mahkeme 2023/543 E. 2023/542 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/543
2023/542
5 Haziran 2023
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/543
KARAR NO : 2023/542
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/05/2023
KARAR TARİHİ : 05/06/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı müvekkilinin Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olarak davalı firma ile 2014 - 2015 - 2016 - 2017 dönemlerine ilişkin ilgili yıllara ait davalı firmanın tüm alış ve satış faturaları, KDV, muhtasar, geçici vergi, gelir vergisi, kurumlar vergisi, ve diğer yazışmalarla muhasebe ile alakalı olan tüm evraklar ile ticari defterlerinin tüm muhasebe işlemleri ile takibi ve kontrolü için aylık Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinin yayınlamış olduğu Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Asgari Ücret Tarifesinde yayınlanan ücretler üzerinden anlaşma yaptığını, davalı firmanın firma müvekkilinden yıllarca muhasebe ve mali müşavirlik hizmeti aldığını ancak anlaşma gereği ödemesi gereken muhasebe ve mali müşavirlik ücretini ödemediğini, buna istinaden müvekkili açısından bu durum çekilmez hale geldiğini ve müvekkilinin davalı firmaya tüm defterlerini ve evraklarını ibra karşılığı teslim ettiğini, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyaya takip dayanağı olarak sundukları 31.12.2021 tarihli '' ... Evrak ve Belge Teslim Tutanağı '' taraflarca birlikte düzenlendiğini, aynı belge içerisinde davalı firma yetkilisi ....; '' yukarıda dökümü yazılı defter ve bu defterdeki kayıtların karşılığını teşkil eden evrak ve belgelerimi eksiksiz ve tam olarak aldım. Muhafaza ve ibraz mükellefiyeti bana aittir. Mükellefiyet tesisimden bu tarihe kadarki vergi ve diğer ödemelerimle ilgili herhangi bir eksiklik olmadığı ve çalışmalarından dolayı ilgili meslek mensubu ...'yı kendi rızam ile ibra ederim. '' beyanında bulunduğunu, davacı müvekkilinin de beyanında '' tarafıma olan 2017 yılı temmuz ayı sonu itibariyle mevcut olan 48.600,00-TL borcunuzu vade farkları ile birlikte 31.05.2022 tarihine kadar ödemenizi rica ederiz.'' demek suretiyle davalı firmaya ödemesi gereken borcu tebliğ ettiğini, ilgili tutanağın taraflarca 2 ( iki ) suret olarak tanzim edildiğini ve karşılıklı okunarak 31.12.2021 tarihinde imzalandığını, tutanakta müvekkilinih borcunu talep etmesine rağmen herhangi bir ihtirazı kayıt koymayan davalı firma yetkilisinin, borcu kabul ettiğini ancak ödeme tarihi olan 31.05.2022 tarihinde müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından icra takibine geçilmiş olmasına rağmen işbu takibe de haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı firmanın takibe ve takip dayanağı belgeye itiraz ettiğini ancak imzaya itiraz etmediğini, imzanın ikrar edildiğini ,takip dayanağı belgedeki imzanın davalı firma yetkilisi ...'ya ait olduğunu, davalı firmanın kötü niyetli olarak süreci uzatmaya çalıştığını, arabuluculuk yoluna başvuru yapıldığını ancak yapılan görüşmelerde anlaşmaya varılamadığına dair 09.01.2023 tarihli .... arabuluculuk numaralı anlaşamama belgesi imza altına alındığını, sonuç olarak fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının haksız ve kötü niyetli bir şekilde yapmış olduğu itirazının iptali ile %20’den az olmamak üzere icra inkar / kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE:Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
HMK'nın 2. maddesine göre; "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir."
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; huzurda görülen davanın mutlak ticari davalardan değildir. Her ne kadar davalı tüzel kişi tacir ise de davacının SMM olduğu, tacir olmadığı anlaşılmakla nispi ticari dava niteliğinde de değildir. Kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevli olmasının HMK'nın 114/1-c maddesinde dava şartı olarak düzenlenmesi, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerekmesi ve dava konusu yerin iş yeri olması nedenleri ile HMK'nın 2. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ'NE, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle REDDİNE,
2-Görevsizlik kararı verilen dava yönünden tarafların kararın kesinleşmesinden itibaren HMK 20 gereğince 2 hafta içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkeme olan BAKIRKÖY ASLİYR HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2-1.cümlesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
4-Yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece verilecek nihai kararı ile birlikte değerlendirilmesine,
Dair taraf vekillerinin yokluğunda HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/06/2023
Katip ...
☪e-imzalıdır.☪
Hakim ...
☪e-imzalıdır.☪
"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.