mahkeme 2023/102 E. 2023/591 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/102

Karar No

2023/591

Karar Tarihi

4 Temmuz 2023

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/102 Esas
KARAR NO : 2023/591

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/12/2012
KARAR TARİHİ : 04/07/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;davalının davacı şirkette 14.09.2012-19.11.2012 tarihleri arasında müşteri temsilcisi olarak çalıştığını, 16-17-18.11.2012 tarihlerinde işyerine izinsiz ve mazeretsiz olarak gelmediğini, kendisine 19.11.2012 tarihli noter ihtarnamesi keşide edilerek işe gelmemesinin nedenlerini bildirmesinin istendiğini, davalının ihtarnameye cevap vermediğini ve iş akdini feshettiğini, taraflar arasında yapılan 18.09.2012 tarihli iş sözleşmesinin 11/h maddesine aykırı davranarak, işten ayrıldığı tarihten sonra Esenyrut'ta faaliyet yürütmekte olan ... Yapı Emlak Hizmetleri şirketinde çalışmaya başladığını, ayrıca işten ayrılmadan önce ticari sır niteliğinde olan bilgileri hukuka aykırı olarak ele geçirerek yeni işe başladığı şirketle paylaştığını, bu nedenle davalı hakkında Büyükçekmece Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturmanın halen derdest olduğunu, taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmesinin 3. maddesinin a bendinde, işçinin 11. maddede sayılan hususları ihlali nedeniyle iş akdinin feshedilmesi halinde yıllık brüt ücretinin 3 katı miktarda tazminat ödemeyi kabul edeceğine yönelik hüküm bulunduğunu, davalının aylık brüt ücretinin 940,50 TL olduğunu, bu itibarla sözleşmede yer alan tutarın 33.858,00 TL olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 33.858,00 TL cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER:
İşyeri ve SGK kayıtları, tanık beyanları ile tüm dosya içeriğidir.
GEREKÇE :
Davacı vekili, davalı ile imzalanan sözleşmenin 11/h maddesinde, "...İşçi işten ayrılsa dahi 2 yıl süreyle, Avcılar, Esenyurt ve Beylikdüzü ile sınırlı olmak üzere işveren ile aynı faaliyet alanında iştigal eden şahıslarla, kurum veya kuruluşlarla çalışamaz, ortak olamaz ve böyle bir işyeri açamaz." hükmüne aykırı olarak işten ayrıldığı tarihten sonra Esenyurt'ta faaliyet yürütmekte olan ... Emlak Hizmetleri Şirketinde çalışmaya başladığını, Ayrıca işten ayrılmadan önce müvekkil şirkete ait ticari sır niteliğindeki bilgileri hukuka aykırı olarak ele geçirerek yeni işe başladığı şirketle paylaştığını, bu konuda Savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, iş sözleşmesinin 3. maddesinin a bendinde "İşçi ... 11. maddede sayılan hususların ihlali nedeniyle iş akdinin fesih edilmesi halinde İşverenin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yıllık bürüt ücretinin 3 katı miktarda tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt eder." hükmü bulunduğunu belirterek sözleşmede yer alan cezai şart tutarı 33.850 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf, cevap dilekçesi sunmamıştır.
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesinde (818 Sayılı B.K'nın 348) düzenlenen işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen sözleşmeye aykırılık iddiasından kaynaklanan cezai şart istemine ilişkindir.
Dosyada mübrez “Belirsiz süreli iş sözleşmesi” başlıklı iş sözleşmesinin 11/h maddesinde “....işçi işten ayrılsa dahi 2 yıl süreyle Avcılar, Esenyurt ve Beylikdüzü ile sınırlı olmak üzere işveren ile aynı faaliyet alanında iştigal eden şahıslarla, kurum veya kuruluşlarla çalışamaz, ortak olamaz, böyle bir işyeri açamaz. İşçinin ve yakın aile bireylerinin, işveren şirket ile aynı faaliyet alanında iştigal eden diğer şirketlerle, mal veya hizmet sağlayanlarla ve müşterileriyle, çalıştığı müddetçe veya işten ayrıldığı andan itibaren iki yıl süreyle ortaklık veya başka bir iş ilişkisi içine girmesi, ancak işverenin yazılı onayı ile mümkün olabilecektir...” ; sözleşmenin 3/a maddesinde ise, “11. maddede sayılan hususların ihlali nedeniyle iş akdinin feshedilmesi halinde işverenin fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla yıllık brüt ücretinin 3 katı miktarında tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt eder...” denilmektedir.
Sözleşmesinin 3/a maddesinden de anlaşılacağı üzere, cezai şartın talebi, “...Z1. maddede sayılan hususların ihlali nedeniyle iş akdinin feshedilmesi hali” şartına bağlanmış olup, fesih sonrası iki yıl içinde davacının sözleşmeye aykırı olarak faaliyette bulunması açıkça cezai şarta bağlanmamıştır. Keza, ilgili sözleşme maddesinin devamında da, yıllık brüt ücretinin yarısı kadar cezai şartın ödenmesi halinde, işverenin dilerse işçiyi işten çıkarmayabileceği düzenlenmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nın 444. maddesinde, rekabet yasağı kaydının, ancak hizmet ilişkisinin, işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlaması ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılmasının, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması halinde geçerli olduğu; 445. maddesinde ise, rekabet yasağı kaydının, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği belirtilmiştir. Bu bağlamda rekabet yasağının işverene ait işlerden hangisi ya da hangileri ile sınırlandırıldığı net biçimde belirlenmelidir. Emsal Yargıtay kararlarına göre, rekabet etmeme sözleşmesi, eski işverenin korunmasını amaçladığından, işverenin korunmaya değer bir menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle, rekabet etmeme taahhüdü, ancak işçinin, işverenin müşteri çevresine veya iş ve üretim sırlarına ait bilgileri kullanarak ışveı'ene önemli bir zarar verebilme ihtimalinin bulundugu hallerde geçerlidir.
Taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde, davalının “müşteri temsilcisi” olduğu ve aylık brüt ücretinin 940,50 TL olduğu, görevinin “firma müşteri ile iletişimin sağlanması, müşterinin talebi halinde ofise getirilmesi, müşterinin talep ettiği taşınmaza ilişkin bilgilendirme yapması, gerektiğinde taşınmazı göstermesi, taşınmazın satışı, kiraya verilmesi ve sair işler için hazırlık faaliyetlerinde bulunulması, görevlendirilmiş olduğu bölgede şirket adına portföy toplaması, şirketin güncel portföyünü takip ederek müşterilerin bilgilendirilmesi, portföy durumunun takip edilerek şirkete zamanında ve eksiksiz bilgi verilmesi...” olduğu görülmektedir.
Rekabet yasağı sözleşmesinde yer alan cezai şartın muaccel olabilmesinin ön şartlarından birisi de, işçinin rekabet yasağının konusuna giren bir faaliyette bulunmasıdır.
Dinlenen davacı tanığı ... , davacı şirkette şube müdürü olarak çalıştığını, davalının bu şirkette müşteri temsilcisi olarak çalıştığını, devamsızlık yaptığı için işten çıkarıldığını, işten çıkarıldıktan sonra ... şirketinde çalışmaya başladığını, bu şirketin Esenyurt'ta faaliyet gösteren ve pazarlama işi ile uğraşan bir şirket olduğunu, kendi çalıştığı şirketle aynı işi yaptığını, kendi çalıştığı şirketin Esenyurt'ta faaliyet gösterdiğini, kendilerinin araştırarak bulduğu taşınmazları davalının daha sonra çalıştığı ... şirketi ile paylaştığını; davacı tanığı ..., davacı şirketin müşterisi olduğunu, davacıdan ev kiraladığını, aralarında para meselesi yüzünden bir anlaşmazlık olduğunu, davalıyı şikayet etmek için çalıştığı şirkete gittiğini, davacının oradan ayrıldığının söylendiğini, bu şirketin davacı şirket olduğunu, ayrıldıktan sonra ... diye bir şirkette çalışmaya başlamış olduğunu, o şirketten kendi telefonuna iki defa mesaj geldiğini, davalıyla o şirkette çalışırken görüştüğünü, davalının kendisine, telefonlarını çalıştığı ... şirketine vermediğini söylediğini, davalı şirkete de telefonlarının ... şirketine verilip verilmediğini sorduğunu, şirket yetkilisinin vermediklerini söylediğini; davacı tanığı ..., kendisinin Esenyurt bölgesinde emlakçılık yaptığını, bu nedenle davacı şirketi bildiğini, daha önce ... şirketinde çalıştığını, davalının bu işyerinde işe başladığını, birkaç gün sonra kendisinin elinde müşterilerin olduğunu, portföyünün olduğunu bir sıkıntı yaşamayız diyerek şirket sahibine açıkladığını, açıkladığında ortamın kalabalık olduğunu, herkesin duyduğunu, kendisinin danışman olarak çalıştığını, müşterilerin elinden geçtiğini, davalının bilgisayarını ofise getirdiğini, orada müşterilerin kayıtlı olduğunu, müşterileri kendi bilgisayarına aktardıklarını, müşterilerle görüşmeler yaptıklarında numaralarını nerden aldıklarını sorduklarını, numaralarının davacı şirkette olduğunu söylediklerini, ofise gelen müşterilerin, kendilerini davalının telefonla aradığını, ...'a gelmelerini, kendisinin işyeri değiştirdiğini söylediğini, daha sonra işyerinden ayrıldığını, davacının savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu ve ... 'ın bilgisayarlarının incelenmek üzere toplandığını beyan etmiştir.
Dava dilekçesinde, davacının davalı şirkete ait ticari sır niteliğindeki bilgileri hukuka aykırı olarak ele geçirdiği ve yeni işe başladığı şirketle paylaştığı ve bu nedenle davalı hakkında Büyükçekmece Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu beyan edilmiştir. Büyükçekmece Cumhuriyet Savcılığı'na yapılan suç duyurusu neticesinde 23.06.2013 tarihli iddianameyle davalının “ticari sır ve müşteri sırrı niteliğindeki bilgi ve belgeleri açıklamak” suçundan yargılanması isteminde bulunulmuş ve neticeten Büyükçekmece ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında TCK'nun 239/1 maddesi gereğince davalının cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Alınan bilirkişi raporuyla cezai şart alacağı hesaplanmış olup brüt 33.858,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, dinlenen tanık beyanları, ceza dosyası içeriği, taraf beyanları, bilirkişi raporu dikkate alındığında davalının ticari sır ve müşteri sırrı niteliğindeki bilgi ve belgeleri açıklamak suretiyle rekabet yasağına aykırı hareket ettiği, buna göre sözleşmede yer alan cezai şartın ödenmesi talebinde davacının haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenle davanın kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; brüt 33.858,00TL(net:33.601,02TL) cezai şart alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 2,312,83TL ilam harcından peşin alınan 502,80TL harcın mahsubu ile bakiye 1.810,03TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen 300,00TL bilirkişi ücreti, 466,00TL posta masrafı, 21,15TL başvuru harcı, 502,80TL peşin harç, olmak üzere toplam 1.289,95TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/07/2023

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim