hak ve alacakları üzerine İİK’nın 257. maddesi uyarınca takdiren teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davalı tarafça herhangibir cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER:
Beylikdüzü , Sakarya Vergi Dairesi yazı cevabı, Sakarkay ....... İcra Müdürlüğü'nün ....... Esas sayılı dosyası, Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ....... Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.(İİK madde 67 )
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Dava konusu Sakarya ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; Alacaklı (davacı) ..... Orman Ürün İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili vasıtası ile 25.05.2022 tarihinde borçlu (davalı) ........ Taşımacılık Lojistik A.Ş. aleyhine Sakarya ..... İcra Müdürlüğü ........ E. sayılı dosyası ile ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacağını dayanak göstererek, 778.596,90 TL asıl alacağa, takip tarihinden itibaren alacağa işleyecek avans faiz, icra masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili amacıyla takibe geçmiştir. Borçlunun yapmış olduğu yetki itirazı üzerine takibe Büyükçekmece ....... İcra Müdürlüğü ........ E. sayılı dosyası ile devam edilmiştir. Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ........ Esas sayılı dosyası incelendiğinde; Alacaklı (davacı) ...... Orman Ürün İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili vasıtası ile 13.06.2022 tarihinde borçlu (davalı) ........ Taşımacılık Lojistik A.Ş. aleyhine Büyükçekmece ....... İcra Müdürlüğü ....... E. sayılı dosyası ile ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacağını dayanak göstererek, 778.596,90 TL asıl alacağa, takip tarihinden itibaren alacağa işleyecek avans faiz, icra masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili amacıyla takibe geçmiştir.
Dava konusu uyuşmazlığın davacı tarafın yaptığını iddia ettiği ve video kayıtları ile delil olarak sunduğu ahşap işleri imalatlarına ilişkin davalı yan adına düzenlenen faturanın ödenmemesinden kaynaklı olduğu, bu kapsamda çözümü gereken husus faturaya konu imalatların davacı tarafından yerine getirilip getirilmediği ve davacının alacaklı olup olmadığıdır.
Davacı tarafından dava dilekçesi ve dosyada ki diğer evraklar incelendiğinde; taraflar arasında yapılan sözleşme sunulmadığı gibi tadilat işinin kabulü ile ilgili geçici kabul ya da kesin kabul tutanağı gibi aşamalara ait belgelerin de sunulmadığı; dosya içeriğinde davalı tarafın ödeme ile ilgili itirazını dayandırdığı herhangi bir belge, delil vb. sunmadığı, ayıplı ya da gizli ayıplı imalat yapıldığına dair beyan ya da iddia da sunmadığı anlaşılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Dava açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 21. Maddesinde fatura tanımlanmıştır. Anılan Yasanın 21. maddesinde “Ticari işletmesi icabı bir mal satmış veya imal etmiş veyahut bir iş görmüş yahut bir menfaat temin etmiş olan tacirden, diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini ve bedelini ödemiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir. Bir faturayı alan kimse, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır.” hükmü yer almaktadır. Bu yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gereklidir. Ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma halinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil, taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Başka bir deyişle fatura, akdin şartlarını belirleyen değil, belirlenmiş olan şartların bir kısmını gösteren belgedir. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir. Bu nedenle faturanın, onu teslim alan muhatabı borç altına sokabilmesi için her şeyden evvel borç doğurucu bir hukuki ilişkinin mevcudiyeti ve faturanın da bu ilişki nedeni ile düzenlenmiş olması gerekir ve öncelikle taraflar arasında böyle bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının gözönünde tutulması zorunludur.
Somut olayda davacı, icra takibine konu faturalarda yazılı işlerin yapıldığını ve davalıya teslim edildiğini ileri sürmüş, davalı ise cevap vermeyerek akdi ilişkiyi ve borcu inkâr etmiştir. Bu durumda, taraflar arasındaki eser sözleşmesi mahiyetinde ki akdi ilişkinin varlığının ve faturanın davalıya teslim edildiğinin ispat yükü davacı taraftadır.
Somut olayda davacı taraf ticari defterlerine dayanmıştır. Ticari defterlerin delil olması, eski TTK’nın aksine, Ticaret Kanunu’nda değil, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenmiştir (HMK md. 222). Bu hükme göre, ticari defterler, belirtilen şartların varlığı halinde, ticari uyuşmazlıklarda, ispat aracı (delil) olarak kullanılabilir. Bu, defterler sahibinin lehine olabileceği gibi aleyhine de olabilir. Davacı defterlerini usulüne uygun olarak tutmuş ve davalı taraf defterlerini ibraz etmezse veya ibraz ettiği defterler HMK m. 222/II’ye uygun değilse, davacının defterleri kendi lehine (dolayısıyla karşı taraf aleyhine) delil olur.( HMK'nın 222/3). Bu kapsamda uyuşmazlığın çözümü adına mali müşavir bilirkişi eliyle tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, taraflara usulüne uygun olarak ihtarat yapılmış ancak davalı tarafın sunmaması üzerine sadece davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Buna göre usulüne uygun olarak tutulan davacı yanın ticari defterlerinde dava konusu faturanın usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu, toplam 250.000,00 TL tutarındaki davalı yan avans ödemeleri haricinde dava konusu faturaya ilişkin herhangi bir ödeme bulunmadığı, bu itibarla davacı yanın takip tarihi itibariyle davalı yandan 1.028.596,90 – 250.000,00 = 778.596,90 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Dosyada mübrez davalı yanın BA formları üzerinde yapılan incelemede; davacı yanın düzenlemiş olduğu dava konusu 05.05.2022 tarihli ....... no.lu 1.028.596,90 TL tutarlı faturanın davalı tarafından BA formunda bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Teknik bilirkişi tarafından davacı tarafından dosyaya sunulan flash bellek üzerinde yapılan incelemede; söz konusu ahşap işi kalemlerinin genel anlamda faturada belirtilen işlere ait olduğu kanaatine varılmış olup, mutfak dolapları, kapılar, TV ünitesi vb. ürünlerin montajı tamamlanmış özel tasarım ürünler olduğu görüntü kayıtlarında tespit edilmiştir.
Bu deliller ışığında; HMK 222/3 uyarınca davacı defterlerinin lehine delil kabul edilmesi, dava konusu faturanın davalı tarafından BA formunda bildirilmiş olması ve sunulan videolardaki işlerin fatura ile uyumlu olması gibi delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davacının dava konusu faturadaki işleri yaptığı kabul edilmiş ve takip tarihi itibariyle davacının 778.596,90 TL tutarında alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Bu sebeple davacının davasının kabulü ile Büyükçekmece ....... İcra Dairesinin ...... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar vermek gerekmiştir. Ayrıca haksız itiraz nedeni ile İİK nun 67/2 maddesi gereğince alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
-Büyükçekmece ...... İcra Dairesinin ...... Esas sayılı icra takibine yapılan İtirazın İptali ile Takibin Aynen Devamına,
2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile, kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 155.719,38 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 53.185,95-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 9.403,51-TL peşin harç harcın mahsubu ile eksik kalan 43.782,44-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı ve 9.403,51-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından dosyada yapılan 9.000,00.-TL bilirkişi ücreti ve 550-TL posta gideri olmak üzere toplam 9.550,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 115.003,57-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı ve davalı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/10/2023
Başkan .......
¸e-imzalıdır
Üye .........
¸e-imzalıdır
Üye ......
¸e-imzalıdır
Katip ......
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.