mahkeme 2020/89 E. 2023/466 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/89
2023/466
1 Haziran 2023
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/89
KARAR NO : 2023/466
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/01/2020
KARAR TARİHİ : 01/06/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 31.01.2020 tevzi formu tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... tarihli ... Resmi Gazete' de yayınlanan 690 karar sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 73. Maddesi ”(6) Kayyımlık görevi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yürütülen şirketler, açtıkları davalarda harçtan muaftır.” Bankacılık Kanunun 140.Maddesi (Ek-T) gereği harç aranmaksızın sayın mahkeme huzurunda davanın görülmesini talep ettiği, müvekkili şirketin, kargo hizmeti verdiğini, davalı taraftan cari hesap alacağı bulunduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden dolayı ve taraflar arasındaki cari hesap ekstresine ve tahsilat raporuna göre davalı tarafın, müvekkili şirkete toplam 4.013,24 TL olduğunu, işbu alacağın tahsili amacı ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine girişildiyse de borçlu şirketin takibe itiraz ettiğini, borçlu şirket tarafından takip sonrası müvekkiline 400,00TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin alacağı likit olup davalı şirket kayıtlarında da mevcut olduğunu, davalının bu haksız itirazının iptalini ve haksız itiraz ederek müvekkili şirketin alacağına kavuşması engellendiği için %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, haksız itirazın iptali, takibin devamı ile alacak likit olmasına rağmen aleyhine başlatılan takibe itiraz eden davalı aleyhine takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 24.02.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin adresi Ankara olup, yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, öncelikle haklı itirazlarının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacı taraf arabuluculuk sürecine Eylül 2019 da başvurmuş olup, icra takibine yapılan itirazlarının üzerinden bir yıldan fazla bir süre geçtiğini, davanın itirazın iptali davası olarak görülmesinin mümkün olmadığını açılan davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın icra takibinde ve dava dilekçesinde dayanak olarak cari hesap alacağını gösterdiğini, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını, aksine müvekkili şirketin davacı taraftan alacaklı olduğunu, aşamalarda da dile getirildiği üzere taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince davacı tarafça müvekkiline ulaştırılması gereken bir kısım talimatlar eksik ve ayıplı şekilde ulaştırıldığını, eksik ve zayi ürünler nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, ayıplı ve eksik teslimatlar kargo teslimi sırasında tutanak altına alınıp, davacı şirket yetkilileri durumdan haberdar edildiği, görüşmeler neticesinde şirket yetkilileri ayıplı hizmeti kabul ederek, söz konusu zararın giderileceği taahhüdünde bulunulduğunu, verilen sözlerin tutulmaması üzerine ayıplı teslim edilen ve zayi edilen ürünler için 17.04.2018 tarihli 3.683,88TL tutarlı fatura keşide edilerek, davalı tarafa tebliğ edildiğini, kesilen ve davalıya tebliğ edilen bu faturayla beraber müvekkili şirketin davacı taraftan alacaklı hale geldiğini, eksik ve ayıplı teslimat nedeniyle tutulan tutanak ve uğranılan zararı gösterir fatura örnekleri ile tüm bu hususlarda davacı tarafa gönderilen ihtarname ve fatura örneği ekte sunulmakta olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı taraf iddiasının aksine bu husus müvekkil şirket kayıt ve defterleri ile sabit olduğunu, Kaldı ki davacı tarafla müvekkili şirket arasında ticaret kanununda yer verildiği haliyle bir cari hesap sözleşmesi de bulunmadığından, cari hesap alacağı iddiasının bu yönüyle de incelenmesinin mümkün olmadığını belirterek sair nedenlerle haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, davacı taraf aleyhine talep edilen alacağın %20'sinden aza olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya aidiyetini talep etmiştir.
Mahkememizce Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ... Dağıtım Hizmetleri Anonim Şirketi ... Şubesi, borçlusunun ... ve Tekstil İşletmeciliği Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ... Merkezi Şubesi olduğu, 4.013,24TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişisinden rapor aldırılmış, SMM bilirkişi ... tarafından düzenlenen 19/03/2021 tarihli bilirkişi raporda özetle; "Yapılan açıklamalardan ve cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere Davacının ticari defterlerine göre davalıdan 4.013,24 TL alacaklı olduğu, davacının beyanına göre takip tarihinden sonra davalıdan tahsil edildiği beyan edilen 400,00TL düşüldüğünde (4.013,24-400,00- 3.613,24) TL davalının davacıya borçlu olduğu tespit edilmiştir. Davalının davacıya düzenlediği 17.04.2018 tarih ve ... nolu ve 3.683,88 TL tutarlı e-fatura davacının ticari defterlerinde işlenmediği görülmüştür. Davacı tarafından faturaya karşı yapılmış herhangi bir itiraz olup olmadığı tespit edilememiştir. Bu fatura konusunun Eksik ve hasarı kargo tesliminden kaynaklı olarak düzenlenmiş olduğu anlaşılmıştır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 882. Maddesinde detaylı açıklamalar ve tarifler yapılmıştır. CMR, SDR, Çekme hakkı vb hesaplamalar yapılarak davalının davacıya düzenlemiş olduğu faturanın tutarının uygün olup - olmadığı, kargonun taşıma sorumluluğunu, göndericinin paketleme sorumluluğu gibi hususlar uzmanlık alanıma girmediğinden bu hususlarda herhangi bir inceleme tespit yada değerlendirmenin yapılamadığını" belirtmiştir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla dosya bilirkişi Lojistik ve Taşımacılık Uzmanı ... ve Tekstil Mühendisi ...'a tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu 17/08/2021 tarihli raporunda özetle;" Uyuşmazlığa konu davada, dosya içeriği bilgi ve belgeler ışığında, davacı ... davalıya ait muhtelif kargoları gönderilen alıcılarına ayıplı mal olarak teslim ettiği hususu ispata muhtaç olduğu değerlendirildiği, Şayet Sayın Mahkeme, davalı ... , davacı taşıyıcının hata ve kusuru sebebiyle meydana geldiği iddia edilen zıyaı hasar - ayıplı mal ile ilgili davacı yanı hata ve kusurlu olduğunu benimseyecek olursa, kargo/kargoların taşımaya ilişkin belgeleri (Ambar Tesellüm Fişi, Taşıma İrsaliyesi vb) ile hasar-ayıplı mal/mallar ile ilgili kısmi hasara uğrayan kargo-emtiaya ait somut bilgi ve belgelerin dosyaya sunulması halinde TTK'nın ilgili hükümleri uyarınca yapılacak tespit ve değerlendirme sonrası bir Ek Rapor olarak sunulacağı hususu Sayın Mahkeme'nin takdirinde olduğu" teknik kanaati olarak belirtmişlerdir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla dosya bilirkişi ... ve ... e tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu 06/04/2023 tarihli raporunda özetle; "Davalının zıyaa uğrayan ürünlerden sorumlu olduğu ve Sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı, buna göre sorumluk tutarının TTK. Madde 880 ve 881'e göre belirlenmesi gerekeceği, hasarlı olarak teslim edilen ürünlerle ilgi gerektiği, ancak ürün brüt ağırlıkları ile ilgi sınırlı sorumluluk hesabı yapılamadığı" teknik kanaati olarak belirtmişlerdir.
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememiz huzurundaki beyanları, dosya arasına alınan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
TTK'nın 875. maddesi uyarınca, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından veya hasarından doğan zararlardan sorumludur. Aynı Kanun'un 879. maddesi uyarınca, taşıyıcı, adamlarının görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden de kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur.
Somut olayda, taşıma işi kapsamında kargo taşıması yapılan ürünlerden bazılarının teslim edilmediği, bazısının
ise hasarlı teslim edildiği tutanaklarla anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı taşıyıcı, yukarıda anılan maddeler uyarınca meydana gelen zarardan sorumludur. Bu durumda davalının, TTK. 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Davalı taşıyıcı, bu hallerden birisinin bulunduğunu kanıtlayamadığından, sorumluluğu esastar.
TTK'nın 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat , gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.
Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun olduğu şeklinde ise de TTK'nın 886. maddesinde de taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. (İBAM 13. Hukuk Dairesi 2019/1043 esas, 2021/259 karar sayılı ilamı)
Somut olayda, davalının TTK'nın 850/2.maddesi gereğince taşınan kargoyu varma yerine götürmeyi ve belirtilen adreste teslim etmeyi taahhüt ettiği, buna karşın davalının, taşınan kargoyu varma yerine ulaştıramadığı bu durumun ağır kusur teşkil ettiği ve davalının sorumluluktan kurtulma hallerinden yararlanamayacağı kanaatine varılarak SMM bilirkişisi raporuna göre hesap edilen 3.613,24TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın mahkememizce aldırılacak bilirkişi incelemesi sonucu belirli olacağından şartları oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 3.613,24TL üzerinden devamına,
2-Şartlar oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 246,82TL ilam harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen 1.900,00TL bilirkişi ücreti, 208,50TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.108,50TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.613,24TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı alacak miktarı Kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.01/06/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.