mahkeme 2023/823 E. 2024/256 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/823
2024/256
19 Mart 2024
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/823 Esas
KARAR NO : 2024/256
DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ : 28/08/2023
KARAR TARİHİ : 19/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafça, 2015 yılında dava dışı ....'den satın alınan dava konusu traktörün, satın alındığı tarihten itibaren çeşitli arızalar yaşadığı, normalin üzerinde bir sesle çalıştığı, satıcının malı teslimle yükümlü olduğu gibi belirtilen niteliklerde ve ayıpsız olarak teslim etmekle de yükümlü olduğu; müvekkil şirketin işbu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek davacının mağduriyetine sebep olduğu, traktör için birtakım masrafların yapıldığı, ayrıca traktörün arızalı olması sebebiyle kullanılmadığı dönemler bakımından kâr kaybının mevcut olduğunu belirterek, haklı davalarının talepleri gibi kabulünü, dava konusu traktörün ayıpsız misli ile ücretsiz olarak değiştirilmesini, traktörün tamiri için yapılan 85.000,00 TL'nin her bir tamir için ayrı olarak tamir tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesini, davacının traktörünü arıza sebebiyle kullanamamasından kaynaklanan 20.000,00TL kar kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava konusunda davacının aktif husumetinin irdelenmesine ve rehinli traktör için muvafakat sağlanması üzere bankaya müzekkere yazılmasını ve bu hususta davacıya kesin süre verilmesinı, verilen kesin süre içerisinde muvafakat sağlanmaz ise davanın usulden reddini, davacının muayene ve ayıp ihbar külfetini satıcıya karşı yerine getirmeyip haklarının hak düşürücü süre ile malul olmasına katlandığının tespitini, davacının aktif husumet ehliyetinin incelenmesini, davaya konu traktör kredili olduğundan ve iade edilemeyeceğinden davanın reddini, müvekkilinin satıcı olmaması dolayısıyla TBK'da satıcıya atfedilen hususlardan sorumlu olmayacağından, davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddini, davacının satın aldığı traktörün üretim itibariyle ayıpsız olduğunun tespitini, mahkeme aksi kanaatte ise TBK m. 227/4'teki "onarım" ihtimalinin değerlendirilmesini, mahkemece ayıpsız bir benzeri ile değişim ve "bedel indirimi" ihtimali değerlendirilecek ise TBK m. 229'a göre davacının elde ettiği menfaatin müvekkiline iadesini, davacının ispata elverişli hiçbir evrak sunamadığı hususu da dikkate alınarak tümüyle asılsız ve gerçek dışı olan reddini, davanın herhalükarda bir bütün olarak usul ve esastan reddini talep etmiştir.
HMK'nun 1.maddesi "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. " hükmünü içermekte olup görev hususu dava şartlarındandır. HMK'nun 115.maddesi " Mahkeme ,dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmüne haizdir.
TTK'nun 4.maddesinde bentler halinde sayılan ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtilen tür davaların mutlak ticari davaya vücut vereceği ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanına gireceği, havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması koşulu aranmayacağı (TTK 4.1,son cümle) nispi ticari davalarla ilgili olarak ise TTK 4.1 maddesinde yer alan hükme göre "her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının" ticari dava sayılacağı, taraflardan yanlız birinin ticari işletmesi ile ilgili olarak yasada sayılanlar dışında sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların, ticari davaya vücut vermeyeceği, taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmelerin, her ne kadar TTK 19.2 uyarınca diğer taraf içinde ticari iş sayılırsa da bu durumun, davanın TTK 4.1'e göre nispi ticari dava sayılmasını gerektirmeyeceği anlaşılmıştır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/1-k maddesinde tüketicinin " ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak tanımlanmıştır.
Aynı yasanın 3/1-ı maddesinde tüketici işleminin ise " Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere, her türlü sözleşme ve hukuki işlem " olarak tanımlanmış olduğu anlaşılmıştır.
Tüketici Mahkemelerinin görevini düzenleyen 73/1 maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. "
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 83/2 maddesinde Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve, bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." hükmüne yer verildiği anlaşılmıştır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri somut olayla birlikte değerlendirildiğinde, satın alınan traktörün ayıplı çıktığı iddiası ile ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve tamir masrafları ve kar kaybına yönelik zararın tahsili istemine yönelik davada davacının çiftçi gerçek kişi olduğu, ticari veya mesleki amaçlarla hareket etmemesi nedeniyle anılan yasanın 3/1-k maddesine göre tüketici sıfatına haiz olduğu, kurulan sözleşme de 3/1-ı maddesine göre tüketici işlemi olduğundan davaya Tüketici Mahkemeleri tarafından bakılması gerektiği anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
Görevli mahkemenin BAKIRKÖY TÜKETİCİ MAHKEMESİ OLDUĞUNA,
2-Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli BAKIRKÖY TÜKETİCİ MAHKEMESİ gönderilmesine,
3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususlarının görevli Mahkemece değerlendirilmesine,
4-HMK'nın 20/1. maddesi gereğince süresinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılması yönünde karar verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/03/2024
Katip ...
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ...
☪ e-imzalıdır. ☪
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.