Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/521
2024/1220
10 Aralık 2024
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/521 Esas
KARAR NO : 2024/1220
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/06/2022
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;15.10.2021 tarihinde Beylikdüzü ilçesi, .....Mahallesi, ...... Caddesi üzerinde, ..... TC Kimlik No lu ........ yönetimindeki ....... plakalı aracın park halinde bulunan ........ plakalı araca çarpması ile meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkili ......... iki aracın arasında kalmak sureti ile çok ciddi ölçüde yaralandığını, müvekkilinin olayda yaya olarak bulunmakta ve şoför konumunda olmadığını, müvekkili iki aracın arasına sıkıştığını, olay yerine gelen polis tarafından tutulan kaza tespit tutanağına göre ........'nın kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin söz konusu kazada hiçbir atfa kabil kusuru bulunmadığını, kaza esnasında davalı ........'nın hem 0,68 promil alkollü olduğu hem de eşi ile tartışarak evden çıktığı için sinirli ve dikkatsiz olduğu tespit edildiğini, KTK 48. maddesi uyarınca, davalı ........'nın trafiğe çıkması yasak olduğunu, kaza sonucunda yapılan alkol tespitinde, davalı ........'nın 0,68 promil alkollü olduğu tespit edildiğini olayla ilgili Büyükçekmece CBS ..... soruşturma no ile soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin söz konusu araçların hatası yüzünden yaralanmış ve ..... Hastanesi'nde uzun bir süre tedavi gördüğünü, bu tedavi sürecinde işine de gidemeyen müvekkilinin ciddi bir elem ve keder yaşamış ve yaralanması yüzünden uzun bir süre hiçbir şey yapamamış, hiçbir yere de gidemediğini, bu süre zarfında ....... Hastanesi'nde bacağının kopması tehlikesi ile karşılaşan müvekkili birkaç defa ağır ameliyatlar geçirdiğini, ve fakat sağlığına kavuşamadığını, müvekkilinin kazadan 4 aydan fazla zaman geçmesine rağmen, halen daha koltuk değeneği ile yürümekte, işe gidemediğini, müvekkilinin topal olarak malul kaldığını, müvekkilinin acısı ve ızdırabı tarif edilebilir gibi olmadığını, bu üzüntü her geçen gün katlanarak artmakta ve sürekli maluliyeti oluştuğunu, bu yaralanmalı kaza sonucunda polis tarafından tutulan kaza tespit tutanağına göre ....... plakalı araç ile ........ plakalı araçların ayrı ayrı yarı kusurlu olduğu ortaya çıktığı, ....... plakalı araç ........ Sigortada trafik sigortasına sahip olduğunu, işbu sebeple, yaralanan müvekkili için sürekli iş göremezlik ile maddi zararın karşılanması gerektiğini, ........ plakalı araç ..... Sigorta A.Ş. şirketinde sigortalı olduğunu, iş bu sebeple, yaralanan müvekkili için sürekli iş göremezlik ile maddi zararın karşılanması gerektiğini, ...... Sigorta ..... poliçe no ile ........'nın ....... plakalı aracını kasko sigortası kapsamında güvenceye almış olduğundan manevi tazminattan da sorumlu olduğunu, her üç sigorta şirketine de Bakırköy ....... Noterliği'nin 13/12/2021 tarihli ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ayrı ayrı ihtar çekilmiş olmasına rağmen sigorta şirketleri tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, ihtarnameler davalı sigorta şirketlerine 15/12/2021 tarihinde tebliğ edildiğini, bu ihtarnamelere rağmen davalılarca müvekkiline herhangi bir maddi ve manevi tazminat ödemesi yapılmadığını, söz konusu sigorta şirketleri ile Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ..... Büro Nolu ve ...... Arabuluculuk Nolu dosyası ile Zorunlu Ticari Arabuluculuğa gidilmişse de uzlaşamadığını, izah edilen nedenlerle dava konusu ....... plakalı araç üzerine teminatsız olarak, üçüncü şahıslara devrini engelleyen ihtiyati tedbir ve ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasına, HMK 107 ye göre (belirsiz alacak davası) fazlası saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminatın (sürekli iş göremezlik bedeli)'nin ..... Sigorta A.Ş Ve ........ Sigorta A.Ş' den sigorta poliçe limitleri ile sınırlı olarak ve ........'dan limit sınırlaması olmaksızın 15.10.2021 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, 1.000,00TL hastane ve sair sağlık masraflarının ..... Sigorta A.ş. ve ........ Sigorta A.Ş'den sigorta poliçe limitleri ile sınırlı olarak ve ........'dan limiti sınırlaması olmaksızın 15.10.2021 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, 250.000,00TL manevi tazminatın davalı ..... Sigorta A.Ş.'den sigorta poliçesi limiti ile sınırlı olarak ve davalı ........'dan limit sınırlaması olmaksızın 15.10.2021 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;davaya konu trafik kazasına karışan ....... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde 29.05.2021 - 29.05.2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere...... numaralı ... Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tarihinde poliçe kapsamında müvekkili şirketin sorumlu olabileceği İhtiyari Mali Sorumluluk Maddi- Bedeni teminat limiti 250.000-TL olduğu, ancak teminat limitinin bildirilmiş olması davayı kabul ettiği anlamı taşımadığını, müvekkili şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlara ilişkin sorumluluğu; sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, davacının talebi ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminata hükmedilirken tarafların zenginleşmemesi ilkesine aykırı karar verilmemesi, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre sosyal ve ekonomik durum göz önünde tutularak takdir edilmesi gereken manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı olmaması da gerektiği, her halükarda dosyanın kusur incelemesi için adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi’ne gönderilmesini, sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası gereği üçüncü kişilere karşı sorumlu olabilmesi için kazada sigortalının kusurunun bulunup bulunmadığının, kusuru var ise oranlarının tespiti gerektiği, Karayolları Trafik Kanunu 92/g maddesi ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.6 (b) fıkrasında da hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri teminat dışı haller arasında sayıldığı, anılan nedenle, meydana gelen kazadaki kusur oranlarının rakamsal olarak tespiti amacı ile dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesi ve bilirkişi incelemesi sonucu, meydana gelen kazada davacının kusurlu bulunması halinde, davacının tazminat taleplerinin reddi, davacının kaza nedeni ile malul kalıp kalmadığı ve maluliyet oranın tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu ...... İhtisas Dairesi’ne gönderilerek erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre rapor alınmasını, davacı tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olması sebebiyle reddine, kusur durumu tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesine, davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığının ve varsa oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu ...... İhtisas Dairesi’ne gönderilerek Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;davadan önce müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava şartı noksanlığı nedeniyle dava usulden reddedilmesi gerektiği, müvekkili şirket bakımından husumetin dayanağı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında ihdas edilen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası olup, kanunun ikinci bölümü sigorta başlığı altında 91 ile 101 madde arasında hükümler içerdiğini, 6704 sayılı yasanın 3.maddesi ile 26/04/2016 tarihinde değişikliğe uğrayan Karayolları Trafik Kanunu' nun, "Doğrudan Doğruya Talep Ve Dava Hakkı" başlıklı 97. Maddesi ; "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmünü havi olup, anlaşılacağı üzere, söz konusu madde sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılmadan dava ve/veya tahkime başvuru yolunu ortadan kaldırdığı, bu bakımdan ilgili düzenleme Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. Maddesinin ikinci (2.) bendine tabi olarak getirilmiş olan dava şartlarından olduğu, nitekim ilgili fıkrada " Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." denilmekle bu keyfiyet ortaya konulduğu, devamındaki 115. Maddenin 2. Fıkrasında "mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir" dendiğini, aynı kanunun 138. Maddesinde; " mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir " şeklinde ifade edildiğini, davacı taraf , dava öncesinde müvekkili şirkete başvuruda bulunmuşsa da işbu başvuru Karayolları Trafik Kanunu' nun, "Doğrudan Doğruya Talep Ve Dava Hakkı" başlıklı 97. Maddesi'nin aradığı anlamda usulüne uygun bir başvuru olmadığını, zira ; Trafik Sigortası Genel Şartları'nın Ek 6.maddesinde "Sürekli Sakatlık" halinde başvuru belgesine eklenecek belgeler sayıldığını, 30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Özürlülük Ölçütü , Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu , hak sahibi gerçek kişiler için TC Kimlik No Kaza Raporu , Mağdura ait son 3 aylık döneme ilişkin ücret belgesi hak sahibine ait banka hesap bilgisi, 20.02.2019 tarihinde yürülüğe girmiş olan 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik”inin beşinci bölüm 18. Maddesinde açıkça belirtilmiş olduğu üzere, 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ‘Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’ yürürlükten kaldırıldığını, bu sebeple poliçe tanzim tarihi , 01.06.2015 tarihinden sonra olan poliçe kapsamındaki kazalarda malul kalan kişilerin dayanak olarak sunmuş oldukları raporların, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmelik”e göre düzenlenmesi gerektiği, başvuru sahibinin ise başvurusunda ne Özürlülük Ölçütü , Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ne de Genel Şart hükmü gereğince tespiti lazım gelen , 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmelik”e uygun Maluliyet (Özür) oranı belirtir bir rapor mevcut bulunmadığını, dolayısıyla davacının başvurusu , talebin değerlendirilebilmesi ve zarar hesabının yapılabilmesi için gerekli belgeleri içermediğinden mevzuata uygun olmadığı gibi Karayolları Trafik Kanunu' nun, "Doğrudan Doğruya Talep Ve Dava Hakkı" başlıklı 97. Maddesi'nin aradığı anlamda bir usulüne uygun bir başvuru olmadığı, mahkemenin ön inceleme safhasına geçmeden önce, dava şartı noksanlığı sebebiyle davayı usulden reddetmesine karar vermesini, yeni genel şartlar uyarınca ; sürekli maluliyet zararı, trh moralite tablosu’na göre ve yaralananın vergilendirilmiş gelirine göre hesaplanması, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Yeni genel şartlar uyarınca sürekli sakatlık tazminatı hesaplamaları Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre değil, genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirleneceği, Genel şartların EK-3 başlıklı maddelerinde, süreklı sakatlık tazmınatı hesaplaması sırasında ; TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınacağı, hesaplamalarda iskonto oranının (teknik faizin) 1,8 olarak kabul edileceği, hesaplamalarda yaralanan kişinin vergilendirilmiş gelirinin belgelenmiş olması halinde dikkate alınabileceği, belge sunulamaması durumunda ise asgari ücretin dikkate alınacağı, yine tazminat hesaplanırken “ devre başı ödemeli belirli süreli rant” formülünün uygulanacağı nihayetinde hesaplamaya ilişkin standartların hazine müsteşarlığı tarafından belirleneceği düzenlendiği, dava konusu uyuşmazlığa 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartları uygulanacağından , zarar hesabının bu genel şart hükmüne göre TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılması gerektiği, davacının kaza tarihinden itibaren avans faizi talep etmesi yasal mesnetten yoksun olduğu, davacı taraf , kaza tarihinden itibaren avans faizi talep ettiğini, müvekkili şirket kaza tarihi itibari ile temerrüte düşmediğinden , kaza tarihinden itibaren başlayacak faiz istemi talebi yerinde olmadığı, dava konusu trafik kazası , haksız fiil neticesinde meydana gelmiş olup ticari iş niteliğinde olmadığını, bu nedenle davacı tarafın ticari faiz istemi yerinde olmadığı, davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 15.10.2021 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeniyle uğramış olduğu sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebiyle ikame edildiğini, ancak sigorta şirketi olan müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile teminat verdiği hususlar sürekli iş gücü kaybı ve bu bağlamdaki tazminat talepleri olup tedavi gideri, bakım ve bakıcı gideri gibi “geçici” zararlar ve buna bağlı talepler teminat kapsamı dışında olduğunu, nitekim SGK tarafından karşılanması beklenen geçici iş göremezlik zararının ve tedavi giderinin müvekkilinden talep olunmasında hukuka uyarlık da olmadığını, mevzuattaki son düzenlemelere göre tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları Genel Sağlık Sigortası kapsamına alınmış olup, yeni düzenlemelerle işsiz olanların dahi, gelir testi yapılmasına ihtiyaç kalmadan hariçten sigorta primi ödemeleri ya da düşük gelirli kimselerin sigorta primlerinin devlet tarafından karşılanması halinde teminat kapsamına gireceği düzenlendiğini, dolayısıyla tedavi gideri ZMSS teminat kapsamı dışında olup SGK sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle davacının, tedavi gideri talebinin her halükarda reddi gerektiği, bununla beraber yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla, SGK’dan davacıya herhangi bir nam altında ödeme yapılıp yapılmadığının ya da ödenek bağlanıp bağlanmadığının her hâlükârda araştırılıp, SGK ödemesi olması durumunda ödenen tutarın hesaplanacak tazminattan düşülmesini, yine davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafın sürekli maluliyete ilişkin olarak dosyaya sunduğu kesin ve süresiz bir rapor bulunmadığını, bu nedenle davacının Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek kati rapor alınmasını, davacının yaralanıp yaralanmadığı, kaza nedeniyle yaralandıysa iyileşip iyileşmediği ya da ileride iyileşme ihtimali olup olmadığı, eğer iyileşme ihtimali yoksa maluliyet oranının, maluliyetiyle iddiaya konu trafik kazasının nedensellik bağı olup olmadığın tespitini, davacı tarafın maluliyete ilişkin tazminat taleplerine ise ancak Adli Tıp Kurumu tarafından verilecek rapor neticesinde davacının gerçekten bir maluliyete uğrayıp uğramadığı uğradıysa bunun oranı tespit edildikten sonra cevap vermek mümkün olmayacağı, ayrıca yine davayı kabul anlamına gelememek üzere, dava konusu zarar talebi haksız fiilden kaynaklandığından ve müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının sorumluluğundan fazla olamayacağından davacının avans faizi talep etmesi mümkün olmadığı, davacı ancak yasal faiz talebinde bulunabileceği, izah edilen nedenlerle müvekkili hakkında haksız, yersiz, usul, yasa ve içtihatlara aykırı açılmış davanın reddine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili ........ 15.10.2021 tarihinde saat 21.00 sularında yönetimindeki ....... plakalı özel araç ile ...... Mah. ...... Caddesi üzerinde sağ şeritte yavaş bir şekilde seyir halinde iken herhangi bir önlem almaksızın sağ şeritte park etmiş şekilde duran ........ plakalı aracın bulunduğunu görmesi üzerine müvekkil sol şeride geçmek istemiş ancak sol şeritten hızla gelen bir aracın müvekkilinin aracını sıkıştırması sonucu müvekkiline durmak için frene basmış ise de araç kayarak ........ plakalı araca hafif bir şekilde çarptığını, davacı ...., ..... plakalı araç ile ters yönden gelip ........ plakalı araç ile kafa kafaya vererek duraklaması ve park edilmesi yasak bir alanda park ettiğini, .........'ın ........ plakalı araç ile ....... plakalı araç arasına sıkışarak yaralandığı belirtildiği, kazanın meydana geldiği 15.10.2021 tarihinde görevli trafik polislerince tutulan kaza tespit tutanağına göre ....... 'e ait olan ........ plakalı aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 59. maddesine göre "kara yolunda zorunlu haller dışında duraklama yapmak veya park etmek, zorunlu hallerde gerekli önlemleri almadan duraklama yapmak veya park etmek" kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu belirtildiği, ......... da ters yönden gelerek ..... plakalı aracı ........ plakalı araca kafa kafaya yaklaştırarak gidiş istikametine göre de aracı ters yöne çevirerek hatalı park ettiğini, hiçbir güvenlik önlemi almaksızın ve 2 aracın arasına girmek sureti ile de kusurlu davrandığı, her ne kadar kaza tespit tutanağında müvekkili ........'nın aracının hızını yol ve hava şartlarına uyarlamamak kuralını ihlal ettiği belirtilmiş ise de müvekkilin çarpmayı önleme gibi bir imkanı olmadığını, zira ......... ve ...... araçlarını hiçbir önlem almaksızın sağ şeridi ihlal eder şekilde park ettiğini, her ne kadar ..... karakoldaki ifadesinde aracının arıza yapması nedeni ile gidişe göre sağ şeride park ettiğini ve uyarıcı reflektör koyduğunu beyan etmiş ise de ..... bu beyanının doğru olmadığı bizzat kaza tespit tutanağı kapsamı ile sabit olduğu, ..... ve ......... araçlarını gidişe göre sağ şerit üzerinde park etmişler gelen araç sürücülerini uyarmak için hiçbir trafik işaret yada uyarıcı herhangi bir tedbir almadığını, müvekkilinin karakoldaki ifadesinde samimi bir şekilde beyan ettiği üzere müvekkili sağ şeritten yavaş bir şekilde seyrederken yolun kavisli olması nedeni ile sağ şerit üzerinde tedbir almadan park etmiş araçlarla karşılaşmadığını, olay anında havanın da karardığını, havanın da yağmurlu, zeminin de ıslak olduğunu, müvekkili sol şeride geçmek istediğinde arkadan çok süratli gelen bir araç müvekkilin aracını sıkıştırdığını, müvekkili frene basmış ise de zeminin ıslak olması nedeni ile araç kayarak yavaş bir şekilde .....'in hatalı bir şekilde park ettiği aracına çarptığını, müvekkilinin çarpmayı önleyecek her türlü tedbiri almasına karşın zeminin ıslak olması ve sol şeritten gelen aracın müvekkilin aracını sıkıştırması nedeni ile müvekkilinin çarpmayı önleyemediğini, müvekkilinin alabileceği bir önlem bulunmadığından müvekkilinin kusursuz olduğunu, davacı taraf müvekkilinin 0.68 promil alkollü olduğunu belirtmiş ise de müvekkili olay anından çok öncesinde 1 adet bira içtiğini, takdir edileceği üzere müvekkilin içtiği bir biranın kazanın meydana gelmesinde etkili olması mümkün olmadığını, müvekkildeki alkol oranı yasal sınırların çok cüzi üzerinde olduğunu, müvekkilinin bir bira içmiş olmasının davacı tarafın sağ şeritte hiçbir önlem almaksızın bekleme yaptıkları ve kusurlu oldukları gerçeğini ortadan kaldırmayacağını, deliller toplandıktan sonra kusur durumunun tespiti yönünden Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden rapor aldırılmasını, davacı kendi kusurlu davranışı ile iki araç arasına girmek sureti ile iki araç arasında sıkışarak ayağından hafif bir şekilde yaralandığı, davacının yaralanması hayati tehlike oluşturmayacak şekilde olduğunu, savcılık soruşturma dosyası içerisine celp edilen .... Hastanesi Ortopedi Bölümünde ameliyat olduğu, kısa bir süre içinde de taburcu olduğu anlaşıldığı, davacı hayati tehlike geçirmediğini, hastane kayıtlarına göre de davacının ayağında araz kalmadan iyileşeceği, bir maluliyet durumunun oluşmayacağı anlaşıldığı, Adli Tıp Kurumundan davacının maluliyet (sürekli iş göremezlik derecesi) oranın tespit edilmesini, davacı taraf dava dilekçesinde bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz talep ettiğini, açılan dava trafik kazasına dayalı cismani zarar nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davanın temeli haksız fiile dayandığı, istenebilecek faiz türü de yasal faiz olduğu, davacı ve müvekkili tacir olmadığından avans faizi de işletilmesi mümkün olmadığı, istenen faiz türüne ilişkin itirazımızın mahkemece değerlendirilmesini, izah edilen nedenlerle müvekkili olayın meydana gelişinde kusurlu olmadığından müvekkili hakkında maddi ve manevi tazminat istemli açılan davanın reddine, davalı ..... Sigorta şirketinin poliçe kapsamında manevi tazminat yer aldığından davacının manevi tazminata yönelik ihtiyati haciz talebinde hukuki yararı bulunmadığını, poliçe celp edildikten sonra ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, harç ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine, müvekkili lehine vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Söz konusu trafik kazasında; davacının ....... plakalı araç ve park halindeki ........ plakalı araç arasında kalarak yaralandığı, davalı ........'nın ....... plakalı aracın sürücüsü, ...... sigorta AŞ'nin bu aracın kasko sigorta şirketi, ........ Sigorta AŞ'nin bu aracın ZMMS kapsamında sigorta şirketi, ..... Sigorta AŞ'nin ise ........ plakalı aracın ZMMS kapsamında sigorta şirketi olduğu anlaşılmıştır.
