mahkeme 2021/547 E. 2023/866 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/547

Karar No

2023/866

Karar Tarihi

10 Ekim 2023

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/547 Esas
KARAR NO : 2023/866

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/07/2021
KARAR TARİHİ : 10/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ : 19/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, sigorta şirketinin ödediği tazminat bedelini rücuen tahsil için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Davacı, dava dilekçesi ile özetle; ........ isimli yatın taraflarınca sigortalandığını, davalının marina hattındaki elektrik kaçağı veya topraklanma hattı yetersizliği nedeniyle yatta hasar oluştuğunu, hasarın davalı kusuruyla ortaya çıktığının eksper raporu ile tespit edildiğini, hasar bedelinin ödenmesi için ihtarname çekilmesine rağmen bedelin ödenmediğini, bu kapsamda başlatılan icra takibine davalıca haksız şekilde itiraz edildiğini iddia ederek, haksız itirazın iptaline ve lehlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi ile özetle; zamanaşımı defilerinin bulunduğunu, hasar bedelinin piyasa rayici üzerinde hesaplandığını, marina topraklama hattında bir eksikliğin bulunmadığını, eksper raporuna karşı sundukları ölçüm raporları kapsamında eksper tespitlerinin yerinde olmadığının görülebileceğini, uzman raporu kapsamında eksper tespitlerine itiraz ettiklerini, davacının faiz miktarı ve oranına da itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü'nün ....... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı/alacaklı ........ Sigorta A.Ş. tarafından davalı/borçlu ........ ve .... İşletmeleri A.Ş.ye yönelik asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.042,48-Euro alacağının tahsili için takip yapıldığı, alacağa %5 faiz işletilmesinin talep edildiği, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK.nın 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.
Uyuşmazlık; davacının, yatı hasar gören sigortalısına ödediği tazminatı davalıdan rücuen talep edip edemeyeceği, yatta meydana gelen hasarın sebebinin ne olduğu, hasarın doğmasında varsa tarafların kusur oranlarının ne olduğu, ödenen tazminatın gerçek zararı karşılar nitelikte olup olmadığı ve icra takibine itirazın yerinde olup olmadığına ilişkindir.
Zamanaşımı definin incelenmesinde; davanın sigorta tazminatı bedelinin rücuen tahsili talebine ilişkin olduğu, bu halde zamanaşımı süresinin iki yıl olduğu, davacının tazminat bedelini 20.08.2019 tarihinde ödediği, zamanaşımının 20.08.2021 tarihinde dolacağı, işbu davanın ise 01.07.2021 tarihinde açıldığı, ayrıca alacağa ilişkin 29.01.2020 tarihli takip ile de zamanaşımının kesildiği dikkate alınarak yerinde görülmeyen zamanaşımının reddine karar verilmiştir.
Elektrik Yüksek Mühendisi, Gemi İnşaatı ve Gemi Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanından oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 11.05.2021 tarihli rapor özetle; marina dalgıcı tarafından yapılan kontrol sırasında aynı dubaya (ponton) bağlı üç ayrı teknede korozyon, erime tespit edildiği, teknelerde genellikle galvanik ve elektrolitik olmak üzere iki çeşit korozyon görüldüğünü, galvanik korozyonda deniz suyu (iletken madde) içindeki 2 farklı metalin (anot ve katot) zamanla tepkimeye girerek korozyona uğramasının, elektrolitik korozyonda ise elektrik kaçağına bağlı olarak deniz suyu içindeki metallerin korozyona uğramasının söz konusu olduğunu, marinada bulunan firma tarafından teknede kaçak bulunmadığının tespit edildiğini, deniz suyunda yapılan ölçümlerde ise 2,3 Volt doğru akım elektrik tespit edildiğini, marinadaki ana elektrik hatlarında alternatif akımın olduğu, fakat güvenlik kameralarının doğru akım ile çalıştığını, elektrik kaçağının bu hat üzerinden doğmasının muhtemel olduğunu, kaçağın normalde topraklama hattı üzerinden sıfırlanması gerekirken sıfırlanmadığını, topraklama sorunu olduğunu, 2.3 Volt değerin elektrolize sebebiyet verebileceğini, hasarın sigorta teminatı kapsamında olduğunu, yapılan ödemenin gerçek zarara uygun olduğunu, tekne sahibi sigorta ettirenin kaçak durumunda teknesini korumaya alacak ve sistemden ayıracak koruma düzeneğini sağlamaması sebebiyle %20 oranında kusurlu olduğunu, marinanın dubasında (ponton) meydana gelen kaçak akımın önlenememesi sebebiyle davalının %80 oranında kusurlu olduğunu belirtilmiştir.
İlk bilirkişi raporundaki tespitlerin eksper raporunda yer alan ve hasarın kaynağına ilişkin elektrik kaçağına yönelik tespitlerin birebir aynısını içerdiği, itirazlara yönelik alınan ek raporda ise yapılan açıklamaların yeterli olmadığı değerlendirildiğinden, heyette yer alan Sigorta Uzmanı Bilirkişi yerine ikinci bir elektrik mühendisi eklenmiş ve 2 Elektrik Yüksek Mühendisi, Gemi İnşaatı ve Gemi Makine Mühendisinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden 12.03.2023-23.08.2023 tarihli raporlar alınmıştır. Raporlar özetle; hasarın galvanik korozyon (kaçak akım yolu ile) sebebi ile gerçekleşmediğini, hasarın malzemenin uzun süre deniz suyu ile olan teması veya malzeme kalitesi ile ilgili sorun sebebiyle veya dış yüzeyin koruyucu tabanının aşınması, erimesi/zayıflaması yolu ile gerçekleşmiş olabileceğini değerlendirilmiştir.
TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortalısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.
Somut olayda; davacının, yat poliçe kapsamında 25.04.2019-25.04.2020 tarihleri arasında hasar gören yatın sigortacısı olduğu, 19.07.2019 tarihinde 4.180,77-Euro, 20.08.2019 tarihinde 737,48-Euro olmak üzere toplam 4.918,25-Euro hasar ödemesini yaptığı ve sigortalısının haklarına halef olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce karara esas olarak alınan 12.03.2023 tarihli esas ve eki rapor ile hasarın kaçak elektrik sebebiyle gerçekleşmediği kanaatinin bulunduğu belirtilmiş olmakla, eksper raporunda yer verilen 2.3 Volt DC kaçak akımın kaynağının güvenlik kamerası olabileceği yönündeki tespite karşı, 2.3 volt akımın elektrolize sebebiyet verebileceği fakat marinadaki kamera hattını besleyen elektrik hattının alternatif akım olduğu, herhangi bir kaçağın elektrik panosundaki kaçak akım koruma cihazı ile engelleneceği,
18.02.2019 tarihindeki topraklama test değerinin 1,25 ohm olduğunu, değerin Yönetmelik ile belirlenen sınırlar dahilinde olduğu,
Hasarın gerçekleştiği tarihte birbiri ile yan yana demirli duran üç ayrı teknede korozyon görülmesinin, 3 tekneden birinde meydana gelen arıza veya kaçak akım nedeniyle sorunun duba (ponton) üzerinden diğer teknelere sirayet etmesinden kaynaklanabileceği, bu teknelerde ölçüm yapılmadığından bu ihtimalin doğruluğunun tespit edilemeyeceği belirtilmiştir.
Davacı tarafça dosyada mevcut bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu iddia edilmekle, ilk raporda yer alan elektrik kaçağına ilişkin değerlendirmelerin salt eksper raporundaki tespitlerin tekrarından ibaret olduğu, davalının itirazlarına cevap verir nitelikte yeterli açıklamanın yapılmadığı, ilk raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli nitelikte bir bilirkişi raporu olmadığı değerlendirildiğinden bu itiraz yerinde görülmemiştir.
Davacı ikinci heyet raporunda güncel duruma ilişkin değerlendirmeler yapıldığını, hasar tarihindeki tespitlerin dikkate alınması gerektiğini belirtmekle; raporda marinadaki elektrik hatlarına, elektrik kaçağı durumuna ilişkin güncel duruma yer verilmiş ise de ilk bilirkişi raporu ve dolayısıyla eksper raporunda yer alan ve rücu talebine dayanak olan ölçüm ve iddialar (deniz suyunda ölçülen kaçak elektrik akımının olası sebepleri, güvenlik kamerasındaki elektrik enerjisinin bu ölçümün kaynağı olup olmayacağı, ölçülen topraklama değerinin normal sınırlarda olup olmadığı, yatın pervanesinde tespit edilen deliğin kaçak elektrik ile meydana gelip gelmeyeceği hususları) heyetçe incelendiğinden bu itiraz da yerinde görülmemiştir.
Bu kapsamda, yatta meydana gelen hasarın, marinada medyana gelen bir kaçak elektrik sonucunda oluştuğu iddia edilmişse de; bilirkişi heyetince hasarın kaçak elektrik nedeniyle gerçekleşmediği, bunun yanında hasar tarihinde dubada (ponton) ölçülen kaçak akımın kaynağının hasar gören diğer teknelerden biri olup olmadığının tespitine yarar verinin bulunmadığı, eksper raporu ile deniz suyunda ölçülen kaçak akımın kaynağının dubada (ponton) bulunan güvenlik kamerası olabileceği belirtilmişse de, bu tespitin bir ihtimalden ibaret olması bir yana bilirkişi raporu ile kameradaki akımın doğru akım değil alternatif akım olduğu, kaçak elektrik akımının doğru akım olacağı ve kaçak akım kontrol cihazı ile kamerada meydana gelebilecek herhangi bir kaçağın engellenebilir nitelikte olduğu değerlendirildiğinden, söz konusu hasarın davalının kusuru ile meydana geldiği ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 720,72.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 450,87‬.-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 8.100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
6-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
Dair Davacı vekili Av. ....... ile Davalı Vekili Av. ........'un yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/10/2023 09:42:40

Katip ......
¸e-imzalıdır

Hakim .......
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim