mahkeme 2020/751 E. 2023/859 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/751
2023/859
19 Ekim 2023
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/751 Esas
KARAR NO : 2023/859
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 20/06/2012
KARAR TARİHİ : 14/12/2016
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/12/2016
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 19/06/2012
KARAR TARİHİ : 18/10/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 19/10/2023
Davacı...tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı...vekili mahkememize sunmuş olduğu 20.06.2012 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı...... San ve Ticaret A.Ş. Aleyhine cari hesap alacağından dolayı K.Çekmece ..... İcra Müdürlüğü' nün ..... E sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalı...tarafın kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiklerini bu nedenlerle davalı...tarafın haksız itirazının iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı...vekili Bakırköy ..... ATM ' ye sunmuş olduğu 20.06.2012 havale tarihli dava dilekçesinde ; müvekkili şirket tarafından davalı .... Aleyhine cari hesap alacağından dolayı K.Çekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün .... E sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalı...tarafın haklı bir neden olmaksızın icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenlerle davanın itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Bakırköy ..... ATM ..... E-K sayılı ilamı ile birleştirme kararı verilerek dosyayı mahkememize göndermiş; yargılamaya mahkememizin ..... E sayılı dava dosyası üzerinden devam olunmuştur.
Davalı...taraf yargılama aşamasındaki beyanlarında; müvekkillerinin davacı...tarafa herhangi bir borcu bulunmadığının , taraflar arasında düzenlenen 06.03.2009 tarihli ibranamelere göre tarafların aralarındaki alacak-borç ilişkisini tasfiye ettiğini, ibranameye göre tarafların birbirinden alacaklı olmadığını, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
K.Çekmece ..... İcra Müdürlüğü' nün .... E sayılı dosyasının celp ve tetkikinde; davacı...tarafından davalı..... Aletleri A.Ş. Aleyhine cari hesap alacağına dayalı olarak 28.270,00 TL üzerinden icra takibi yaptığı ; K.Çekmece ...... İcra Müdürlüğü' nün ..... E sayılı dosyasının celp ve tetkikinde ; davacı...tarafından davalı ...Tic aleyhine cari hesap alacağına dayalı olarak 707.128,00 TL üzerinden icra takibi yaptığı ve davalı...borçluların süresinde takibe itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdikleri anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlar ile birlikte dosya bilirkişi heyeti ..... ve arkadaşlarına tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu 08.11.2016 havale tarihli raporlarında dosyaya sunulan ve taraflar arasında düzenlenen ibranamelerin geçerli olduğunun kabulü halinde davacı...tarafın davalılardan herhangi bir alacağı bulunmadığını teknik kanaatleri olarak belirtmişler ,bu bağlamda ibranamelerin geçerli olup olmadığı hususu hukuki vasıflandırma olduğundan mahkememizce değerlendirilmiştir.
