mahkeme 2022/955 E. 2023/1175 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/955

Karar No

2023/1175

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/955
KARAR NO : 2023/1175

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 26/10/2022
KARAR TARİHİ : 28/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı sigorta şirketi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortaladıkları müvekkil şirket ait ...... plaka nolu aracın 24.02.2019 tarihinde ...... plakalı araçla maddi hasarlı, ölümlü ve yaralanmalı trafik kazasına karıştığını, kazada müvekkil şirkete ait aracın sürücüsünün alkollü olduğu, bu nedenle kaza neticesinde sakatlanan ..... tarafından İstanbul Anadolu ...... Asliye Ticaret Mahkemesi ...... E. sayılı dosya ile davacı sigorta şirketi aleyhine açılan dava aşamasında sulhen hak sahibine 59.574,25TL ödeme yapıldığını ve olayda aracın ruhsat sahibi olan sigorta ettiren müvekkil şirkete rücu şartlarının oluştuğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 59.574,25TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile mahkeme masrafları ve vekalet ücreti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketinin belirttiği hususların hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz iddialar olduğunu, dava konusu olayda, müvekkil şirket tarafından uzun süreli kıra sözleşmesi ile karalanan ve kiracı şirkete teslim edilen dava konusu araçla ilgili olarak, müvekkil şirketin işleten sıfatı bulunmamakta olup; bu nedenle, araç maliki ve sigorta ettiren sıfatıyla, rücu talebinde bulunan hasar bedelinden dolayı davacı sigorta şirketine karşı hiçbir sorumluluğu da bulunmadığını belirterek, rücu şartları var olmadığından rücu hakkının doğmadığı ve davalı müvekkil şirketin işleten sıfatının olmadığı göz önünde bulundurularak davacının rücu taleplerinin ve davasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememiz dosyasına Nöroloji Uzmanı Bilirkişi Prof. Dr. ..... 'dan rapor aldırılmış, bilirkişi düzenlemiş olduğu 07/06/2023 tarihli raporunda özetle; "Sürücü ......'in gece vakti, karlı havada, ıslak ve karlı asfalt zeminde araçla seyretmekte iken hızını gerekli şartlara göre ayarlayamadığı, manevra yaptığı esnada aracının ıslak zemin ve yağış nedeniyle kaydığı, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde %100 oranında Asli ve Tamamen Kusurlu olduğu, Ancak; kazanın oluşmasında salt alkolün etkisinden başka hava ve yol şartları gibi alkol dışı nedenlerin olduğu. Bu nedenle Kazanın münhasıran (Salt) sürücünün alkollü olması nedeniyle meydana gelmediği, dış faktörlerin de olayda etkili olabileceği kanaatine varıldığını" teknik kanaati olarak belirtmiştir.
Mahkememiz dosyasına Kusur Bilirkişisi .....'ten rapor aldırılmış, bilirkişi düzenlemiş olduğu 21/08/2023 tarihli raporunda özetle; "Bu kazanın oluşumunda; ..... plakalı araç sürücüsü ....... 'İn almış olduğu alkolünde etkisi ile karlı havada hızını hava durumuna uydurmayarak kazaya sebebiyet verdiğinden; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen sürücülere ait diğer kusurlardan (52/1-b Aracının hızını aracın yük ve teknik özelliğine görüş,yol ,hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak ) maddesini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda %50 kusurlu olduğu, bu kazanın oluşumunda; ..... plakalı araç sürücüsü .......'ın tek yönlü karayolunda aracını ters istikamette bulundurarak ve kullanarak kazaya sebebiyet verdiğinden; 2918 Sayılı Karayolları Trafk Kanununda belirtilen sürücülere ait kusurlardan ( 46/2-h Aksine bir işaret bulunmadıkça tek yönlü karayollarında araçların ters istikamette sürülmesi,) yasaktır maddesini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda %50 kusurlu olduğunu" teknik kanaati olarak belirtmiştir.
İtiraz ve beyanlar doğrultusunda Kusur Bilirkişisi .....'ten ek rapor aldırılmış, bilirkişi düzenlemiş olduğu 10/09/2023 tarihli raporunda özetle; "Karayolları Trafiık Kanunun 46 ncı maddesinde araçların ters yönde sürülmesi olmakla beraber Kanunun uygulaması olan ve nasıl olması gerektiğini gösteren 94 ncü maddesinde ( K ) bendinde açıkça Sürücülerin bölünmüş yollarda karşı yöndeki trafik için ayrılan yol bölümüne girmeleri yasaklanmıştır. Dolayısı ile ...... plakalı aracın bölünmüş yolda ters şeritte bulunması ve kaza oluşumuna katkıda bulunmuş olduğu görülmektedir. Kanunda ki çelişki Yönetmelikte düzeltilmiştir.Kaza anında aracın sürülmesi veya durması önem arz etmemekte olup araç kaza anında park halinde olsa idi kusursuz olarak kabule edilebilirdi. Yani kanuna göre ( 5 ) dakikayı geçecek şekilde kaza noktasında ve kaza öncesinde bekleme yapmış olsaydı ...... plakalı araca kusur atfedilmezdi" belirtmiştir.
Dava; Trafik Sigortası Genel Şartları B.4-d bendi kapsamında talep edilen rücuen tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 24/02/2019 tarihinde meydana gelen davacının sigortalısı olan davalıya ait ...... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında, davalı araç sürücüsünün alkollü olması sebebiyle davacının İstanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/310 esas sayılı dosyasında 3. Kişiye ödediği tazminatı davalıdan rücuen talep edip edemeyeceği, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediği, davalının aracı uzun süreli kiralaması sebebiyle işleten sıfatının ve sorumluluğunun olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır.
“…2918 sayılı KTK.nun 48. maddesinde; alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97. maddesinde alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra konu ile ilgili olan "b-2" bendinde "alkollü içki almış olarak kandaki alkol miktarına göre araç sürme yasağı kenar başlığı altında; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları açıklanmıştır. Ayrıca Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Genel Şartlarının B.4.d maddesinde; tazminatı gerektiren olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. Bununla birlikte Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nun 48. maddesinin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir. O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nın 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtayın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasar poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (Bkz.YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları)
Alkol raporuincelendiğinde ...... plakalı otomobil sürücüsü ......'in B sürücü belgesi bulunduğu, ....... laboratuar sonuçlarında 1.68 promil alkollü olduğu (ATK ...... İhtisas Kurulunun raporuna göre ise 1.83 promil alkollü olduğu tespit edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce Nöroloji Uzmanı ve Kusur bilirkişisinden rapor aldırılmış ve kazanın salt alkolün etkisi altında gerçekleşmediği tespit edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememiz huzurundaki beyanları tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava dışı ....... %50 kusurlu olduğunun ve kazanın oluşumunun münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşmediğinin tespit edildiği bu sebeple davacı sigorta şirketinin Trafik Sigortası Genel Şartları B.4-d bendi kapsamında rücu hakkının bulunmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 269,85TL ilam harcından peşin alınan 1.017,38TL harcın mahsubu ile bakiye 747,53TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/12/2023

Katip .....
¸e-imzalıdır

Hakim .....
¸e-imzalıdır

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim