mahkeme 2020/766 E. 2023/486 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/766
2023/486
31 Mayıs 2023
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/766 Esas
KARAR NO : 2023/486
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 02/11/2020
KARAR TARİHİ : 31/05/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.12.2017 günü saat 19.00 sıralarında .... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ....'in, ..... Mahallesi ... caddesinde yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkiline çarparak yaralanmasına sebep olduğunu, davalı .... hakkında Küçükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile açılan davada mahkemece kusur raporu aldırıldığını, alınan 22.11.2019 tarihli rapora göre davalı ....'in kazada asli kusurlu olduğunu, ... Hastanesi Sağlık Kurulu Raporuna göre müvekkilinin kaza nedeniyle engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının % 18 olduğunu, müvekkilinin kazadan sonra uzun bir süre yatılı olarak tedavi gördüğünü, tedavi gördüğü süre boyunca geçici olarak iş göremez olduğundan iş ve kazanç kaybına uğradığını, müvekkilinin uğradığı sürekli sakatlık nedeniyle geçici iş göremezliği süresince uğradığı iş ve kazanç kaybının yanında sürekli sakatlığı nedeniyle fonksiyon kaybı oranında tazminat isteme hakkı bulunduğunu, davalı sürücünün asli kusurlu olduğu kazada müvekkilinin ağır bedensel zarara uğradığını, kaza tarihinde 43 yaşında olan müvekkilinin bir aparat yardımı ile oturabildiğini, söz konusu aparatı müvekkilinin hayatı boyunca yanında gezdirmek zorunda olduğunu, müvekkilinin bundan sonraki yaşamını kazadan önceki hayat kalitesinde sürdürmesinin olanaksız olduğunu, Türk Borçlar Kanunu md. 56'ya göre; "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." manevi tazminatın amacının, haksız fiil neticesinde zarar gören tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamak olduğunu yani, duyulan elem, keder ve ıstırabın kısmen ve imkan nispetinde telafisini sağlamak olduğunu ve bu talebin temelinde davalının haksız eyleminin yattığını, her ne kadar kanun manevi tazminat tutarını hakimin takdirine bırakmış ise de Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesine göre; kanunun hakime takdir yetkisi tanıdığı konularda hakim, hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceğini bu nedenle de olayın özelliği, davalının asli kusurlu oluşu, haksız eylemin müvekkilinde meydana getirdiği ve telafisi imkansız olan manevi zarar, müvekkilin yaşı, davalının haksız eyleminin müvekkilinde yarattığı sürekli sakatlık hali ve ülkenin ekonomik koşullarında paranın alım gücü hususları birlikte değerlendirildiğinde makul olan manevi tazminat taleplerinin tamamı üzerinden karar verilmesini talep ettiklerini, trafik kazasında yukarıda belirtildiği gibi davalılardan ....'in asli kusurlu olduğunu, davalının, müvekkilinin sakat kalmasına sebep olmakla müvekkilini uğrattığı geçici iş göremezlik ile sürekli maluliyet nedeniyle maddi zararlar ile manevi zarar nedeniyle müvekkiline karşı sorumlu olduğunu, müvekkilinin maluliyetine sebep olan kazada davalı ....'in sevk ve idaresinde bulunan .... plaka sayılı aracın davalılardan .... Sigorta Anonim Şirketi'nin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğunu, zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigortacıya yazılı başvuruda bulunmasının dava şartı olması nedeniyle öncelikle 22.05.2020 tarihli dilekçe ile davalı .... Sigorta Anonim Şirketi’ne başvurduklarını, sigorta şirketi tarafından .... numaralı hasar dosyası açıldığını, dava şartı arabuluculuk gereği arabuluculuğa başvurulduğunu, davalı .... Sigorta A.Ş. İle yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşmaya varılamadığın; açıkladıkları nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 2.000 TL geçici iş göremezlik, 8.000 TL kalıcı maluliyet nedeniyle toplam 10.000 TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden diğer davalı yönünden ise kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili davacı lehine 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı sürücü ....'den tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı .... Sigorta A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; HMK 121. maddesi gereğince, davaya ilişkin bütün delil örneklerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, bir kısmı tebliğ edilmiş olduğundan sadece dava dilekçesindeki davacı ifadeleriyle poliçenin geçerliliği ve teminat kapsamı, rücu imkanları vs. yönünden davaya cevap verme imkanları olmadığını, işbu sebeple delillerin tebliğine kadar davaya cevap verme haklarını saklı kalmak kaydı ile söz konusu dava dilekçesi kapsamında davaya itiraz etme zarureti doğduğunu, davacı tarafın, Sigortacılık Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin işbu başvuruyu ikame ettiğinden, başvurunun usulden reddi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere sakatlık tazminatı talebinde bulunan davacının kazadan kaynaklanan maluliyet oranının genel şartlara uygun olarak tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp .... İhtisas Kurumu’na sevk edilmesi gerektiğini, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin ancak ve ancak gerçek ve doğrudan olan zarar kalemleri için teminat verdiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere Anayasa Mahkemesi’nin 17.7.2020 tarihli ve E.....; K.... sayılı Kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, müvekkili şirketin davacının teminat kapsamında yer alan taleplerinden yalnızca sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere tazminat hesaplamarında gelirin asgari ücret olarak alınması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere tazminat hesaplamalarının trafik sigortası genel şartlarına uygun olarak yapılması gerektiğini, davacının talebine konu geçici işgöremezlik tazminatı teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere, müvekkili şirketin davacının teminat kapsamında yer alan taleplerinden yalnızca sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, müvekkil şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, kabul manasında olmamak üzere müvekkili şirketin temerrüt tarihinin cevap dilekçelerinde belirttikleri esaslara uygun olarak belirlenmesi, ayrıca faizin yasal faiz olması gerektiğini; açıkladıkları nedenlerden dolayı, haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; 22.12.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile ilgili açılan tazminat davasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, davacı yanın dava dilekçesinde Küçükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... E. Sayılı dosyası ile tanzim edilen kusur raporunu esas alarak değerlendirme yaptığını, söz konusu kusur raporunun taraflarına tebliğ edilmediğinden içeriğinin doğru olup olmadığını değerlendirme imkanlarının bulunmadığını, bununla birlikte Mahkemedeki dava tazminat davası olduğu ve ceza dosyasındaki kusur raporu ile bağlı olmadığımızdan dosyanın değerlendirilmek üzere Mahkemece kusur bilirkişisine gönderilmesini talep ettiklerini, kusur incelemesinde, öncelikle trafik ekipleri tarafından tutulması zorunlu olan kaza tespit tutanaklarının celbi, akabinde kaza sırasında yolun ve trafik işaretlerinin durumu incelenip, kaza sonrasında müvekkil tarafından 112 sağlık ekiplerinin aranarak müdahalenin en kısa zamanda yapılmasının sağlandığı hususlarının dikkate alınmasını, haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerektiğini, söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, maluliyetin haksız fiil sorumlusunun fiili sonucu oluştuğunun, yani haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunduğunun da belirlenmesinin sorumluluk açısından zorunlu olduğunu, somut olayda bu yönde bir değerlendirme yapılmamış olduğundan bu itibarla da davacının maluliyet durumuna ilişkin rapor tanzim edilmesi gerektiğini, bu kapsamda yapılacak değerlendirmenin, kaza tarihi olan 22.12.2017 tarihinde yürürlükte olan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre yapılması gerektiğini, davacının iyileşme süresi, mesleği ve bu dönemdeki kazancı maluliyet tespiti ile bu kapsamda talep edilecek iş göremezlik ve maluliyet tazminatı açısından önem taşıdığını zira geçici iş göremezlik ödeneği talep edebilmek için kaza öncesinde elde ettiği geliri, iyileşme süresince elde edememiş olması gerektiği gibi, iyileşme sürecinde SGK'dan bu yönde bir gelir elde ettiği takdirde bu bedelin de yapılacak hesaplamadan mahsubu gerektiğini, davacının davasını kabul anlamına gelmemekle birlikte, Mahkemece yapılacak değerlendirme neticesinde müvekkiline kusur ve sorumluluk atfedilebilecek olması halinde, geçici iş göremezlik ve maluliyet tazminatlarının müvekkiline ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında, poliçe teminatları dahilinde ödenmesi gerektiğini, bu itibarla Mahkemedeki davaya cevaplarını sunarak, müvekkili açısından davanın reddine karar verilmesini, arz ve izah ettikleri ve Mahekemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle, Mahkemedeki davanın reddine, vekalet ücreti de dahil olmak üzere yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 54, 56 maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 maddelerinden ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Genel Şartları hükümlerinden kaynaklanan trafik kazası şeklinde gerçekleşen haksız eylem nedeni ile oluşan iş göremezlik ve sürekli maluliyete ilişkin maddi tazminat ve manevi tazminat isteminden ibarettir.
