mahkeme 2021/601 E. 2023/845 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/601

Karar No

2023/845

Karar Tarihi

19 Ekim 2023

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
ESAS NO : 2021/601 Esas
KARAR NO : 2023/845

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ : 13/07/2021
KARAR TARİHİ : 19/10/2023
YAZIM TARİHİ : 19/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu hakkında, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyası üzerinden ilamsız icra yoluyla takip başlatılmış olduğunu, borçlu süresi içerisinde itiraz dilekçesi vermek suretiyle icra takibini durdurmuş olduğunu, borçlu tarafından yapılmış olan itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin alacağı, tarafların aralarında var olan ticari ilişkiden kaynaklandığını, davacı ile davalı arasında Alüminyum Cephe ve Doğrama işleri ile ilgili olarak 3 adet alt-işverenlik sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, bu üç sözleşme sırasıyla ..., ... ve ... projeleri ile ilgili olduğunu, davacı ... projesindeki tüm yükümlülüklerine bağlı kalarak işlerini yürütmüş olmasına rağmen davalı tarafından hakediş ödemeleri yapılmamış olduğunu, söz konusu hakediş ödemelerinin yapılmaması hususunda borcun ödenmesi için davalıya mail yoluyla bildirimde bulunulmasına rağmen yapılan bildirimler sonuç vermediğini, üstelik davalı yan hakkaniyet kuralarına aykırı olarak hakediş ödemelerini bekleyen davacıya Bakırköy .... Noterliğinden 04/12/2018 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarname keşide etmiş olduğunu, bu ihtarda davacıya sözleşmesel yükümlülükleri hatırlatılmış olduğunu, bu sıralı alt-işverenlik sözleşmelerinde bir sözleşmedeki yükümlülükler her iki tarafça yerine getirilmeden diğer sözleşmelerdeki edimlerin yerine getirilmesinin istenmeyeceğini, davacı ile davalı tarafın yapmış olduğu görüşmeler neticesinde ... ve ... sözleşmelerinin feshedilmiş sayılması hususunda mutabakata varılmış olduğunu, bunun üzerine davacının yapmış olduğu imalatlara ilişkin olarak onaylı hakediş listesini talep etmiş olduğunu, davacı ile davalı arasında imzalanacak olan bir ibraname karşılığında davacı hakedişlerin ödeneceği hususunda davalınını talepte bulunmuş olduğunu bu konuda da mutabakata varıldığını ve bu ibranamenin imzalandığını, ibranameye göre davacının davalı borçludan, kesin hesap hakediş düzenlenmesinden sonra tüm cari hesap alacağı 109.358,49-TL, sözleşme şartlarının yerine getirilmesine istinaden 22.419,55-TL alacağının bulunduğu her iki tarafça da kabul e dilmiş olduğunu, tüm bunlara rağmen davacıya herhangi bir ödeme yapılmaması dolayısıyla Kadıköy .... Noterliğinden 13/11/2019 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini, ödeme yükümlülüğünü yerine getirmesi davalı borçluya hatırlatılmış olduğunu, ancak tüm bunlara rağmen davacının alacağına ulaşamamış olduğunu, üstelik başlatılan icra takibine de davalı yanın yapmış olduğu tüm açıklamalarında haksız, hukuka aykırı ve tamamen kötü niyetle itiraz etmiş olduğunu belirterek, davanın kabulü ile devalı borçlunun yaptığı itirazının iptalini, takibin devamını, davalının takibe itirazının alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini istemiş ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket, davalı şirket ile 26.03.2018 tarihinde .. projesi, 22.10.2018 tarihli 445.470TL+KDV keşif bedelli ... projesi kör kasa imalat ve montaj işleri (SÖZ.D.032) ve 12.11.2018 tarihli 1.175.000TL+KDV keşif bedelli ... projesi alüminyum doğrama ve cam imalat ve montaj işlerinin (SÖZ.T.077) yapımı için sözleşmeler imzalamış olduğunu, davacı Şirket, ... projesindeki işleri eksik yaptığı ve geciktirdiği için defalarca uyarılmış olduğunu , ... ve .... projelerine ise hiç başlamamış olduğunu; bunlara başlamak için eksik olan ... projesinde tamamlamadığı işlerin bedelinin de ödemesini şart koşmuş olduğunu, diğer iki projeye başlaması için sözleşmeye göre kendisine avans ödemesi yapılması için şart koşulan Teminat mektuplarını ibraz edemediğinden, avans ödemeleri kendisine yapılmadığını, bu iki proje ile ilgili olarak aylarca gecikilmesine sebep olduğunu, ... ve ... projeleri Davacı tarafından hiç ve başlayamayacağı ve yapamayacağının davacı tarafça ta kabul edilmesi üzerine .. Projesi ... adlı firmayla yeni bir sözleşme yapılarak bu yeni Taşerona yaptırılmış olduğunu ve tamamlandığını, bu projenin .... firmasına yaptırılması sebebiyle fiyat farkı, gecikmeden doğan maliyet farkı ve benzeri zarar-ziyan miktarı tahmini olarak ........ TL.olduğu düşünülmekte olduğunu, ancak bilirkişi incelemesi sonucunda kesinlik kazanabileceğini, ... projesinin de davacı tarafından hiç başlayamayacağı ve yapamayacağının davacı tarafça ta kabul edilmesi üzerine 1.nci etabı için yine ... adlı firmayla yeni bir sözleşme yapılarak bu yeni taşerona yaptırılmış olduğunu ve tamamlandığını, bu projenin ... firmasına yaptırılması sebebiyle fiyat farkı, gecikmeden doğan maliyet farkı ve benzeri zarar-ziyan miktarı tahmini olarak ........ TL. olduğu düşünülmekte olduğunu, ancak bilirkişi incelemesi sonucunda kesinlik kazanabileceğini, ... projesinin 2.nci etabı ise .... adlı Taşeron firmaya yaptırılmış olduğunu, bu firma ile yapılan anlaşma sadece işçilik olarak değil; İşçilik + Malzeme olarak anlaşıldığından Hak edişleri incelenmek suretiyle zararın tespiti mümkün olabileceğini, Türk Borçlar Hukuku kural olarak “sözleşme serbestisi” ilkesini benimsemiş olduğunu, kişiler serbest iradeleri ile meydana getirdikleri akitlere aynen uymak zorunda olduğunu, davacı taraf, onaylanmamış, mutabık kalınmamış bir hak ediş tutanağını esas alarak, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasında, faturasını kesip tebliğ etmediğini eksik ve hatalı işlerin teminatı olan miktarı da ilave ederek 13.777,85 TL asıl alacak yönünden ve temerrüt olmaksızın 18.374,89 TL işlemiş faiz de talep etmiş olduğunu, sözleşmeyi haklı sebeple fesih etmedikçe, kendi edimlerini eksiksiz yerine getirdikten sonra ve borçluyu temerrüde düşürmedikte geçmişe dönük faiz işletilmesi ve talep edilmesi mümkün olmadığını, takip tarihinde, cari Hesap karşılaştırmasına bakıldığında, davalı şirketin bırakınız borçlu olmayı; davacı şirketten 22.111,54 TL alacaklı olduğu görülmekte olduğunu, davacı tarafın, dava dilekçesinde Bakırköy .... Noterliğinden kendilerine gönderilen ... Yev. Sayılı ihtarnamede yükümlülüklerinin kendilerine hatırlatıldığını ve ifasının istendiğinin doğru olduğunu, ihtarname tarihinde ... ve ... sözleşmelerinden doğan yükümlülüklerine hiç başlamamış olduklarının da ikrarı olduğunu, sıralı alt-işverenlik sözleşmeleri diye uydurulmuş bir kavramın arkasına sığınarak yükümlülüklerinden kaçınma çabasınının kabulunun mümkün olmadığını, sözleşmelerde sıralama olmadığını, avans teminat mektupları sunulmadığı için davacı tarafa avans ödemesi yapılmamış olduğunu, mali gücü yetersiz olduğundan da davacı edimlerini yerine getirmediğini, davacı edimlerini geciktirerek, davacının işlerinin gecikmesine, gecikme sebebi ile taahhütlerine bağlı kalamadığından zararılarının büyümesine; sözleşme ile üstlendiği işleri hiç yapmadığından, işlerin ... ve ... firmalarına daha fazla fiyatla yaptırmak zorunda kalındığından da davalı şirketin zarar görmesibe sebebiyet vermiş olduğunu, icra takibi tamamen haksız ve kötüniyetli olduğunu, doğmamış bir alacak için üstelik Yüklenicinin TBK. 473 ten kaynaklanan yükümlülükleri ifa edilmemiş olduğu halde likit ve kesinleşmiş ya da muaccel bir alacak varmışçasına yapılan takibin iyiniyetten çok uzak olduğunu, davada karşı taleplerinin zorunlu arabuluculuk tutanağı sebebiyle karşı dava olarak serdedilmemiş olması, açacakları ve birleştirme talebedecekleri davanın ve cevap dilekçesiyle birlikte sunacakları delilleri ile değerlendirilmesi sonucu açıkça davacı tarafın davasında haksızlığını ortaya çıkaracağını belirterek; haksız ve kötüniyetle açılan icra takibine dayalı itirazın iptali davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesini ıslah dilekçesinde özetle; dava tarihi itibariyle müvekkili şirketin talep edilebilir toplam 161.547,00 TL (22/10/2018 tarihli ... Sözleşmesi madde 48 sözleşmenin hiç ifa edilmemesi halinde keşif bedelinin yüzde 10'u (44.547 TL) cezai şart tutarı + 12.11.2018 tarihli ... Sözleşmesi madde 48 sözleşmenin hiç ifa edilmemesi halinde keşif bedelinin yüzde 10'u (117.000TL) cezai şart tutarı) ile işyerini teslim aldıktan 3 gün içerisinde işe başlanmaması hali için 12/11/2018 tarihli ... Sözleşmesi madde 48 gecikilen her gün için 6.750 TL cezai şart öngörülmüş olduğundan 13/11/2018 (işe başlama tarihi sözleşme madde 6) 16/11/2018 - 04/12/2018 (ihtarname tarihi) 15 gün için cezai şart tutarı 101.250 TL, 22/10/2018 tarihli ... Sözleşmesi madde 48 gecikilen her gün için 2.750 TL cezai şart öngörülmüş olduğundan, 24/10/201d8 (işe başlama tarihi) 27/10/2018 - 04/12/2018 (ihtarname tarihi) 39 gün için cezai şart tutarı 107.250 TL olmak üzere toplam 208.500 TL cezai şart alacağı bulunduğunu, bu kapsamda takas mahsup defi ile davacının dava tarihinden önce 04/12/2018 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu 161.547 TL cezai şart tutarında, yine 04/12/2018 tarihinde temerrüde düştüğü hesaplanabilir olan 208.500 TL alacağı bulunmakta olduğundan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla herhangi bir kabul anlamına gelmemek ve tüm hakları saklı kalmak kaydıyla işbu dava tarihi itibariyle talep edilebilir olan bu alacakları kapsamında takas-mahsup defini ileri sürdüğü, bu kapsamda, cevap dilekçesinin ıslahı ile davanın takas-mahsup defi kapsamında reddedilmesini savunmuştur.

Yapılan açık yargılamada taraf teşkili sağlanmış, Bakırköy ... Noterliğinin 04/12/2018 tarihli yevmiye sayılı ihtarnamesi dosya arasına alınmış, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmış, bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, taraflar arasında bağıtlanan eser sözleşmesi uyarınca hakediş alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklısının dosyamız davacısı olduğu, borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, icra takibinin 131.777,85-TL asıl alacak ve 18.374,89-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 150.152,74-TL alacağa ilişkin olduğu, icra takibinin hakediş ödemesine dayandığı, davalı borçlunun 20/01/2020 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, dosya kapsamından davalı borçlunun itirazının davacıya tebliğ edildiğini gösterir bir kayda rastlanmadığından davacı alacaklının davalı borçlunun itirazının iptali için süresinde dava açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında 26/03/2018 tarihli ... Projesi, 22/10/2018 tarihli ... Projesi, 12/11/2018 tarihli ... Projesi olmak üzere 3 adet sözleşme bağıtlandığı hususunda anlaşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı ... Projesi kapsamında yapılan iş için hakediş alacağının ödenmediği iddiasıyla davalıya karşı icra takibine girişmiştir. İcra takip dayanağı hakediş alacağının 131.777,85-TL olduğu görülmektedir.
Davalı taraf cevap dilekçesi ile davacı şirketin ... Projesindeki işleri eksik yaptığı ve geciktirdiği, ... ve ... Projelerine ise hiç başlamadığını, bu projelere başlamak için eksik olan ... Projesinde tamamlamadığı işlerin bedelini şart koştuğunu, diğer iki projeye başlaması için sözleşmeye göre avans ödemesi yapılması için şart koşulan teminat mektuplarını ibra edemediğinden avans ödemelerinin yapılmadığı, iki projede aylarca gecikilmesine neden olduğu, onaylanmamış, mutabık kalınmamış bir hakediş tutanağını esas alarak sözleşmeyi haklı nedenle feshetmedikçe, kendi edimlerini eksiksiz yerine getirdikten sonra ve borçluyu temerrüde düşürmedikçe geçmişe dönük faiz işletilmesinin olanaklı olmadığını savunmuştur.
Hakediş alacağına konu proje ve diğer projelerin yapılıp yapılmadıkları, eksik iş olup olmadığı, yapılan işin tutarının ne kadar olabileceğinin belirlenmesi için yerinde keşif yapılmış, bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi raporunda, ... Projesinde ana binanın inşaatının tamamlanmış ve işletmeye alınmış olduğu, ana binanın yan tarafında ticari alan olarak kullanılacağı belirtilen tek katlı yapının dış kaplama ve çatı işlerinin tamamlanmış olduğu, iç bölümlerde ince işler ile dekorasyon işlerinin yürütülmekte olduğu, sözleşme kapsamındaki işlerin yapılmış olduğu değerlendirmesi yapılmış, davacının bu proje kapsamında hesaplanan hakediş alacağının 109.358,49-TL olacağı, 3 adet hakediş nakit teminat kesintisinin hakediş alacağına eklenmesiyle davacının takip tarihi itibariyle 131.778,04-TL alacaklı olacağı, ancak davacı icra takibiyle 131.777,85-TL istediğinden istemle bağlı kalınarak davacının davalıdan 131.777,85-TL hakediş alacağının bulunduğu belirlenmiştir. Keşif esnasında ... Projesinin işletmeye alındığı ve kullanımda olduğu görülmekle, bilirkişi raporu bu yönüyle yerinde bulunmuştur.
Davacı taraf davalı ile ... ve ... sözleşmelerinin feshi hususunda mutabakata varıldığı iddia etmektedir. Ancak dosya kapsamından bu sözleşmelerin feshine ilişkin dosya kapsamında bir kanıta rastlanmamıştır. Ayrıca davacı taraf bağıtlanan 3 adet sözleşmenin sıralı alt işverenlik sözleşmesi olduğunu iddia etmiş, bir sözleşmedeki yükümlülükler her iki tarafça yerine getirilmeden diğer sözleşmelerdeki edimlerin yerine getirilmesinin istenemeyeceği savunulmuştur. Dosya arasında yer alan sözleşmeler incelendiğinde, birbirlerinin devamı olduğunu gösterir bir kayıt, veri bulunmamaktadır. Davacının dayandığı elektronik yazışmalarda davacı tarafından ... ve ... Projelerine ilişkin sözleşmelerin feshedildiğini belirtir dökümanın hazırlanması istenmiş, ancak davalı tarafından bu hususa ilişkin yanıt verilmemiş, davacı tarafından da söz konusu iki sözleşmenin feshedildiğini bir kayıt ve belge dosyaya sunulmamıştır. Bu durumda söz konusu iki sözleşmenin taraflara arasında mutabık kalınarak feshedildiğinin kabulü olanaklı bulunmamıştır.
Dosyaya sunulan ... Projesine ilişkin sözleşmenin taraflar arasında 22/10/2018 tarihinde imzalandığı, sözleşmeye konusu işlere ilişkin 23/10/2018 tarihinde teslim alındığı, 24/10/2018 tarihinde işyerinin teslim edildiği, sözleşme bedelinin 445.470,00-TL olduğu görülmektedir.
Dosyaya sunulan ... Projesine ilişkin sözleşmenin taraflar arasında 12/11/2018 tarihinde imzalandığı, şartnamenin davacı tarafından imzalandığı, sözleşme bedelinin 1.175.000,00-TL olduğu görülmektedir.
Her iki sözleşmenin 3. maddesinde tarafların yetkili temsilcilerinin imzalanmasıyla sözleşmelerin yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır. Bu hükme sözleşmelerin imzalandıkları tarih itibariyle yürürlüğe girdiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından iddiasının dayanağı olarak sunulan elektronik yazışmada, "... 25/09/2018 tarihinde cem beyler ile karşılıklı yapılan işleri onayladık. Onay için neden bekliyoruz? Hakedişin bu kadar uzaması yapılacak olan diğer işlerin hakediş ödemelerinde bizi tedirgin etmektedir..." şeklinde beyanda bulunarak ... Projesine ilişkin işlerin 25/09/2018 tarihinden önce yapıldığının belirtildiği görülmekle, davacı tarafından bu tarihten sonra diğer iki sözleşmeyi imzalayarak, sözleşmelerin yürürlüğe girmesini sağladığı anlaşılmaktadır.
... ve ... Projelerine ilişkin sözleşmelerin her ikisinin de 48. maddesinde, alt işverenin sözleşmeyi hiç ifa etmemesi, gereği gibi ifa etmemesi veya kötü ya da ayıplı ifa etmesi, sözleşmede belirlenen sürelerde ifa etmemesi, kusurlu olarak ifayı imkansızlaştırması, sözleşme, kanun ve dürüstlük kuralları ile halin icabı gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi ve bunlarla sınırlı olmamak üzere böylece sözleşmeye aykırı davranması gibi aykırılık hallerinde ise; alt işverenin kendisinin veya işi devrettiği ya da kısmen devrettiği ya da çalıştırdığı kişilerin ve/veya ifa yardımcılarının fiil ve işlemlerinden ötürü sözleşme keşif bedelinin ve varsa ilave iş miktarlarının %10'u kadar cezai şart ödemekle yükümlü olduğu, bu madde ile sözleşmeye aykırılıklar için öngörülen cezai şartlar, ifa ile birlikte istenebileceği gibi, ifadan ayrı olarak müspet zarar ile birlikte ve müspet zarara mahsup edilmemek üzere istenebileceği, yine sözleşmeden dönme veya fesih hallerinde de cezai şarta da başvurulabileceği, koşulları var ise cezai şartın ayıptan ya da zapttan ya da kanunda öngörülen başkaca hallerde diğer seçimlik hakların kullanılması sırasında da aynen uygulanacağı, cezai şart istenen hallerde cezai şartların zarara mahsup edilmeyeceği, ayrıca iş sahibinin gecikmeden kaynaklanan tüm maddi ve manevi zararlarına ilişkin haklarının saklı olduğu hüküm altına alınmıştır.
Davalı tarafından davacıya karşı düzenlenen Bakırköy .... Noterliğinin 04/12/2018 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle ihtarnamenin gönderildiği tarihten itibaren 3 gün içerisinde işlerin yapılmasına fiili olarak sahada çalışarak başlanması gerektiğinin bildirildiği, ihtarnamenin 08/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Keşif esnasında ... ve ... Projelerinin yapılı oldukları gözlenmiştir. Davacının bu projelere ilişkin işe başlamadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.
Davalı taraf, ... ve ... Projeleri sözleşmeleri kapsamında sözleşme kapsamında işe başlanmaması ve sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle davacının sözleşmeye aykırı tutumundan dolayı geç başlama cezası ve cezai şart tazminatı alacağının doğduğunu ve bu alacağının davacının alacağından takas ve mahsubunu cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla istemiştir.
Takas bir defi olup, defiler dava dilekçesine cevap verilirken ileri sürülmelidir. Aksi halde, davalı "savunmanın genişletilmesi yasağı" ile karşılaşabilir. Ancak karşı tarafın açık muvafakati ile veya ıslah yoluyla iddia ve savunmaların genişletebilir yahut değiştirebilirler. (HMK m. 141/1) Cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla takas ve mahsup definin ileri sürülmesi hukuken olanaklı olup, karşı tarafın muvafakatine de gerek bulunmamaktadır. Cevap dilekçesinin ıslah edilmesi harca da tabi değildir. Bu itibarla davalının cevap dilekçesini ıslah etmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Takas, Türk Borçlar Kanunu'nun borçların ve borç ilişkilerinin sona ermesi, zamanaşımı bölümünde sona erme halleri başlığı altında 139. maddesinde düzenlenmiştir. Hükme göre, iki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir, alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. TBK'nin 143. maddesinde, takasın, ancak borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle gerçekleşeceği, bu durumda her iki borcun, takas edilebilecekleri anda daha az olan borç tutarınca sona ereceği düzenlenmiştir.
Takasta birbirinden bütünüyle ayrı ve bağımsız, karşılıklı iki alacak(borç) vardır. Takas edilecek alacakların muaccel, dava edilebilir olması ve takas hakkının kanunla veya tarafların yapmış oldukları bir sözleşmeyle ortadan kaldırılmaması gerekir. Bu alacak sahiplerinden her biri takas ileri sürebileceği gibi bu yola gitmeksizin alacaklarını ayrıca dava konusu edebilirler. Takas savunmasında bulunan taraf hem kendi hem de karşı tarafın alacağını ortadan kaldırmayı istediğinden, her iki alacak üzerinden de etkin olur. Bu niteliği ile takas bozucu yenilik doğuran haktır. Borçlunun takas hakkını kullanma isteğini, alacaklıya bildirmesi gerekir. Takas bir sözleşme olmadığı içi karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Takas aynı zamanda borcu sona erdirdiği için bir tasarruf işlemidir.
Buna göre dosyadan aksi anlaşılmadığından, davalı tarafından davacıya gönderilen ihtarnamede işe fiilen başlanılması beklenen 12/12/2018 tarihi ve ... Projesi iş teslim tarihi gözetildiğinde, davacının ... ve ... Projelerinde işe başlamadığı için sözleşmelerin 48. maddesi uyarınca geç başlama cezası hesaplanmasa bile iş bedellerinin %10'u oranında toplam (44.547,00-TL ve 117.500,00-TL) 162.047,00-TL cezai şart ödemekle yükümlü olacağı gözetildiğinde 30/12/2019 tarihinde başlatılan icra takibiyle davacının toplam 150.152,74-TL alacağı yönünde borcun sona erdiğinin kabulü gerekmiştir. Bu doğrultuda davalının takas savunması kapsamında davacının hesaplanan alacağının davacının sözleşme hükümleri kapsamında davalıya ödemekle yükümlü olduğu tutar oranında sona erdiğinden, davacının davalıdan bir alacağı kalmadığı kanaatiyle davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 269,85-TL karar harcının peşin alınan 1.813,48-TL peşin harçtan indirilmesi ile geriye kalan 1.543,63‬-TL fazla harcın davacıya geri verilmesine,
3-Davacı tarafın yapmış olduğu masrafların üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan 4.000,00-TL bilirkişi ücretinden ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk masrafı olan 1.320,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 24.024,44-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra davacıya geri verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/10/2023

Katip ...
☪ e-imzalıdır. ☪

Hakim ...
☪ e-imzalıdır. ☪

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim