mahkeme 2021/280 E. 2023/761 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/280
2023/761
28 Eylül 2023
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/280
KARAR NO : 2023/761
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/07/2014
KARAR TARİHİ : 27/09/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının ortağı, tasfiye memuru ve yetkilisi olduğu ... San ve Tic. Ltd. Şti'nin müvekkilinden satın aldığı mallara karşılık 1.275.000,00 -TL bedelli 16 adet çeki cirolayarak müvekkiline verdiğini, çeklerin karşılıksız çıktığını, bunun üzerine müvekkili tarafından açılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, müvekkilinin alacaklı olduğu halde şirket kayıtlarında göstermeyerek borcu yoktur şeklinde gerçeğe aykırı olarak tasfiye kararı aldığını ve tasfiyeyi sonlandırarak ilan ettiğini, bu yolla şirket borçlarını gizleyerek müvekkilinin kesinleşmiş takibini dahi bildirmemek yoluyla pasifini sıfır gösterip bu yolla borçlu şirketi tasfiyeye sokarak münfesih duruma düşürdüğünü, müvekkilinin borçlu şirketten kesinleşmiş alacaklı olarak İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... ve ... E.sayılı dosya alacaklının dava tarihi itibariyle hesaplanacak faizi ile birlikte şimdilik 250.000,00 -TL sinin , dava sonunda alacaklarının tahsil imkanının ortadan kalkmasının önlenmesi için davalının sahip olduğu Ankara Mamak ... ada, ... parsel İstanbul Bulgurlu ... Ada, .... parsel, İstanbul Fatih ... Ada, ... parsel, ... parsel 6, 33, 46, 50, 74, 45, 43, 42, 76, 87, 88, 89, 78, 75, 79, 77, 93, 82, 85, 86, 91, 92, 7, 90, 47, 44, 84, 49,80 81, nolu bağımsız bölümler üzerine ihtiyati haciz içerikli ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ilerleyen yaşı sebebiyle şirketi tasfiyeye soktuğunu, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği çeklerdeki imzanın sahte olduğunu, önceki davalarda da borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, tasfiye prosedürüne uygun bir şekilde alacaklılara çağrı yapıldığını, sonradan müvekkiline karşı dava açılmasının kötü niyetli ve haksız olduğunu savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Tasfiye memurunun sorumluluğundan kaynaklanan tazminat isteğine ilişkindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin .. Esas ... Karar sayılı kararıyla "davacı tasfiye memurunun daha önce şirket yönetici ve şirket ortağı olduğunu, müvekkili ile şirket arasında yapılan ticaret ve ticaret nedeniyle verilerek ödenmeyen çeklerden haberdar olmasına rağmen tasfiye bilançosunda bu hususu dikkate almayarak kusurlu şekilde müvekkilinin alacağının ödenmesini imkansız hale getirdiğini ileri sürdüğünü, Mahkemece ek tasfiye işlemi yapılmadan erken dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, belirtilen gerekçenin yerinde olmadığı, yapılacak işlem limited şirketler hakkında da uygulanacak TTK'nın 553.maddesi gereğince tasfiye memuru olan davalının, tasfiye işlemlerinin yasaya uygun bir şekilde yürütüp yürütmediğinin, tasfiyeye ilişkin tüm belgeler ve tasfiyeye ilişkin son bilanço getirtilerek şirketin mali durumunun ve davalının yaptığı işlemlerin hukuka uygunluğunun denetlenmesinden sonra, davacının şirketten tahsil edemediği alacağı ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, meydana gelen zararda davalının kusurlu olup olmadığı ve bu kapsamda sorumlu bulunuyorsa davacı zararına hesaplanarak hüküm altına alınmasından ibaret olduğunu, Mahkemece buna ilişkin bir değerlendirme yapılarak, yasada belirlenen kusur ve zarar olguları belirlenmeden buna ilişkin deliller toplanmadan davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinin doğru görülmediği...", belirtilerek Mahkememizden verilen 24/10/2018 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı kaldırılarak mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelenmiştir.
