mahkeme 2020/361 E. 2023/817 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/361
2023/817
27 Eylül 2023
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/361 Esas
KARAR NO : 2023/817
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/07/2016
KARAR TARİHİ : 27/09/2023
KARARIN YAZILMA TARİHİ :05/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkil, ... Alışveriş Hiz. Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı ... Teknoloji Ürünleri A.Ş. aleyhine 238.334,67-TL tutarındaki cari hesap alacağının tahsili için 01.02.2016 tarihinde Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı borçlu 15.02.2016 tarihinde dosyaya ibraz edilen itiraz dilekçesi ile yetkiye, borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiğini, borçlu tarafından böyle bir borcunun bulunmadığından bahisle borca ve ferilerine itiraz edildiğini, davalı/borçlu ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında doğan alacaklar para alacağı olup iş bu alacak borçlu açısından götürülecek borç niteliğinde olduğunu, işbu nedenle haksız ve kötü niyetli olarak süreci uzatma kastı taşıyan yetki itirazının reddi gerektiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişki söz konusu olduğunu, bu ilişki gereği müvekkili şirket üstlendiği edimi tam ve gereği gibi ifa edilmediğini, davalı/borçlu tarafından taraflar arasında ticari münasebet kapsamında edimlerine riayet edilmediği ve davalı/borçlu temerrüde düştüğünü, davalı tarafın Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı takibe itiraz edilmesinin, sırf müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek için ve kötü niyetli yapılmış olduğu işbu nedenle davalı tarafından alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek itirazın iptalini , takibin devamını, davalının haksız ve mesnetsiz itirazı sebebiyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, masraf ve vekalet ücretinin davalıya tahmil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Alacaklı tarafın açmış olduğu takip yetkisiz İcra Müdürlüğü’nde açıldığını, İcra Müdürlüğü müvekkili şirketin adresi itibariyle Küçükçekmece İcra Müdürlüğü olduğunu, davacı alacaklı dilekçesinde takibe konu etmiş olduğu alacağın cari hesap alacağı olduğunu, bu kapsamda kesilen faturaların ödenmediğini, borcun para borcu niteliğinde olduğu ve para borçlarının götürülecek borçlardan olduğundan bahisle davacı alacaklı şirketin adresi itibariyle Bakırköy İcra Müdürlüğü’nün yetkili olduğu yönündeki beyanı gerçek dışı olduğunu, HMK 6. Maddesine göre genel yetkili icra daire, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesi olduğu, müvekkili şirketin, davacı alacaklı tarafa takibe itirazımızda da beyan etmiş olduğumuz üzere, belirtilen şekilde herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı alacaklı taraf gerek takip aşamasında ve gerekse de dava dilekçesi ekinde cari hesap ekstresi ve ödenmemiş faturalara ilişkin belge itiraz edilmediğini, müvekkil şirketin davacı alacaklı tarafa herhangi bir borcu olmadığı hususu dikkate alındığında davacının yapmış olduğu takiple kötü niyetli olduğu, haksız ve mesnetsiz bir alacak talebinde bulunulduğu içinde müvekkil şirketi mağdur etmeye çalıştığı, işbu sebeple davacı tarafın haksız ve mesnetsiz icra takibi nedeniyle %20’den aşağı olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesi gerektiği belirterek davanın reddine mahkeme harç ve masraflarıyla ücreti vekaletin davacı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... Alışveriş Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi borçlunun ... Ürünleri Anonim Şirketi olduğu, takibe konu alacağın 75.475,93TL olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz ettiği takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, cari hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraf dava dilekçesi ile, davacı şirketin gross market işletmeciliği yaptığını, davalı taraftan alacakları için icra takibine başladıklarını, takibe itirazda yetki itirazında bulunulduğunu, oysa yetkili icra dairesinin Bakırköy İcra Daireleri olduğunu, davalı taraftan alacaklı olduklarını, faturalar kapsamıdna ispatlanacağını belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesi ile, takibin yetkisiz icra müdürlüğünde açıldığını, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünde takibin açılması gerektiğini, herhangi bir borçlarının bulunmadığını, bu sebeple davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı ve davalı arasında davacı tarafça icra takibine konu miktar itibariyle alacaklı olup olmadığı, varsa miktarının belirlenmesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamında Mahkememize verilen ilk kararın İstanbul BAM ... HD Dosya no: ... , Karar no: ... istinaf incelemesi sonucunda, "Mahkemece yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve taraf itirazlarını gidermek amaçlı alınan ek rapor içeriğine atıf yapılarak hüküm kurulduğu, ancak taraf delilleri ve savunma sebeplerinin gerekçede tartışılmaksızın hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Buna göre HMK 297. maddesi kapsamında istinaf denetimine uygun bir gerekçeli kararın varlığından söz edilemeyecektir.