Her ne kadar davacı...taraf dosyaya sunulan ve davalı...tarafın borçlu olmadığına kanıt olarak gösterilen 06.03.2009 tarihli iki ayrı ibranamenin sonradan muvazaalı olarak düzenlendiğini iddia etmiş ise de ; söz konusu ibranamelerin davacı...şirketin kaşesini taşıyan ve yetkilileri tarafından imzalanan belge niteliğinde bulunduğu , ibranamelerdeki imzaların inkar edilmediği gibi sahteliğinin de kanıtlanmadığı bu bağlamda dosyaya sunulan ibranamelerin taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisini tasfiye eden ve alacaklı tarafın herhangi bir alacağı bulunmadığı yönünde kanıt olarak değerlendirilmesi gereken belgeler olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda; davacı...tarafından birleşen dosya ile birlikte davalılar aleyhine cari hesap alacağından kaynaklı icra takipleri yaptığı, davalı...tarafından dosyaya sunulan 06.03.2009 tarihli ibranamelerin düzenleniş şekli ve içeriği itibari ile taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacak-borç ilişkisini sonlandırdığı, ibranamelerde davacı...tarafın herhangi bir alacağının bulunmadığının açıkça yazılı olduğu bu nedenlerle davacı...tarafın davalılardan icra takibine konu ettiği alacağının bulunmadığı kabul edilerek her iki davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiş, iş bu kararın istinaf edilmesi üzerine İBAM .... HD .... esas ... karar sayılı ilamıyla;
"06/03/2009 tarihinde davacı...şirketin ortağı ve yetkilisi olan .... ve .... 'in hem davacı...hem de davalı...şirket yetkilileri olarak , davacı ... Alüminyum Şirketi aleyhine ibraname imzalamaları, aynı zamanda ortağı ve yetkilileri oldukları asıl davada davalı .... Metal ve birleşen davada davalı ...Şirketi lehine bir işlem niteliğinde olduğundan ve bu husus çifte temsilin kötüye kullanılması niteliğinde olmakla davacı...şirketi bağlamayacağından, ibranamenin batıl olduğu, ibranamede geçerli olan Ömer Karaoğlu'na ait imzanın da tek başına davacı...şirketi bağlamayacağından, ilk derece mahkemesince davanın ibranamenin geçerli olduğu kabulüne dayalı olarak çözümlenmesi doğru olmamıştır. Kaldı ki ibraname tarihinde davacı...şirket yetkilisi olan ...'ın da 30/06/2010 tarihli devir ve temlik sözleşmesi ile davacının davalı...şirketlerden olan alacağının bir kısmını temlik aldığı, ibranamede imzası bulunduğu ve ibranameleri dosyaya yazılan müzekkere üzerine kendisinin ibraz ettiği göz önüne alındığında da temlik tarihinde ibranamelerden haberdar olmadığının düşünülemeyeceği, bu durumunda ibranamelere dayanan davalı...borçlu şirketler yönünden çelişki oluşturduğu kanaatine varılmıştır. (bkz emsal nitelikte Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 04/04/2019 tarihli 2017/4277 Esas-2019/2308 Karar sayılı kararı)
İlk derece mahkemesinin 06/03/2009 tarihli ibranamelerin geçerli olduğunu kabul ile davacının alacağının bulunmadığından bahisle davanın reddine karar vermesi yerinde görülmemekle birlikte, dosya kapsamına alınan 08/11/2016 tarihli bilirkişi heyet raporuna davacı...tarafça esaslı itirazların ileri sürüldüğü, itirazları giderecek ek rapor yada yeni bir rapor alınmadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının eksik ve yetersiz olduğu karara esas alınamayacağı görülmekle, davacı...vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek davacı...itirazlarını giderecek şekilde ek rapor yada yeni bir heyetten rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle yerel mahkeme kararını kaldırmıştır.
İBAM kaldırma kararından sonra dosya bilirkişi heyeti ..... ve arkadaşların tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu 19/01/2023 tarihli raporlarında özetle; asıl dava yönünden ibranamenin kabul edilmemesi halinde davacı...tarafın davalıdan ticari defter ve kayıtlarına göre 27.903,35-TL; birleşen dava yönünden yine ibranamenin kabul edilmemesi halinde davacı...tarafın davalıdan 627.165,34-TL alacağı bulunduğunu teknik kanaatleri olarak belirtmişler, iş bu raporun İBAM kaldırma kararından önce bilirkişi heyeti .... ve arkadaşları tarafından düzenlenen 08/11/2016 havale tarihli bilirkişi raporu ile örtüşüyor olması nedeniyle hükme esas alınmıştır.
Her ne kadar bilirkişi heyeti .... ve ... düzenlemiş olduğu 11/08/2023 tarihli raporlarında davacı...şirketin 2008 yılı yasal defterlerinin 13/08/2008 tarihinde, yevmiye defterinin ve defteri kebirin ise 20/10/2008 tarihinde bittiği, ancak ara dönem tasdiklerinin 24/12/2008 tarihinde yapıldığının, 2009 yılı yevmiye defterinin 16/10/2009 tarihinde dolması üzerine 25/12/2009 tarihinde tasdiklerinin yapıldığını, bu hususun VUK 221/4 bendine göre biten defterlerin dönem içinde tasdiklerinin yapılması gerektiğini, bu hususun mahkemece değerlendirilmesini belirtmiş ise de; sonuç itibariyle davacı...tarafın tüm ticari defterlerini yıl sonu itibariyle tasdiklerini yaptırdığı, bu bağlamda daha önce bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda da belirtildiği üzere davacı...tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil olarak değerlendirilmesi gerektiği mahkememizce kabul edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; öncelikle İBAM kaldırma kararından önce mahkememizce verilen ret kararında taraflar arasında düzenlenen ibraname nedeniyle davacı...tarafın alacağının bulunmadığı belirtilmiş, ancak İBAM kaldırma kararında ibranamelerin geçerli olmadığı kabul edilmiş, bu bağlamda davalıların davacı...şirkete borçları bulunduğu, ibranamede borcun varlığı kabul edilmekle birlikte miktarının açıkça belirtilmediği, ancak ibranamelerin geçerli kabul edilmemesi nedeniyle borcun miktarının ticari defterlerin incelenmesi sonucunda belirleneceği, asıl ve birleşen dava yönünden davacı...tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olması nedeniyle sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu, birbirini teyit eden bilirkişi raporlarına göre davacı...tarafın asıl dava yönünden 27.903,35-TL; birleşen dava yönünden 627.165,34-TL alacağı bulunduğu, iş bu alacağın ödendiğine ilişkin davalı...tarafından dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, davalı...tarafın borcu sonlandıran belge olarak ibranamelere dayandığı, ancak ibranamelerin de geçerli olmadığı dikkate alındığında davacı...tarafın asıl ve birleşen davasının kısmen kabulüne, takip tarihinden önce davalı...taraf temerrüde düşürülmediğinden faiz alacağının reddine, takip tarihi dikkate alındığında davalı...tarafın likit olan alacağa yapmış olduğu itiraz nedeniyle davacı...lehine %40 icra inkar tazminatına karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl dava yönünden;
a)Davacı...tarafından davalı...aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜNE; davalının Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün .... takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 27.903,35-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin faiz alacağının reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,
b)Takip tarihi dikkate alınarak hükmedilen alacağın %40'ı üzerinden hesaplanan 11.162-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 1.906,07-TL ilam harcından peşin alınan 278,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.627,52-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Davalıya yükletildiği halde davacı...tarafından davanın açıldığı tarihte peşin olarak yatırılan 278,55-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı...tarafından yapılan 7.023,25-TL (Yargılama gideri ayrıntısı "Tevzide dava açma gideri: 24,45-TL, tebligat-posta gideri ve bilirkişi ücreti: 6.998,80-TL") yargılama giderinden, kabul-ret oranına göre 6.952,77 -TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı...vekili için AAÜT'ne göre belirlenen 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı...vekili için AAÜT'ne göre belirlenen 366,65-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
8-Birleşen dava yönünden;
a)Davacı...tarafından davalı...aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜNE; davalının, Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 627.165,34-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin asıl alacak ve faiz talebinin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,
b)Takip tarihi dikkate alınarak hükmedilen alacağın %40'ı üzerinden hesaplanan 250.866-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 42.481,66-TL ilam harcından peşin alınan 6.965,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 35.516,36-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
10-Davalıya yükletildiği halde davacı...tarafından davanın açıldığı tarihte peşin olarak yatırılan 21,15-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davacı...tarafından yapılan 21,15-TL (Yargılama gideri ayrıntısı "Tevzide dava açma gideri: 21,15-TL") yargılama giderinden, kabul-ret oranına göre 18,82 -TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-Davacı...vekili için AAÜT'ne göre belirlenen 93.803,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
13-Davalı...vekili için AAÜT'ne göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
14-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/10/2023
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.