mahkeme 2023/560 E. 2024/498 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/560
2024/498
20 Mayıs 2024
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/560 Esas
KARAR NO : 2024/498
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/06/2023
KARAR TARİHİ : 20/05/2024
K. YAZIM TARİHİ : 27/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin cari hesaba dayalı davalıdan 48.661,20 TL alacaklı olduğunu, alacağının ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davalının takibe ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamını, davalı tarafın % 20 oranından az olmamak üzere icra/inkar tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin, .... Hastanesi ismiyle .... metro ve metrobüs ulaşım araçlarının hemen yanında 35 yılı aşkındır faaliyet vermekte olan köklü bir özel hastane olduğunu, davacı tarafın ise sağlık sektöründe medikal malzeme tedariğini sağlayan firma olduğunu, tarafların dönem dönem alım satım ilişkisi kurmuş olsalar da süregelen bir ticari ilişkinin söz konusu olmadığını, her ne kadar davacı tarafça davaya konu takip talebi ve dava dilekçesinde cari hesap ekstresine dayanmış ve davalı müvekkilinin davacıya borcu olduğu iddia edilmişse de tek başına cari hesap ekstresi adı altında düzenlenen iddia raporun, borcun mevcudiyetine delalet etmediğini, bu sebeple, yazılı şekilde kurulması gereken bir cari hesap sözleşmesine dayanmayan cari hesap ekstresinin (rapor) borcun varlığını tek başına kanıtladığı iddia olunamayacağını, dava dilekçesinde delil olarak gösterilen faturaların tamamına itiraz ettiklerini, nitekim fatura satıcı/hizmet veren olduğunu ileri süren taraf tarafından tek taraflı olarak hazırlanan ve borcun ileri sürüldüğü belgeden ibaret olduğunu, alıcı/hizmet alan tarafından kabul edilmiş ve/veya muvafakat edilmiş bir belge olmadığını, bu sebeple davacının tek taraflı olarak hazırlamış olduğu faturaların borcun varlığını ispatlamaya elverişli olmadığını, davacının her ne kadar dava dilekçesi ile delil olarak ileri sürdüğü faturaların müvekkili şirket tarafından sekiz (8) gün içerisinde itiraz edilmediğini iddia etmişse de sekiz gün içerisinde itiraz edilmeyen faturaların içerisinde yer alan verilerin doğruluğunun ancak karine olarak doğduğunu, kesinleşmiş bir borç ilişkisinden bahsedilemeyeceğini, dava dilekçesinin ekindeki faturalar incelendiğinde faturalarda yer alan ürünlerin fatura tarihlerinde davacıdan alınmadığını, sektörde bulunan başka firmalardan temin edildiğini, faturaların gerçeğe aykırı olarak tanzim edildiğini, kaldı ki huzurdaki dava yönünden ispat külfetinin davacının üzerinde olup faturaların içeriğindeki ürünlerin teslim edildiğine dair tarafların imzası bulunan herhangi bir belge sunmadığını, faturalara konu ticari ilişkinin varlığına dair herhangi bir sözleşme sunulmadığını, söz konusu ürünlerin teslim edilmesi halinde teslim tesellüm belgesi, belirterek; davanın reddine, müvekkili lehine alacak değerinin % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Dava, İİK 67 vd md ne dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
SMMM Bilirkişi ... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 19/04/2024 tarihli rapora göre ; '' Taraflar arasında akdedilmiş herhangi bir sözleşmeye rastlanılmadığı, davacı tarafça incelemeye 2021 yılı Envanter defterinin incelemeye ibraz edilmediği, incelemeye ibraz edilen 2021, 2022 ve 2023 yılları yevmiye ve kebir defterlerinin e-deftere tabi olduğu, e-deftere tabi yasal defterlerinin e-beratlarının yasal süresinde verildiği sadece açılış tasdikine tabi 2022 ve 2023 yılları envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığının tespit edildiği, davalı tarafça incelemeye yasal defter ve kayıtları ibraz edilmediğinden, dava konusu olaylar yönünden davalı yasal defter kayıtları üzerinde herhangi bir incelemenin yapılamadığı, davacı yasal defter kayıtları incelendiğinde davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 48.661,20 TL alacaklı olduğu yönde bakiyesinin bulunduğunu, tarafların bağlı bulunduğu vergi daireleri tarafından dosyaya gönderilen BA-BS formları incelendiğinde dava konusu faturaların tamamının davalı tarafça mal alımı yapıldığını kabul ederek beyan edildiğinin görüldüğü, davacı tarafça davalı adına düzenlenen faturalara davalı tarafça itiraz edilmemiş olması ve dava konusu faturaların tamamının davalı tarafça BA formu ile beyan edildiği görüldüğünden söz konusu fatura ve muhteviyatlarından davalının sorumlu olduğu kanaatine varılmış olup, davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak tutarı 48.661,20 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça icra takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edilmediğinden icra takip tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanmadığı'' hususu belirtilmiştir.
Dosya ve Tüm Deliller Birlikte Değerlendirildiğinde;
Davacı taraf aralarındaki ticari ilişki sebebiyle olan alacağının tahsili için davalı aleyhine başlattığı takibe yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı tarafça borçlu olmadığı için davanın reddi talep edilmiş ise de; davacının defter ve kayıtlarında yapılan incelemede davacının davalıdan 48.661,20 TL alacaklı olduğunun tespit edilmesi ve davalıya ait BA formlarının incelenmesinde davacı alacağına esas faturaların davalı tarafından beyan edildiğinin tespiti ve davalının defter ve belge ibrazından kaçınması birlikte değerlendirildiğinde davacının alacaklı olduğunu ispat ettiği kabul edilmiş, davalının ödemeyi ispat edememesi nedeniyle takibe itirazının haksız olduğu değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KABULÜNE,
Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 48.661,20 TL asıl alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte TAKİBİN DEVAMINA,
Toplam alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 9.732,24 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2- Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 3.324,04 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 587,71 TL peşin/nispi harcın mahsubu sonucu bakiye 2.736,33 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı + 587,71 TL peşin nispi harç + 25,60 TL vekalet harcından ibaret toplam 793,21 TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
3-a.) Davacı tarafından sarf olunan (3.500,00 TL bilirkişi ücreti + 116,75 TL posta/tebligat/ mü- zekkereden ibaret) 3.616,75 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
b.) Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
c.) Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,
4-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan (Taraf başına 330,00 TL x 2 saat= 660,00 TL) X 2 = 1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
5-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine hüküm altına alınan dava değerine göre yü- rürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine dair,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.