mahkeme 2023/246 E. 2023/595 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/246

Karar No

2023/595

Karar Tarihi

4 Temmuz 2023

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/246 Esas
KARAR NO : 2023/595

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/06/2022
KARAR TARİHİ : 04/07/2023
KARAR YAZIM TARİHİ :10/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Derneği (...) üyesi olduğunu, ... tarihleri arasında düzenlenmesi taahhüt edilen ".... (...) Fuarı'nın", müvekkilinin üyesi olduğu ... ile Pozitif Fuarcılık A.Ş. arasında 29.5.2018 tarihli "... Fuarı’nın Organizasyonuna Dair Sözleşme" ve bu Sözleşme dayanak alınarak imzalanan 20.8.2020 tarihli "... Fuarı'nın Yapımına İlişkin Ek Sözleşme"yle belirlenen fuar tarihi, fuar katılım sözleşmelerinin pandemi nedeniyle ifasının imkansızlığının tespiti ile bu sözleşmelerin Borçlar Kanunu uyarınca uyarlanması istemiyle açılan ve davalının kabulü nedeniyle konusuz kalan davalar sonunda, yine davalı tarafın tek yanlı iradesiyle belirlediği ... tarihleri arasına ertelendiğini, davalı tarafın fuar yerini yine tek yanlı olarak "...", fuar tarihini ise ... tarihleri olarak değiştirdiğini, bu durumun ise davalının bünyesinde bulunduğu ... resmi web adresinde ilan edildiğini, bu durumun müvekkili davacının üyesi olduğu ... tarafından Beyoğlu ... Noterliği nezdinde düzenlenen 24.12.2021 günlü, ... ve ... yevmiye numaralı e-tespitler ile tutanak altına alındığını, davalı şirketin ilan ettiği yeni fuar yeri ve fuarın ifa tarihlerine ait tek yanlı değişikliklerin hukuksal geçerliliği olmaması nedeniyle fuarın ... tarihleri arasında ... Kavşağı, ..., ... Karşısı, ... Fuar Merkezi (yeni adıyla ... Merkezi) ... ve ... numaralı salonlarda gerçekleştirileceğini ispatlayıcı mahiyette ... A.Ş ile ... FUARCILIK A.Ş arasında imzalı kira sözleşmesi / yer tahsisi belgesi ile desteklenen ... Fuarcılık A.Ş. kanuni temsilcileri tarafından imzalı garanti taahhütnamesinin ...'e iletilmesinin noter aracılığıyla ve ihtarnameyle talep edildiğini, bu ihtarnameyle davalı tarafa tebliğ olunan hususların da yerine getirilmemesi üzerine bu defa ... tarihleri arasında yapılması gereken fuarın süresinin kısaltılarak, hatta önceki deneyimlerle sabit olduğu üzere fuardan faydanın yoğunlukla sağlanacağı ... gününün fuar süresinden çıkarılıp, fuarın ... tarihlerinde gerçekleştirileceğinin duyurulduğunu, bunun da sözleşmeye aykırı olduğunu, fuarın gerek sözleşmeyle belirlenmiş ... gerek tek taraflı olarak ve usulsüz şekilde değiştirilen ... tarihlerinde yapılacağının "Yurt İçinde Fuar Düzenlenmesine Dair Usul Ve Esaslar" kapsamında ilan edilen fuar ana takviminde gösterilmediği gibi ilan tarihi itibariyle sözü edilen takvime alınmasının ilgili mevzuat karşısında olanaksız olduğunu, ayrıca ... Fuarcılık A.Ş ile davalı arasında imzalı kira sözleşmesi / yer tahsisi belgesinin olmadığını, istenilmesine ...'e ısrarla sunulmadığı, fuar alanı işleticisi olan ... Fuarcılık A.Ş.nin ilan ettiği fuar takviminde sözleşmeye konu fuardan söz edilmediğini, esasen 2021 yılında gerçekleşmesi gerekirken 2022 yılına ertelen fuar için her şeyden önce basiretli tacir sıfatıyla zamanında ve uygun koşullarla fuar alanın tahsisinin bile sağlanmadığı tespitlerine dayanan nedenlerle ... ile Pozitif Fuarcılık A.Ş. ile davalı arasında akdedilen tüm sözleşmelerin ... tarafından tek yanlı olarak feshedildiğini ve müvekkili şirketinde arasında olduğu ... üyelerine duyurulduğunu, ... İle arasındaki sözleşmeleri sonlanan davalı tarafın bu kez de hiçbir haklı nedeni olmaksızın, 2022 yılının Şubat ayında düzenlemesi gereken fuarı 2022 yılının sonuna ertelediğini açıkladığını, anılan tarihin ise ... Fuar Merkezinin en az talep gören tarihini içermesi ve bu nedenle fiyatlama olarak en uygun tarih olması nedeniyle davalı ... kendi çıkarlarına, katılımcıların ise zararına davrandığının açık karinesi olması, keza bahse konu tarihin yurt dışından gelebilecek ziyaretçiler yanında yurt dışı tedarikçilerin dini bayramlarına rastlaması nedeniyle katılımlarının çok sınırlı olduğunun fuarcılık ile ilgili asgari bilgi seviyesine haiz her bireyin bilgisi dahilinde olduğu dikkate alındığında fuara ait ticari amaç ve beklentimizle hiç bağdaşmaması karşısında müvekkilinin "fuardan çekilme hakkı" kullandığını İstanbul .... Noterliği28.01.2022 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle davalı tarafa duyurduğunu, ayrıca davalının fuar katılım bedeli olarak tahsil ettiği 72.269,14 TL'nın bu ihtarnamenin tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içinde müvekkilin banka hesabına iade edilmesi, aksi takdirde bu tutarın tahsili için gerekli yasal takip yollarına başvurulacağı, haklı nedenlerle fuardan çekilme nedeniyle "Katılımcı Sözleşmesi"ne dayanarak cezai şart veya diğer bir yükümlüğün ifasının talep edilemeyeceği, bu sözleşmeden doğan hak ve alacaklarımız ile maddi ve manevi tüm zararlarının tazminini talep hakkı saklı olmak üzere belirtildiğini, davalının bu ihtara yanıt vermediği gibi, tahsil ettiği katılım bedelini iade etmediğini, bu durum karşısında müvekkili tarafından davalıya ödemiş olduğu çekişme konusu olmayan katılım bedeli ve ihtarname masrafının icra yoluyla davalıdan geri alınması için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz ettiğini ve haksız itirazının iptali ile takibe devam edilmesine karar verilmesini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili süresi içinde sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin davasını yetkisiz mahkemede ikame etmiş olduğunu, taraflar arasında imzalı yetki sözleşmesi gereğince tarafların tacir olduğu da dikkate alındığında yetkili mahkeme ve icra dairelerinin Bakırköy Mahkemeleri ve İcra Daireleri olduğunu, müvekkil şirketin pandemi nedeniyle devlet tarafından alınan kararlar ve yayınlanan genelgeler nedeni ile fuarı ertelemek zorunda kaldığını, belirlenen tarihte yurt dışından misafirlerin pandemi nedeniyle katılamayacak olmaları nedeniyle fuar katılımcıları tarafından ertelenmesi talep edildiğini, bu kapsamda söz konusu fuar ilk olarak ... tarihine ertelenmişse de pandeminin belirlenen tarihte halen daha devam etmesi ve yüz binleri bulan vakalar sonucunda söz konusu fuarın bir kez de ... tarihine ertelendiğini, fuarın iptalinin söz konusu olmadığını, söz konusu fuarların ertelenmesinin tüm dünya genelinde geçerli bir sorun olduğunu, bununla ilgili ... yılında yapılması planlanan sektörün ... en büyük fuarı olan ... fuarının da ... yılına ertelendiğini beyanla öncelikle davanın yetki yönünden reddini ayrıca esastan reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, fuar katılım sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında ... fuarın davalı tarafça birkaç kez ertelenmesinden kaynaklı taraflar arasındaki sözleşme ve dosya kapsamındaki belgeler dikkate alınarak davacının fuardan çekilme hakkını kullanıp kullanamayacağı, fuarın iptal edilip edilmediği noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda ) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Ancak bu ilke özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır. Sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde tarafların biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabilir. İşte bu durumda sözleşmeye bağlılık ilkesine sıkı sıkıya bağlı kalmak adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir durum yaratır hale gelir. Hukukta bu zıtlık (Clausula Rebüs Sic Stantibus -beklenmeyen hal şartı- sözleşmenin değişen şartlara uydurulması) ilkesi ile giderilmeye çalışılmaktadır. İşte bu bağlamda hakim, somut olayın verilerine göre alacaklı yararına borçlunun edimini yükseltmeye veya borçlu yaranına onun tamamen veya kısmen edim yükümlülüğünden kurtulmasına karar verilebilir ve müdahale ederek sözleşmeyi değişen koşullara uyarlar. Bununla birlikte her talep vukuunda sözleşmeyi değişen hal ve şartlara uydurmak mümkün değildir. Aksi halde özel hukuk sistemimizde geçerli olan "irade özgürlüğü" "sözleşme serbestisi" ve "sözleşmeye bağlılık" ilkelerinden sapma tehlikesi ortaya çıkar. Sözleşmeye müdahale müessesesi istisnai, tali (ikinci derecede) yardımcı nitelikte olup, ancak uyarlama kurumun şartlarının mevcudiyeti halinde anılan kurumun uygulanması gündeme gelebilecektir.
6098 sayılı T.B.K yürürlüğe girmesinden evvel, mevzuatımızda uyarlama kurumuna ilişkin bir düzenleme olmamakla birlikte, taraflar arasındaki sözleşme koşullarının daha sonra önemli ölçüde değişmesi halinde değişen bu koşullar karşısında (Clausula Rebüs Sic Stantibus -beklenmeyen hal şartı- sözleşmenin değişen şartlara uydurulması ) ilkesi bağlamında ve M.K. 2. maddesinden de yararlanılmak suretiyle sözleşmenin yeniden düzenlenmesinin mümkün bulunduğu ve karşılıklı sözleşmelerde edimler arasındaki dengenin bozularak "işlem temelinin çökmesi" halinde M.K. 1, 2 ve 4'üncü maddelerinden yararlanılması gerektiğine dair öğreti ve uygulamada yerleşik bir kabul mevcut iken 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren TBK’nın 138 nci maddesi ile bu husus yasal bir düzenlemeye de kavuşturulmuştur. Aşırı ifa güçlüğü başlıklı bu yeni düzenleme, öğreti ve uygulamada sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkesinin istisnalarından biri olarak kabul edilen, “işlem temelinin çökmesi”ne ilişkindir. Ancak az yukarıda ifade edildiği üzere "sözleşmeye bağlılık" ilkesi esas olup, sözleşmeye müdahale müessesesi istisnai nitelikte bir kurum olmakla yasa koyucu tarafından da bu kurumun uygulanması ancak anılan madde de belirtilen dört koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlanmıştır. Bunlar; sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü durum ortaya çıkması, bu durumun borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkması, yine bu durumun sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmesi ve borçlunun borcunu henüz ifa etmemiş olması veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması halidir. Bu dört koşulun birlikte gerçekleşmesi halinde ise borçlunun, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme hakkı bulunmaktadır.
Bu konuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.11.2019 ve 2017/13-515 Esas, 2019/1233 Karar sayılı ilamına baktığımızda; "Kurulmuş bir sözleşmede sonradan ortaya çıkan bazı olgular nedeniyle değişiklik yapılabilmesi, bugün çağdaş tüm hukuk sistemlerinde kabul edilen, beklenmeyen hâl (emprevizyon) veya clausula rebus sic stantibus kuramının koşullarının gerçekleşmiş olması hâlinde mümkün görülmektedir. Bu kuramın, borçlunun şartları ne olursa olsun mutlaka akde sadık kalmasını zorunlu gören, bir bakıma artık eskimiş olarak nitelendirilebilecek ahde vefa veya pacta sunt servanda kuramını sınırlamak için konulduğu benimsenmektedir.
Beklenmeyen hâl kuramı, şöyle açıklanmaktadır: “Akit yapıldığı sırada mevcut bulunan şartlar önemli surette değişmişse taraflar akitle bağlı olmamalıdır. Buna “clausula rebus sic stantibus” (beklenmeyen hâl şartı) denmektedir. Bu görüş öğretide “emprevizyon teorisi” adıyla anılmaktadır. Öğretide, sözleşmenin, yapıldığı andaki durumun değişmeyeceği şeklindeki bir zımni kabul ile yapıldığı, aynen uygulanmasının taraflarca bu zımni şarta bağlı tutulduğu varsayılmaktadır (Tekinay, S.S./Akman, S./Burcuoğlu, H./Altop, A.: Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 7.Bası,İstanbul 1993, s.1005).
Akitlerin ifasını şartların değişmemesine bağlayan fikir (clasula rebus sic stantibus) gerçeğe tam olarak uygun değilse de, ahde vefa prensibine kesin ve sıkı sıkıya bağlılığında her zaman adil olmadığı görülmektedir. Bugün İsviçre-Türk hukukunda çoğunlukla dayanılan esas, uyuşmazlıklara dürüstlük kuralı uyarınca çözüm bulunmasıdır (Oğuzman, K.: Borçlar Hukuku Dersleri,Cilt 1, 4.Bası, İstanbul 1987, s.123; Serozan, R.: Borçlar Hukuku, Genel Bölüm, İfa, İfa Engelleri, Haksız Zenginleşme 3.Cilt, İstanbul 1994, s.164; Kaplan, İ.: Hakimin Sözleşmeye Müdahalesi, Ankara 1987, s.112; Burcuoğlu, H.: Hukukta Beklenmeyen Hal ve Uyarlama, İstanbul 1995, s.4; İsviçre Hukuku için Bkz. Eugen Bucher, Schweizer Isch’es Obligationenrecbt Allgemeiner Teil, 2.Bası, Zürich 1988, s.385 vd. Henri Deschenaux, Le Titre Preliminaire Du Code Civil,Fribourg 1969, s.183).
Anlaşılacağı üzere hukukumuzda ahde vefa ilkesinin geçerli olduğu ancak bir kısım özel şartların bir araya gelmesi halinde TBK'nun 138. maddesi çerçevesinde sözleşmeyle bağlılık ilkesinin ihmal edilebileceği açıktır.
Taraflar arasındaki sözleşmeyi etkiler şekilde dünya genelinde ortaya çıkan COVİD-19 pandemisi ve bu bağlamda yasa koyucu tarafından alınan önlemler ve bu minvalde yapılan düzenlemelerin sosyal hayat ve doğal sonucu olarak iş hayatına etkileri hukuken meşhur ve maruf vakıalardandır. Bu vakıaların taraflar arasındaki davaya konu olan hizmet ilişkisine etkilerinin yukarıda özetlenen hukukun genel ilkeleri ve yasal düzenlemeler ışığında açılmış bulunan davada mahkemece değerlendirileceği açıktır. Ancak, söz konusu uyuşmazlığın değerlendirileceği yargılama sürecinde yine yukarıda izahı yapılan sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa - Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri ile beklenmeyen hâl (emprevizyon) veya clausula rebus sic stantibus kuramı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği izahtan varestedir. (Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 2021/632 esas-2021/668 karar)
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 136. maddesinde “Genel Olarak" madde başlığı altında “Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer.
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır.
Borçlu ifanın imkânsızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğan zararları gidermekle yükümlüdür.
Yeni koronavirüs (Covid-19) salgını Mart 2020 ayından itibaren ülkemizde görülmeye başlanmış ve bu kapsamda hastalığın yayılmasının kontrol altına alınması amacıyla çeşitli tedbirlere başvurulmuştur. Bu tedbirler kapsamında olmak üzere zaman zaman ve ihtiyaç durumuna göre sokağa çıkma yasağı uygulanması, iş yerlerinin kapatılması veya esnek çalışma, düğün törenlerinin ertelenmesi, evden çalışma gibi değişkenlik gösteren tedbirler uygulanmış olup, salgının etkilerinin ve yetkili kurumlarca alınan tedbirlerin halen devam ettiği bilinmektedir.
Yaşanılan salgın hastalık sürecinin olağanüstü bir durum olduğu ve taraflarca öngörülemeyeceği açıktır. O halde genel olarak salgın hastalık sürecinin Türk Borçlar Kanunu'nun 138.maddesinde belirtilen olağanüstü durum olarak kabul edilmesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 136.maddesinde belirtilen borçludan kaynaklanmayan imkansızlık sebebi olarak kabul edilmesi gerekir.
Kaldı ki, her ne kadar imkansızlık geçici nitelikte olup, kural olarak borcu sona ermesine neden olmaz ise de, bu hususta tarafların farazi iradeleri esas alınmalıdır. İfanın muayyen bir zamanda yapılacak olması veya ifa zamanının alacaklı için önem taşıdığı hallerde borcun sona ermesi sonucunu doğurduğu kabul edilmelidir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 136. maddesinde de belirtildiği üzere karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlüdür.
Fuarın ... tarihinde yapılmasına ilişkin edimin ... tarihine ertelendiği, Şubat ayında düzenlenmesi gereken fuarın da 2022 yılı sonuna ertelendiği, bu şekilde sözleşmenin 2. maddesine dayanarak davacıyı ifaya zorlamanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, katılımcının fuardan çekilme hakkının bulunduğu, davalı tarafça 2021 yılında gerçekleştirilen fuarların da bulunduğu, davalı tarafın cevap dilekçesinde dayandığı sözleşmenin 2. maddesi şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına da hükmedilerek aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 72.269,14-TL asıl alacak ve 749,77TL noter ihtarname bedeli olmak üzere toplam 73.018,91TL üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,
2-Hükmedilen alacağın %20'i olan 14.603,78TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 4.987,92TL ilam harcından peşin alınan 881,90TL harcın mahsubu ile bakiye 4.106,02TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Arabuluculuk Asgari Ücret tarifesine göre alınan 1.560,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 20,00TL posta masrafı, 80,70TL başvuru harcı, 881,90TL peşin harç olmak üzere toplam 982,60TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 11.683,02TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/07/2023

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim