mahkeme 2016/113 E. 2023/464 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2016/113
2023/464
1 Haziran 2023
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/113
KARAR NO : 2023/464
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/02/2016
KARAR TARİHİ : 01/06/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacının mahkememize sunduğu 08.02.2016 tevzi tarihli dava dilekçesinde; Davacının, yapmış olduğu ticaretin karşılığı olarak bazı çekler aldığını ve söz konusu çeklerin bir kısım değerli eşyalar ve senetlerle birlikte davacı şirket adresinde yapılan hırsızlık neticesinde şirket kasası da alınmak suretiyle soyulduğunu. Zayi olunan çeklerle ilgili şikâyette bulunulduğunu, çekler ve bonolar hakkında ödeme yasağı kararı alındığını. Söz konusu davalıların bilgileri verilen çekleri bankaya ibraz ettiklerini. Söz konusu çekleri bankaya ibraz edenlerle veya davacıdan sonra gelen ciro silsilesindeki taraflarla, davacının ticari ilişkisinin mevcut olmadığını veya herhangi bir borcunun bulunmadığını beyan ederek, davacının borçlu olmadığının tespiti ile ibraz edilen çeklerin istirdadını, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Kendisine süre verilen davacının, süresi içerisinde çeki elinde bulundurana karşı istirdat davası açması gerektiğini, ancak davaya konu olayda ... numaralı 31.01.2015 vade tarihli çekin, dava tarihi itibari ile davalı şirkette bulunmadığını, bu sebeple işbu davanın davalıya karşı açılmasının mümkün olmadığını, davalı tarafından yukarıda bilgileri mevcut çekin; ... ... Şubesi'ne ibraz edildiğini, ancak ödeme yasağı bulunması nedeniyle işleme alınamadığını, bunun akabinde, davalının alacağını tahsil edememiş olması sebebiyle çeki davalıya ciro eden dava dışı ... Oto. Karo. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı arasında protokol imzalandığını, çekin dava tarihinden önce, 10.01.2016 tarihinde dava dışı ciranta ... Oto. Karo. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne iade edildiğini ve çek üzerindeki cironun da iptal edildiğini, davacının, işbu davaya konu ederek davalıda bulunduğunu iddia ettiği çekin davalıda bulunmadığını beyan ederek, davanın usulden ve esastan reddini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla dosya bilirkişi ...'e tevdii edilmiş, bilirkişi düzenlemiş olduğu 28/05/2022 tarihli raporunda özetle; "Davacının iddiasına göre; adresinde yapılan 17.12.2014 tarihindeki hırsızlık neticesinde 72.337,77.TL tutarında (6) adet çekin çalınarak zayi olduğunu, bu çeklere ilişkin istirdat ve borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davacıya ait 2014 dönemi yasal defterleri, fiziki olarak tutulmuş, açılış noter tasdiki ve yevmiye defteri kapanış noter tasdiki, zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmıştır. Davaya konu ... vadeli ... nolu 10.000,00TL tutarındaki çek, 30.04.2015 vadeli ... no.lu 10.642,00TL tutarındaki, 27.01.2015 vadeli ... nollu 4.000,00TL tutarındaki, 31.03.2015 vadeli ... no.lu 1.551,77TL tutarındaki, 30.04.2015 vadeli ... no.lu 6.144,00TL tutarındaki (5) adet çek, ticari ilişki çerçevesinde iktisap edilerek, davacı yasal defterlerine kaydedilmiştir. Fakat, davaya konu diğer 31.01.2015 vadeli ... no.lu 40.000,00.TL tutarındaki çek, davacının yasal defterlerinde kayıtlı değildir. Davaya konu çeklerde, davacının kaşesi ve imzası sonrasındaki cirantalarla, herhangi bir ticari ilişkisinin olup/olmadığına ilişkin, yasal defterleri incelenmiştir. Fakat davacının yasal defterlerinin alt hesap bazında tutulmaması ve ayrıca detay açıklamanın olmaması sebebiyle firma isimlerinin, hesap ve açıklamalarda yazılı olmadığı, dolayısıyla, sonraki cirantada yer alan ... Hay. San. ..., ... San. ve Tic. Ltd. Şti., ... Otomotiv ... San. Tic, Ltd. Şti. *nin davacı ile ticari ilişkisinin olup/olmadığı tam olarak tespit edilememiştir. Ayrıca, davaya konu diğer 30.04.2015 vadeli ... no.lu 6.144TL tutarındaki çekin yalnızca ön yüzünün görüntüsünün olduğu, varsa arka kısmının görüntüsü olmadığı için, sonraki cirantanın kim olduğunun tespiti yapılamadığını" teknik kanaati olarak belirtmiştir.
Dava İİK'nun 72. Maddesine göre menfi tespit davasıdır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır.
Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer.
Kambiyo senetlerinden olan çek, Türk Ticaret Kanunu’ nda tanımlanmamıştır. TTK 780. Maddede belirtilen çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, kanunun öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna., E/ Göç Gürbüz, D: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s:268).
Çek bir kıymetli evraktır. Her kıymetli evrak gibi çekte bir hak içerir ve bu hak çeklerde bir alacak hakkıdır. Çeke bağlanmış olan alacak hakkının istenebilmesi için çekin ibrazı şarttır. Başka bir kişiye devri de ancak çekin devri yoluyla sağlanabilir.
Düzgün bir ciro silsilesi ile hamil görünen kimseye meşru hamil denir ve bu kişi çekten doğan hakları kullanabilir.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
Çekten dolayı kendisine başvurulan kişi hamile karşı bir takım def'ileri ileri sürebilir. Bunlar çekten kaynaklı (çekte kendisine ait imzanın sahteliği, çekte tahrifat gibi) mutlak defiler ile TTK 687/1 maddesinde belirtilen şahsi (bedelsizlik iddiası gibi) defilerdir. Mutlak def'iler herkese karşı ileri sürülebilirken, şahsi def'iler ise ancak ilişkide bulunulan kişiye, kötü niyetli olması halinde hamile karşı ileri sürülebilirler. (TTK 687)
Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Dava konusu olayda, davacı/borçlu, çeklerde yer alan imzasını inkâr etmiş değildir. Hırsızlık sonuçu çeklerin kaybolduğunu, davalılarla ticari ilişkilerinin olmadığını iddia etmektedir. Çek sebepten mücerrettir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davacının cirantalarla ticari ilişkisinin olup olmadığını tespit edilemediği belirtilmiştir. Mahkememizce aldırılan Uyap Entegrasyon raporunda davalılar adına benzer davaların olmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememiz huzurundaki beyanları ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dosyada mevcut delillerin incelenmesinde; kambiyo senetlerinin illetten mücerretlik özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, somut olayda senede karşı senetle ispat zorunluluğu söz konusu olduğu ve imza da inkar edilmediğinden, davacının senedin bedelsizliğini ancak yazılı delille ispatının mümkün olacağı, davacının davasını ispat edemediği kanatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 179,90TL ilam harcından peşin alınan 1.235,35TL harcın mahsubu ile bakiye 1.055,45TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 11.574,04TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren iş bu davalıya verilmesine,
5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/06/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.