mahkeme 2023/977 E. 2023/1095 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/977
2023/1095
5 Aralık 2023
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/977 Esas
KARAR NO : 2023/1095
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 17/10/2023
KARAR TARİHİ : 05/12/2023
K.YAZIM TARİHİ : 26/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile ... arasında ... Mah. .../Esenyurt İstanbul'da (... ili, ... İlçesi. ... Mah, ... adu,... nolu parselde) bulunan: ... Blok .... Kat ... no'lu bağımsız bölümün, ... Blok ... Kat ... no'lu bağımsız bölümün, ... Blok .... Kat ... numaralı bağımsız bölümün satışı için satış sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin alım bedellerini 2014 yılı içerisinde ödediğini ancak tapu devrinin ve tesliminin yapılmadığını, tapuların alınmasını ipoteklerin sonradan kalkacağının bildirilmesi üzerine 3 adet tapunun ipotekleri ile birlikte tapudan devralındığını, söz konusu tapuların fek edilmemesi üzerine ..., ... ve ... A.Ş aleyhine Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin fekki davası açıldığını, bu dava devam ederken ....'nın iflasına karar verildiğini, müvekkilinin zarara uğramaması için davanın kabulü ile iflas masasına kaydının yapılmasını talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Huzurda görülen dava kayıt kabul davasıdır.
Kayıt kabul davası, alacağı kısmen veya tamamen red edilen alacaklı tarafından iflas idaresine karşı açılır. Davada husumet iflas masasına yöneltilmelidir. İflas masasının temsilcisi adi tasfiyede iflas idaresi, basit tasfiyede ise iflas dairesidir. Sadece alacak belgesinin bulunması, alacağın gerçek varlığı yönünde yeterli olmayıp alacaklı-borçlu arasındaki temel ilişkinin ele alınarak sair belge ve bilgilerle gerçek alacağın tespit edilmesi gerekmektedir. İspat yükü kural olarak masaya kaydı gereken alacağı olduğunu iddia eden davacı alacaklı üzerindedir.
Sıra cetveline itiraz davalarında dava açma süresi, görevli ve yetkili mahkeme 2004 sayılı Kanun'un 235. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre dava açma süresinin ilandan itibaren başlayacağı belirtildikten sonra 2004 sayılı Kanun'un 223/3. maddesi hükmünün saklı olduğu belirtilmiştir. Saklı tutulan hükme göre iflas masasına müracaat eden alacaklıların tebligatı kabule elverişli adres gösterir, yazı ve tebligat masrafları için avans yatırmışlarsa sıra cetveline itiraz davası açma süresi bu alacaklılar hakkında sıra cetvelinin kendilerine tebliğinden itibaren başlar. Davanın on beş gün içinde açılması gerekmektedir. Bu süre hak düşürücü süre olup Mahkemece kendiliğinden dikkate alınır.
2004 sayılı Kanun'un 235/1. maddesine göre sıra cetveline itiraz davası iflas kararı veren ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir ticaret mahkemesinde açılabilir. Görevin belirlenmesinde dava değerinin önemi olmadığı gibi, buradaki mahkemenin yetkisi de kamu düzenine ilişkindir.
Hukuki yarar dava koşulu olup, mahkeme dava şartlarını re'sen incelemekle görevlidir. Hatta, hukuki yararın sadece dava tarihi itibariyle değil, dava devam ettiği sürece ve hükmün kesinleşmesine kadar devamı da gereklidir. HMK'nın 115/1. maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar, dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmünü içermekte olup HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca, mahkemece dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli değildir. Bundan başka, davacının dava açmakta hukuki bir yararının bulunması gerekir; yani, dava hakkı, hukuki yarar ile sınırlıdır. Bu, hukuki korunma ihtiyacı olarak da adlandırılmaktadır. Yani, davacının mahkemeden hukuki korunma istemesinde, korumaya değer bir yararı olmalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinde, dava şartları açıkça sayılmıştır.
Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır.
Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller dava şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere olumlu dava şartları (mesela görev, hukuki yarar gibi), yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (mesela kesin hüküm gibi).
Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir.
Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür.
Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili tarafından iflas müdürlüğüne verilen dilekçe ile ipoteğin fekki davası açıldığı, bu nedenle müvekkilinin iflas dosyasına taraf olarak eklenilmesi talep edilmiştir. İflas müdürlüğü tarafından davacının talebi hakkında alacak ile ilgili bir talebin olmaması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kayıt kabul davası açılabilmesi için davacının alacak talebinde bulunması ve iflas müdürlüğü tarafından alacak talebinin kısmen ya da tamamen reddine karar verilmesi gerekmektedir. Davacı tarafından iflas müdürlüğüne yapılan başvuruda herhangi bir alacak talebinin bulunmaması ve ipoteğin fekkine yönelik olarak derdest bir davanın olması nedenleri ile davacının huzurdaki kayıt kabul davasını açmakta
hukuki yararı bulunmadığından açılan davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 269,85 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından bakiye harç tayinine yer olmadığına,
3-Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 164/2. madde hükmü uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile 10 gün içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi.
05/12/2023
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.