15/10/2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle kusur durumunun incelenmesinde; ATK raporu ve ceza dosyasında keşif sonucu alınan raporda, davacı yaya ......... yaya olarak yol kenarında park halinde bulunan iki aracın arasında bulunduğu sırada, davalı sürücünün sevk ve idare hatasıyla park halindeki ........ plakalı araca çarparak bu aracın ötelenmesine sebebiyet vermesi sonrasında yayayı iki aracın arasında sıkışmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla meydana gelen olayda mahal şartları itibari ile atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır. ...... Plakalı aracın davalı sürücüsü ........’nın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya .........'ın kusursuz olduğu, kaza tespit tutanağı ve ekli olay yeri basit krokisi tetkik edildiğinde; sürücü ........'nın 0.68 promil alkollü olduğu anlaşılmıştır.
Maluliyete ilişkin ATK'dan rapor alınmış olup maluliyet oranının %10 olduğu, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
Kusur ve maluliyet durumuna göre sürekli işgörmezlik zararı 1.329.556,50 TL olarak tespit edilmiştir. Davacı tarafından bu bedel üzerinden bedel artırım dilekçesi sunulmuştur.
...... AŞ yönünden sigortalısının kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.Alınan bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla diğer davalılar yönünden ise taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
Manevi tazminat miktarının nasıl belirleneceği konusu Yargıtay HGK.'nun 24.12.2014 tarih ve ..... E., .....K. sayılı kararında belirtilmiştir. Gerçekten de söz konusu karara göre; “...Manevi tazminat isteminin temelinde, davalıların haksız eylemi yatmaktadır. Bilindiği üzere, haksız eylemin unsurları; zarar, fiil ile zarar arasında illiyet bağı, fiilin hukuka aykırı olmasından ibarettir. Öte yandan, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56.) maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun gerekmediği, ancak takdirde etkili olabileceği, 22.6.1966 tarih ve 1966/7 Esas 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bu kararın gerekçesinde, taktir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda taktir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Yine BK 47 (TBK 56). maddesi hükmüne göre; hâkimin özel halleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nisbetinde iadesini amaçladığından hâkim, M.K.nun 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir.” Somut olayda davacının söz konusu olay nedeniyle maluliyetinin oluşması, kusur oranı, beden gücü kaybı ve işgörmezlik süresi, kaza nedeniyle duyduğu elem gibi hususlar dikkate alındığında manevi tazminat talebinde haklı olduğu görülmüş ve tarafların sosyal ekonomik durumu, paranın alım gücü, maluliyet oranı kapsamında hakkaniyete göre 70.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat yönünden;
a-..... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın REDDİNE,
b-Davalılar ..... ve ........ Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın KABULÜ ile; 1.329.556,50TL sürekli iş görmezlik zararı ile 1.000,00TL tedavi giderleri olmak üzere 1.330.556,50TL maddi tazminatın 15/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ........ ve ........ Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
2-Manevi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile; 70.000,00TL manevi tazminatın 15/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ........ ve ...... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 90.890,31TL ilam harcından peşin alınan 860,71TL harcın ve 4.537,69TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 85.491,91TL'nin davalılar ...... ve ........ Sigorta A.Ş'den alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.600,00TL arabulucu ücretinin davalılar ..... ve ........ Sigorta A.Ş'den alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 14.000,00TL bilirkişi ücreti, 216,85TL posta masrafı, 80,70TL başvuru harcı, 860,71TL peşin harç, 4.537,69TL tamamlama harcı ve 8.518,00TL Adli Tıp Fatura bedeli olmak üzere toplam 28.213,95TL'nin davalılar ..... ve ........ Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 198.277,91TL vekalet ücretinin davalılar ...... ve ........ Sigorta A.Ş'den alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-Davalı ...... Sigorta A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 40.320,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren işbu davalıya verilmesine,
Manevi Tazminat yönünden;
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ........ ve ...... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil davacıya verilmesine,
10-Davalı ........ ve ...... Sigorta A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak kendisini vekille temsil ettiren işbu davalılara verilmesine,
11-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı ........ vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/12/2024
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim....
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.