Davalı ...'in 11/11/2015 tarihinde vefat ettiği, dosyaya sunulan Gebze ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas .... Karar 23/11/2015 tarihli veraset ilamı ile mirasçıları ... ve ... olduğu anlaşılmakla yargılamada adlarına tebligat çıkarılmış ve mirasçı davalı sıfatları ile yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkemenin 27/10/2021 tarihli celsesinde, bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Alınan 20/07/2022 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; davacı ve dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.'nin inceleme günü ticari defterlerini bilirkişi heyetine ibraz etmedikleri, dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.'nin tasfiyeye giriş bilançosuna erişilemediği (bilirkişi heyetine ibraz edilmediği), tasfiye sonu bilançosunda ise aktif ve pasif kalemlerin *0” (Sıfır) yazılmak suretiyle malvarlığının/yükümlülüğünün bulunmadığının belirtildiği, davacı tarafın uyuşmazlığa konu işlemlerle ilgili 2011 yılına ait BS (satış faturaları icmali) formları, cari hesap ekstresi ve çek alım bordrolarını bilirkişi heyetine mail olarak gönderdiği, ibraz edilen belgeler değerlendirildiğinde (BS formu, Çek Alım Bordroları, davacının cari hesap ekstresi, çek fotokopileri, dava dosyası, dava dosyasına ekli icra dosyaları) davacının 2011 yılında yaptığı satışlar dolayısıyla tahsil edemediği tutarın 1.260.469 TL olduğu kanaatine varıldığı, davacının dava dışı şirketten alacaklı olduğu gerek şirket gerekse davalı tasfiye memuru tarafından bilinmesine rağmen, bu alacak dikkate alınmaksızın tasfiyenin tamamlanmasının hukuka aykırı olduğu; söz konusu alacak ihtilaflı ise en azından TTK m. 541/3 uyarınca alacağın notere depo edilmesi gerektiği; bu husus dikkate alınmaksızın tasfiyenin kapatılmasının hukuka aykırı olduğu; davacı tarafından tahsil edilemeyen alacağın tamamının huzurdaki davada ileri sürülmesinin mümkün olmadığı; sadece tasfiye memuru tarafından gerçekleştirilen hukuka aykırı eylemler nedeniyle meydana gelen zararın dikkate alınabileceği; bu kapsamda tasfiye süreci hukuka uygun olarak yerine getirilmiş olsaydı davacının herhangi bir tahsilat yapmasının mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği; tasfiye süreci hukuka uygun yapılsaydı davacı ne kadar tahsilat yapabilecek idiyse, davalı tasfiye memurunun o miktarda sorumlu olacağı; dosya kapsamında mevcut belgelerden yola çıkarak bu değerlendirmenin yapılmasının mümkün olmadığı, görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkemenin 03/01/2023 tarihli ara kararı ile, "dosyaya gelen Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı içeriğinde Tasfiye Halinde ... San ve Tic. Ltdi Şti'nin 2009-2010-2011-2012-2013-2014 yılı kurumlar vergisi beyannamesi ve bilançoları ile gelir tabloları incelenerek 20/07/2022 tarihli raporu hazırlayan heyete tevdi ile mahkemenin 21/10/2021 tarihli 3 nolu ara karar gereği de dikkate alınarak, ek rapor hazırlanmasına karar verilmiş, 01/06/2023 havale tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; kurumlar vergisi beyanname ve eklerinde yer alan bilgilerden hareketle davacının alacak tutarını tespit etme imkanı bulunmadığını çünkü beyanname eklerinde yer alan hesaplar ana hesaplarda yer alan tutarları göstermekte olup, alt hesaplarda yer alması gereken ayrı ayrı tasnif edilmiş satıcılar hesabı (muavin düzeyindeki hesaplar) yer almadığını, dolayısıyla davacının satış faturaları, çek veya nakit hareketleri, kurumlar vergisi beyannameleri ve eklerinde yer alan mali tablolardan tespit edilemediğini, net bir yargıya varmak için dava dışı şirketin defter ve belgelerinin incelenmesi gerektiği BS formu, çek alım bordroları, davacının cari hesap ekstresi, çek fotokopileri, icra dosyaları davacının 2011 yılında vaptığı satışlar dolayısıyla davacının tahsil edemediği tutarın 1.260.469,00TL olduğu ve kök raporlarındaki kanaatlerini değiştirecek bir hususun bulunmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Tüm dosya içeriği ve dosyaya gelen belgeler incelendiğinde Tasfiye edilen ... San. Ltd. Şti 05/06/2014 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlanan ilanı ile tasfiyesinin kapatıldığı, davalının 13/02/2013 tarihli yayınlanan karara göre tasfiye memuru olduğu, davalının şirketin ortağı, yöneticisi ve tasfiye memuru olduğu, TTK644/1 maddesi uyarınca limited şirketlerin tasfiye memurları yönünden TTK'nun 553 maddesi uygulanacağı, tasfiyenin de ne şekilde yapılacağı TTK'nun 336 ve devamı maddelerinde düzenlendiği davalının tasfiye işlemlerinin yasaya uygun yapıp yapmadığının araştırılması gerektiği dosyaya gelen deliller ile yapılan incelemede; davacının 2011 yılında ticari ilişki nedeni ile ve satışından dolayı 1.260.469,00TL dava dışı şirketten alacaklı olduğu, dava dışı şirket ve davalı tasfiye memuru tarafından bilinmesine rağmen şirketin tasfiyesinin tamamlandığı , davalının hukuka aykırı olarak tasfiyeyi tamamlamasına rağmen davacının tüm alacağını bu davada isteyemeyeceği davalının eylemi nedeni ile zararın tesbiti gerektiği ve davacının her hangi bir tahsilatının olup olamayacağı ne karar tahsilat yapabileceğinin araştırılması gerektiği ve davalının da o miktardan sorumlu olması gerektiğinin değerlendirilmesi gerektiği ancak dosyaya sunulan kayıtlar ve getirilen kayıtlar ile bunun mümkün olmadığı anlaşılmakla ıspatlanmayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca gereken 269,85-TL maktu karar ve ilam hacından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 4.260,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.990,55-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca, davacının dava açarken belirttiği ve harçlandırdığı miktar üzerinden hesap edilen 39.500,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... tarafına verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzlerine karşı, davalı taraf ve mirasçı tarafların yokluklarında kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/09/2023
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.