mahkeme 2019/283 E. 2024/543 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2019/283
2024/543
21 Mayıs 2024
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/283
KARAR NO : 2024/543
DAVA : Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/04/2019
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatife başlangıçta 6.000 ABD Doları, sonrasında ise aylık aidatları ödeyerek ara payı kat karşılığı satış sözleşmesine istinaden) ortak olduğunu, kooperatifin 75 adet 2 bloktan oluşan kat karşılığı arsa payı anlaşmalı daire tipi konut yapacağını, 1999 depremi sonrasında bağımsız bölümlerin m2 sinin küçültülmesi kararını kabul ettiğiri kooperatife zamanın parasıyla 500.000 TL inşaat parası ödediğini , kooperatifin davalı Birlikçe tahsis edilen iki arsadan 238/tparselde bulunan kısmen tapulu arsaya villa yaptığını, kat irtifaklarının alınarak iskanın başladığını, fakat daire ortakları için tahsis edifen arsanın tapusunun olmadığını, müvekkilinden tapusuz arsa için ödeme istenildiğini, daire ortaklarının çeşitli bahanelerle oyalandığını, inşaatına başlanılmadığını, eşitlik ökesine aykırı davranıldığını, haklarının savunulmadığını, sonunda da daire ortakları için arsa tahsisinin alınamaması sebebiyle müvekkiline daire tahsis edilme imkanı kalmadığından tazminat isteme hakkının doğduğunu iddia etmiş konut yapımının neden imkansız hale geldiğinin, müvekkilinin yaptığı ödemelerin, ve fazlaya ilişkin hakları saklı katmak kaydıyla şimdilik 5.0006 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ite birlikte ödenmesini istemiştir.
Davalı .... Esnaf ve Sanatkarları Konut Yapı Kooperatifi vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili kooperatifin ortağı olan davacının sadece Yargıtay kararıyla belirlenmiş olan formüle göre tazminat isteme hakkının olduğunu, 16.06.2001 tarihli genel kurul toplantısında villa yapım kararının alındığını, villa veya daire tercihli konut yapılması ortaklardan tercihlerini bildirmelerinin istenitdiğini ve sadece genel yönetim giderlerine katılarak ortaklığını ya da tüm giderlere katılarak villa ortaklığını devam ettirme imkanının tanındığını, sonuçta 27 villa tercihli,33 daire tercihli ortak ortaya çıktığını, villa ortaklarının 500.000TL, davacının 21.242,23TL civarında ödeme yaptığını, .... adlı kişinin 39 arsa sahibiyle yaptığı satış vaadi sözleşmelerini Birliğe temlik ettiğini, Birliğin de bu temlike dayanarak kooperatfe eki 145 ada 1-2 parselde 270 daire, eski 147 ada da 2 blok 60 toplam 330 daire inşaatı için yer tahsis ettiğini, Birliğin 1999 depremi sonrasında imar planlarının yenilendiğini, Birliğin 15 olan kat sayısını 10 kata indirdiğini, ve bazı yerlerde villa projeleri uygulamaya koyduğunu, 23.05.2001 tarihinde arsa tahsis sözleşmesi ile eski 145 ada 1-2 (yeni 238/1) parseldeki 9 blok 270 dairelik villa yapılmasının karalaştırıldığını, Birliğin temlik alınan arsalarda İmar kanununun 18. Maddesi uygulamasıyla değişiklikler olduğunu, bu nedenle Birliğin temlik aldığı arsaları kooperatife veremediğini, çıkan anlaşmazlık sonucu Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... E, .... K sayılı kararıyla 02.08.2000 tarihli temiik Sözleşmesinin iptal edildiği, bunları kooperatifin dışında geliştiğini, eski 147 ada (yeni 236/2 parseldeki) 2 blok yerinin tahsisinin ancak 29.02.2016 tarihinde mümkün olduğunu ancak Birliğin hukuksuz ve dayanaksız olarak iptal ettiğini, bu tasarrufa itiraz edildiğini, villa alanlarının geniş tutulduğu iddiasının doğru olmadığını, davacının alacağı tazminatın Yargıtay kararlarıyla belirlendiğini, kooperatif villalarının tapudan satılamaması nedeniyle çevredeki villaların emsal alınamayacağını, villa ortaklarının ödemelerinin 161 m2 için 314.430 , 248 m2 için 481.116 TL, 251 m2 için 477.216TL olduğunu , villaların rayiç bedelinin sırasıyla 378.350TL, 582.800TL, 589.850TL , olduğunu, daire ve villa ortaklarının ödemelerinin cari döküm ve ödemelerinin tablo halinde dosyaya sunulduğunu savunmuştur.
Davalı .... Konut Yapı Kooperatifleri Birliği vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili Birliğin 13 ortağından biri olan davalı kooperatife 1997 yılında 15 katlı 11 blokta 330 daire için yer tahsisi yapıldığını, 23.05.2001 tarihli sözleşme ile tahsis edilen alandaki blok yerlerinin belirlendiğini, 1999 depremi ve bölgede ki imar planı değişiklikleri sonucunda 22.05.2002 tarihili Birlik genel kurulunun kararıyla her bloktaki kat sayısının 15 ten 10 a indirildiğini ve davalı kooperatife yapılmış olan tahsisin 220 daire tahsisine dönüştürüldüğünü, yerin .... ada .... parsel olarak belirlendiğini, 22.05.2017 tarihli .... sayılı Birlik yönetim kurulu kararıyla hesapların 220 daire tahsisine göre düzeltildiğini, kooperatife bildirildiğini sehven tahsis edilen .... ada ... parsel ... sayılı taşınmaz tahsisinin iptal edildiğini, kooperatife tahsisli ....ada .... parsel ... sayılı taşınmazın yüzölçümünün 13.339 m2 olduğunu mevcut plan ve proje uygulamalarına göre 220 daire yapılımı için yeterli olduğunu, Birliğin daire sayısma göre yer tahsis ederek edimini yerine getirdiğini, dava dilekçesindeki belirtilen hususların davacı ile davalı kooperatifi ilgilendirdiğini, çok katlı bina inşaatından vazgeçilerek villa inşaatına dönülmesinin kooperatifle ortaklarını ilgilendirdiğini, Birliğin yetki ve sorumluluğu dışında kaldığını,Birliğe husumet yöneltilemeyeceğini savunmuştur.
Mahkememiz dosyasına Harita ve Kadastro Mühendisi bilirkişi .... , Kooperatif Uzmanı bilirkişi... ve SMM bilirkişi .... den rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 10/03/2021 tarihli raporunda özetle; "Davacı ile davalı kooperatif arasındaki ortaklık ilişkisinden doğan davada Birliğin hasım gösterilemeyeceği, Birlik ile kcoperatif arasındaki ortaklık ilişkilerinden doğan davaların taraflardan herhangi biri tarafından açılabileceğini, Davalı kooperatif ile diğer davalı Birlik arasındaki ortaklık ilişkisine dayanan ve başlangıcı 1997 yılına uzanan arsa tahsisi ile ilgili sorunun, huzurdaki dava davanın kapsamı dışında kaldığı değerlendirmesi yapıldığını, Yargıtay'ın konut verilemeyen ortağa ödenecek tazminatı hesaplama formülüne uygun olarak davacının durumu ile 161 m2'lik en küçük villa sahibi olan ortağın durumu üzerinden hareket edildiği edildiğini, Teknik Bilirkişi ayrıca düzenlediği “ Taşınmaz Değer Tespit Raporu”nda 161 metrekare olan villanın dava tarihindeki değerinin 1.060.000TL olabileceği kanaatini belirtiğini, Mali Bilirkişi 161 metrekare villa ortağının genel kurul kararlarına uygun olarak yaptığı ödemelerinin, ödeme yaptığı tarihler itibariyle dava tarihindeki güncellenmiş toplamını 142.169,64 TL, davacının ödemelerinin, öderae yaptığı tarihler itibarıyla dava tarihindeki güncellenmiş toplamını 68.307,95TL, davacının sağlaması gereken yararı da 440.988,03TL olarak hesaplandığını" belirtmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına Harita ve Kadastro Mühendisi bilirkişi .... 'den rapor aldırılmış, bilirkişinin heyetten ayrı olarak sunmuş olduğu 10/03/2021 tarihli raporunda özetle; "Davalı .... Konut Yapı Kooperatifler Birliğinin diğer davalı .... 'ne yeni ... ada ... parsel( villa inşaa etmek için) ile .... ada ... parseli daire yapmak için) değişik tarihlerde önce tahsis ettiği, davalı üst birlik yönetim kurulu başkanı ... 'ın davalı dolapdere ... nin genel kuruluna katılarak daire bloklarının yapılacağı arsa tahsisininde yapılacağını genel kurula bildirdiği, 29.02.2016 tarihli ön tahis belgesi ile birlik sınırları içindeki İstanbul ili Arnavutköy ilçesi ... mahallesi .... projeinden ... da .... parseldeki alanda 2 blok inşa edebileceğine dair ön tahisi belgesi düzenlendikten sonra .... ada ... parseldeki tahsisisin sevhen yapıldığı iddiasıyla 2017 yılında iptal edildiği, ... 'inin halen tahsisi devam edip inşaatların tamamlandığı belirtilen villa yapımı için sadece ... ada ... parselin tahsisi devam ettiği, görüldüğünü, Davalıların hissesi yer almayan ... ada .... parselin değerinin arsa m? sinin: 2852 TL/m2, toplam değerinin ise 12.505.364.04TL, dava tarihi olan 26.04.2019 tarihindeki değerinin ise 10.510.427,71TL olabileceği kanaatine varıldığını, Davalı ... ada ... parselin ... hissesinin ... Konut Yapı Kooperatifler Birliği' ne ait olduğu, hisse değerinin ise ... - 26.263.625,30TL, 26.04.2019 tarihindeki değerinin ise 22.073.882,20TL olabileceği kanaatine varıldığını, davacının iddia ettiği 161 m2'lik Taşınmaz değerinin ise; dava tarihi itibariyle; 1.060.000TL olabileceği kanaatine varıldığını" belirtmiştir.
Mahkememiz dosyasına Harita ve Kadastro Mühendisi bilirkişi ....., Kooperatif Uzmanı bilirkişi .... ve SMM bilirkişi .... 'ten rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 07/10/2023 tarihli ek raporunda özetle;"Davacının davanın açıldığı tarihte davalı kooperatifin 120 m2’lik daire tercihli ortağı olduğu ve villa tercihli ortaklara göre eksik ödeme yaptığı; kooperatifin villa tercihli ortakların konutları teslim ettiği halde, davacının (daire tercihli ortakların) konutunu inşa ve teslim etme imkanının kalmaması nedeniyle davacının da (en küçük 160 m2) villa ortağının elde ettiği değer artışından Yargıtay’ın 5 aşamalı formülüne göre hesaplanacak tazminat alarak yararlanması gerektiği yönündeki değerlendirmelerinde bir değişiklik olmadığını, Kooperatifçilik mevzuatında kooperatif ortağına maddi ve manevi tazminat ödenmesine ilişkin hüküm bulunmadığından davacının bu yöndeki talebinin Mahkemenin bilgi ve değerlendirmesine sunulması gerektiği düşünüldüğünü, Davacının davanın açılmasından yaklaşık 1 yıl 7 ay 13 gün sonra kooperatif ortaklığından istifa etmiş, istifası yönetim kurulu tarafından kabul edilmiş ve taraflar açısından amacı bulunmayan ortaklık ilişkisin son bulduğunu, Davalı kooperatifin, dava sürecinde ortaklıktan istifa eden davacının ıslah talebinde bulunmaması sebebiyle davanın reddedilmesi gerektiğine ilişkin itirazının takdir ve değerlendirmesi Mahkemeye ait olduğunu, davalı kooperatifin ortağı olan ve kendisinden talep edilen aidatı ödemiş bulunan davacının konutunun yapılacağı arsayı kanuna uygun şekilde alma yükümlülüğü davalı kooperatife ait olduğunu, bu nedenle davacının doğrudan Birlik hakkında tazminat davası açamayacağı yönündeki değerlendirmemizde bir değişiklik olmadığını, teknik bilirkişinin 161 m2 lik villanın dava tarihi itibariyle değerinin 1.060.000 TL olabileceğine ilişkin görüşünde değişiklik olmadığını, Yargıtay kararlarında yer alan formüle göre, yeniden değerlendirildiğinde, davacının ödeme toplamı 26.391,17TL güncellenmiş tutarın 117.750,98TL, 161 m2 villa ortağının ödeme toplamı 312.698,00TL güncelleniş tutarı 621.269,34TL ve davacının sağlaması gereken yarar 83.159,58TL, dolayısıyla davalıdan talep edebileceği tutar; 200.910,56.TL (83.159,58.TL+117.750,98.TL) tutarında hesaplandığını, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değerlendirildiğinde, davacının, davalı kooperatiften talep edebileceği tutarın yasal faiz ile hesaplandığında 144.382,71TL ticari faiz ile hesaplandığında ise 158.788,48TL olduğu sonucuna varıldığını" belirtmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına Kooperatif Uzmanı bilirkişi .... ve SMM bilirkişi .... 'ten rapor aldırılmış, bilirkişiler sunmuş olduğu 08/04/2024 tarihli ek raporunda özetle"Davacının; davalı kooperatife 1997 yılında ortak olduğu, huzurdaki davayı 26.04.2019 tarihinde açtığı, konut edindirme imkanı kalmayan kooperatiften 09.12.2020 tarihinde istifa ettiği, ortaklığı süresince davalı kooperatife toplam 26.391,17TL ödeme yaptığını, Davalı kooperatifin istifayı takip eden ilk genel kurulunun 02.03.2021 tarihinde toplandığı, gündemin 8. Maddesinde aralarında davacının da bulunduğu ortakların istifaları ve henüz talepte bulunmadıkları için ödedikleri paraların iade edilmediği konusunda katılımcıların bilgilendirildiği, yapılacak ödemelerden genel gider kesintisi yapılmamasına, gündemin 11. Maddesinde ise ödemesini geciktiren ortaklardan aylık %1,5 gecikme faizi alınmasına karar verildiği tespit edildiğini, Kooperatifler Kanunu’nun 17. ve anasözleşmenin 15. Maddesi uyarınca davacının 26.391,17TL tutarındaki ödemesinin bilançonun kabul edildiği 02.03.2021 tarihinde itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğini, bu itibarla davalı kooperatifin 02.04.2020 tarihinden başlayarak 26.391,17TL tutarındaki davacı alacağını genel kurul kararıyla tespit edilen aylık %/1,5 temerrüt faizi ile birlikte ödemesi (TBK madde 120) gerektiği görüşüne varıldığını" belirtmişlerdir.
Dava; Kooperatif üyeliğinden kaynaklanan alacak davasıdır.
Deliklikaya ... ada ... parsel ve ... ada .... parsel
sayılı taşınmazların tedavüllü tapu kaydı, imar uygulamasına ilişkin evraklar ve şuyulandırma
cetvelleri celp edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davanın maddi ve manevi tazminat davası olduğu, davacı tarafın sözleşme uyarınca kooperatife ödediği paraları ve yapılmayan daireler için yaşanılan mağduriyeti manevi tazminata yüklediği, davalı .... kooperatifinin davayı kabul etmediği, kendilerine husumetin yöneltilemeyeceği, ... Kooperatifinin ise fiili imkansızlık nedeniyle daire yapılmasının söz konusu olmadığını, önce diğer davalının arsa tahsis ettiğini daha sonra ise bu tahsisi kaldırdığını fiilen arsanın olmadığını, maddi olarak sadece Yargıtay hesaplaması gereğince bir miktar tazminat ödenebileceğini, manevi tazminatı kabul etmediklerini, tahkikatta davacı ile davalı kooperatifler arasındaki husumet ilişkisinin çözümü buna ilişkin sözleşmeler, taahütnameler, kooperatif genel kurul kararları, üyelik ana sözleşmesi, kat karşılığı arsa payı sözleşmesi, davacı tarafın iki pay aldığını iddia ettiğinden her iki pay için talep edebileceği maddi tazminat var ise hesaplanması, manevi yönden tazminatın hak kazanma şartlarının olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu ile; davacının davanın açılmasından yaklaşık 1 yıl 7 ay 13 gün sonra kooperatif
ortaklığından istifa etmiş, istifası yönetim kurulu tarafından kabul edilmiş ve böylece taraflar
açısından amacı bulunmayan ortaklık ilişkisinin sona erdirildiği tespit edilmiştir.
Davacı 06/12/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını tamamen ıslah etmiş Davacının geçersiz taşınmaz sözleşmesi ve daire talepli ortaklara yönelik fiili bir kooperatif ortaklığı olmaması sebebiyle haklı nedenle feshetmiş olduğu üyelik sözleşmesine istinaden şimdiye kadar ödemiş olduğu tüm bedellerin ve arsa bedelinin dava tarihindeki güncel değeri olan 166.621,00 TL'nin ve dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir.
Davacı, davasını tamamen ıslah ederek davasını geçersiz taşınmaz sözleşmesi ile fiili bir ortaklık yapısının olmaması haklı nedeniyle feshetmiş olduğu üyelik sözleşmesine istinaden ödemiş olduğu bedellerin ve arsa bedelinin dava tarihindeki güncel değeri olarak talepte bulunmuştur.
Ancak; Kooperatifler Kanunu'nun 17. Maddesi uyarınca ; "Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır.
Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Bu durumda kooperatifin muhik bir tazminat isteme hakkı saklıdır. Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları isteyebilecekleri günden başlayarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Çıkan veya çıkarılan ortağın sermaye veya mevduatından kısmen veya tamamen yoksun kalacağı hakkındaki şartlar hükümsüzdür" şeklindedir.
Kooperatif üyeliğinden ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatların tamamını değil, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1.maddesine göre ayrıldığı yıl sonu bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesinin mahsubu ile bakiye kalan miktarı talep edebilceği bu sebeple;
1163 Sayılı kanunun 17.maddesi doğrultusunda davacının kooperatif alacağının tespiti ,davacının istifası sonrasında Genel Kurulun hangi tarihte yapıldığı ve de bilançonun hangi tarihte onaylandığı, davacının alacaklı olup olmadığı ve ne miktarda alacaklı olduğu, davalının temerrüde düşüp düşmediği ve hangi tarihte düştüğü hususunda bilirkişi heyetinden ek rapor tanzimi istenmiş;
Bilirkiş ek raporunda; Kooperatifler Kanunu’nun 17 ve anasözleşmenin 15. Maddesi uyarınca davacının 26.391,17
TL tutarındaki ödemesinin bilançonun kabul edildiği 02.03.2021 tarihinde itibaren bir ay içinde
ödenmesi gerekmektedir. Bu itibarla davalı kooperatifin 02.04.2020 tarihinden başlayarak 26.391,17
TL tutarındaki davacı alacağını genel kurul kararıyla tespit edilen aylık %/1,5 temerrüt faizi ile
birlikte ödemesi (TBK madde 120) gerektiği yönündeki sonuç ve kanaatinin bildirildiği görülmüş;
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 13.maddesinde düzenlendiği üzere istifa bildirimi tek taraflı yenilik doğurucu bir hak olup, istifa talebi kooperatife ulaştığı anda sonuç doğurur. Ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak açılan tazminat talepli davada, istifa etmiş olan ortak kooperatifler kanunu 17.maddesi gereğince artık tazminat değil, çıkan ve çıkarılan ortaklarla hesaplaşma hükümlerine göre ancak, kooperatiften ödemiş olduğu aidatın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesini talep edebileceğinden; ödemeler konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamakla 26.391,17-TL'nin, davacının davalı .... Esnaf Ve Sanatkarları Konut Yapı Kooperatifi'nden istifa sonrası 2020 hesap yılı genel kurulunu 02/03/2021 tarihinde yapmış olduğu ve bilançoyu bu tarihte onayladığı anlaşılmakla davalının 02/04/2021 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla; 02/04/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Esnaf ve Sanatkarları Konut Yapı Kooperatifin'den tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Davacının manevi tazminat isteminin ise; 6098 sayılı TBK' 114-2.fıkrasında, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanır düzenlemesi karşısında;
6098 sayılı TBK 58. maddesinde "Kişilik hakkının zedelenmesi" başlığı altında, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceği,
4721 sayılı TMK‘nın 24. maddesinde ise, hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimsenin hakimden saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebileceği,
25/3. fıkrada, maddi ve manevi tazminat istemleri vd hakların saklı olduğu belirtilmiştir.
Kişisel haklar, kişinin kendi hür ve bağımsız varlığının bütünlüğünü sağlar. Bu haklar, insanın doğumu ile kazanılan ve tamamen kişiliğe bağlı haklardır. Hayat, beden ve ruh sağlığı, din, düşünce ve ekonomik çalışma özgürlüğü, şeref, onur ve saygınlık, ün ad, sır ve resim hep kişisel varlıklardır. TBK md.58.hükmünce, manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişisel varlığın saldırıya uğramış olması ön koşul olarak aranmaktadır. TMK 24. maddesinde belirtilen esas kurallara göre, kişisel çıkarları, haksız tecavüze uğrayan kimse ancak yasanın öngördüğü hallerde manevi tazminat isteyebileceği ,davacının kooperatif üyeliğinden kaynaklı taleplerinin madddi tazminata konu olabileceği ,eşitlik ilkesi doğrultusunda işlem yaptığı bilirkişi raporu ile anlaşılan davalıya karşı manevi tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla reddine,
Davacının maddi ve manevi tazminat isteminin kooperatif üyeliğinden kaynaklandığı ve taleplerini üyesi olduğu kooperatife yöneltebileceği, diğer davalı Davalı ... Konut Yapı Kooperatifleri Birliği'nin pasif husumetinin bulunmadığı anlaşılmakla bu davalı yönünden davanın pasif davanın pasif dava ehliyeti noksanlığı sebebi ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Davanın maddi tazminat talebi yönünden KISMEN KABULÜ ile; 26.391,17-TL'nin 02/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Esnaf Ve Sanatkarları Konut Yapı Kooperatifinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Manevi tazminat talebi yönünden davanın REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 1.802,78TL ilam harcından peşin alınan 768,48TL harcın ve 2.600,00TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.565,69TL'nin davalıdan davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 44,40TL Başvuru Harcı, 768,48TL Peşin Harç, 2.600,00TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.412,88TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarf edilen 3.000,00TL bilirkişi ücreti, 712,10TL posta masrafı, 384,90TL keşif harcı olmak üzere toplam 4.097,00TL den kabul red oranına göre hesaplanan 648,92TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
7-Davalı tarafından sarf edilen 1.500,00TL bilirkişi ücretinden kabul red oranına göre hesaplanan 1.262,41TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davalı üzerine bırakılmasına,
8-Davalı ... Konut Yapı Kooperatifleri Birliği yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle dava reddedildiğinden kendisini vekil ile temsil ettiren işbu davalıya karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (m.7/1-son) göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
9-Maddi tazminat talebi yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
10-Maddi tazminat talebi yönünden; Davalı ... ve Sanatkarları Konut Yapı Kooperatifi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 22.436,77TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
11-Manevi tazminat talebi yönünden; Davalı ... Esnaf ve Sanatkarları Konut Yapı Kooperatifi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (m.10/3) göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
12-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.