Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/329
2024/1199
3 Aralık 2024
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/329
KARAR NO : 2024/1199
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/04/2024
KARAR TARİHİ : 03/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı ile davalı arasında tesis edilen ticari ilişkiye istinaden doğan alacaklarının tahsili için Küçükçekmece İcra Dairesi .... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, 2000 adet süngerli kutu ve 1000 adet kristal kutu siparişlerini verildiğini, gerekli gereçlerin (kutu kalıbı ve kutu klişesi) temini adına 7.500.TL ve 5.000.TL davalı tarafa ödeme yaparak gereçleri temin etiklerini, sipariş üzerine ortaya çıkan borca ilişkin olarak davacının üzerine düşen yükümlülüğü ifa ederek sipariş bedelini ve imalat için gerekli gereçlerin temini adına gereken meblağı davalı banka hesaplarına ilettiğini, davalı şirketin kendisine bildirmiş olduğu 10 iş günü teslim tarihini beklediklerini, bildirmiş oldukları teslim tarihi geçmesine rağmen ödemesi yapılmış olan malların teslim edilmemiş ve mallara ilişkin bilgi verilmediğini, yapılan icra takibine itiraz edildiğini, itiraz üzerine alacağın tahsilinin geciktirmesine ve sürüncemede kalmasına sebebiyet verdiklerini, itirazın kaldırılarak takibin devamına karar verilmesi beyan etmiştir. Sonuç ve talep olarak: İtirazın iptali ile takibin devamını, takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte tahsilini, %20'den aşağı olmamak üzere davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine başlatılan Küçükçekmece İcra Dairesi .... E. Sayılı dosyasında gerekse de açılan davada talep edilen alacak konusunda yanıltıcı beyanlarda bulunduğunu davalının kutu üretimi yapan bir şirket olup davacı ile daha önce yapmış oldukları ticaret neticesinde kutu ve sünger üretimi yaptığını, ürünlerin üretildiğini, davacı süngerleri muhafaza edeceği deposunun olmadığını, davalı şirket deposunda kalmasını istediğinden halen şirket deposunda muhafaza edilmekte olduğunu, davacının çok daha önceki ticaretine konu bir iş için ödediği, alıp kullandığı ürünlerin de bedelini geri tahsil etmeye çalıştığını, davanın reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddini, %20’den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı tarafın cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı, ürünlerin teslim edilip edilmediği, sorumluluğun kime ait olduğuna ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Borcun sebebi, ödemesi yapılan ancak teslim edilmeyen kristal kutu klişe bedeli 5.000,00.TL, ödemesi yapılan ancak teslim edilmeyen süngerli kutu kalıp bedeli 7.500,00.TL, ödemesi yapılan ancak teslim edilmeyen 1000 adet kutu bedeli 50.000,00.TL, ödemesi yapılan ancak teslim edilmeyen 2000 adet sünger bedeli 120.000,00.TL olarak belirtilmiş olup teslim hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
Takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 182.500,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Davacı yasal defterlerinde davalının icra takip tarihinde (29.11.2023) (170.000,00.TL) tutarında borçlu olduğu, buna mukabil, davalı yasal defterlerinde, davacının icra takip tarihi (29.11.2023) itibariyle (1.570,00.TL) tutarında borçlu olduğu ve dolayısıyla her iki taraf yasal defterleri karşılaştırıldığında taraf yasal defterleri arasındaki farkın 171.570,00.TL (170.000,00.TL + 1.570,00.TL) olduğu hesaplanmıştır. Farkın sebebinin ise, davalı yasal defterlerinde, 31.08.2023 tarih [....] yevmiye maddesinde, davacı hesabının 171.570,00.TL tutarında borçlandırılmasından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Söz konusu işlemin, toplu fiş olarak tabir edilen fiş içerisinde kaydedildiği anlaşılmakla beraber, karşılığında hangi hesabın alacaklandırıldığı belirsiz durumdadır. Keza bu işlemin dayanağı belgenin olmaması ve neye istinaden yapıldığının anlaşılamaması sebebiyle, gerçek bir işleme dayanmayan hatalı bir kayıt olduğu ve dolayısıyla bu işlemin hesaplama dışında tutularak borç/alacak tespiti yapıldığında, davalı yasal defterlerine göre, davacının 170.000,00.TL tutarında alacaklı olması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda bilirkişi raporundaki tespitlere göre davalı defterleri hükme esas alınmıştır.
Davalı taraf,, süngerli kutu kalıp bedeli (7.500.TL) talebe konu işin, icra takibinden çok daha önce davalı tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiğini, faturasının düzenlendiğini ve ürünlerin teslim edildiğini, kristal kutu klişe bedeli (5.000.TL) talebe konu işin, icra takibinden çok daha önce davalı tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiğini, faturasının düzenlendiğini ve ürünlerin teslim edildiğini, 2000 adet sünger bedeli (120.000.TL) talebe konu işin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, davacının, ürünlerin davalı şirkete ait depoda kalmasını talep ettiğini, davalı deposunda bila bedel muhafaza edildiğini ve ayrıca, davacının beyanlarının aksine bu ürünlere ilişkin olarak davalı tarafından takip tarihinden daha önce fatura düzenlendiğini, bu faturanın dilekçe ekinde yer aldığını beyan etmiştir. Dilekçe ekinde dosyaya sunulan 24.11.2023 tarih .... no.lu 120.000,00.TL tutarlı fatura incelendiğinde, açıklamasına “Sünger Bedeli” miktarına 1000. Adet denildiği görülmektedir. Fakat, beyanlarda 2000 adet denildiği dikkate alındığında, fatura ve beyanların birbiriyle uyumlu olmadığı ve ayrıca söz konusu faturanın her iki taraf yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. 1000 adet kutu bedeli (50.000.TL) talebe konu işle alakalı olarak üretim süreci ve teslimat tarihine ilişkin alacaklıya bilgisinin verildiğini, ürünlerin üretim aşamasında olduğunu beyan etmiştir. Netice olarak, davalı tarafından 2000 adet sünger bedeli (120.000.TL) talebe konu iş ve 1000 adet kutu bedeli (50.000.TL) talebe konu işle alakalı olmak üzere toplam 170.000,00.TL tutarındaki bedele karşılık gelen ürünün, davacıya teslim edilmediği anlaşılmaktadır.
TBK'nun 90. maddesine göre; ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borcun, doğumu anında muaccel olacağı hükme bağlanmış olup taraflar arasındaki sözleşme gereği vadenin belirsiz olduğundan bahsedilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
.... yazışmalarından da ürünlerin teslim edilmediğinin anlaşıldığı, 120.000,00 TL yönünden ürünlerin depoda muhafaza edildiği ve 50.000,00 TL yönünden üretim aşamasında olduğuna dair davalı iddiasının ispata muhtaç olduğu, davalı tarafça çekilen ihtarname içeriğinin tek başına delil niteliği olmayacağı, 170.000,00 TL yönünden bilirkişi raporu dikkate alınmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Küçükçekmece İcra Dairesi'nin .... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 170.000,00TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Hükmedilen alacağın %20'si olan 34.000,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 11.612,70TL ilam harcından peşin alınan 2.204,15TL harcın mahsubu ile bakiye 9.408,55TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 427,60TL başvuru harcı, 2.204,15TL peşin harç olmak üzere toplam 2.631,75TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.353,42TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 246,57TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen 4.000,00TL bilirkişi ücreti, 55,00TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.055,00TL'den kabul red oranına göre hesaplanan 3.777,26TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 12.500,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/12/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.