Davacıya ait tedavi gördüğü hastane kayıtları, araç tescil bilgileri, nüfus kaydı , tedavi görülen hastane kayıtları, kaza tespit tutanağı SGK kayıtları, Küçükçekmece .... ASCM ... Esas sayılı dosyası, davalı sigortaca yapılmış zorunlu trafik poliçesi, hasar dosyası Adli Tıp kurumu raporu, dosya arasına alınmıştır.
22/12/2017 tarihinde davacının yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı esnada davalı sürücü tarafından çarparak yaralandığı iddiası ile tazminat istemli iş bu davada ;
Küçükçekmece ... ASCM ... E. .... K. Sayılı ilamı ile davalı sürücün taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan yargılandığı ve de asli kusurlu bulunarak mahkumiyetine dair verilen kararın 06/05/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Davacı taraf tazminat talepleri istemli sigorta şirketine başvuru yapmamış ancak taraflar arabuluculuk görüşmelerine katılmakla son oturum tutanağının imzalandığı 02/10/2020 tarihinde davalı sigorta yönünden haklılık oranına göre temerrüdün gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Davacı dava dilekçesi ile 8.000,00 TL kalıcı maluliyet - 2.000,00 TL geçici maluliyet olmakla 10.000,00 TL maddi tazminat, 100.000,00 TL manevi tazminat istemli belirsiz alacak davası açmış olup,
Trafların ESD araştırmaları yapılmış davalının .... harekat memuru(pilot) ,davacının ise muhasebeci olduğu anlaşılmıştır.
SGK yazılan müzekkere doğrultusunda ;davacının SGK hizmeti dökümü celp edilmiş ,kaza sebebi ile davacıya rücuya tabi ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Dosya arasında kaza tespit tutanağı bulunmamakta olup kusur tepiti ve tazminat istemine yönelik tanıklar dinlenmiş;
Davacı tanığı .... duruşmadaki beyanında; "ben kazanın olduğu yerdeki binada görevliydim, olay anında çöp atıyordum, kaza olay tarihinde akşam saatlerinde oldu, hava karanlıktı, davacı karşıdan karşıya geçiyordu, hafif yağmurda çiseliyordu, davacı yaya geçidinden geçiyordu, trafik lambaları yoktu, davacı tam yaya geçidini bitirdiği sırada davalının kullandığı araç çok hızlı geçtiği için davacıya çarptı, araç 500 metre gidip ileride durdu, davacıyı hastaneye başka bir araç götürdü, ben ambulansın geldiğini görmedim, işime döndüm, davacının üzerinde nasıl bir kıyafet olduğunu hatırlamıyorum, ayrıca ben davacıyı tanımam."şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı Tanığı .... duruşmadaki beyanında; " Davacı benim kuzenim olur, davacı ameliyat olana kadar ben gün aşırı davacının evine gidip temel ihtiyaçlarını karşılamaya yardımcı oldum, yemeğini yapıp, temizliğini yapıp, banyo yapması gerektiği zamanlarda banyo yapmasına varana kadar her işini yaptım, ameliyat olduktan sonra sık gitmemekle beraber yine yardım için gittim, 5-6 ay gibi bir süre ile gitmişimdir, benim gitmediğimiz dönemlerde ablası gitmiştir, davacı muhasebecilik yapıyordu, iş dönüşü kaza geçirmiştir, ben kazanın nasıl olduğunu görmedim, bu dönemde psikolojisi yerinde değildi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı Tanığı ... duruşmadaki beyanında; "Davacının ablası olurum, bu nedenle davacıyı tanırım, ben kazayı görmedim, kazadan sonra hastaneye gittim, tanık olarak dinlediğiniz kuzenimiz ve arkadaşları da geldi, ben davalı tarafın kardeşim ile ilgilendiğini görmedim, kardeşim kazadan sonra çok kötü durumda idi ve ağrıları vardı, 2 ay annem köyden gelip baktı, kuzenim ve ben de sürekli gidip kardeşime baktık, annem 2 ay sonra köye dönmek zorunda kaldı, bundan sonrada kardeşime ben kuzenim ve eşi baktı, kardeşim muhasebeci olarak çalışıyordu, kardeşim kazadan sonra uzunca bir süre çalışamadı, işe başlayalı 6 ay olmuştur, halen daha düzgün oturamamaktadır, bu süreçte hepimizin psikoloji bozuldu ve yıpraktık, kardeşimin saçları döküldü, halen daha kolundaki güç kaybından dolayı çaydanlığı kaldıramıyor." şeklinde beyanda bulunmuştur.
HMK 266.maddesi uyarınca Çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlar olan kusur tespiti, kalıcı maluliyet tespiti, iş göremezlik oranı süresi ve maddi tazminat hesabı konusunda rapor alınmıştır.
Küçükçekmece ....ASCM ... E. ... K. Sayılı dosyasında alınan 22/11/2019 tarihli bilirkişi kusur raporunda ,Davalı sürücü ....’in asli kusurlu olduğu, davacı yaya ....’ün tali kusurlu olduğu kanaati ile rapor düzenlenmiş,
15 Haziran 2021 havale tarihli alınan ATK kusur raporunda özetle; Davalı sürücü ....’in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ....’ün kusursuz olduğu kanaati kanaati ile rapor düzenlenmiş,
Kusur raporları arasındaki çelişkiyi gidermek üzere Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti'nden seçilen üç kişilik bilirkişi kuruluna dosya tevdi edilmekle;09/05/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda;
Dava konusu kazanın oluşumunda .... plakalı araç sürücüsü UğurYener'in Karayolları Trafik Kanunu'nun 52 ve 74.maddeleri uyarınca %100 oranında kusurlu olduğu,Yaya ....'ün ise kazanı oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığı kanaati ile rapor düzenlenmiş anılan rapor dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi giderici, denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülmüş,
Kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uygulanarak davacının geçici-kalıcı maluliyet oranın tespiti için dosya ATK ... İhtisas Dairesine sevk edilmiş 30 Haziran 2022 havale tarihli alınan ATK maluliyet raporunda özetle; .... kızı, 01/05/1974 doğumlu ....’ün 22/12/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, omurgaya ait sorunlarda özürlülük, tablo 1.7’ye göre Balthazard formülü ile %(5+5)=%10 olduğu dolayısıyla; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %10 (yüzdeon) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği kanaati bildirilmiştir.
Alınan kusur ve maluliyet raporları doğrultusunda tazminat hesaplanması için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş;
13/03/2023 havale tarihli alınan aktüerya bilirkişi raporunda özetle; Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 26.171,89 TL olduğu; davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 560.011,80 TL olduğu; bu zararın 330.000,00 TL teminat limitiyle sınırlı kısmı için davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi; davalı sürücü yönünden 22.12.2017 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu kanaati bildirilmiştir.
TRH-2010 kadın yaşama tablosuna göre yapılan hesaplama doğrultusunda alınan aktüerya raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş davacı tarafça harcı ikmal edilmekle 23/03/2023 tarihli talep arttırım dilekçesi ile geçici iş göremezlik zararı 26.171,89 TL, sürekli iş göremezlik zararı 560.011,80 TL 'ye yükseltilmiştir.
Yaya geçidinden karşıya geçmekte olan davacıya ,davalı sürücünün çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda; davacı yayanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı ancak davalı sürücünün ,yaya geçitlerine yaklaşırken hızını azaltmadığı, hızını gerekli şartlara ayarlamadığı ve yaya geçidinden geçmekte olan yayaya ilk geçiş hakkını vermeyerek KTK 52. ve 74.maddelerini ihlal ederek olayda tam kusurlu olmakla ;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde “Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
1. Tedavi giderleri.
2. Kazanç kaybı.
3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.
Bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebilir.
Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik, kalıcı sakatlık yada maluliyet nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir.
Zarara sebebiyet veren sürücü, işleten ve ZMSS şirketi 6098 sayılı TBK. 61. maddesi gereğince maddi zarardan müteselsilen sorumlu olup, davada davacı tarafından talep olunan maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, 6098 sayılı TBK.'nun 162 ve 163. maddelerine göre, borcun tamamından sorumludur. Nitekim, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1 maddesinde trafik olayı nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. 6098 sayılı TBK.nun 167. maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları mevcut olduğu gibi, 166. madde hükmüne göre de, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar.
Davacının maddi tazminat talepleri yönünden;
13/03/2023 havale tarihli alınan aktüerya bilirkişi raporu doğrultusunda davacının talep arttırım dilekçesi nazara alınarak, davacının geçici iş göremezlik maddi tazminat talebi 26.171,89 TL'nin kabulü ile; davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, davalı .... Sigorta A.Ş . yönünden 02/10/2020 arabuluculuk son oturum tarihinden, davalı .... yönünden 22/12/2017 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine; Davacının sürekli maluliyet maddi tazminat talebi 560.011,80 TL nin kabulü ile;davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalı .... Sigorta A.Ş. yönünden 02/10/2020 arabuluculuk son oturum tarihinden , davalı .... yönünden 22/12/2017 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine;
Davacının manevi tazminat talepleri yönünde ise;
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 56. maddesinde "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." hükmü kapsamından da manevi tazminata karar verilebilmesinin koşulu kişinin bedensel bütünlüğünün bozulması olup bedensel bütünlüğün bozulması kavramı ise her zaman zarar görenin maluliyetinin oluşması (sürekli iş gücü kaybının oluşması) kavramı ile aynı manayı ifade etmeyeceği, bu nedenle davacının kaza nedeniyle yaralandığı ve vücut bütünlüğünün zarara uğramış olduğu anlaşılmakla T.B.K.'nun 56.maddesinde belirtilen bedensel bütünlüğünün zedelenmesi koşulunun somut olayda gerçekleştiği ,
6098 sayılı TBK'nın 56/2. maddesine göre; "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. Madde metninden de anlaşıldığı üzere, haksız eylem sonucu bedensel zarar görenin yakınları yararına manevi tazminata karar verilebilmesi için, zarar görenin yaralanmasının ağır bedensel zarar niteliğinde olması gerekmektedir. Ağır bedensel zarar, kanunda tanımlanmamış olup, yaralanmanın özelliğine ve yarattığı sonuçlara göre mahkemece takdir edilecektir.
Dava konusu kaza sebebi ile manevi yönden davacının zarara uğradığının olayın oluş şekli,tedavi süreci, dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğu manevi tazminatın tam bir tazminat olarak kabul edilmeyeceği, tarafların manevi zararlarını kısmen de olsa dindirmek amacına yönelik olduğu, zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağı, kusur oranları ve tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre davanın kısmen kabulü ile,75.000 TL manevi tazminat isteminin kabulü ile 22/12/2017 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalı ....’den tahsili ile davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
- Maddi tazminat talepleri yönünden;
1-Açılan davanın kabulüne;
Davacının geçici iş göremezlik maddi tazminat talebi 26.171,89 TL nin kabulü ile; davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, davalı .... Sigorta A.Ş . yönünden 02/10/2020 arabuluculuk son oturum tarihinden, davalı .... yönünden 22/12/2017 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine;
Davacının sürekli maluliyet maddi tazminat talebi 560.011,80 TL nin kabulü ile;davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalı .... Sigorta A.Ş. yönünden 02/10/2020 arabuluculuk son oturum tarihinden , davalı .... yönünden 22/12/2017 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine;
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 40.042,21-TL nispi karar harcından daha önce peşin yatırılan 34,16-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 1.970,00-TL harcın mahsubu ile 39.818,05-TL bakiye karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, (davalı .... Sigorta A.Ş. şirketi yönünden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere),
3-Davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 82.480,20-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı .... Sigorta A.Ş. şirketi yönünden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere),
4-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı, 34,16-TL peşin harç ve 1.970,00-TL ıslah harcı toplamı olan 2.028,56 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı .... Sigorta A.Ş. şirketi yönünden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere),
5-Davacı tarafından yapılan 6.769,80 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı .... Sigorta A.Ş. şirketi yönünden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere),
6-Adli Tıp Kurumu ödenmeyen fatura bedeli 1.035,00-TL'nin şimdilik suç üstü ödeneğinden karşılanmasına ve davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, (davalı .... Sigorta A.Ş. şirketi yönünden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere),
7-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 1.320,00 TL' nin davalı sigorta şirketinden tahsili ile hazineye irad kaydına,
8-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine,
- Manevi tazminat talepleri yönünden;
1-Açılan davanın kısmen kabulü-kısmen reddine;
75.000 TL manevi tazminat isteminin kabulü ile 22/12/2017 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalı ....’den tahsili ile davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin istemin reddine
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 5.123,25-TL nispi karar harcından daha önce peşin yatırılan 341,55 TL harcın mahsubu ile 4.781,70 TL bakiye karar harcının davalı ....'den tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 12.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ....'den tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalı .... kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar ve tarifenin 13/1 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 9.200,00- TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ....'e verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 341,55-TL peşin harcın davalı ....'den tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Taraflar tarafından manevi tazminat talepli dava yönünden ayrıca bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.31/05/2023
Başkan ...
e-imzalıdır.
Üye ...
e-imzalıdır.
Üye ...
e-imzalıdır.
Katip ...
e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.