mahkeme 2019/339 E. 2023/1166 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2019/339
2023/1166
28 Aralık 2023
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/339
KARAR NO : 2023/1166
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/05/2019
KARAR TARİHİ : 28/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 16.05.2019 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacının 23.07.2017 tarih ..... numaralı fatura ile davalı şirketin .... Şubesine polyester dikiş ipliği sevkiyatı gerçekleştirdiğini, söz konusu faturanın itiraza uğramayıp mallarında teslim alınmasına rağmen fatura bedelinin ödenmediğini, ödeme süresi olarak 14 günlük süre belirlenip bu hususun faturaya şerh düşüldüğünü, bu durum kabul edilmese dahi TTK 1530. Maddenin 4 d fıkrası gereğince borçlunun malların teslim tarihinden itibaren 30 günün sonunda mütemerrit konumuna düştüğünü, davalı şirketin Bakırköy .... İcra Müdürlüğü .... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu iddia ile davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, %40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
Mahkememizce Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 6.082,90TL üzerinden yetkili icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişisinden rapor aldırılmış, SMM bilirkişi .... tarafından düzenlenen 10/09/2019 tarihli bilirkişi raporda özetle; "Tarafların, 2017-2018 yılı ticari defterlerini ibraz ettiği, 2017-2018 Yılı ticari defterlerin davacı lehine delil vasfının bulunduğu, 2017 Yılı ticari defterlerin davalı lehine delil vasfının bulunmadığı, 2018 yılı ticari defterlerin delil vasfının bulunduğu, Davacı alacağının dayanağını, 23.07.2018 tarih ... numaralı 5.194,80TL bedelli faturanın oluşturduğu, Söz konusu fatura üzerinde teslim alan kısmında ...... isim ve imzasının bulunduğu, söz konusu şahsın davalı çalışanı olup olmadığı, ya da davalı adına teslim almaya yetkili olup olmadığının dosya muhteviyatındaki bilgi ve belgeler itibariyle belirlenemediği, davacı alacağının işbu aşamada ortaya konulamadığı, Davacı lehine alacağa hükmedilmesi durumunda. konu alacak için takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2. Maddesine göre avans faizi talep edilebileceği, davacı yanın %40 kötü niyet tazminat talebinin Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu" belirtmiştir.
İtiraz ve beyanlar doğrultusunda bilirkişi ......'den ek rapor aldırılmış, bilirkişi düzenlediği 22/03/2022 tarihli ek raporunda özetle; "Uyuşmazlığa konu faturanın KDV hariç 5.000,00 TL altında olduğu için BA formu ile bildirim zorunluluğu bulunmadığı, davalının söz konusu faturayı BA formu ile vergi dairesine alım olarak bildirdiğinin tespit edilemediği, Kök rapordaki hesap dökümlerinde görüleceği üzere, anılan faturanın davalı şirketin ticari defter kayıtlarında yer almadığı, diğer hususlarda kök rapordaki görüşlerin korunduğunu" belirtmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığından aldırılan 31/07/2023 tarihli raporda özetle; "Dosya içerisinden inceleme konusu irsaliyeli faturanın aslının çıkmadığı, karbon nüshasının çıktığı, fotokopi belgeler, bilgisayar ortamında hazırlanmış belgeler, faks çıktısı ve karbon suret belgelerde bazı tanı unsurları kayba uğrayabileceği gibi bu tür belgelerin sair usullerle elde edilebilme olasılığının da bulunduğu; ayrıca belgeye imza, yazı ya da artefakt gibi harici unsurlar eklenebileceğinden karbon nüsha belgeler üzerinde inceleme yapılması sakıncalı olup genel olarak belge asılları üzerinde inceleme yapılmasının gerekli olduğu ancak söz konusu karbon nüsha belgenin aslına uygun olarak elde edildiğinin kabulü ile yapılan incelemede; İnceleme konusu belgede "Eksiksiz Teslim Alan" bölümünde atılı imza ile ...'nun mevcut mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte; gerek karbon nüsha belgede tanı unsurlarının kayba uğraması, gerekse mukayese imzaların sınırlı sayıda olması nedeniyle, söz konusu imzanın ...'nun eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği, İnceleme konusu belgenin ıslak imzalı aslının temini ile ...'na ait daha fazla samimi mukayese imza (2017-2018 yıllarında başka amaçlarla atmış olduğu bol ve samimi imzalarını içerir belgelerin; muhtarlıklar, noterler, bankalar, seçim kurulları, tapu ve vergi daireleri, nüfus müdürlükleri, evlendirme dairesi, dernekler ve vakıflar, vb. gibi çeşitli kurum ve kuruluşlardan) temin edilerek mevcutlar ve adli dosya ile birlikte kurumumuza gönderilmesi halinde yeniden inceleme yapılabileceğini" belirtmişlerdir.
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Davacı takibe konu fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğini ispatlamalıdır. Tek başına fatura düzenlenmesi ve söz konusu faturaya süresinde itiraz edilmemesi fatura içeriği malların teslim edildiğine delil teşkil etmez. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2019/1955 Esas, 2021/1273 Karar sayılı ilamı) İş bu ilam doğrultusunda iş bu davada ispat külfeti davacıda olup davacı taraf fatura konusu ürünleri davalıya teslim ettiğini ispat etmelidir.
Davacı alacağının dayanağını. 23.07.2018 tarih .... numaralı 5.194,80 TI. Bedelli fatura oluşturmaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememiz huzurundaki beyanları, dosya arasına alınan Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyası ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Mevcut olayımızda, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; her ne kadar söz konusu fatura 23.07.2017 tarihini taşısa da davacı ticari defter kayıtlarında 23.07.2018 tarihine kayıtlandığı, bir önceki sıra numaralı faturanın (....) 23.07.2018, bir sonraki sıra numaralı faturanın (....) 26.07.2018 tarihinde düzenlendiği görülmekle anılan faturanın 23.07.2018 tarihi yerine sehven 23.07.2017 tarihine düzenlendiğinin anlaşıldığı, fatura üzerinde teslim alan kısmında isim ve imzasi yer alan ...... isminin yazdığı, miktar itibariyle BA BS olarak bildirim sınırının altında kaldığı, ....'ın mahkememizce alınan beyanında imza atmadığını, ürünleri kendilerinin aldığını, muhasebe kısmının imza attığını beyan ettiği, ATK raporunda belge fotokopisi üzerinde yapılan incelemede "Eksiksiz Teslim Alan" bölümünde atılı imza ile ...'nun mevcut mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görüldüğünün belirtilmesi hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; mahkememizce davacı tarafından faturaya konu ürünlerin teslim edildiği kanaatine varılmıştır, davacı tarafından davalıya ihtarname gönderilmemiş bu sebeple davalının temerrüde düşmemiş olması sebebiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacağın likit ve belirlenebilir olması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 5.194,80TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-5.194,80TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 354,85TL ilam harcından peşin alınan 73,48TL harcın mahsubu ile bakiye 281,37TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 44,40TL Başvuru Harcı, 73,48TL Peşin Harç olmak üzere toplam 117,88TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi 11. Fıkrasına göre davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
6-Davacı tarafından sarf edilen 800,00TL bilirkişi ücreti, 506,75TL posta masrafı, 3.345,00TL Adli Tıp Fatura bedeli olmak üzere toplam 4.651,75TL'nin 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi 11. Fıkrasına göre davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.194,80TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
8-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi 11. Fıkrasına göre davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
9-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; alacak miktarı Kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.28/12/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.