Ayrıca mahkemece hükme esas alındığı belirtilen bilirkişi kök ve ek raporunda; davacının alacağa dayanak gösterdiği 14/07/2015 tarihli cari hesap ekstresinin davalı şirketle ilgili olmadığından dikkate alınmadığı, Davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davalının takip tarihi (01/02/2016) itibariyle davacıya 59.257,67-TL borçlu görüldüğü, davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle 176.483,90-TL tutarında alacaklı görüldüğü, aradaki cari hesap farkının 117.226,23-TL olduğu, taraflar arasındaki 117.226,23-TL tutarındaki farkın 53.020,07-TL'lik bölümünün davalının 2015 yılı başından takip tarihine kadar geçen sürede düzenlemiş olduğu 49 adet iade faturasının davacı ticari defterlerinde bulunmamasından kaynaklandığı, mezkur 49 adet faturanın ispata muhtaç olduğu, işbu cari hesap farkından 49 adet iade faturası düşüldükten sonra bakiye 64.206,16-TL'lik farkın ise davacı ile davalı arasında 2014 yılı öncesinden süregelen ticari ilişkiden kaynaklı olduğu, TARAFLAR ARASINDA CARİ HESAP FARKININ NEDENLERİNİN TESPİTİ İÇİN TARAF CARİ HAREKETLERİNİN TEK TEK KONTROL EDİLMESİ GEREKTİĞİ ancak TARAFLARIN CARİ HESAP İŞLEMLERİNİN ÇOK FAZLA OLMASI NEDENİYLE MEZKUR 64.206,06-TL'LİK CARİ HESAP FARKLILIĞINA İLİŞKİN TESPİT VE DEĞERLENDİRME YAPILMASININ MÜMKÜN OLMADIĞI BELİRTİLMİŞTİR. Her iki taraf vekilince da alınan kök ve ek rapora itirazlar ileri sürülüp, raporların hükme esas alınamayacağı ileri sürülmüş ve istinaf nedeni yapılmıştır.
Taraflar arasında sözleşme ilişkisi kapsamında ticari ilişki bulunduğu ihtilafsızdır. Buna göre bilirkişi raporunda belirtilen cari hesap farklılığının hangi faturalardan kaynaklı olduğunun tespiti ile işbu faturaların taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun tanzim edilip edilmediğinin taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de değerlendirilerek ve gerekirse taraflardan izahat istenerek sonuca gidilmesi gerekecektir. Eldeki davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında, dava konusu alacağa dayanak yapılan cari hesaba konu faturalar, taraflar arasında akdedilen ve dosyada mübrez sözleşme hükümleri ile birlikte irdelenerek sonuca gidilmesi gerekirken, taraflar arasındaki cari hesap farklılığına ilişkin olarak çok sayıda işlem ve hareket bulunduğu, tek tek kontrolü gerektiği, buna göre cari hesap farklılığına ilişkin tespit ve değerlendirme yapılamasının mümkün olmadığı yönünde düzenlenen ve bu kapsamda taraflar arasındaki ihtilafı çözme ve hüküm kurmaya yeterli olmayan, denetlenemeyen bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulması doğru olmamıştır. Bu nedenle davanın esasına etkili deliller değerlendirilmeksizin hüküm kurulduğu anlaşılmakla, HMK 353/1-a6 maddesi uyarınca istinafa konu kararın kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " şeklinde olduğu,
Kaldırma kararı sonrasında dosyada bilirkişi ... ve ...'dan rapor alındığı, bu raporda;" tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini hesap dönemleri itibariyle yada yıl bazlı olarak hiçbir tarihte teyit etmediğini, açılış ve kapanış mutabakatsızlık sergilediği, tarafların birçok işlemi tek taraflı olarak yaptığı, özellikle belgelerin ve ödemelerin ticari defterlere işlenişi bakımından kaıt tarihlerinin ve tutarlarının farklılıklar arz ettiğinin" belirtilerek hesaplama yapıldığı rapora itiraz üzerine bilirkişilerden ek rapor alındığı, ek raporda da; " kök rapordaki sonuç ve kanaati değiştirecek yeni bir durum bulunmadığı belirtilerek, taraflar arasındaki 2014-2015 yıllarında yoğun ve karmaşık bir cari hesap ilişkisi bulunduğu, hiçbir tarihte tutarların birbiriyle uyuşmadığı örtüşmediği, bunun ba ve bs formlarındaki farklılıklardan da anlaşılabileceği" belirtildiği, BAM karar içeriği ve tarafların rapora ve ek rapora itirazları da dikkate alınarak bu defa bilirkişi ... ve .... dan ön rapor alındığı, bu rapordan sonra heyete İşletme uzmanı ... 'ın da eklenerek 04.05.2023 tarihli rapor alındığı, bu raporda icra dosyasına konu 2014-2015 yılları ticari kayıtlarının, ba ve bs kayıtlarının, fatura içeriklerinin taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile birlikte irdelenerek BAM kararında belirtilen şekilde rapor tanzim edildiği, raporun denetime ve karar vermeye elverişli olduğu, ilk kararda belirtilen 112.277,74 TL miktar üzerinden taraf beyanlarından davalı tarafın davacı tarafa alacağın ferileri ile birlikte ödeme yaptığı, davacı tarafın daha sonra 112.277,74 TL'nin sehven davalıya ödendiği iddiasıyla dava açtığı Bakırköy ... ATM'nin ... esas ... karar sayılı ilamında davanın kabulüne karar verildiği, icra dosyası içeriğinde de 29/04/2021 tarihli yazısında alacaklı vekilinin 30.07.2018 tarihinde 158.600,00TL ödeme yapıldığını belirtildiği, iş bu ödemenin yargılama aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınabileceği, Mahkememizce alınan son raporda 59.257,67 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın KISMEN iptali ile takibin 59.257,67 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine
-Devamına karar verilen alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10,5 oranında reeskont avans faizinin işletilmesine,
-29.04.2021 tarihli icra dosyası yazı cevabında davacı tarafın 30.07.2018 tarihinde 158.600 TL ücreti tahsil edildiği beyanı da dikkate alınarak bu ödemenin kararın infazı aşamasında İcra Müdürlüğünce dikkate alınmasına ,
2- alacağın faturaya dayalı olduğu likit olduğu anlaşılmakla takibe konu miktar olan 59.257,67 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-davalının kötüniyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.047,89.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 2.878,50.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 1.169,39.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 29,20.-TL başvurma harcı ile 2.878,50.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 7.085,35.-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.761,42.-TL'sının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan toplam 1.814,00.-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.363,04.-TL'sının davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
9-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 28.652,32TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
10-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul BAM ... HD’ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 27/09/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.